hadi ingilizceyi, almanca az da olsa anlayabiliyorum, ama fransızca hakkında gram bilgim yok.
ama çok güzel, napiyim.
devamını gör...

türk öğrencilerinin başının belası olan bir derstir. aslında tüm sorun matematiği sadece geçilmesi gereken "bir ders" olarak görmeleridir. o olmadan hayatın olmayacağını, fiziğin, kimyanın, biyolojinin çaresiz kalacağını bilmezler. bu bilimler matematiksiz bir adım atamazlar, onu bilmezsen nasıl hesap yapabileceksin ki?

aslında kabahatın büyüğü öğrencide değil maalesef matematiği sadece formül ve sayılardan oluştuğuna inanan eğitim sistemimizdedir. öğretmenlerde bu sisteme bağlı oldukları için nasıl gördülerse ve kendilerinden nasıl öğretmeleri isteniyorsa o şekilde öğrencilere öğretmeye kalkarlar ve sonuç üniversite imtihanlarında yüzbinlerce öğrenci tarafından çözülemeyen dört işlem öncelik sıralı 9 : 3 x (7+2) sorusu, herkes kendi bildiği şekilde çözer.

matematikte formüller öğrencilere dayatılır, oysa ki her formülün geldiği bir yer vardır, onu öğretmeye çalışsalar belki de sonuç böyle olmayacak, gauss formülünü terim sayısı çarpı terim sayısının bir fazlasını yarıya böl şeklinde ezberletir dururlar. oysa ki şurada olduğu gibi öğrencilere öğretmek işlerine gelmez. sinüsü karşı dik kenar bölü hipotenüs derler, birim çemberi anlatmazlar.

öğrenciler üniversite imtihanında matematikten kaçmak için hukuk okumak isterler. eşit ağırlık (ea) puanı ile alan bölümde matematik gene karşılarına çıkar, sadece türkçe yapmak yetmez, mutlaka matematiği yapmak hem de iyi yapmak zorundadırlar.

sınava hazırlanırken "ben matematiği ne yapacağım, ileride markete gidince iki kilo integral, 3 adet türev mi alacağım" diye durumun ciddiyetini kavramazlar. oysa,bilmez ki ileride mühendis olduğunda hesap kitap yaparken türevsiz, integralsiz adam atamayacak.

veliler, çocukları bu dersten zayıf aldıkça çocuklarına hakeret ederler, sanki kendileri bu işin zamanında profesörüymüş gibi. suçlu hep matematiktir zaten ne gerek var ki ona?
devamını gör...

antalya körfezi'nin iki yanında, kuzeye doğru birbirine yaklaşarak uzanan doğuda geyik dağları ve batıda bey dağları'ndan oluşan sıradağlardır.
devamını gör...

latince isimlerdeki -ianus eki o kişinin evlatlık olduğunu ifade eder.
örn. octavius - octavianus
devamını gör...

ice ve cinci hoca. çok uzun zamandır sözlüğe girmiyorlar kafa iznindeler. umarım temelli gitmemişlerdir.

edit: bi de minik şeytan...
devamını gör...

sevmediğin veya içinin ısınmadığı insanların olduğu ortamlarda mecburiyetten orada bulunduğun anlardır.
devamını gör...

başıma sık sık gelen olay. gidiyorsun mağazaya arkanda fıtı fıtı birisi. kibarca uyarıyorum bir şey soracak olursam sizi bulur sorarım. buna rağmen yapmaya devam ediyorsa hiç üşenmeden kağıt kalem isteyip şikayet dilekçesi çiziktiriyorum. işi gücü bırakıp malum mağazanın genel merkezine mail atıyorum. sonra gittiğimde oh mis kimse salak salak arkamdan gelmiyor.
devamını gör...

fok balıkları çok yalnız.
devamını gör...

dini çıkarlar için kötüye kullanma, hangisi olduğunu anladınız sanırım.*
devamını gör...

anlatamadan ölmekten korkuyordur belki de.
devamını gör...

çocuklar ülkenin gelecekleridir. bizim geleceğimiz bile bu hale geldiyse vay halimize.
devamını gör...

an itibariyle niye olmasın diyerek dahil olduğum zirve.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ahhaha şaka ya şaka, miko'ya söyleyin korkudan çığlıklar atarak kaçmasına hiç gerek yok. ahaha aysel sana çok çok selam, geri kalan herkese de iyi eğlenceler * ayrıca sahte kart yapan suç ortağım mutluolmayibilenbiri'ne çok çok teşekkürler.*
devamını gör...

günaydın sözlük,
sabah uyandığımda her şey yolundaydı aslında, ama sanırım stresten vücut direncim benden bu kadar demeye başladı. normalde başa çıkılabilir ve hafif olan alerjim tam bir geri dönüş yaptı, tüm cildime minik cam parçaları batıyor gibi hissettiriyor. sabah servise bindiğimde o kadar ağırlaştı ki sinirden ağlamamak için etrafımdakilerden konuşup dikkatimi dağıtmalarını istemek zorunda kaldım.
günün geri kalanı güzel geçer umarım.
devamını gör...

e-kitap okuyucu olarak ilk kez 2007 yılında satışa çıkmış ve o zamandan bu yana 10’un üzerinde farklı modeli üretilmiş harika cihaz.

geçtiğimiz 4 yıl içerisinde paperwhite 2-3-4 modellerini farklı dönemlerde uzun süreli kullandım. modeller arasında belirgin farklılıklar olmadığını söyleyebilirim. sadece hız konusunda biraz değişiklik oluyor ancak paperwhite 2’de dahi sayfa değişme hızı bir kitap yaprağını çevirmekten daha kısa sürmekte. paperwhite 4’te ekstra olarak su geçirmezlik ve bluetooth ile kulaklık bağlayıp sesli kitap dinleme imkanı var ancak bu telefon ile de rahatça yapılabileceği için çok da matah bir özellik değil. su geçirmez olması havuzda, denizde kullanım için biraz daha kafa rahatlığı sağlıyor ama o da olmazsa olmaz değil benim için.

en önemli tavsiyem eğer eski model olanlarından biri tercih edilecekse kendiliğinden ekran aydınlatması olmasına dikkat edilmesi, yeni modeller direkt olarak ışıklı üretiliyor zaten. böylece geceleri odanın ışığı kapalıyken kitap okuma keyfi sürülebilir.

bu cihazda bir şeyler okumak tablet ile okumakla kıyaslanamaz. basılı bir kitabı okurken ne kadar gözünüz yoruluyorsa kindle ile de en fazla o kadar yorulur.

şarj konusunda diyeceğim şudur ki çoğunlukla şarj aletini kaybediyorum ve kaybettiğimi farkedene kadar kitabı bitirmiş oluyorum. tam dolu batarya ile 300-400 sayfalık bir kitap rahatça okunabilir.

içine yüklenebilen sözlükler sayesinde yabancı metinleri okurken anlamını bilmediğiniz kelimenin üzerine dokunmanız yeterli oluyor, ayrıca wi-fi’ye bağlıysanız aynı şekilde kavramların vikipedi tanımları da ekranda küçük bir pencere şeklinde beliriyor.

kindle, farklı formatları çalıştırabiliyor olsa da en uygun olanı .mobi uzantılı dosyalar. bilgisayarınıza calibre uygulamasını indirerek farklı dosya türleri arasındaki çevirme işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebilmenin yanı sıra bu dosyaları cihazınıza da rahatça gönderebilirsiniz.

cihazınızda ayarlar kısmında görüntüleyebileceğiniz ve dilerseniz amazon hesabınız üzerinden değiştirebileceğiniz kindle’a ait kişisel e-posta adresine send to kindle olayı ile ufak tefek pdf’leri e-posta yoluyla gönderdiğinizde cihaza direkt olarak gitmesini sağlayabilirsiniz. bu işlemi telegram’daki send to kindle botlarını kullanarak çok daha efektif bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

eğer elinizdeki kindle reklamlı bir sürüm ise amazon support’a türkiye’de bu servisin kullanımda olmadığını ve reklamların bizi alakadar etmediğini bildirirseniz çok kısa bir sürede reklamları tamamen kaldırabilirsiniz.
devamını gör...

sesini yükseltince söylediği şeyde haklı çıkacağını düşünen acınası insandır. insanları konuşma tarzıyla, üslubuyla değil de ses tonuyla etkileyeceğini sanar.
devamını gör...

temizlikçiye yardım etmek ve temizlikçi gittikten sonra da temizliğe devam etmekle sonuçlanacak eylem.
devamını gör...

kafa sözlük radyosu ile ilgili her konuya rahatlıkla erişip, yayıncı ve dinleyenlerle iletişim kurabileceğiniz, yayınlarla ilgili bilgi alabileceğiniz, saat fark etmeksizin şarkı isteyebileceğiniz* ve aynı zamanda çalınan müzikler üzerine güzel sohbetler edebileceğiniz kulübümüze katılmak için discord.com/invite/vYRBKKPsMz adresine tıklayıp kuralları onaylamanız ve radyo kulübüne katılmak istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır.
devamını gör...

ilişkilerin gittikçe saçma sapan bir hale geldiğinin göstrgesi olan durum. bu arada lucifer aramıza hızlı bir dönüş yapmış gibi hadi hayırlısı.
devamını gör...

timsahların tam olarak neden ağladığı hala gizemini korusa da bazı hipotezler ortaya atılıp gözlemler yapılmıştır. bunlardan bazıları:
- sinüslerden boşalan hava
- bell paralazisi (bell's palsy)'nden sonra fasiyal sinirin yeniden oluşması durumu
- uzun süre sudan uzak kalındığında gözlerin kurumaya başlaması
- yiyecekleri canlıyı yerken ağızlarını fazla açmaları veya hayvanın sertliğinden dolayı acı çekme durumu.
devamını gör...

askerliğin bitmesinin üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin asla bitmeyen anıdır. askerlik ne kadar sürerse sürsün anılar asla bitmez. anlattıkça anlatasın gelir insanın. on sekiz gün bedelli yapan adamların 5 yıl anı anlatmışlığına şahit olunmuştur.

o yüzden anlatan içim eğlenceli dinleyenlerin çoğu içinse anlamsız ve sıkıcıdır. anlatılmamasında fayda vardır.

kurayı çekip gemlik askeri veteriner okulunda asteğmen olarak gönderildiğimde sade ve heyecansız bir askerlik geçireceğime inanmıştım, öyle olmalıydı. ama olmadı.

yüzlerce anı arasında en büyük kahramanlık gösterdiklerimden birini ömrüm boyunca unutmam mümkün olmayacak. askerliğimin bitmesine iki ay kala artık domino taşı asteğmen olmaktan kurtulmuş ve bir aydır yıldız taşıyan bir teğmen olmuştum.

veteriner hekim olan komutanım klinikte görevlendirilince de dünyalar benim olmuştu, çünkü o an itibariyle kısım amiri olmuştum ve yapacağım tek şey her fırsatta arazi olmaktı. ben de bunu layıkıyla yaptım.

bir gün gezip tozma fırsatı yakalayamadan bir emri imzalatmak için komutanımın yanına gitmem gerekti ve hemen kliniğe doğru yola çıktım. kliniğe geldiğimde askere binbaşının nerde olduğunu sordum:

iob: komutanım nerde?
asker: içeride komutanım.
iob: tamam ben onu bir göreyim.
asker: komutanım, şu an görmeyin isterseniz.
iob: oğlum işim gücüm var aç kapıyı.
asker-: komutanım, girmeyin bence içeri.
iob: oğlum sinirlendirme beni, aç kapıyı.
asker: emredersiniz komutanım.

bu saçma sohbetin üzerine asker kapıyı açtı ve ben içeri girince kör olmak istedim, askerliğe lanet ettim, beynime peş peşe balyoz darbeleri yedim. çünkü komutanımın kolu nerdeyse omzuna kadar ineğin makatında idi.

ben bayılmamak için kendimi tutmaya çalışırken komutanım kahkaha atıyordu bir yandan:

komutan: ne oldu teğmen?
iob: komutanım ne yapıyorsunuz?
komutan: ineği muayene ediyorum.
iob: komutanım, kolunuz hayvanın içindeydi.
komutan: ne yapayım, hayvana neyi olduğunu mu sorayım teğmen?
iob: haklısınız komutanım.
komutan: iyi misin teğmen?
iob: iyiyim komutanım.

bunun üzerine komutanım çok da şakacı olduğu için “ seni çok üzdüm, gel el sıkışıp barışalım” diyerek elimi sıkmasaydı belki anı bu kadar kötü kokmazdı.

ama komutan böyle bir şaka yapınca ben durur muyum? yapıştırdım cevabı:

emredersiniz komutanım!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim