islamda kadına verilen değer
değerlere bakalım;
itaat, kadının kocasına karşı vazifelerinden en birincisi (allah’ın emirleri doğrultusunda) itaattir.
bir de hadis verelim;
“kadınların en hayırlısı, baktığında seni mutlu eden, emrettiğinde itaat eden ve olmadığın zaman namusunu ve malını gözetendir.” (taberani, ibn-i mace)
bu örnekler çoktur ama bir parça aklı olana bi bile çoktur.
itaat, kadının kocasına karşı vazifelerinden en birincisi (allah’ın emirleri doğrultusunda) itaattir.
bir de hadis verelim;
“kadınların en hayırlısı, baktığında seni mutlu eden, emrettiğinde itaat eden ve olmadığın zaman namusunu ve malını gözetendir.” (taberani, ibn-i mace)
bu örnekler çoktur ama bir parça aklı olana bi bile çoktur.
devamını gör...
ölüm kitabı
kaan h. ökten'in "ölüm kitabı" ilk çağlardan bugüne ölümle ilgili fikirler beyan etmiş yazarların düşüncelerini derlediği kitap.
ölüm geçmişten bu yana konuşulagelmiş ancak gizemi bir türlü çözülememiş, insan ruhu için bilinemezliğin ta kendisi. insanın ölüm öyküsünün doğduğunda başladığını bilip her an yanımızda, geleceği kesin olan bu zamanı yaşıyoruz.
bu kitapta özellikle schopenhauer'in ölümle ilgili fikirlerinin olduğu kısmı severim. o karamsar adam, ölüm gibi ciddi bir meseleyi de kafasında çözümlediği için çözecek bir şey kalmadığından mütevellit bu kadar karamsar belki de kim bilir.
okunmasını şiddetle önereceğim bir kitap sözün özü bu kitap.
ilerleyen zamanlarda belki entry'i genişletip kitapla ilgili bilgileri ayrıntılandırırım.
saygılarımla.
ölüm geçmişten bu yana konuşulagelmiş ancak gizemi bir türlü çözülememiş, insan ruhu için bilinemezliğin ta kendisi. insanın ölüm öyküsünün doğduğunda başladığını bilip her an yanımızda, geleceği kesin olan bu zamanı yaşıyoruz.
bu kitapta özellikle schopenhauer'in ölümle ilgili fikirlerinin olduğu kısmı severim. o karamsar adam, ölüm gibi ciddi bir meseleyi de kafasında çözümlediği için çözecek bir şey kalmadığından mütevellit bu kadar karamsar belki de kim bilir.
okunmasını şiddetle önereceğim bir kitap sözün özü bu kitap.
ilerleyen zamanlarda belki entry'i genişletip kitapla ilgili bilgileri ayrıntılandırırım.
saygılarımla.
devamını gör...
türkiye’de asla yaşanmayacak fantastik olaylar
(bkz: harry potter)
devamını gör...
kavga esnasında dolu damacana fırlatan kadın
dolu damacanayı kaldırmak bile zorken fırlatmayı başarmış dişi herküldür.
(bkz: adrenalin sen nelere kadirsin)
(bkz: adrenalin sen nelere kadirsin)
devamını gör...
hecalet
utanma, çekinme anlamlarında kullanılan arapça kökenli bir söz.
hecalet etme, haydi buyur sofraya.
hecalet etme, haydi buyur sofraya.
devamını gör...
iyi insan olmaya çalışmak
küçük adımlar ile olabilir.
önce kendini iyi edip, sonra iyi etmeyle devam edilebilir.
vaktinde kalkarak, vaktinde uyuyarak, ihtiyaçları giderip bedeni yormayarak olabilir.
kendi için yorulmayan hırpalanmayan beden başkaları için iyilik yaparak enerjisini kullanabilir.
bazen bir tebessüm, bazen yoldaki taşı kaldırmak vb.
bazen araç kullanan acemi şöfore tahammül etmek gibi.
önce kendini iyi edip, sonra iyi etmeyle devam edilebilir.
vaktinde kalkarak, vaktinde uyuyarak, ihtiyaçları giderip bedeni yormayarak olabilir.
kendi için yorulmayan hırpalanmayan beden başkaları için iyilik yaparak enerjisini kullanabilir.
bazen bir tebessüm, bazen yoldaki taşı kaldırmak vb.
bazen araç kullanan acemi şöfore tahammül etmek gibi.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
a.hatun önal-çeksene elini.
devamını gör...
akrabaların normal sözlük'ü keşfetmesi
benimkiler henüz neolitik çağ'da takılı kaldılar, o yüzden benim için dert teşkil etmeyen durum.
devamını gör...
bir kadının kendine yapabileceği en iyi şey
bağımsız olmak
devamını gör...
aileyle asla anlaşamayıp hep farklı kafalarda olmak
ekonomik özgürlüğü ele alana kadar çok tartışmamaya çalışmaktır.
devamını gör...
sürekli bir mahşer hali
ayhan geçgin, behçet çelik ve barış bıçakçı’nın yazışmalarından oluşan kurbağalara inanıyorum isimli kitapta behçet çelik’in 27 kasım 2014 tarihli e-mailinde kullandığı bir sözdür.
bu cümle ile yazar içinde bulunduğumuz dünyayı nefis bir şekilde açıklamıştır bence. sürekli bir mahşer hali.
mahşer günü herkesin kendi derdine düşeceği gün olarak tasvir edilir her zaman. göz gözü görmez bir kargaşa, yalvaranlar, hesap vermek için bekleyenler, gururla sıraları gelsin diye kendinden emin etrafını izleyenler ya da her nasıl olacaksa artık.
ama dünya zaten tam da öyle bir yer şu an. kimse kimsenin umrunda değil. herkes kendi derdine düşmüş, kendini kurtarmak peşinde. herkes en kısa yoldan kendi cennetine ulaşmak için didinmekte, cennet inşası ile uğraşanlar binlercesini cehenneme itmekte.
herkesi kendi kurtuluşuna odaklanmışken elbette ki göz gözü görmez bir karmaşa halinde yuvarlanan bir toz yumağı gibi ilerlemekte insan ırkı. inanmazsan toza sor.
metaverse’ün gelişiyle de cennetten arazi satışları resmî olarak başlamış oldu. hayata bize güzel vallahi.
tek eksiğimiz sırat köprüsü. ondan da düşmek için fazla acelemiz yok.
sürekli bir mahşer halinin verdiği bencillik ve merhametsizlikle sıratta oluşan trafiğe girmemek için köprüden önceki son çıkışımızı arıyoruz cümleten.
bu cümle ile yazar içinde bulunduğumuz dünyayı nefis bir şekilde açıklamıştır bence. sürekli bir mahşer hali.
mahşer günü herkesin kendi derdine düşeceği gün olarak tasvir edilir her zaman. göz gözü görmez bir kargaşa, yalvaranlar, hesap vermek için bekleyenler, gururla sıraları gelsin diye kendinden emin etrafını izleyenler ya da her nasıl olacaksa artık.
ama dünya zaten tam da öyle bir yer şu an. kimse kimsenin umrunda değil. herkes kendi derdine düşmüş, kendini kurtarmak peşinde. herkes en kısa yoldan kendi cennetine ulaşmak için didinmekte, cennet inşası ile uğraşanlar binlercesini cehenneme itmekte.
herkesi kendi kurtuluşuna odaklanmışken elbette ki göz gözü görmez bir karmaşa halinde yuvarlanan bir toz yumağı gibi ilerlemekte insan ırkı. inanmazsan toza sor.
metaverse’ün gelişiyle de cennetten arazi satışları resmî olarak başlamış oldu. hayata bize güzel vallahi.
tek eksiğimiz sırat köprüsü. ondan da düşmek için fazla acelemiz yok.
sürekli bir mahşer halinin verdiği bencillik ve merhametsizlikle sıratta oluşan trafiğe girmemek için köprüden önceki son çıkışımızı arıyoruz cümleten.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
padişah fermanı gibi yazılan tanımın 2 beğeni alması
hoşuma gitmeyen bir durum.
etkileşimin az olduğu saatlerde mi yazıyorum, yoksa yazdığım şeyler kimsenin dikkatini çekmiyor mu bilemedim. ama başlıkta da belirttiğim üzere padişah fermanı gibi yazdığım tanımlar iki beğeniden ileriye pek de gitmiyorken iki satır yazdığım entry'ler beğeni manyağı oluyor.
allah'ını seven beni şu duygu durumunun içinden çıkarsın.
etkileşimin az olduğu saatlerde mi yazıyorum, yoksa yazdığım şeyler kimsenin dikkatini çekmiyor mu bilemedim. ama başlıkta da belirttiğim üzere padişah fermanı gibi yazdığım tanımlar iki beğeniden ileriye pek de gitmiyorken iki satır yazdığım entry'ler beğeni manyağı oluyor.
allah'ını seven beni şu duygu durumunun içinden çıkarsın.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
mutlu olmak istiyorsan kimseden bir şey beklemeyeceksin.
devamını gör...
esaretin bedeli
ımdb top 50 - ımdb top 100 - ımdb top 250 sıralamalarında, tüm zamanların en iyi filmi olmayı 9.3/10 puanla dibine kadar hak eden, frank darabont tarafından senaryosu yazılmış ve yönetilmiş, başrollerini tim robbins ve morgan freeman'ın paylaştığı, 1994 yapımı dram/polisiye/gizem tarzında efsane filmdir. türkiye'de film esaretin bedeli ismi ile yayınlanmıştır. filmin uyarlandığı eser ise stephen king'in rita hayworth ve shawshank'in kefareti kitabıdır. 1994'teki oscar ödülleri törenine 7 dalda aday gösterilen bu film, en iyi film ödülünü tom hanks'in oynadığı forrest gump'a kaptırmıştır.
film, tim robbins ve morgan freeman'ın üstün başarılı oyunculuklarının yanı sıra bir çok yardımcı karakterde de aynı üstün başarıyı göstermiş ve bir başyapıt olarak sanat dünyasında yerini en üste taşımıştır. filmin neredeyse tamamı pek iç açıcı olmayan bir hapishanede çekilmiş olsa da görüntü yönetmeni roger deakins'in ustalığı sayesinde her sahnesi ayrı bir hava ve güzellik içermektedir. baştan sona tüm sahneleriyle akıllara kazınsa da dikkatimi çeken bir nokta oldu. şöyle ki;
morgan freeman'ın canlandırdığı red karakterinin hapishaneden çıktığı sahnede kamera içeriden dışarıyı gösterirken, james whitmore'un canlandırdığı brooks'un çıktığı sahnede kamera dışarıdan içeriyi göstermektedir. hatta kapıdaki parmaklıkların gölgesinin brooks'un önüne düştüğünü görüyoruz. bu da brooks'un, red'in aksine hâlâ esaretten kurtulamadığını, kurtulamayacağını; dışarıdaki hayatının, hapishanenin ve esaretinin gölgesinde kalacağını temsil ediyor fikrimce. bu da brooks'un esaretinin bedelidir.
film, tim robbins ve morgan freeman'ın üstün başarılı oyunculuklarının yanı sıra bir çok yardımcı karakterde de aynı üstün başarıyı göstermiş ve bir başyapıt olarak sanat dünyasında yerini en üste taşımıştır. filmin neredeyse tamamı pek iç açıcı olmayan bir hapishanede çekilmiş olsa da görüntü yönetmeni roger deakins'in ustalığı sayesinde her sahnesi ayrı bir hava ve güzellik içermektedir. baştan sona tüm sahneleriyle akıllara kazınsa da dikkatimi çeken bir nokta oldu. şöyle ki;
morgan freeman'ın canlandırdığı red karakterinin hapishaneden çıktığı sahnede kamera içeriden dışarıyı gösterirken, james whitmore'un canlandırdığı brooks'un çıktığı sahnede kamera dışarıdan içeriyi göstermektedir. hatta kapıdaki parmaklıkların gölgesinin brooks'un önüne düştüğünü görüyoruz. bu da brooks'un, red'in aksine hâlâ esaretten kurtulamadığını, kurtulamayacağını; dışarıdaki hayatının, hapishanenin ve esaretinin gölgesinde kalacağını temsil ediyor fikrimce. bu da brooks'un esaretinin bedelidir.
devamını gör...
kendi başlığına gelen tüm tanımlara favori atan yazar
başlığına ilgi gösterene kibarlığından bir jest yapma ihtimali aklına geldi mi hiç? kaç para lan bir like
devamını gör...
meja (yazar)
belirli bir profil çizmeyen*, çok yönlü yazarlardan. kimsenin ciddiye almadığı, iki kelimeden uzun tanım yazmadığı başlıkları detaylandırması ve açıklaması hoşuma gidiyor. bilimsel başlıklarını da anlayabildiğim kadarıyla okuyorum ama keşke eğitim hayatımda en zorlandığım alan fizik olmasaydı.
devamını gör...



