psikolojik şiddet
her ne kadar küçümsense de oldukça ağır bir şeydir. insanın vücudundaki izler geçer belki ama ruhundakilerin geçmesi çok zor. psikolojik şiddete hepimiz bir yerlerde illa uğruyoruz. bunun adı bazen mobbing oluyor bazen aile baskısı oluyor bazen akran zorbalığı. isim değiştirse de sonuç aynı. bunun önemsenmemesi çok can sıkıcı oysaki çok zarar veren bir şey.
devamını gör...
e.t. metodu
popüler japon yazar haruki murakami’nin roman yazmak için kullandığı ve genç yazarlara bir tavsiye niteliğinde ortaya koyduğu metoddur.
metod ismini elbette steven spielberg’ün yayınlandığı zaman büyük ilgi çeken ve kült filmler arasında sayılan filmi e.t.’den almıştır.
sevimli bir uzaylı olan e.t.’nin tek derdi gezegenine geri dönebilmektir. filmin bir sahnesinde e.t. içinde bulunduğu depoda bulduğu alet edevat, kullanılmayan eşya ve artık eline ne geçtiyse onunla bir iletişim cihazı yapar ve gezegeni ile iletişime geçmeye çalışır.
haruki murakami de zihnimizdeki depoda biriken anı parçalarının önemli olup olmadığına bakılmazsınız doğru bir yöntem ve özgün bir üslupla bir araya getirildiğinde ortaya iyi bir roman çıkartılabileceğini anlatır.
işlevsiz, gereksiz ve önemsiz görünen bir anı parçası bir roman içinde yeri doldurulamaz bir önem kazanabilir. neden hafızanızda bulunduğunu bile bilmediğiniz bu anı romanın anlatımında kilit bir rol oynayabilir.
ben de uzun zamandır yazı yazarken bu yöntemi kullandığımı fark ettim. ele aldığım konuların ne olduğu çok önemli değil benim için. ya da aynı yazı içinde kullandığım konuların birbiriyle ilgili olmaları önemli değil. önemli olan benim anlattıklarımdan keyif almam ve sonunda birbirinden bağımsız görünen konuları birbirine bağlayabilmem.
murakami ile aynı şeyleri düşündüğümü öğrendiğimden beri bisikletle uçan e.t. kadar huzurlu ve umutlu hissediyorum kendimi.
metod ismini elbette steven spielberg’ün yayınlandığı zaman büyük ilgi çeken ve kült filmler arasında sayılan filmi e.t.’den almıştır.
sevimli bir uzaylı olan e.t.’nin tek derdi gezegenine geri dönebilmektir. filmin bir sahnesinde e.t. içinde bulunduğu depoda bulduğu alet edevat, kullanılmayan eşya ve artık eline ne geçtiyse onunla bir iletişim cihazı yapar ve gezegeni ile iletişime geçmeye çalışır.
haruki murakami de zihnimizdeki depoda biriken anı parçalarının önemli olup olmadığına bakılmazsınız doğru bir yöntem ve özgün bir üslupla bir araya getirildiğinde ortaya iyi bir roman çıkartılabileceğini anlatır.
işlevsiz, gereksiz ve önemsiz görünen bir anı parçası bir roman içinde yeri doldurulamaz bir önem kazanabilir. neden hafızanızda bulunduğunu bile bilmediğiniz bu anı romanın anlatımında kilit bir rol oynayabilir.
ben de uzun zamandır yazı yazarken bu yöntemi kullandığımı fark ettim. ele aldığım konuların ne olduğu çok önemli değil benim için. ya da aynı yazı içinde kullandığım konuların birbiriyle ilgili olmaları önemli değil. önemli olan benim anlattıklarımdan keyif almam ve sonunda birbirinden bağımsız görünen konuları birbirine bağlayabilmem.
murakami ile aynı şeyleri düşündüğümü öğrendiğimden beri bisikletle uçan e.t. kadar huzurlu ve umutlu hissediyorum kendimi.
devamını gör...
hayat
devamını gör...
gençlerin erken evlenmesi ve daha çok çocuk yapması lazım
artık silkelenmeniz lazım.
gençler yol alsın diyorsunuz da daha yolun başında teker çıkıyor. yol çok bozuk mesela gençler o yoldan hasar almadan ilerleyemiyor. yol böyleyken, gençlerin kendileri bu durumdayken, çoluğa çocuğa karışsınlar diyerek yüzeysel tavır almanın alemi yok. sayın milletvekili gelin sizi detaylara boğalım. uzaktan öyle yapın, şöyle yapın demekle olmaz. önce yolu düzeltin.
gençler yol alsın diyorsunuz da daha yolun başında teker çıkıyor. yol çok bozuk mesela gençler o yoldan hasar almadan ilerleyemiyor. yol böyleyken, gençlerin kendileri bu durumdayken, çoluğa çocuğa karışsınlar diyerek yüzeysel tavır almanın alemi yok. sayın milletvekili gelin sizi detaylara boğalım. uzaktan öyle yapın, şöyle yapın demekle olmaz. önce yolu düzeltin.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
“en kötü yabancı çeşidi, bir zamanlar tanıdıkların arasından çıkar.”
devamını gör...
normal sözlük
gördüğümüz kadarıyla anormal yazarların tutunamadığı, anormalliklere taviz verilmeyen, sükunu sonuna değin hissedebileceğimiz bir güzel sözlük.. hayal kırıklığı olmamasını temenni ederek nikah defterine imzamı atıyorum ve gönülden evet diyorum.
evet evet evet. bir ömür mutlu olmak ümidi ile sevgilim.
evet evet evet. bir ömür mutlu olmak ümidi ile sevgilim.
devamını gör...
ansızın kendinizi idam sehpasında bulsanız son isteğiniz ne olur sorunsalı
tarih asanları değil asılanları hatırlar , onları yazar.
asarsanız asın, yaşam hakkımı elimden almışsınız bunun yanında diğer isteklerimin zerre önemi var mı? bir tabak yemek su falan filan. rakibini şaşırtarak ölmek daha iyisi. belki o zaman hatasının farkına varır sizi asanlar.
asarsanız asın, yaşam hakkımı elimden almışsınız bunun yanında diğer isteklerimin zerre önemi var mı? bir tabak yemek su falan filan. rakibini şaşırtarak ölmek daha iyisi. belki o zaman hatasının farkına varır sizi asanlar.
devamını gör...
clytie (yazar)
sevdiceğimin nickaltına el atılması talebini sevdiceğime el atmak olarak yorumlayan yazarları en içten duygularımla sımsıkı sarmak isteğimi coşturan yazar.
ayrıca özlediğim kişi, haftada bir de olsa sıcaklığını hissedebilmek artık yetmiyor, ama en kısa zamanda çözüme ulaştıracağını düşünüyorum.*
ayrıca özlediğim kişi, haftada bir de olsa sıcaklığını hissedebilmek artık yetmiyor, ama en kısa zamanda çözüme ulaştıracağını düşünüyorum.*
devamını gör...
kadınların artık evlenmek istememesi
bu dönemin insanları yalnızlaşıyor isteyerek ya da istemeyerek. kimse kimseye ihtiyaç duymuyor,güvenmiyor,anlamak istemiyor birini anlama gücünü içinde bulamıyor. sadece kadınlara özgü bir durum değil galiba genel olarak yaşanan durum.yalnızlığı tercih ediyoruz.
devamını gör...
dünyanın en mutlu hayvanı
devamını gör...
öğretmenin fotoğrafını çekip paylaşan liseliler
en ağır cezayı alması gereken liselilerdir. bizim zamanımızda okulda telefon kullanılmasına izin verilmezdi, millet kaçak kullanırdı lakin hemen yakalanırlardı ve telefonlar okul çıkışı verilirdi. şimdi her şey serbest tabi, öğrenciler de derse odaklanmak yerine telefonlarıyla oynayıp p*çlik peşinde koşturuyorlar. bence eski düzen, disiplin olsa bu kadar kudurmazlar, hadlerini bilirler lakin teknoloji çağında her şey serbest oluyor böylece de kötü sonuçlar doğurabiliyor.
yahu kardeşim öğrenci falan dinlemeyeceksiniz terbiyesizlik yapana haddini bildirecekseniz, acımayacaksınız böyle mallara. analarının babalarının eğitemediği çocukları, ergenleri öğretmenler eğitiyor sonra da kendilerine böyle şerefsizliklik yapılıyor. ben öğretmenin yerinde olsam o ergenlerin okuldan şutlanması için elimden geleni yapardım. o ergenler ileride neler yapar kim bilir. hakikaten tehlikeli bu tür insanlar ve rehabilite etmek gerekir. profesyonel destek şart…
yahu kardeşim öğrenci falan dinlemeyeceksiniz terbiyesizlik yapana haddini bildirecekseniz, acımayacaksınız böyle mallara. analarının babalarının eğitemediği çocukları, ergenleri öğretmenler eğitiyor sonra da kendilerine böyle şerefsizliklik yapılıyor. ben öğretmenin yerinde olsam o ergenlerin okuldan şutlanması için elimden geleni yapardım. o ergenler ileride neler yapar kim bilir. hakikaten tehlikeli bu tür insanlar ve rehabilite etmek gerekir. profesyonel destek şart…
devamını gör...
komünist parayı feminist kocayı bulana kadar
dünyaya hiçbir (azıcık bile) faydası olmayan iki düşüncenin ne kadar dayanılabileceğini gösteren söz
gerekli edit:
istisnalar kaideyi bozmaz
gerekli edit:
istisnalar kaideyi bozmaz
devamını gör...
mercimek köftesi
burhan altıntop'un çok iyi yaptığı yemek. hatta ifo'nun dikkatini bu yemekle çekmiş, tarifini bile vermiştir.
devamını gör...
buzul çağına girmemize rağmen mağaranın klimasını açmayan patron
canımıza tak eden durum. cimer mimer artık neresi olursa şikayet edeceğiz. bu ülkede artık mağara-ofislere ciddi bir denetim gerekiyor. bugün aramızda bu mevzuyu konuştuk.
ihracattan merve : arkadaşlar bu hulusi bey ne yapmaya çalışıyor?
halkla ilişkiler yavuz : valla bilmiyom ama bu kadar kısması anlamsız.
ben: abi iki ay boyunca komple yaksan, masrafın taş çatlasın on bilemedin on beş sepet arpa olur!
yavuz : aynen abi sana katılıyorum.
merve : hayır bir de buzul çağına giriyoruz, şimdi istifa etsek işsiz kalıcaz gibime geliyor..
ben : bence de, bak mesela batuhan iki ay önce dayanamayıp çıktı. borçlarından dolayı mamutunu ikinci el siteye koydu.
yavuz : ayıptır sorması ne kadara koymuş abi? benim abim de şöyle temiz bi mamut arıyordu da fiyatta anlaşırsak dosta gitsin hiç değilse.
ben : valla çapa arabasına takas kabul ederim diyordu.
yavuz yuh.. mamut diyoruz ya, arap atı değil...
merve arkadaşlar konumuza dönebilir miyiz?
ben: neyse gençler ben gidip cimere mimere yazıcam siz de yazın. yıl olmuş m.ö 11000 hala ofisin ortasında meşaleyle oturuyoruz.
ihracattan merve : arkadaşlar bu hulusi bey ne yapmaya çalışıyor?
halkla ilişkiler yavuz : valla bilmiyom ama bu kadar kısması anlamsız.
ben: abi iki ay boyunca komple yaksan, masrafın taş çatlasın on bilemedin on beş sepet arpa olur!
yavuz : aynen abi sana katılıyorum.
merve : hayır bir de buzul çağına giriyoruz, şimdi istifa etsek işsiz kalıcaz gibime geliyor..
ben : bence de, bak mesela batuhan iki ay önce dayanamayıp çıktı. borçlarından dolayı mamutunu ikinci el siteye koydu.
yavuz : ayıptır sorması ne kadara koymuş abi? benim abim de şöyle temiz bi mamut arıyordu da fiyatta anlaşırsak dosta gitsin hiç değilse.
ben : valla çapa arabasına takas kabul ederim diyordu.
yavuz yuh.. mamut diyoruz ya, arap atı değil...
merve arkadaşlar konumuza dönebilir miyiz?
ben: neyse gençler ben gidip cimere mimere yazıcam siz de yazın. yıl olmuş m.ö 11000 hala ofisin ortasında meşaleyle oturuyoruz.
devamını gör...
çaylak onay listesi
ekşi sözlük gibi gereksiz bekletmeyen listedir.
devamını gör...
siyah nokta sıkmayı çok seven insanlar
eşimdir. gözümden yaş gelene kadar sıkar kızıncada seninkiler kolayca fırt diye çıkıyor der. eline vurmadan duramaz.
devamını gör...







