her zaman tek başına olduğunuzdur
devamını gör...

alexander graham bellin,sevgilisinin ismi allessandra lolita oswaldo olduğundan ,kısaca alo diye hitap ederdi ve ilk telefondan görüşmesini sevgilisiyle yaptığında alo dediğinden hepimiz aynı ismi yıllardır kullanırız. vings kardeşim.
devamını gör...

dünyanın boylam çizgilerine paralel olacak şekilde, yerden yaklaşık 860 km yüksekliğe ikiz olarak fırlatılan uydu türü.

şöyle:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, day2dayupdatetech.blogspot. com'dan alıntıdır.)

bu uydular, dolanma düzlemleri ve dünyanın dönüşü nedeniyle sürekli farklı bölgelerden veri alabilirler. özellikle okyanuslar gibi, fazla kara parçalarının bulunmadığı bölgelerden iklime ilişkin veri toplamak konusunda faydalı uydulardır. ayrıca karalar üzerindeki maden yataklarını tespit etmek, dünyanın coğrafi özellikleri hakkında bilgi toplamak ve harita çıkarmak, askeri gözlemler yapmak gibi alanlarda da kullanılırlar.

ikiz olarak fırlatılmalarının nedeni, bir tanesinin kuzeyden güneye, diğerinin aynı anda güneyden kuzeye tarama yaparak daha detaylı veri elde etmesidir. güneşe göre sabit sayılan yörüngelerde olmalarının avantajı ise her gün aynı noktadan, aynı yerel saatte geçmeleridir.
devamını gör...

"insanlarla konuşasım gelmiyor ama sana evdeki perdeleri bile anlatasım vardı."
devamını gör...

bilgisayar - bilgiyasar.
portakal - portalak.
devamını gör...

diğer adı ile endosimbiyoz kuramı
ökaryot hücrelerin ortaya çıkışını açıklayan kuramdır. kurama göre prokaryot bir hücre ile kendi dna'sını içinde bulunduran mitokondrinin birleşmesi ile hayvan hücreleri, yine başka bir prokaryot hücre ile siyanobakterilerin birleşmesi sonucu da bitki hücreleri ortaya çıkmıştır.
devamını gör...

asla son olmayan son gündür.
devamını gör...

türk edebiyatının en nevi şahsına münhasır yazarlarından biridir sait faik. yaşantısıyla, dünyaya bakış açısıyla, insan ve doğa sevgisiyle, üslubuyla bambaşka bir yerde durur. yalın bir türkçeyle muhteşem öyküler yazılabileceğini herkese göstermiştir. sade ve anlaşılır tarzıyla bana hep hemingway'i çağrıştırmıştır. duru ve çarpıcı öykülerini ne zaman okusam bir de hemingway okumak isterim hemen ardından. sait faik öncelikle istanbul yazarıdır. adalar yazarıdır. denizlerin ve balıkçıların yazarıdır. istanbul'un azınlıklarının yazarıdır. öykülerinde insan sevgisi göze çarpar. sıradan insan farklı yönleriyle onun öykülerinde baş kahraman olarak görünür. denize tutkundur sait faik, doğaya tutkundur. yazmaya tutkundur bilhassa. "haritada bir nokta" adlı öyküsünde o meşhur pasajda kalemi yontar ve yazmaya koyulur. çünkü "yazmasaydı deli olacaktı." ne güzel ifade etmiştir yazmayla olan ilişkisini. deli olacaktı. çıldıracaktı. kendisinden yıllar sonra semih gümüş bir denemesinde ona atıfta bulunarak "okumasaydım çıldıracaktım" der. böyledir bu mesele, kimi yazmasa çıldıracak kimi okumasa çıldıracak. bir yazgıdır bu bazı insanlar için. bunlar "mecbur insanlar" dır. tıpkı ince memed'in eşkıyalığı gibi bunlar da kitaplara mecburdur. okumaya ve yazmaya. sait faik oturduğu yerden öykü yazan biri değildi. gezdiği, gördüğü, bildiği yerleri; konuştuğu, sohbet ettiği, tanıştığı insanları yazıyordi genel olarak. bunun içindir ki öykülerinde müthiş bir samimiyet vardır. kuşatıcı bir sıcaklık vardır. bazen rum balıkçıların peşinden gider, bazen istanbul'un gizli köşelerinde aylak aylak dolanır, bazen de sadece bir hişt sesinin gizemine kapılır. basit ve sade olan sadece üslubu/dili değildir. kendisi basit ve sade bir insandır. öyle yaşamış öyle ölmüştür. istiklal caddesinde geçirilen bir günün ardından burgazada'ya dönerken yolda bir simit yer ve bu simit onu mutlu etmeye yeterdi. ne güzel anlatır salah birsel sait faik'i!
devamını gör...

çevremizde sık sık karşılaştığımız insan türleridir.
mesela toplum içinde yüksek sesle konuşma, insanlara karşı kibar ol bir soru sormadan evvel selam ver, sorudan sonra olumlu veya olumsuz cevap alsan bile teşekkür et, küfürlü konuşma falan denildiğinde hâlâ "ne gereği var" gibi cümlelerine tanık oluruz. işte bu insanlar genel olarak medeniyete karşıdırlar.
ya bilmesen de gel sen, kaybolurum diye korkuyorsan gelirken yola ekmek kırıntıları falan at.
devamını gör...

başlık, aklıma nazım hikmetin rubailerinden şu dörtlüğü getirdi:

ölümü, ömrün kısalığını tatlı bir kederle düşünerek
şarap içmek lâle bahçesinde, ayın altında...
bu tatlı keder doğduk doğalı nasip olmadı bize:
bir kenar mahallede, simsiyah bir evde, zemin katında...
- nazım hikmet
devamını gör...

satürn'ün halkasında ayaklarını sallarken kabul etti hayatın kusurlarını.
devamını gör...

kabe nin içinde doğan tek insan.

rivayet odur ki;

annesi fatıma kabe yi tavaf ederken sancılanır.gidecek bir yer bulamadığı için kabe nin taşına yaslanır ve allah a yalvarır. allah duasını kabul eder, kabe nin taşları yarılır. kabe nin içinde ali (as) yi dünya ya getirir. kabe nin yarıldığı yerin adı "müstecar" dır.


peygamberimizin çocukluğuna benzeyen bir çocukluk yaşamıştır. 8 yaşında iken mekke de kuraklık baş gösterir. babasının maddi durumu bozulur. babası da bir evladını o dönem maddi durumu iyi olan peygamberimize vermeyi teklif eder. peygamberimiz ali yi yanına alır. tıpkı ebu talip in onu sahiplendiği gibi o da ali yi sahiplenir. ali nübuvet evinde peygamberin sofrasında büyür. hem ruhen, hem bedenen.

peygamberimize nübuvet geldiği zaman ilk iman edenlerdendir. bir rivayete göre ikinci iman eden kişi 13 yaşındaki ali dir. ilki hz hatice dir. ali şeriati bu durumu şöyle açıklar; "o büyük el, o küçük eli tuttuğu vakit, bir devrim yaşandı."

peygamber (saa) hicret ettiği zaman, o nun yatağına yatmayı kabul eden ali(as), görüp görülebilecek en büyük fedakarlığın nasıl olduğunu gösterdi. (düşünün bir an; gaza gelip ben yatarım diyebilir her insan. ama bir gece boyunca ayakları titremeden, korkmadan durmak hiçbir canlının yapamayacağı bir fedakarlıktır. ölümün o soğuk yüzü bu derece yakın iken, koca bir gece boyunca, o ölüm yatağında korkusuzca yatmak anca bir aslana yaraşır.)


peygamberimiz(saa) hicret eden muhacirleri, ensar ile kardeşlik ahdi yaptırır iken, kendi gibi muhacir olan ali(as) yi kendine kardeş seçmiştir. bu çok özel bir ayrıntıdır.


bedir savaşında bir rivayete göre 18, diğer bir rivayete göre 24 müşrik öldürmüştür.
esedullah(allah ın arslan'ı ünvanı buradan gelir.)

uhud savaşında ali(as) abdudarroğullarından 9 kişiyi öldürdü. (bu 9 kişi uhud savaşında sancak tutan ailenin mensubudur. yani komuta kademesinde ki 9 kişiden bahsediyoruz.) bunun üzerine gökten bir nida geldi;" la fetta illa ali, la seyfa illa zülfikar." (ali den başka yiğit, zülfikar dan başka kılıç yoktur.)
hz ali (as), 70 kılıç darbesi yemiştir uhud savaşında.

hendek savaşında, kureyş ordusu bütün gücüyle savaşmaya gelmişti. medine nin etrafını hendek kazarak savunma stratejisi ile karşılayan müslümanları, hendekleri kureyşli 6 komutan tarafından aşıldı. komutanların başında ki isim amir ibn abduvedd idi. çıkıp meydan okudu; "içinizde cenneti arzulayan yok mu? hani cennetiniz?" bu komutanı tanıyan müslümanları korku sardı (bu adam tek başına bir grup askeri öldürmüş biridir. korkmaları normal bir durumdur.) hatta atının ayaklarını kesti. (gemileri yaktım demek bu.) bunun üzerine ali(as) peygamberin izni ile savaşmak istediğini söyledi. peygamber izin verdi. ve ali(as) atının ayaklarını kesen bu zalimin ayaklarını kesti. bunun üzerine amr, ali nin yüzüne tükürdü. ali, amr ı öldürmekten vazgeçti. amr; "gel yarım bıraktığın işi bitir. beni bu utanç içinde bırakma" dedi. bunun üzerine ali, amr ın yanına geldi ve dedi ki; "seni o zaman öldürseydim nefsim için öldürmüş olacaktım. benim seninle savaşım dinim içindir." dedi ve amr ı öldürdü. amr ın öldüğünü gören diğer 5 kişi kaçmaya çalıştı. ali bunlardan birini daha öldürdü. bunun üzerine kureyşliler gerisin geri kaçtılar.
bunun üzerine peygamberimiz şöyle buyurdu ;
" ali nin hendek teki darbesi, bütün insanların ve cinlerin ibadetinden daha hayırlıdır."


hayber fethi hz ali(as) nin eliyle gerçekleşmiştir. hayber kalesi kuşatılmış, bir kaç fetih denemesi başarısız olmuştu. peygamberimiz(saa) buyurdu ki;
"yarın sancağı öyle birine vereceğim ki; hem allah, hem de resulü onu sever." bunun üzerine herkesi merak sarmıştı. sabah olunca peygamberimiz ali (as) yi çağırdı. ali nin gözlerinde ağrı olduğu için ekmek yapıyordu savaşçılara. peygamberimiz ali(as) nin gözlerine elini sürdü ve ona dua etti. zırhını kendi eliyle giydirdi. ve ali meydana çıktı. hayber in en güçlü iki kahramanı haris ve merhab ı savaş meydanında yere serdi. bunun üzerine kale kapısını yerinden sökerek kendine kalkan yaptı. rivayet edilen odur ki; o gün 8 yahudi savaşçısı, zülfikar ile öldürülmüştür.

(peygamber (saa) in yaşadığı dönemde ki hz ali (as), böyle bir biyografidir. peygamber vefat ettikten sonra ki biyografi, ayrı bir entry konusudur.)
devamını gör...

otobüs metro gibi toplu taşıma araçlarında uzun uzun ve sanki tek başınaymışçasına keyfi muhabbet edilmez. böyle bir kural yoksa da bundan sonra olmalı.
her gün metro seyahati yapan biri olarak bu durumdan feci şekilde muzdaribim.
devamını gör...

az evvel attığım mesajların gitmemesinden mütevellit keşfettiğim çökme hadisesidir.

whatsapp da çöktü evet. kullansaydım facebook'un da çöktüğüne yemin edebilirdim lakin gelin görün ki dayılar kullansın. iyi ki sözlük mark'in değil.

umalım, güncelleme vardır da ondandır bla bla...
devamını gör...

sanırım yakında bu yazar tipine döneceğim. beğenilerim azaldığı için yazmamayı tercih ediyorum. yazmayınca da beğenilerim azalıyor. garip bir çelişki.

ilave: beğeniler yazmaya teşvik ediyor. beğeni manyağı değilim sadece beğenildiğimde benim gibi düşünenler varmış diyerek mutlu oluyorum.
devamını gör...

her türlü otoriteyi reddeden,insanın sadece kendisine hesap verebileceğini savunan en yüce hayat görüşü.bilgi sahibi olmadan cahilce yorum yapanlar yüzünden tarih boyu yanlış anlaşılmıştır veya hiç anlaşılamamıştır.anarşizm şiddetsizliği,özgürlüğü,devletsizlik ve kanunsuzluğu doğru veya yanlış gibi kavramların kural olmadığını,kişiye göre değiştiğinden bahseder.evrensel ahlak yasasına karşı çıkar,insanların kurallar altında değil kendi ahlaklarının yordamıyla hareket etmesi gerektiğini söyler.anarşizmin bu yozlaşmış devirde uygulanması ne yazık ki geniş çapta imkansızdır.insan denen yoldan çıkmış varlıklar yüzünden anarşizmi yaşamak isteyen kişilerin yapması gereken kendilerini bu pislikten kurtarıp,yeşil anarşizm tadında bir hayata başlamaktır.teknoloji ve sanayileşmeden kaçarak insan elinin değmediği ve doğanın saflığını koruduğu yerlerde kendilerinin efendileri olarak sürdürecekleri bir hayat.bu şekilde bilgeilk ve huzura ulaşacaklardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

koray, alper, aleyna, eslem, buğlem, çisem, tusem, enlem ve boylam *
devamını gör...

gece göreceğiniz en parlak yıldızdır kendisi. büyük köpek takımyıldızının bir parçasıdır. aslında ikili yıldız sistemidir. şimdi diyeceksiniz ki, e o zaman bu hile sayılmaz mı? bu arkadaşlar beraber parlayaraktan daha fazla ışık yayıyor. sayılmaz çünkü sirius b bayağı küçük. peki nasıl bulunur? en parlak yıldızı da bulamıyorsanız bir şey demek istemiyorum ama avcı takımyıldızının sol altında yer alır kendisi. şu saatlerde güney semalarında yer almakta.
devamını gör...

depozitolu şişe toplayıp satmak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim