normal sözlük yazarlarının akrostişleri
yalnızlık
yeter dedim artık,
azat et beni yalnızlık.
lafların yetmedi mi
numaraların bitmedi mi
ızdırapların öldürmedi mi
zamanı artık gelmedi mi.
lütfedip gelmişsin ama
ısınamadım bir türlü sana
kor ateşler içinde yanıyorum anlasana...
yeter dedim artık,
azat et beni yalnızlık.
lafların yetmedi mi
numaraların bitmedi mi
ızdırapların öldürmedi mi
zamanı artık gelmedi mi.
lütfedip gelmişsin ama
ısınamadım bir türlü sana
kor ateşler içinde yanıyorum anlasana...
devamını gör...
rektörleri kim atamalı sorunsalı
öğrenciler. biz nasıl oy veriyorsak çobanımızı seçmek için, onlar da oy kullanmalı. hak sahibi olmalı.
devamını gör...
hayatındaki gelişmeleri kimseyle paylaşmayan insan
bir şeyin olmasını istiyorsam içimden bile söylemiyorum. yine de olmuyor.
devamını gör...
avatar
'mavi insanlar' olarak aklımda kalmış olan harika bir filmdir.
devamını gör...
kurban bayramınız kutlu olsun
bayramınız mübarek olsun canım yazar arkadaşlarım. nice mutlu, tatlılı, şekerli, gülümsemeli bayram diliyorum.
devamını gör...
künefe
insanın alt katında tatlıcı olunca, en tazesinden yenilebilen, en en en sevdiğim tatlı.
arada kek yapıyorum tabak bırakıyorum, künefe olarak geri dönüyor. yok böle bir takas
arada kek yapıyorum tabak bırakıyorum, künefe olarak geri dönüyor. yok böle bir takas
devamını gör...
21. yüzyıldaki en rahatsız edici söz
"bir kereden bir şey olmaz."
"deprem vergilerini harcanması gereken yere harcadık" :d
"kadına şiddet abartılıyor."
"kızlarına sahip çıksalarmış."
"ekonomi çok iyi."
"kadın mıdır kız mıdır bilemem"
"ey amerika"
"gadın dediğin... / errrrkek dediğin..."
"maaşını dolarla mı alıyorsun?"
"yoksulluk artık türkiye için bir sorun olmaktan çıktı."
"ananı da al git."
aralarından hangisi daha utanç verici, daha rezil bilemedim. o yüzden şimdilik aklıma gelenleri yazdım. hepsi birbirinden rahatsız edici.
"deprem vergilerini harcanması gereken yere harcadık" :d
"kadına şiddet abartılıyor."
"kızlarına sahip çıksalarmış."
"ekonomi çok iyi."
"kadın mıdır kız mıdır bilemem"
"ey amerika"
"gadın dediğin... / errrrkek dediğin..."
"maaşını dolarla mı alıyorsun?"
"yoksulluk artık türkiye için bir sorun olmaktan çıktı."
"ananı da al git."
aralarından hangisi daha utanç verici, daha rezil bilemedim. o yüzden şimdilik aklıma gelenleri yazdım. hepsi birbirinden rahatsız edici.
devamını gör...
hayattan gram zevk almamak
gülüyorum, kahkaha atıyorum , gezip tozuyorum, alışveriş yapıyorum, görev ve sorumluluklarımla ilgileniyorum, şükrediyorum tövbe ediyorum ama hep bir boşluk hissi. o ne olduğunu gerçekten bulamadığım anlık bir kalp çarpıntısı. derin bir nefes alıp verme ve hayata kaldigi yerden devam etmek için daha çok çaba sarfetme. yaptığı yaramazlık yüzünden akşama annesinin babasına şikayet edeceğini bilen çocuğun gün boyu yaşadığı huzursuzluk gibi.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
yeşim salkım-ben yoldan gönüllü çıktım.
devamını gör...
hayvanseverlerin twitter'da bir işletmeyi hedef göstermesi
olayı kısaca özetleyecek olursak, büyükdere caddesinde dere optik isimli bir işyerinin önündeki kaldırıma kartondan ve süngerden yataklar koymuşlar, sokak köpekleri yatsın diye. bu esnaf da buna uzun bir süre sabretmiş sonra müşterilerden gelen şikayetler üzerine oda belediyeye şikayette bulunup bunları kaldırtmış.
ecepiesen isimli bir twitter kullanıcısı, aynı zamanda pasky derneği kurucu başkanı da olan bir şahıs tarafından hedef gösterilmiş. tabi esnafa olan linç malum, küfür edenler mi dersin, soydan soptan girip çıkanlar mı, gırla.
ama bunların yanında esnafa destek verenlerde çıkmış, tabi bu ece isimli şahsa sallayanlar da. onlara da demişki 11 tane avukatım var istediğiniz kadar linç edin. ya arkadaş bu ne perhiz ne lahana turşusu, sen yaparken iyi başkası yaparken kötü. oldu canım suyundan da koyayım mı? malum hayvansever linççibaşının twitter hesabı olayın ayrıntısı orada
tabi silmiş tweeti, ama kanıtlar mevcut.
ecepiesen isimli bir twitter kullanıcısı, aynı zamanda pasky derneği kurucu başkanı da olan bir şahıs tarafından hedef gösterilmiş. tabi esnafa olan linç malum, küfür edenler mi dersin, soydan soptan girip çıkanlar mı, gırla.
ama bunların yanında esnafa destek verenlerde çıkmış, tabi bu ece isimli şahsa sallayanlar da. onlara da demişki 11 tane avukatım var istediğiniz kadar linç edin. ya arkadaş bu ne perhiz ne lahana turşusu, sen yaparken iyi başkası yaparken kötü. oldu canım suyundan da koyayım mı? malum hayvansever linççibaşının twitter hesabı olayın ayrıntısı orada
tabi silmiş tweeti, ama kanıtlar mevcut.
devamını gör...
nedensellik
deney ve tecrübeye dayanır.
deney, sebeptir. tecrübe ise sonuç.
mutlak nedensellik*, mutlak varlığa* ihtiyaç duyar. mutlak yokluğun cevabını; deney ve tecrübe açıklayamaz. deney ve tecrübe, sadece var olan eşyanın değişimini gözlemleyebilir. yokluğu veya varlığı, sadece delil açıklayabilir.
mutlak yokluğun ispatı; mutlak nedensellik* ile değil, bilakis; mutlak delil ile ispatlanır.
deney, sebeptir. tecrübe ise sonuç.
mutlak nedensellik*, mutlak varlığa* ihtiyaç duyar. mutlak yokluğun cevabını; deney ve tecrübe açıklayamaz. deney ve tecrübe, sadece var olan eşyanın değişimini gözlemleyebilir. yokluğu veya varlığı, sadece delil açıklayabilir.
mutlak yokluğun ispatı; mutlak nedensellik* ile değil, bilakis; mutlak delil ile ispatlanır.
devamını gör...
kafamıza göre radyo yayını
bu yayın tam kafama göre. oblomovreis sen işi biliyorsun. 90 ları bırakma tutunduk oraya.. 80 lerede varız ama.. selamlar, hürmetler keyifle dinlemeler...
gözümde canlanır koskoca mazi..ah barbie bebeklerim ah çilekli max dondurmalarım...*dilek taşı ağlıyor şu an...
gözümde canlanır koskoca mazi..ah barbie bebeklerim ah çilekli max dondurmalarım...*dilek taşı ağlıyor şu an...
devamını gör...
el âlem ne der
başlığı görünce aklıma cem karaca'nın bir röportajında bernard shaw'dan alıntı yapması geldi.
bernard shaw'ın bir sözü vardır: "derler, ne derler, ne derlerse desinler."
aşağıdaki röportajın 51. saniyesi
bernard shaw'ın bir sözü vardır: "derler, ne derler, ne derlerse desinler."
aşağıdaki röportajın 51. saniyesi
devamını gör...
peau d'orange
meme kanserinde lenf nodlarının metastatik olarak tutulması sonucu lenf kanallarının tıkanması ve buna bağlı oluşan klinik görüntünün ismidir.
görüntü olarak portakal kabuğu görünümüne çok benzediği için bu isim verilmiş. resmi koyuyorum hassassanız lütfen bakmayın.
kamu spotu: self meme muayenesi meme kanseri taraması açısından en önemli yöntemlerden birisidir.özellikle adet tarihinden 1 hafta sonrası en ideal zamana tekamül etmekte. meme kanseri en çok üst dış kadraja lokalize olduğu için o bölümü daha dikkatli incelemenizde fayda var.
erken tanı hayat kurtarır.
görüntü olarak portakal kabuğu görünümüne çok benzediği için bu isim verilmiş. resmi koyuyorum hassassanız lütfen bakmayın.
kamu spotu: self meme muayenesi meme kanseri taraması açısından en önemli yöntemlerden birisidir.özellikle adet tarihinden 1 hafta sonrası en ideal zamana tekamül etmekte. meme kanseri en çok üst dış kadraja lokalize olduğu için o bölümü daha dikkatli incelemenizde fayda var.
erken tanı hayat kurtarır.
devamını gör...
faktoring
yasal tefecidir. allah düşürmesin.
devamını gör...
hayattan gram zevk almamak
yok kardeşim olmuyor, ne yaparsam yapayım zevk alamıyorum. hep bir tatsızlık, hep bir boşluk hissi, hep bir şeyler eksikmiş gibi hissetmek. ne olursa olsun bir mutsuzluk, bir hüzün kaplıyor aklımı ve kalbimi, o karanlığı üstümden atamıyorum.
devamını gör...
mama said
metallica'nın load albümüne ait country rock tarzında bir balladdır. sözler annesinden uzakta hayatında kendi yolunu bulmayı öğrenen bir çocuğu/adamı ve onunla yaşadığı zor ilişkisini anlatıyor ve çocuk 16 yaşında kanserden annesini kaybeden grubun solisti james hetfield'ın ta kendisidir.
devamını gör...
affetmek
affetmek, bağışlamanızı gerçekten hak edip etmediklerine bakılmaksızın, size zarar veren bir kişiye veya gruba karşı kızgınlık veya intikam duygularını serbest bırakmak için bilinçli ve kasıtlı bir şekilde verilen karardır. özellikle hristiyanlıkta* çok önemli bir yer tutar. bunun altında da bizim de hata yaptığımız ve bu hataların affedilmesini beklerken bize yapılan hataları affetmememizin bencillik/kötü/anlamsız olduğu mentalitesi yatar. hatta incil'de şöyle geçer: birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. tanrı sizi mesih'te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.
ama bence bu çok yanlış bir düşünce. bazı eylemleri affetmek insanı özgürleştirir, onun üzerine daha fazla düşünmezsiniz. ancak bazı eylemler var ki affedilmesi insana daha çok zarar verir. o yüzden eğer insanın içinden affetmek gelmiyorsa, affetmemeli.
aynı zamanda bir durumun size daha fazla zarar vermemesi için affetmek şart değildir. onun yerine sadece geçmişi geçmişte bırakmayı tercih edebilirsiniz. bu durum aşağıdaki yazıda çok güzel bir şekilde açıklanmış:
huzuru bulmak için affetmeye gerçekten ihtiyaç var mıdır?
birçok hasta, ister yakın zamanda ister uzun zaman önce meydana gelmiş olsun, önemli bir ilişkide yıkıcı bir ihanetin neden olduğu incinme ve duygusal acıdan kurtulmak için terapiye gelir.
mücadele ettikleri ve zorlandıkları konu çoğunlukla affetme meselesidir. affetme eyleminin erdemlerin en büyüğü ve sevginin en yüksek şekli olduğu söylenir. yine de bizi inciten ama bağışlamamızı hak etmeyen birini nasıl affederiz? suçlu kişi, söylediklerinizi kabullenemeyecek kadar savunmacı olduğunda, gerçekten özür dilemesi gerektiğini hissetmediğinde veya sadece olayı anlamadığında ne yaparsınız?
bunlar, müşterilerle yaptığım çalışmalarda beni zorlayan ve sık sık üzerinde düşündüğüm sorulardan bazıları. bu nedenle yakın zamanda en sevdiğim yazarlardan birinin affetme bölümü olan yeni bir kitabını bulduğumda hemen satın aldım. psikolog ve tanınmış bir ilişki uzmanı olan harriet lerner, "neden özür dilemiyorsun?" adlı bu kitapta, bizi incitenleri her zaman affetmek zorunda olup olmadığımızı ele alıyor. kitap o kadar çok bilgelik ve rehberlik sunuyor ki onun fikirlerinden bazılarını bu yazıda paylaşmak istiyorum.
affetmekle ilgili fikir ve inançlar
affetmek hakkında çok şey yazıldı. affetmenin erdemini ve gerekliliğini benimseyen ve bizi inciten insanları affetmeye teşvik eden bir kültürde yaşıyoruz. en yaygın inanışlardan bazıları, affetmeden huzur olamayacağı, yalnızca affetmenin yaralıları öfke ve nefretten kurtarabileceği ve bunun iyi bir zihinsel ve fiziksel sağlık için bir gereklilik olduğu şeklindedir.
affetmek derken, bir şeylerin artık bize yük olmamasına ve geçmişin geçmişte kalmasına izin vermekten mi bahsediyoruz?
birçok insan "affetme" kelimesini kullansa da aslında affetmekten bahsetmiyor. bunun yerine, öfke, acı ve kızgınlık gibi yoğun duyguları artık hissetmeme arzusuna atıfta bulunuyorlar. lerner'in dediği gibi: "affetmek istiyorum" genellikle "bunu aşmak ve biraz huzur bulmak istiyorum" anlamına gelir. "çözüm", "bağımsızlık", "yoluna devam etme" veya "geçmişi geçmişte bırakma" gibi kelimeler veya ifadeler aradıklarını daha iyi tanımlayabilir.
affetme ile geçmişin geçmişte kalmasına izin vermeyi birbirine karıştırmak, çoğu zaman insanların duygusal olarak takılıp kalmasına sebep olan durumdur
peki öyleyse, geçmişi geçmişte bırakmak nedir?
birincisi, geçmişi geçmişte bırakmak diğer kişinin kötü davranışını affetmek, unutmak veya hoşgörmek anlamına gelmez, suçluyu eylemlerinden kurtarmakla ilgili değildir.
çoğu insan bu sözcüğü zamanla incinmeyi bırakma deneyimi için kullanır. bu kadar çok öfke ve acı taşımaktan kendilerini yükten arındırarak huzur bulmak isterler.
bu, bir şeyin olduğu gerçeğini kabul etmekle ilgilidir, ancak suçluya ulaşılamaz ve pişmanlık duyulmamaktadır veya belki de uzun süre önce ölmüştür ve bu yanlışı omuzlarımızda taşımaya devam edip etmeme seçeneğimiz vardır.
hepimiz daha az acı çekmek istiyoruz, ancak bizim çözüme kavuşmamızı ve yüklerimizden arınmamız engelleyen şeyler yapmaya devam etme eğilimindeyiz. insanların yoluna devam etmesini engelleyen faktörler arasında adalet ihtiyacı ve işleri kişisel algılama eğilimimizi sayabiliriz.
bu nedenle, geçmişi geçmişte bırakma, geçmişte takılıp kalmanın zararlı etkilerinden kendimizi korumayı seçtiğimiz anlamına gelir. kin tutmanın yarattığı kronik öfke ve acının, şimdiki zamanda tam olarak yaşamak ve geleceği planlamak için bizden enerji çaldığını kabul etmektir.
geçmişe takılı kalmaktansa iyileşmekten yana için bir seçim yapmak
iyileşmenin tek bir yolu yoktur, bu yüzden geçmişi geçmişte bırakma, öfke ve kızgınlık yükümüzü serbest bırakmayı kolaylaştıracak şekilde yanıt vermek için bilinçli bir seçim yapmak anlamına gelir.
yaralanma konusunda takıntılı olmayı bıraktığımızda ve suçlunun geçmişteki suçunu veya incitici davranışını düşündüğümüzde, hiçbir duygusal yük olmadığını veya varsa, büyük ölçüde dağıldığını biliyoruz.
geçmişi geçmişte bırakmak bağlılık ve çalışma gerektirir, ancak affetmenin bu sürecin bir parçası olması gerektirmez. bir şeyleri geçmişte bırakmak hiçbir şekilde belirli bir eylemi affetmeniz gerektiği anlamına gelmez.
peki, affetmek geçmişi geçmişte bırakmak değilse nedir?
bazı kişiler affetme kelimesini yüksek bir manevi standartta tutar ve kelimenin en derin manevi anlamıyla tövbe etmeyen suçluyu affetmeye çalışırlar. onlar için affetmek, dini inançlarının ya da dünya görüşlerinin merkezinde olabilir.
radikal affetmeyi uygulayanlar için affetme, en iğrenç eylemler ve en korkunç durumlar için bile mümkün olan bir sevgi ve şefkat biçimidir. bu perspektiften, affetmek, suçlunun acısını tanımayı ve onun mutlu ve iyi olmasını dilemeyi içerir.
bazı insanlar affedilemez olanı affetmek için özel bir kapasiteye sahiptir, ancak herkes radikal bir affetme yeteneğine sahip değildir ve herkes bunun için çaba göstermez.
lerner'den son sözler:
* affetmeyi gerektirmeyen birçok şifa yolu vardır.
* kendinizi duygusal acıdan kurtarmak için sizi inciten bir kişiyi affetmenize gerek yok.
* affetmediğiniz belirli şeylerin ve görmemeyi tercih ettiğiniz bazı insanların olması, daha az sevecen bir insan olduğunuz anlamına gelmez.
* hatta belirli bir eylemi veya eylemsizliği affetmeden, suç işleyen için sevgi ve şefkat duyabilirsiniz.
kaynak
devamını gör...

