günaydın sözlük
günaydın dostlar, umarım herkes bıraktığım gibi duruyordur*yine yamuk yumuk uyandığım bir sabah "hayat kısa, kuşlar uçuyor" falan diye edebiyat yapmak isterdim ama evin altındaki balıkçıyı bekleyen martı reisten başka kuş görmedim. efenim? yok martı jonathan livingston ne arasın burda bea? bizim akşamcı martı cemil abi bu! gününüz güzel geçsin.
devamını gör...
arabulucu
türkçesi sanırım arabulucu olan, başrollerinde samuel jackson ve kevin spacey abilerin oynadığı 1998 yapımı film.
tam bir underrated. daha önce bu film hakkında hiçbir şey duymamıştım. tamamen amazon prime'de gezerken kevin spacey ile samuel abi değilmi lan o diye açtığım bir filmdi. ekşi sözlükte bile 24 senelik film hakkında 4 sayfa entry anca yazılmış.
film güzel, hızlı ve öfkeli dışında film izlemeyen bir tipseniz size gitmez. ama belirli bir film kültürüm var diyorsanız kesinlikle izleyin. puanım 10/7.8
konusu hakkında 2-3 kelime etmek lazım sanırım. samuel abi arabuluculuk yapan bir polis. bu abiye iftira atılıyor ve olaylar gelişiyor. çok spoiler vermeye gerek yok.
kevin spacey'nin oyunculuğunu samuel abiye göre daha fazla beğendim. zaten ben samuel abinin öyle üst düzey bir oyuncu olduğunuda pek düşünmüyorum. pulp fiction çok güzel film eyvallah ama o kadar yani. ekstra bir oyunculuğu olduğunu düşünmüyorum. belki yeterince filmini izlemediğim içindir kim bilir.
bu arada kevin spacey güzel oynamış demekle, kevin spacey'nin tacizci olmasını onayladığım anlamına gelmesin lütfen. evet adam çok iyi bir oyuncu, karizması filan var ben bile erkek halimle vay anam vay çekiyorum yer yer ama adam tacizci. bu ibrahim tatlıses'in ne olduğunu bildiğin halde mavişim dinlemek gibi bişey.
birde sanırım filmin bir yerinde pulp fiction göndermesi varmış ama onun hangi sahnede olduğunu izlerken farkedemedim. filmi bulup izleyen birileri çıkarsa ve üstüne üstlük farkeden biri olursa yazsın.
tam bir underrated. daha önce bu film hakkında hiçbir şey duymamıştım. tamamen amazon prime'de gezerken kevin spacey ile samuel abi değilmi lan o diye açtığım bir filmdi. ekşi sözlükte bile 24 senelik film hakkında 4 sayfa entry anca yazılmış.
film güzel, hızlı ve öfkeli dışında film izlemeyen bir tipseniz size gitmez. ama belirli bir film kültürüm var diyorsanız kesinlikle izleyin. puanım 10/7.8
konusu hakkında 2-3 kelime etmek lazım sanırım. samuel abi arabuluculuk yapan bir polis. bu abiye iftira atılıyor ve olaylar gelişiyor. çok spoiler vermeye gerek yok.
kevin spacey'nin oyunculuğunu samuel abiye göre daha fazla beğendim. zaten ben samuel abinin öyle üst düzey bir oyuncu olduğunuda pek düşünmüyorum. pulp fiction çok güzel film eyvallah ama o kadar yani. ekstra bir oyunculuğu olduğunu düşünmüyorum. belki yeterince filmini izlemediğim içindir kim bilir.
bu arada kevin spacey güzel oynamış demekle, kevin spacey'nin tacizci olmasını onayladığım anlamına gelmesin lütfen. evet adam çok iyi bir oyuncu, karizması filan var ben bile erkek halimle vay anam vay çekiyorum yer yer ama adam tacizci. bu ibrahim tatlıses'in ne olduğunu bildiğin halde mavişim dinlemek gibi bişey.
birde sanırım filmin bir yerinde pulp fiction göndermesi varmış ama onun hangi sahnede olduğunu izlerken farkedemedim. filmi bulup izleyen birileri çıkarsa ve üstüne üstlük farkeden biri olursa yazsın.
devamını gör...
ya kızım beni deli etme ben aradığımda o telefon açılacak diyen erkek
diye bağırdı sığır adam.
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
yol götürmüyor, yol olmayan yerden de gidemiyorum korkarım ben quinn. mesajın için teşekkür ederim ama cesaret verdi.
alttaki yazara;
tepeye çık, aç pencereyi, manzaraya bak. belki senin sandığın gibi değildir. soğuk gelirse üşütme kapat pencereyi. yükseklik korkun varsa, in aşağı çok kalma ama gördüklerini unutma. tek taraflı pencerelerden bakma. yukarıda gördüğün manzara sana rehberlik etsin her zaman. o genel görüntü silinmesin hafızandan.
alttaki yazara;
tepeye çık, aç pencereyi, manzaraya bak. belki senin sandığın gibi değildir. soğuk gelirse üşütme kapat pencereyi. yükseklik korkun varsa, in aşağı çok kalma ama gördüklerini unutma. tek taraflı pencerelerden bakma. yukarıda gördüğün manzara sana rehberlik etsin her zaman. o genel görüntü silinmesin hafızandan.
devamını gör...
telaffuz edilmesi güzel kelimeler
taaşşuk-ı talat û fitnat...
bir şemseddin sami eseri.
söyleyince terapi oluyorum.
bir şemseddin sami eseri.
söyleyince terapi oluyorum.
devamını gör...
kıraç’ın milli takım için yaptığı marş
milli takım marşı değil de daha çok seçim şarkısı gibi olan marş.
yıllar önce ceza'nın kıraç'a attığı diss geldi aklıma. ne kadar haklıymış ceza*
gideyim de tarkan'ın bir oluruz yolunda şarkısını dinleyip kendime geleyim.
yıllar önce ceza'nın kıraç'a attığı diss geldi aklıma. ne kadar haklıymış ceza*
gideyim de tarkan'ın bir oluruz yolunda şarkısını dinleyip kendime geleyim.
devamını gör...
canını acıtan en kötü şey
gidemeyişim.
sevmediğim bi yerde, denk gelmek istemediğim insanlara maruz kalışım. sıkıştım. şu yaşıma kadar başıma gelen her şeyin altından kendim kalktım. kimseye yaslanmadan. derdimi durup düşünmek için dinlenemeden çözümünü bulmakla uğraştım hep. onca derdin arasında süregelen en büyük kaosum, sıkıştığım araftı.
yeniden ayağa kalkmak zorunda olduğumu bildim hep. hala aynıyım. ne kadar dipte hissetsem de, ne kadar artık gücüm kalmadı, umutlarım bitti desem de, ne yaşama hevesiymiş lan arkadaş diye hayretler edip, değmeyecek bi yaşantıyı el mahkum idare ettiriyorum işte. bir daha bu yaşıma gelemeyeceğim, bir daha bu savaşları vermeyeceğim. yeni savaşlar ekleneniyor her yeni gün. bıktım. çözdüm dediğim hayatın akışına kapılmaktan. yoruldum anlıyor musun?
sevmediğim bi yerde, denk gelmek istemediğim insanlara maruz kalışım. sıkıştım. şu yaşıma kadar başıma gelen her şeyin altından kendim kalktım. kimseye yaslanmadan. derdimi durup düşünmek için dinlenemeden çözümünü bulmakla uğraştım hep. onca derdin arasında süregelen en büyük kaosum, sıkıştığım araftı.
yeniden ayağa kalkmak zorunda olduğumu bildim hep. hala aynıyım. ne kadar dipte hissetsem de, ne kadar artık gücüm kalmadı, umutlarım bitti desem de, ne yaşama hevesiymiş lan arkadaş diye hayretler edip, değmeyecek bi yaşantıyı el mahkum idare ettiriyorum işte. bir daha bu yaşıma gelemeyeceğim, bir daha bu savaşları vermeyeceğim. yeni savaşlar ekleneniyor her yeni gün. bıktım. çözdüm dediğim hayatın akışına kapılmaktan. yoruldum anlıyor musun?
devamını gör...
heerfordt sendromu
üveit,parotid ve ateş ile karakterize sarkoidoz ile ilişkili sendromdur.
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
6alatasaray’ın avrupa süper ligine çağrılması
buna inanan hulka da inanır.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
eve giren bütün canlıları evcilleştiriyoruz, yemiyoruz yediriyoruz, giyinmiyoruz* onları da giydirmiyoruz. günün sonunda, fonda mahsun kırmızıgül’den hepimiz kardeşiz dinliyoruz.
devamını gör...
ak parti'nin z kuşağının aileleriyle iletişime geçmesi
sen malı hamuduyla sırtlarken, playstation 5'in 12 bin lira, iphone'un 10 bin lira olduğu ülkede bu gençlere tee arabistan'ın bilmem neresinin çöl bedevilerinin mütevazi hayatını, hırkayı, lokmayı vs. anlatamazsın.
(bkz: yolun sonu görünüyor)
(bkz: yolun sonu görünüyor)
devamını gör...
spontane radyo yayını
koşarak eve gitme sebebim olan yayın. sokağa çıkma yasağı başladığı için degil bu yayın başladığı için gidiyorum eve, evet.
siz de gelsenize!
siz de gelsenize!
devamını gör...
dilimize pelesenk olmuş ayrımcı sözler
bilim adamı. oldukça saçma ama maalesef beş kişiden ikisi (o da belki) bilim insanı tabirini kullanmaktadır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının fransızca seviyeleri
bildiğim sadece 2 kelime var: mösyö ve madam.
devamını gör...
astroloji
oldum olası saçma bulduğum yalancı-bilim. astrolojiye inanıp hayatında önemli yer veren insanlarda anlamadığım bir şekilde inatçılık gördüm. "hayır balıkla kova anlaşamaz, çünkü merkür'ün jüpiter'e retrosu güneşe göre terste kalıyo..." pffts. çok gerginmişim, bunun sebebi hep yükselenimmiş.
yahu ne alakası var? hepimiz belli bir günde doğmuş sıradan insanlarız, niye her harekete kozmolojik bir anlam yüklemeye çalışıyor insan anlamıyorum. şunu hiç gördünüz mü bilmiyorum ama "starstuff" olmak için bu kadar kasmaya gerek yoktu yani.

ne yıldızlar bizim ne yaptığımızla ilgileniyor, ne gezegenler kindred'ın seçimlerini etkilemek için sıralanıyor, ne de bütün bu astronomik olayların benim yaşantımla bir ilgisi var...
astroloji bana göre saçma ve dayanaksız bir şey, bunu her yerde söylüyorum, bir kez de burada söyleyeyim. insanlarda gördüğüm inatçılık da tam olarak böyle olmasa da şöyle bir şey: "ben çok agresif bir karakterim çünkü ejderha burcuyum", "reglim 2 gün erken başladı çünkü merkür retrosu", "dolunay kedi burcunda, bu hafta algıların açılacak şansın yaver gidecek", "çok rasyonel yaklaşıyosun ama bence şans vermelisin, sen balık burcusun"*. elimden geldiğince kibar olmaya çalışıp böyle şeylere ilgi duymadığımı söylüyorum insanlara fakat ya kutsalına küfretmişim gibi tepki görüyorum, ya da ısrar üstüne ısrar.
buna benzer başka şeyler daha var ama onlar hakkında konuşunca öldürüyorlar bu ülkede. henüz ülke olarak hazır değiliz sanırım.
yahu ne alakası var? hepimiz belli bir günde doğmuş sıradan insanlarız, niye her harekete kozmolojik bir anlam yüklemeye çalışıyor insan anlamıyorum. şunu hiç gördünüz mü bilmiyorum ama "starstuff" olmak için bu kadar kasmaya gerek yoktu yani.

ne yıldızlar bizim ne yaptığımızla ilgileniyor, ne gezegenler kindred'ın seçimlerini etkilemek için sıralanıyor, ne de bütün bu astronomik olayların benim yaşantımla bir ilgisi var...
astroloji bana göre saçma ve dayanaksız bir şey, bunu her yerde söylüyorum, bir kez de burada söyleyeyim. insanlarda gördüğüm inatçılık da tam olarak böyle olmasa da şöyle bir şey: "ben çok agresif bir karakterim çünkü ejderha burcuyum", "reglim 2 gün erken başladı çünkü merkür retrosu", "dolunay kedi burcunda, bu hafta algıların açılacak şansın yaver gidecek", "çok rasyonel yaklaşıyosun ama bence şans vermelisin, sen balık burcusun"*. elimden geldiğince kibar olmaya çalışıp böyle şeylere ilgi duymadığımı söylüyorum insanlara fakat ya kutsalına küfretmişim gibi tepki görüyorum, ya da ısrar üstüne ısrar.
buna benzer başka şeyler daha var ama onlar hakkında konuşunca öldürüyorlar bu ülkede. henüz ülke olarak hazır değiliz sanırım.
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
martı
hayvan çiftliği
hayvan çiftliği
devamını gör...
güzel kadınların yakalandıkları tanrıça sendromu
bazen oluyor.
sonra geçiyor.
zararsız bir şey.
öyle kendi kendime.
sonra geçiyor.
zararsız bir şey.
öyle kendi kendime.
devamını gör...



