yazarların itiraf edemediği şeyler
anlat oğlum.. her gün kaça bölündüğünü..
her gün küfür ederek uyandığın uykundan, bağladığın kravatından, olduğun tıraşından, sevdiğin kedinden, unuttuğun balığından, unutulduğun dostlarından, içtiğin rakıdan, kıçını koyduğun koltuktan, çektiğin sigarandan, verdiğin dumandan, attığın adımdan her gün nasıl lime lime eriğini anlat.. içini kemiren kuşkularını bir barda tanımadığın bir insana anlat.. her gün kendine söylediğin yalanları üzerine taktığın maskeni anlat.. anonim hayatların anonim maskelerinden oluşan gerçekliğe içten içe inandığını anlat.. dök dudaklarından itiraf et kendine..
sen değil misin oğlum keşkeler ile yaşlanıp insanları kendinden kaçıran.
sen değil misin bu sefer tamam diyip aynı hikayeyi başa sardıran.
sen değil misin umut aşısı gibi sevgi yoksunluğuna bağlanan..
sensin o işte hadi bana yeniden boşa kurduğun hayallerini anlat.
dön 2003 e hiç bir şey yapamadığın halde mahlasını vücuduna kazıdığın o anı anlat. söyle çekinme hadi parmaklarının ucunda dilin söylüyor dök hızlıca kurtul bu buhrandan.. her gün içinde yaşıyorsun. dünyanın en mutlu adamasın ama kapı kapandığı an bir o kadar en negatifisin. hadi sırf sabah işe geç kaldığın için 8 saat aç seni bekleyen kedine kapıyı açıp dibinde aç olduğunu anlatmak için gezinirken sırf günün kötü geçti diye nasıl bağırdığını anlat.
olmayacak oğlum olmayacak bir 35 yıl geçse de olmayacak. sen asla değişemeyeceksin.. sucu kendinde arayıp asla hayır diyemeyeceksin.
0330 dan 0330 a itiraflar kısmına makinist daveti için teşekkür ederim.
istasyonun son durağında sanırım şizofren olduğuma kanaat getirmişsinizdir.
her gün küfür ederek uyandığın uykundan, bağladığın kravatından, olduğun tıraşından, sevdiğin kedinden, unuttuğun balığından, unutulduğun dostlarından, içtiğin rakıdan, kıçını koyduğun koltuktan, çektiğin sigarandan, verdiğin dumandan, attığın adımdan her gün nasıl lime lime eriğini anlat.. içini kemiren kuşkularını bir barda tanımadığın bir insana anlat.. her gün kendine söylediğin yalanları üzerine taktığın maskeni anlat.. anonim hayatların anonim maskelerinden oluşan gerçekliğe içten içe inandığını anlat.. dök dudaklarından itiraf et kendine..
sen değil misin oğlum keşkeler ile yaşlanıp insanları kendinden kaçıran.
sen değil misin bu sefer tamam diyip aynı hikayeyi başa sardıran.
sen değil misin umut aşısı gibi sevgi yoksunluğuna bağlanan..
sensin o işte hadi bana yeniden boşa kurduğun hayallerini anlat.
dön 2003 e hiç bir şey yapamadığın halde mahlasını vücuduna kazıdığın o anı anlat. söyle çekinme hadi parmaklarının ucunda dilin söylüyor dök hızlıca kurtul bu buhrandan.. her gün içinde yaşıyorsun. dünyanın en mutlu adamasın ama kapı kapandığı an bir o kadar en negatifisin. hadi sırf sabah işe geç kaldığın için 8 saat aç seni bekleyen kedine kapıyı açıp dibinde aç olduğunu anlatmak için gezinirken sırf günün kötü geçti diye nasıl bağırdığını anlat.
olmayacak oğlum olmayacak bir 35 yıl geçse de olmayacak. sen asla değişemeyeceksin.. sucu kendinde arayıp asla hayır diyemeyeceksin.
0330 dan 0330 a itiraflar kısmına makinist daveti için teşekkür ederim.
istasyonun son durağında sanırım şizofren olduğuma kanaat getirmişsinizdir.
devamını gör...
seksen yıl savaşları
1568 - 1648 yılları arasında (bkz: felemenk)’de bulunan 17 ilin (bkz: ispanyol imparatorluğu)’na karşı başlattığı ayaklanmadır. (bkz: hollanda isyanı) olarak da bilinir.
16. asırda (bkz: alçak ülkeler) (bkz: kutsal roma cermen imparatorluğu)’nun eline geçmiştir. imparator (bkz: beşinci karl) hollanda’nın on yedi eyaletine özerklik sözü vermesine rağmen oğlu (bkz: ikinci felipe) dindar bir katolik olduğu için hollanda’da yayılan protestanlıktan memnun değildir.
ikinci felipe çıkardığı ağır yasalar ve vergilerle hollanda'ya karşı sert yaptırımlar uygulayarak protestan yayılmacılığına karşı önlemler almaya çalışmış ve nihayetinde hollanda'da ayaklanmalar çıkmasına sebep olmuştur.
1568’de (bkz: alba)’da iki felemenk kontunun idamıyla başlayan savaşta felemenklerin gerilla taktiklerine ispanyollar toplu idamlarla karşılık vermiştir.
1585’te ikinci felipe’nin hollanda’ya gönderdiği ordu (bkz: anvers)’i ele geçirerek 10.000 protestan hollandalıyı katletmiştir.
ispanyolların güneyde ele geçirdiği kentlerdeki protestanlar kuzeye kaçmışlardır.
katoliklerin çoğunlukta olduğu topraklar ispanyolların elinde kalmıştır.
günümüzde bu topraklar belçika’yı meydana getirmiş kuzey ise hollandayı oluşturmuştur.
aynı dili konuşan belçikalı flamanlarla hollandalılar bu şekilde ayrılmıştır.
1648’de imzalanan (bkz: vestfalya antlaşması) ile bu savaşlar son bulmuştur.
alıntı yapılan kaynak
16. asırda (bkz: alçak ülkeler) (bkz: kutsal roma cermen imparatorluğu)’nun eline geçmiştir. imparator (bkz: beşinci karl) hollanda’nın on yedi eyaletine özerklik sözü vermesine rağmen oğlu (bkz: ikinci felipe) dindar bir katolik olduğu için hollanda’da yayılan protestanlıktan memnun değildir.
ikinci felipe çıkardığı ağır yasalar ve vergilerle hollanda'ya karşı sert yaptırımlar uygulayarak protestan yayılmacılığına karşı önlemler almaya çalışmış ve nihayetinde hollanda'da ayaklanmalar çıkmasına sebep olmuştur.
1568’de (bkz: alba)’da iki felemenk kontunun idamıyla başlayan savaşta felemenklerin gerilla taktiklerine ispanyollar toplu idamlarla karşılık vermiştir.
1585’te ikinci felipe’nin hollanda’ya gönderdiği ordu (bkz: anvers)’i ele geçirerek 10.000 protestan hollandalıyı katletmiştir.
ispanyolların güneyde ele geçirdiği kentlerdeki protestanlar kuzeye kaçmışlardır.
katoliklerin çoğunlukta olduğu topraklar ispanyolların elinde kalmıştır.
günümüzde bu topraklar belçika’yı meydana getirmiş kuzey ise hollandayı oluşturmuştur.
aynı dili konuşan belçikalı flamanlarla hollandalılar bu şekilde ayrılmıştır.
1648’de imzalanan (bkz: vestfalya antlaşması) ile bu savaşlar son bulmuştur.
alıntı yapılan kaynak
devamını gör...
tuhaf yemek isimleri
kadınbudu köfte..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
gitmek üzerine:
kaldırım taşlarının çizgilerine basmamaya dikkat ederim. sen geçerken yanımdan, sürekli yere bakışımın sebebi mahcubiyet değil; korkaklığımdaki acziyet. yoksa yemişim kaldırım taşlarını, asıl mesele çizgiler değil, içimdeki ruh hastası zihniyet.
hızla geçişinden alırım göz yaşının kokusunu, bir süre önce ağlamış kadın suratı tasvirine bayılırım. lakin herşey yüz yüze gelene kadar, bundan sonrası tamamen eziyet.
tiksinir miyim sanıyorsun, hayatta iğrenmem. iğrensem de bakmam kaldırıma, yüzüne bakarım şaşkınlıkla. sen de bak. aksi halde nasıl kurulacak dengeler?
bu arada havalar çok sıcak, beyinin buharlaşacak haberin yok; artistlik yapma, şapka tak kafana. ben de çekip gidersem ağlama bir daha, çünkü ben gitmeleri severim, dara gelince kaçar giderim.
velhasıl ben giderim gitmesine de sen kalma arkamda, durma öyle kaldırımlarda. hani lirizmin zirvelerinde gezinen bir şarkı sözü var belki bilirsin; aynen şöyle:
"bundan sonra böyle
empati mempati, zoraki sempati
durmuyor sahici bende
git diyorum yani özetten..." *
kaldırım taşlarının çizgilerine basmamaya dikkat ederim. sen geçerken yanımdan, sürekli yere bakışımın sebebi mahcubiyet değil; korkaklığımdaki acziyet. yoksa yemişim kaldırım taşlarını, asıl mesele çizgiler değil, içimdeki ruh hastası zihniyet.
hızla geçişinden alırım göz yaşının kokusunu, bir süre önce ağlamış kadın suratı tasvirine bayılırım. lakin herşey yüz yüze gelene kadar, bundan sonrası tamamen eziyet.
tiksinir miyim sanıyorsun, hayatta iğrenmem. iğrensem de bakmam kaldırıma, yüzüne bakarım şaşkınlıkla. sen de bak. aksi halde nasıl kurulacak dengeler?
bu arada havalar çok sıcak, beyinin buharlaşacak haberin yok; artistlik yapma, şapka tak kafana. ben de çekip gidersem ağlama bir daha, çünkü ben gitmeleri severim, dara gelince kaçar giderim.
velhasıl ben giderim gitmesine de sen kalma arkamda, durma öyle kaldırımlarda. hani lirizmin zirvelerinde gezinen bir şarkı sözü var belki bilirsin; aynen şöyle:
"bundan sonra böyle
empati mempati, zoraki sempati
durmuyor sahici bende
git diyorum yani özetten..." *
devamını gör...
yaşlanınca yapılacaklar listesi
ölmeden evlatlarıma mal paylaşımı yapmak. çünkü mezarımda ters dönmek istemiyorum.
torunlarıma bırakabildiğim kadar kitap bırakmak.
kendilerini geliştirsinler, tabletle karın doymuyor.
emekliysem kendi seramı ve bahçemi kurmak.
toprakla uğraşmak insanın negatif enerjilerini alıyor.
ve son olarak da hakkı rahmetine kavuşmak.
torunlarıma bırakabildiğim kadar kitap bırakmak.
kendilerini geliştirsinler, tabletle karın doymuyor.
emekliysem kendi seramı ve bahçemi kurmak.
toprakla uğraşmak insanın negatif enerjilerini alıyor.
ve son olarak da hakkı rahmetine kavuşmak.
devamını gör...
van'da 7 köpeğin saldırısına uğrayan üniversite öğrencisi
#1902481 şu arkadaşımız bana da ‘yarım akıllı’ diyerek iltifat etmiş.
kendisine teşekkür ediyorum. o halde benim de bir yanıt verme hakkım olsun:
şimdi ilk olarak, aklı başında olan hiç kimsenin köpeklere düşmanlık beslediği veya nefret ettiği yok onu bir bilin. iradesi olmayan ve doğasının gereğini yapan bir hayvana niye kin güdelim salak mıyız biz? ki sokak köpeklerinin saldırısından ben de nasibimi aldım zamanında, ama asla ve asla öyle bir nefretim olmadı.
ikinci olarak, bir sorum daha var: başkalarının köpeklere yaptığı kötülüğün ceremesini benim veya benim gibiler mi çekmek zorunda? 20 köpeğin zehirlenmesi tabii ki de kötü bir şey. eee o zaman gidip köpekler sokakta rastgele birini parçalasa hakkıdır değil mi (!) gerçekten de çok mantıklıymış kanki.
üçüncü olarak da, ne kadar hayvansever olup olmadığım senin tekelinde değil bunu bil. şahsım hakkında hiçbir şey bilmeyen insanların hakkımda ileri geri konuşmasını da sevmem.
not: son olarak da “oyun istiyorlar” mevzusunu söyleyelim. genelde köpekler oyun oynamak isteğiyle çocuklara yaklaştığında çocuklar korktuğu için, ebeveynlerin onları rahatlatmak için söylediği cümledir. haberdeki durumda ise onun tam tersi anlamda kullanılıp nükte yapılıyor.
kendisine teşekkür ediyorum. o halde benim de bir yanıt verme hakkım olsun:
şimdi ilk olarak, aklı başında olan hiç kimsenin köpeklere düşmanlık beslediği veya nefret ettiği yok onu bir bilin. iradesi olmayan ve doğasının gereğini yapan bir hayvana niye kin güdelim salak mıyız biz? ki sokak köpeklerinin saldırısından ben de nasibimi aldım zamanında, ama asla ve asla öyle bir nefretim olmadı.
ikinci olarak, bir sorum daha var: başkalarının köpeklere yaptığı kötülüğün ceremesini benim veya benim gibiler mi çekmek zorunda? 20 köpeğin zehirlenmesi tabii ki de kötü bir şey. eee o zaman gidip köpekler sokakta rastgele birini parçalasa hakkıdır değil mi (!) gerçekten de çok mantıklıymış kanki.
üçüncü olarak da, ne kadar hayvansever olup olmadığım senin tekelinde değil bunu bil. şahsım hakkında hiçbir şey bilmeyen insanların hakkımda ileri geri konuşmasını da sevmem.
not: son olarak da “oyun istiyorlar” mevzusunu söyleyelim. genelde köpekler oyun oynamak isteğiyle çocuklara yaklaştığında çocuklar korktuğu için, ebeveynlerin onları rahatlatmak için söylediği cümledir. haberdeki durumda ise onun tam tersi anlamda kullanılıp nükte yapılıyor.
devamını gör...
boğaziçi'li akademisyenlerin yeni atanan rektöre sırt çevirmesi
--- alıntı ---
boğaziçi öğrencileri dün bir protesto eylemi düzenlemişti. bugün de erdoğan’ın atadığı ve eski akp’li milletvekili aday adayı olan melih bulu’yu akademisyenler protesto etti.
akademisyenler, saat 12.00’de üniversite kampüsünde yapılan devir-teslim törenine cübbeleriyle katılıp, arkalarını dönerek töreni protesto etti.
--- alıntı ---
kaynak: bundle.app/6zJbS9Mp
boğaziçi öğrencileri dün bir protesto eylemi düzenlemişti. bugün de erdoğan’ın atadığı ve eski akp’li milletvekili aday adayı olan melih bulu’yu akademisyenler protesto etti.
akademisyenler, saat 12.00’de üniversite kampüsünde yapılan devir-teslim törenine cübbeleriyle katılıp, arkalarını dönerek töreni protesto etti.
--- alıntı ---
kaynak: bundle.app/6zJbS9Mp
devamını gör...
türkiye'de binaların çok çirkin olması
yani, çok şükür, diğer ülkelere gidemesek de en azından elimizin altında internet var, diğer ülkelerin sokaklarında gezebiliyoruz. arkadaş, yemin ediyorum, ben bu kadar çirkin binalar görmedim, aradım taradım kendimi avutmak için, vallahi yok billahi yok. görebileceğimi de düşünmüyorum. hani, en çirkin binaları seçiyoruz diye bir yarışma yapsalar dünyada, açık ara farkla birinciyiz. hiçbir kuşkum yok. sonra da bununla övünürüz, buna da kuşkum yok.
bu kadar birbirinden alakasız, hiçbir dokusu olmayan, ne çevreye uyuma ne de kullanışlılığa sahip yapılar bütünü görmedim. özellikle istanbul, tam bir rezalet abidesi. atatürk dirilse baştan kurdurur şehri. şöyle olmuş sanki, bir kurul toplanmış, demiş ki: "abi, ne yaparsak memleketin içine edebiliriz?" bunun üzerine kafa yorup sonuç olarak da bu binaları ortaya koymuşlar gibi.
bu durumun tabii ki birçok sebebi var. diğer tanım yazan arkadaşlar açıklamışlardır. sonuç olarak üzücü.
bu kadar birbirinden alakasız, hiçbir dokusu olmayan, ne çevreye uyuma ne de kullanışlılığa sahip yapılar bütünü görmedim. özellikle istanbul, tam bir rezalet abidesi. atatürk dirilse baştan kurdurur şehri. şöyle olmuş sanki, bir kurul toplanmış, demiş ki: "abi, ne yaparsak memleketin içine edebiliriz?" bunun üzerine kafa yorup sonuç olarak da bu binaları ortaya koymuşlar gibi.
bu durumun tabii ki birçok sebebi var. diğer tanım yazan arkadaşlar açıklamışlardır. sonuç olarak üzücü.
devamını gör...
çaylakların aşırı ezik olduğu gerçeği
muhtemelen hayattaki tek "başarısı" sözlükte yazar olmak olan zavallıların beyanlarından biri.
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
acayip zayıfladım var ya...
devamını gör...
gryffindor
kurucusu godric gryffindor'dur.
devamını gör...
çanakkale içinde
çanakkale savaşı'na giden bir askerin ağzından yazılmış olan kastamonu yöresine ait türkü.
devamını gör...
mahlas değil takma ad
insanlara garip garip mesajlar atıp bir de bunları silmeyen, modlara ulaştığımız zaman da "biz bir şey yapamayız" cevabı aldığımız için tanımlarına maruz kaldığımız yazar. insanları mesaj yoluyla rahatsız edip üstüne bir de nickaltı giriyorsunuz. bu komik de değil ki, mizah bu değil. sizin yaptığınız tek şey rahatsızlık hissi uyandırmak, bilginiz olsun.
devamını gör...
yarın öleceğini bilsen bugün ne yapardın sorunsalı
bütün sevdiklerimi bi yerde toplamaya çalışır, onlarla son bi akşam yemeği yemek isterdim. şuan küs olduklarım ya da konuşmadıklarım dahil hayatımda büyük bi önemi olduğunu düşündüğüm insanlarla en güzel şekilde geçirmek isterdim kalan tüm vaktimi.
devamını gör...
uzun süre giyilmemiş giysinin cebinde para bulmak
ben hiç unutmadığım için bulduğum zamanbende bayram havası yaratır efenim. küçük bir miktar olsa bile hemencecik plan yaparım. çikolata mı alsam jelibon mu diye kafam deli sorular olur. ooh iyi ki de bulmuşum diye dolanırım ortalarda.
devamını gör...
islamla ve müslümanlarla ne alıp vermediğiniz var
birileri câhilâne şu soruyu sormuş, neden kötülük yapmamıza izin veriliyor? ve başlık bunun üzerine son sözlerim olmak üzere açıldı.
kardeşim siz içki içemeseniz yine allah'ı suçlardınız, sen o gerizekanı kullanma, iyiyi doğruyu ayırma birbirinden, sonra da suçu allah'a at. şimdi daha, özgürlük diye yırtınıyor kuduruyorsunuz, birde kötülük yapmanıza izin verilmeseydi, haşa. estağfurullah ya.
arkadaşlar bakın herkese söylüyorum. dinde zorlama yok! ama bu islam dinine kadar olan bir şey. siz dediklerinizle alaya aldıklarınızla "sorguladıklarınızla değil" zaten dinden çıkıyorsunuz. e mensubu olmadığın bir okulun kuralına gelip karışabilir misin? sen kimsin derler ama. e teşbihte hata olmasın da, mensup olmadığınız dini ne diye sorguluyor, eleştiriyor (eleştirinin adabı bu zamanda bilinmedi suyu çıktığı için eleştirilemez olarak da görüyorum evet fakat eleştiri anlamak anlamlandırmak cevap aramak içinse yahut neden kabul etmediğinin beyanı ise muhakkak serbesttir.), saçma buluyor, değerleri ayaklar altına alacak derecede masal hikaye diye basite indirgemeye çalışıyorsunuz? yeter vallahi yeter.
anayasa da suç olan bir şeyi yapınca suçlu oluyorsunuz kabul ediyorsunuz da bu niye demiyorsunuz, atanız için. ya hu allah'ın koyduğu kanuna kafa tutarken ne kadar cesursunuz? bu işin ateisti deisti yok, inanırsın ve inanmazsın dallanıp budaklandırdınız zaten yıllarca. yok deist yok ateist yok agnostik yok bilmem ne. araştır bak. kaynak veririz inanmazlar, anlatırız içlerine sinmez ikna olmazlar. siz şımarıklıktan böyle yapıyorsunuz ya da korkaksınız arafta kalmışsınız. ya teslim ol ya isyan et. benim dinimi mıncıklama!
bıktım sözlükte sürekli dini nefret, bilmeyen herkesin bir konuyu fetvayı eleştirmesi, ibadetleri farzları sünnetleri akaidi mevzuları alay söylemi duymaktan ya! adam gelmiş yok iskoç eteği giyerdiniz peygamber giyseydi diyor. evet giyerdim lan! sanane? cübbe şalvarı çirkin buluyormuş. sanane? sen mi giyiyorsun sana giy diye başına silah mı dayıyorlar!? çarşaf çirkinmiş de kara kara geziyormuşuz da? sanane!? hilafet de isterim şeriatta? bu benim istemem veya senin istememenle mi olucak? yahut şeriat gelse sen gayrimüslim kategorisinde olmayacak mısın zaten? e ben o şeriatla zorlanıcam ibadetlerime. zekata namaza vs. sen değil.
ama siz hem kimlikte müslüman yazsın hem arada tanrıya sallayalım arada arap masalları diye hadisi siyeri inkar edelim, ama kıçımız sıkışınca euzü besmele getirim korkuma, ya da dua edim başım sıkışınca istiyorsunuz! siz şakirtler sallansın asılsın diyince, insan hakları yok! biz bir şey isteyince islami birlik beraberlik diyince, terörizm! başlarım terörizminize! atatürke sallıyor muşum! sallarım da dallarım da lan! dakka başı allah'a, ahirete, peygamberlere, sahabe hanımlara, laf edip hakaretin sövmenin içinden geçiyorsunuz ama biz bi tane beşere laf edince hakaret bile değil eleştiri ,yaptıklarını söyleyince aaa 5816! vay yobaz vay vatan haini kaç para alıyorsunuz oluyor?! siz bu kafayı beyni nerden alıyorsunuz asıl?
devletle din ayrılmalıymış! lan dangalak, bir insanın, mahlukun koyduğu kanun, sırf menfaatine yarıyor diye daha mı üstün oluyor şer'i hükümlerden?
misal hızlı hızlı geçelim haramları şeriatın emrettiklerini;
riba faiz haram! kardeşim senin neyine dokunuyor? tabi faizi alan taraf olunca senden iyisi yok! ama hele bi haciz gelsin evine vay bankalar vay ekonomi ülkenin de hükümetinde içinden geçiyorsun!
zina haram! he kendin barda diskoda karı kıza musallat olunca karını aldatınca kaçamak! ama sana yapılınca karın aldatsa başka adamla bassan yatakta öldüresin geliyor e noldu? zina niye haram diyordun ya!?
hırsızlığın cezası kol kesme mi? dilden dile dolanmış daha ayeti bilmezler neyse.
parası yoksa gelsin istesin veririm diyorsun, e şeriatta diyor ki ihtiyaç sahibi değilse, 4 şahit varsa yaptıysa bu hırsızlık suçtur. kimsede yapmaya kalkabilir mi bundan sonra hırsızlığı? caydırıcı tek kanun yok, bunlar kadın cinayetini önlicek sözde güya. cezaevinde adam sıcak sıcak paşa gibi yatıyor yemek yiyor ama sonra hümanizm insan hakları tabi.
işinize gelince öyle acımasız öyle merhametsizsiniz ki! adam dini savunmuş şapka ney? islama zıt. demiş, insanlara -siz diyorsunuz isyan, ayaklanma- biz diyoruz tebliğ, yapmış. ha bide silahlanmışlar rivayete göre. oh olsun ne güzel sallandı diyorsun. lan dallama! hırsıza kol kesme ağır, zina yapana; bekara 80 sopa, evliye recm cezası ağır. ama bu adama ve bunun gibilere mi reva idam!?
kaç gündür yok cemaatler yok tarikatlar yeter be! önce barlar, kumarhaneler, meyhaneler kapatılsın, sonra tek sorun cemaatler olsun kapatırsınız! bu nası bi düşmanlıktır insan biraz insafa gelir farklı düşünür ya, günümüzdekinin ötesinde geçmişe baktığımız nizamiye medreseleri vesaire adam yetiştirmekten islama bilime sanatayetiştirmekten islama bilime sanata katkı sağlamaktan başka ne yapmış. siz diyorsunuz üzümün sapı armutun çöpü. gör mimar sinanı, ibni sinayı, lokman hekimi, harezmiyi, ibni arabiyi, ıtriyi, fahreddin raziyi, imamı rabbaniyi gör ya! hiç birini bilmez tek eserini okumaz gelipte yok şeyh şıyh el etek öpme der durursunuz, osmanlıyı tv den, yalan yanlış şeylere dolarak dinini fikrini internetten öğrenen insanlardan ne beklenir ki?!
şurda islamı savunayım, herkesle saygı, sevgi içerisinde anlaşalım, dinleyelim. münazara edelim niyeti ile duruyordum. beni tanıyan bilen bilir. bana hakaret edenden bile özür dileyip uzlaşmaya çalışan biriyim. ki yaptım da böyle. fakat her gün her gün bıktım ya. adım attıkça ben, siz tekme atıyorsunuz.
objektiflermiş, okumuşlarmış, üniversite bitirmişlermiş, at gözlüğü takmıyorlarmış. bir insan neyi çok söylüyorsa o onda yok derler ya, aynen öyle ya. siz insan olsanız savunduğunuza ya da işinize gelene değil, doğru olana hak dersiniz. biraz saygılı ciddiyetli merhametli olursunuz.
allah sizi de, bizi de hepimizi hayırla ıslah eylesin. beni uçuran da uçursun sözlükten. o kadar uçkuruna düşkün o kadar nefret söylemi, hakaret, küfür söylemi yapanların tanımı dahi silinmez, 'bizi kalbimiz seninle safsatası ile' belki ilk çaylak yapar, sonra toptan hesabımızı silerler.
"herkese saygı duyalım. sevmek zorunda değiliz. eleştiri ile hakareti karıştırmayalım. bir olayı, fikri, insanı eleştirmeden önce o konuyla ilgili tam bilgi sahibi olalım. temsilcileri kötü diye islamı yanlış tanımlamayalım. kimseyi yargılamayalım. lütfen daima saygı ve empati ile olaylara yaklaşalım. gerçekten samimi olarak islama dair soru ve fikirleriniz için mesaj atabilirsiniz." böyle vir kişisel iletisi olan insanı, fikirse fikir, kavgaysa kavga dedirtcek hale getirdiniz. teşekkürler.
ister fetöcü ister vehhabi ister siyasal islamcı akpli ne derseniz diyin. allah biliyor ya gerisi boş. istediğiniz gibi de şikayet edin. kesilmekle bitmez, daha da gür çıkarız evelallah!
o cu şucu bucu gibi yorumlamayın beni, olur ya bu kadar yazdığımı yine anlamadan saçma sapan şeyler yazanlar olacaktır. her görüşü sorgulama ve eleştiriyi islam düşmanlığı olarak falan da yorumlamıyorum. benim tepkim gerçekten ciddi hakaret ve algılar. ha siz onu da basşt görüyorsanız o sizin mezhebinizin genişliği derim. islamı kullanan, menfaatlenmek için yalakalığını yapan, yanlış temsil eden, ilmi olmadan hüküm ve bilgi veren herkesin de karşısındayım.
son olarak salih mirzabeyoğlu'nun dizelerini armağan ediyorum.
“tenimizi ezebilirsiniz... ama... ruhumuzu asla... onu ne işkence zapteder, ne kelepçe, ne pranga... gülümser durur inancımız, hürriyet buudunda sonsuzca... bizi edebilirsiniz, evimizden, tenimizden... ama dinimizden?.. çok şükür... pişmanlık uğramadı semtimizden... ya siz?.. ezelî pis, hayvancıklar... neye yaradı işkenceniz?.. dünyanız kara, ahiretiniz zift... sizi bekliyor cehenneminiz!...”
1991
kardeşim siz içki içemeseniz yine allah'ı suçlardınız, sen o gerizekanı kullanma, iyiyi doğruyu ayırma birbirinden, sonra da suçu allah'a at. şimdi daha, özgürlük diye yırtınıyor kuduruyorsunuz, birde kötülük yapmanıza izin verilmeseydi, haşa. estağfurullah ya.
arkadaşlar bakın herkese söylüyorum. dinde zorlama yok! ama bu islam dinine kadar olan bir şey. siz dediklerinizle alaya aldıklarınızla "sorguladıklarınızla değil" zaten dinden çıkıyorsunuz. e mensubu olmadığın bir okulun kuralına gelip karışabilir misin? sen kimsin derler ama. e teşbihte hata olmasın da, mensup olmadığınız dini ne diye sorguluyor, eleştiriyor (eleştirinin adabı bu zamanda bilinmedi suyu çıktığı için eleştirilemez olarak da görüyorum evet fakat eleştiri anlamak anlamlandırmak cevap aramak içinse yahut neden kabul etmediğinin beyanı ise muhakkak serbesttir.), saçma buluyor, değerleri ayaklar altına alacak derecede masal hikaye diye basite indirgemeye çalışıyorsunuz? yeter vallahi yeter.
anayasa da suç olan bir şeyi yapınca suçlu oluyorsunuz kabul ediyorsunuz da bu niye demiyorsunuz, atanız için. ya hu allah'ın koyduğu kanuna kafa tutarken ne kadar cesursunuz? bu işin ateisti deisti yok, inanırsın ve inanmazsın dallanıp budaklandırdınız zaten yıllarca. yok deist yok ateist yok agnostik yok bilmem ne. araştır bak. kaynak veririz inanmazlar, anlatırız içlerine sinmez ikna olmazlar. siz şımarıklıktan böyle yapıyorsunuz ya da korkaksınız arafta kalmışsınız. ya teslim ol ya isyan et. benim dinimi mıncıklama!
bıktım sözlükte sürekli dini nefret, bilmeyen herkesin bir konuyu fetvayı eleştirmesi, ibadetleri farzları sünnetleri akaidi mevzuları alay söylemi duymaktan ya! adam gelmiş yok iskoç eteği giyerdiniz peygamber giyseydi diyor. evet giyerdim lan! sanane? cübbe şalvarı çirkin buluyormuş. sanane? sen mi giyiyorsun sana giy diye başına silah mı dayıyorlar!? çarşaf çirkinmiş de kara kara geziyormuşuz da? sanane!? hilafet de isterim şeriatta? bu benim istemem veya senin istememenle mi olucak? yahut şeriat gelse sen gayrimüslim kategorisinde olmayacak mısın zaten? e ben o şeriatla zorlanıcam ibadetlerime. zekata namaza vs. sen değil.
ama siz hem kimlikte müslüman yazsın hem arada tanrıya sallayalım arada arap masalları diye hadisi siyeri inkar edelim, ama kıçımız sıkışınca euzü besmele getirim korkuma, ya da dua edim başım sıkışınca istiyorsunuz! siz şakirtler sallansın asılsın diyince, insan hakları yok! biz bir şey isteyince islami birlik beraberlik diyince, terörizm! başlarım terörizminize! atatürke sallıyor muşum! sallarım da dallarım da lan! dakka başı allah'a, ahirete, peygamberlere, sahabe hanımlara, laf edip hakaretin sövmenin içinden geçiyorsunuz ama biz bi tane beşere laf edince hakaret bile değil eleştiri ,yaptıklarını söyleyince aaa 5816! vay yobaz vay vatan haini kaç para alıyorsunuz oluyor?! siz bu kafayı beyni nerden alıyorsunuz asıl?
devletle din ayrılmalıymış! lan dangalak, bir insanın, mahlukun koyduğu kanun, sırf menfaatine yarıyor diye daha mı üstün oluyor şer'i hükümlerden?
misal hızlı hızlı geçelim haramları şeriatın emrettiklerini;
riba faiz haram! kardeşim senin neyine dokunuyor? tabi faizi alan taraf olunca senden iyisi yok! ama hele bi haciz gelsin evine vay bankalar vay ekonomi ülkenin de hükümetinde içinden geçiyorsun!
zina haram! he kendin barda diskoda karı kıza musallat olunca karını aldatınca kaçamak! ama sana yapılınca karın aldatsa başka adamla bassan yatakta öldüresin geliyor e noldu? zina niye haram diyordun ya!?
hırsızlığın cezası kol kesme mi? dilden dile dolanmış daha ayeti bilmezler neyse.
parası yoksa gelsin istesin veririm diyorsun, e şeriatta diyor ki ihtiyaç sahibi değilse, 4 şahit varsa yaptıysa bu hırsızlık suçtur. kimsede yapmaya kalkabilir mi bundan sonra hırsızlığı? caydırıcı tek kanun yok, bunlar kadın cinayetini önlicek sözde güya. cezaevinde adam sıcak sıcak paşa gibi yatıyor yemek yiyor ama sonra hümanizm insan hakları tabi.
işinize gelince öyle acımasız öyle merhametsizsiniz ki! adam dini savunmuş şapka ney? islama zıt. demiş, insanlara -siz diyorsunuz isyan, ayaklanma- biz diyoruz tebliğ, yapmış. ha bide silahlanmışlar rivayete göre. oh olsun ne güzel sallandı diyorsun. lan dallama! hırsıza kol kesme ağır, zina yapana; bekara 80 sopa, evliye recm cezası ağır. ama bu adama ve bunun gibilere mi reva idam!?
kaç gündür yok cemaatler yok tarikatlar yeter be! önce barlar, kumarhaneler, meyhaneler kapatılsın, sonra tek sorun cemaatler olsun kapatırsınız! bu nası bi düşmanlıktır insan biraz insafa gelir farklı düşünür ya, günümüzdekinin ötesinde geçmişe baktığımız nizamiye medreseleri vesaire adam yetiştirmekten islama bilime sanatayetiştirmekten islama bilime sanata katkı sağlamaktan başka ne yapmış. siz diyorsunuz üzümün sapı armutun çöpü. gör mimar sinanı, ibni sinayı, lokman hekimi, harezmiyi, ibni arabiyi, ıtriyi, fahreddin raziyi, imamı rabbaniyi gör ya! hiç birini bilmez tek eserini okumaz gelipte yok şeyh şıyh el etek öpme der durursunuz, osmanlıyı tv den, yalan yanlış şeylere dolarak dinini fikrini internetten öğrenen insanlardan ne beklenir ki?!
şurda islamı savunayım, herkesle saygı, sevgi içerisinde anlaşalım, dinleyelim. münazara edelim niyeti ile duruyordum. beni tanıyan bilen bilir. bana hakaret edenden bile özür dileyip uzlaşmaya çalışan biriyim. ki yaptım da böyle. fakat her gün her gün bıktım ya. adım attıkça ben, siz tekme atıyorsunuz.
objektiflermiş, okumuşlarmış, üniversite bitirmişlermiş, at gözlüğü takmıyorlarmış. bir insan neyi çok söylüyorsa o onda yok derler ya, aynen öyle ya. siz insan olsanız savunduğunuza ya da işinize gelene değil, doğru olana hak dersiniz. biraz saygılı ciddiyetli merhametli olursunuz.
allah sizi de, bizi de hepimizi hayırla ıslah eylesin. beni uçuran da uçursun sözlükten. o kadar uçkuruna düşkün o kadar nefret söylemi, hakaret, küfür söylemi yapanların tanımı dahi silinmez, 'bizi kalbimiz seninle safsatası ile' belki ilk çaylak yapar, sonra toptan hesabımızı silerler.
"herkese saygı duyalım. sevmek zorunda değiliz. eleştiri ile hakareti karıştırmayalım. bir olayı, fikri, insanı eleştirmeden önce o konuyla ilgili tam bilgi sahibi olalım. temsilcileri kötü diye islamı yanlış tanımlamayalım. kimseyi yargılamayalım. lütfen daima saygı ve empati ile olaylara yaklaşalım. gerçekten samimi olarak islama dair soru ve fikirleriniz için mesaj atabilirsiniz." böyle vir kişisel iletisi olan insanı, fikirse fikir, kavgaysa kavga dedirtcek hale getirdiniz. teşekkürler.
ister fetöcü ister vehhabi ister siyasal islamcı akpli ne derseniz diyin. allah biliyor ya gerisi boş. istediğiniz gibi de şikayet edin. kesilmekle bitmez, daha da gür çıkarız evelallah!
o cu şucu bucu gibi yorumlamayın beni, olur ya bu kadar yazdığımı yine anlamadan saçma sapan şeyler yazanlar olacaktır. her görüşü sorgulama ve eleştiriyi islam düşmanlığı olarak falan da yorumlamıyorum. benim tepkim gerçekten ciddi hakaret ve algılar. ha siz onu da basşt görüyorsanız o sizin mezhebinizin genişliği derim. islamı kullanan, menfaatlenmek için yalakalığını yapan, yanlış temsil eden, ilmi olmadan hüküm ve bilgi veren herkesin de karşısındayım.
son olarak salih mirzabeyoğlu'nun dizelerini armağan ediyorum.
“tenimizi ezebilirsiniz... ama... ruhumuzu asla... onu ne işkence zapteder, ne kelepçe, ne pranga... gülümser durur inancımız, hürriyet buudunda sonsuzca... bizi edebilirsiniz, evimizden, tenimizden... ama dinimizden?.. çok şükür... pişmanlık uğramadı semtimizden... ya siz?.. ezelî pis, hayvancıklar... neye yaradı işkenceniz?.. dünyanız kara, ahiretiniz zift... sizi bekliyor cehenneminiz!...”
1991
devamını gör...



