zaman tüneli
attis
attis, eski anadolu uygarlıklarından frigyalıların tanrısıdır ve tanrıça kibelenin oğludur. attis, şehvetini engellemek için penisini keser. bu olay, sünnet ile alakalıdır. attis, dinler tarihinde hz. isa ile bağlantılıdır.
ilgili linkler:
1) nereye.com.tr/pagan-attis-v...
2) mitolojikdunya.blogspot.com...
3) gercekbandirma.com/anadolud...
başında frig şapkasıyla tanrı attis
ilgili linkler:
1) nereye.com.tr/pagan-attis-v...
2) mitolojikdunya.blogspot.com...
3) gercekbandirma.com/anadolud...
başında frig şapkasıyla tanrı attis
devamını gör...
normal sözlük yönetimine açık çağrı
bir yazar olarak yaptığım çağrıdır.
artık burama kadar geldi yeter yav. sansürü geçtim oto sansür var galiba direkt.
tuvalet pompasını da sansürlemezsiniz be.
şu başlığım neden sansürlendi? gerekçe ne?
(bkz: biraz da gelip sen pompalasana diyen kız kanka)
artık burama kadar geldi yeter yav. sansürü geçtim oto sansür var galiba direkt.
tuvalet pompasını da sansürlemezsiniz be.
şu başlığım neden sansürlendi? gerekçe ne?
(bkz: biraz da gelip sen pompalasana diyen kız kanka)
devamını gör...
bir insan ömrünü neye vermeli sorunsalı
herkes bu kadar bencilken elbette bir başkası yerine kendine vermeli.
devamını gör...
en kötü yıllarını en güzel yaşlarında yaşamak
benim nezdimde en güzel yaş 17-30 arası. bu aralıkta yaşayabileceğin şeyler bir daha asla aynı tadı vermez gibi hissettiğimden doyasıya yaşamaya çalışıyorum, şurada 4 yılım kalmış. kendimce en kötü yıllarım da bu aralığa dahil fakat şu var ki pişmanlığın getirisi yok. go girl.
devamını gör...
en kötü yıllarını en güzel yaşlarında yaşamak
koronanın çaldığı 2 yılı ve sonrasında normalleşme çabaları ile geçen 1 yılı aşamıyorum ben hala.
o 3 yıl nasıl geçti, neydi, ne oldu?
o 3 yıl nasıl geçti, neydi, ne oldu?
devamını gör...
hayatını bir cümleyle tanımla
yaşayan ölü
devamını gör...
alzheimer
anıların ihanetidir.
alzheimer olduğunu bile unutmaktır.
bu hastalık ilk kez alman nöropatolog ve psikoyatr alois alzheimer tarafından ortaya atılmıştır.
yaşamsal faaliyetlerde seyrelme, azalma, bilişsel yeteneklerde bozulma, nöropsikiyatrik belirtilerin ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalık olarak tanımlanır.
bunamanın en bilindik türlerindendir.
tedavisi yoktur. hasta bu vakalarda çok fazla yaşamamaktadır. ölür.
alzheimer olduğunu bile unutmaktır.
bu hastalık ilk kez alman nöropatolog ve psikoyatr alois alzheimer tarafından ortaya atılmıştır.
yaşamsal faaliyetlerde seyrelme, azalma, bilişsel yeteneklerde bozulma, nöropsikiyatrik belirtilerin ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalık olarak tanımlanır.
bunamanın en bilindik türlerindendir.
tedavisi yoktur. hasta bu vakalarda çok fazla yaşamamaktadır. ölür.
devamını gör...
üç kelimelik hikayeler
öylece çekip gitti.
devamını gör...
biraz da gelip sen pompalasana diyen kız kanka
boşaltım yollarındaki bir takım hastalıktan mütevellit konstipasyon (nam-ı diğer kabız olma durumu) geçiren kız kankanın, alaturka tuvalette büyük hacet giderirken deliği tıkaması sonucu en sonunda sizden yardım istemesi durumu.
itü mezunu bir mühendis olarak tuvalet pompasının delik olduğunu ve bundan dolayı da yeterli hava akımını depolayamadığı kanaatine varıp, 3d yazıcımda yeni bir pompa basıp bütün sorunu çözdüm.
normalde tuvalet ile ilgili şeyleri sevmem ama kanka işte napacaksın. mağdur olmuş.
itü mezunu bir mühendis olarak tuvalet pompasının delik olduğunu ve bundan dolayı da yeterli hava akımını depolayamadığı kanaatine varıp, 3d yazıcımda yeni bir pompa basıp bütün sorunu çözdüm.
normalde tuvalet ile ilgili şeyleri sevmem ama kanka işte napacaksın. mağdur olmuş.
devamını gör...
yaş ilerledikçe artan şeyler
kaygı.
devamını gör...
çocuğunun istiklal marşı okumasından rahatsız olan suriyeli
elin copu nu ülkeye alirsan böyle kokusur etrafi rahatsiz ederler.defolup gidin ulkemizden ulkemizi kirletmeyin artik.
devamını gör...
türk gençlerinin bir hobisi olmaması
tesadüfe bak ki paraları da yok arada bir ilişki var bence.
devamını gör...
ben bu yazıyı anneme yazdım
ve sen annem
bu hayatta hiç kimseye acısını gösteremediği için kafaya takmıyo diye sanılan senn..
seni seviyorum..
bu hayatta hiç kimseye acısını gösteremediği için kafaya takmıyo diye sanılan senn..
seni seviyorum..
devamını gör...
türk gençlerinin bir hobisi olmaması
ellerinden telefon düşmüyor ki. ona like buna like her önüne gelene nude. yazık gerçekten çok yazık gençlik resmen bitmiş.
devamını gör...
en kötü yıllarını en güzel yaşlarında yaşamak
en güzel yaşlar, çocukluk zamanlarına tekabül ediyorsa*, en kötü yıllarım o zamanlardı. o zamanlardan ne kadar uzaklaştıysam, o kadar iyileştim. aciz, savunmasız, çaresiz bir çocuk tüm o zorlukların üstesinden gelip bugünlere gelebilmişse, yetişkin olunca zorluklarla hayli hayli baş eder. hangi yaşta olduğunun ne önemi var? belki de en güzel yaşlar şimdi başlıyordur, kim bilir?
devamını gör...
çocuğunun istiklal marşı okumasından rahatsız olan suriyeli
çıktır ol git o zaman memleketine. esad ile yaşa.
devamını gör...
sözlükte kıskanılan yazarlar
kimseyi tanımıyorum.
devamını gör...
bir insan ömrünü neye vermeli sorunsalı
ömrü dahil, neyi varsa kendine vermeli. kendi dışında birine, bir şeye verdiğinde ne hayır görmüştür insan?
devamını gör...
yazarların küçükken allah sandıkları şeyler
görünmediğini söyledikleri için böyle bir sanrıya kapılmamıştım.
hise dayalı olduğunu söylemişlerdi ve bizi hep duyduğunu. bazen bir şey olurdu "allah'ım burada mısın, beni duyuyor musun?" derdim. tabi cevap yok. cevap vermediği için kendimi (6-7) kötü bir çocuk sanıp ağladım mesela. yani konuşulanı duyuyorsa cevap vermeli gibi gelmişti.
"sevgi inanca dayalı kanıtladığında anlamını yitirir. veya kanıtlandığında inanmama şansın kalmaz. böyle olunca inanç duymak çok kolay olur. onu görmeyeceksin, duymayacaksın, bilmeyeceksin hissedeceksin. sevgi gibi, o da görülmez ama hissedilir anladın mı?"
o zaman bu tarz şekilde bahsetmişlerdi. o benim için sevgi kaynağı gibi bir şeydi. görülmüyor ama kalbinde yer verirsen hissedebilirsin.
bundan sonra ki sesli konuşmaları elimi yüreğime koyarak yapardım. (: bu sefer de uzaktan bakınca kalbim ağrıyor sanmışlardı. :/
hise dayalı olduğunu söylemişlerdi ve bizi hep duyduğunu. bazen bir şey olurdu "allah'ım burada mısın, beni duyuyor musun?" derdim. tabi cevap yok. cevap vermediği için kendimi (6-7) kötü bir çocuk sanıp ağladım mesela. yani konuşulanı duyuyorsa cevap vermeli gibi gelmişti.
"sevgi inanca dayalı kanıtladığında anlamını yitirir. veya kanıtlandığında inanmama şansın kalmaz. böyle olunca inanç duymak çok kolay olur. onu görmeyeceksin, duymayacaksın, bilmeyeceksin hissedeceksin. sevgi gibi, o da görülmez ama hissedilir anladın mı?"
o zaman bu tarz şekilde bahsetmişlerdi. o benim için sevgi kaynağı gibi bir şeydi. görülmüyor ama kalbinde yer verirsen hissedebilirsin.
bundan sonra ki sesli konuşmaları elimi yüreğime koyarak yapardım. (: bu sefer de uzaktan bakınca kalbim ağrıyor sanmışlardı. :/
devamını gör...
dünyadan uzaklaşmak
ben olabilir sanırım. yaşamak istemiyorum. en azından şu an.
devamını gör...