zaman tüneli
yazarların cinlerle anıları
cin falan yok . masal hepsi .
devamını gör...
yazarların cinlerle anıları
cin midir in midir bılmem ama babannem cok anlatırdı.” eskıden ınsan yok idi, cinler çok idi” diye. çeşit çeşit anısından aklımda kalan biri “ babası at arabasıyla giderken yanlarına yanaşan birinden atları ürkünce, babası duayla kırbacını kaldırmış vurmaya, adam kaybolmuş gözden. biz ağlaşırken derdi babannem, babası “adamın ayakları tersti zaten ağlaşmayın” diye kızışmış onlara. cok kucuktum ılk anlattıgında nasıl travmatıkse yıllarca ınsanların ayaklarına baktım
devamını gör...
yalnız yaşamak
i was born alone , and i will dying too alone.
devamını gör...
yalnız yaşamak
bu ekonomik şartlarda pek de güzel olmayandır tahminimce.
2018-2020 arası dönemde yaşıyordum. ekonomi bu kadar da boka sarmamisti tabi.
dolapta her zaman altılı biram dururdu. sonra manita yapıp beraber yaşadım. çok çok güzel bir hayat tecrübesi olmuştu.
benden tavsiye her ay başında giderlerinizi bir yere ayırın ki orada burada harcama yaparken ay sonunda donsuz kalmayın. planlı hareket edin.
bekar yaşamak her ne kadar özgürlük olsa da her özgürlük gibi bir bedeli ve sorumluluğu vardır.
zor olsa da tatlıdır.
2018-2020 arası dönemde yaşıyordum. ekonomi bu kadar da boka sarmamisti tabi.
dolapta her zaman altılı biram dururdu. sonra manita yapıp beraber yaşadım. çok çok güzel bir hayat tecrübesi olmuştu.
benden tavsiye her ay başında giderlerinizi bir yere ayırın ki orada burada harcama yaparken ay sonunda donsuz kalmayın. planlı hareket edin.
bekar yaşamak her ne kadar özgürlük olsa da her özgürlük gibi bir bedeli ve sorumluluğu vardır.
zor olsa da tatlıdır.
devamını gör...
alçılı kolla uyumak
omuz altı üst kol kırıgımla sadece askıya alınabılen kol ile uyumaktan ıyıdır. 90 derece açıyla karın hızamın bıraz uzerıne askıyla monte edılen kolum sayesınde aylarca oturarak uyumayı öğrendım. zira üzerine yatamıyorum. sağ omzuma yattıgımda sol elim uzun geliyor. yüz üstü yatamıyorsun kol var. sırt ustu yatamıyorsun kırık tarafın omzu sızlıyor. muhteşem. tek güzelliği alçıya nazaran çok rahat kaşıyor olmam. başka tutulur yanı yok. senı cok iyi anlıyorum panda kardeş
devamını gör...
yazarların cinlerle anıları
#2760644 bence bir psikoloğa görün.
devamını gör...
i promise
i will dying alone.
devamını gör...
yazarların cinlerle anıları
bir gün işte koydum kafayı yattım. kabus görmeye başladım:
terk edilmiş, karanlık, isli, rutubetli bir konağın içinde tek başımayım ama cinleri de hissediyorum. gölgeler geçiyor,rüzgar pencereleri kapatıp açıyor ben tırsıyorum. zihnimde bu kabusu görürken kendi gerçek vücudumu hissediyorum. sırt üstü uzanmış vaziyette gözlerim açık kapıdaki ceketlerin yaptığı karaltıyı görüyorum. rüya ve gerçeklik aynı anda işliyor. karabasan/uyku felci birden üstüme çöküyor. göbek deliğimle göğsümün arasına yumru gibi bir şey baskı yapıyor.canım acıyor hareket edemiyorum. zihnimi gerçeğe donmesi için zorluyorum. karnımdaki şey daha da baskı yapıyor.
sabah ezan okunmaya başlıyor ama benim duyduğum ezan değil küfür. 5-10 saniye o korkunç sesleri dinledikten sonra üstümdeki baskı kayboluyor, ezan normale dönüyor ve ben bundan sonra her uyuduğumda sıçrayarak uyanıyorum.
edit: cinlere inanmıyorum. hissettiğim şeyi böyle nitelemek istedim.
terk edilmiş, karanlık, isli, rutubetli bir konağın içinde tek başımayım ama cinleri de hissediyorum. gölgeler geçiyor,rüzgar pencereleri kapatıp açıyor ben tırsıyorum. zihnimde bu kabusu görürken kendi gerçek vücudumu hissediyorum. sırt üstü uzanmış vaziyette gözlerim açık kapıdaki ceketlerin yaptığı karaltıyı görüyorum. rüya ve gerçeklik aynı anda işliyor. karabasan/uyku felci birden üstüme çöküyor. göbek deliğimle göğsümün arasına yumru gibi bir şey baskı yapıyor.canım acıyor hareket edemiyorum. zihnimi gerçeğe donmesi için zorluyorum. karnımdaki şey daha da baskı yapıyor.
sabah ezan okunmaya başlıyor ama benim duyduğum ezan değil küfür. 5-10 saniye o korkunç sesleri dinledikten sonra üstümdeki baskı kayboluyor, ezan normale dönüyor ve ben bundan sonra her uyuduğumda sıçrayarak uyanıyorum.
edit: cinlere inanmıyorum. hissettiğim şeyi böyle nitelemek istedim.
devamını gör...
yazarların şu an yediği şey
tarrak .
devamını gör...
pearl jam
birkaç gündür son albümü gigaton'u evirip çevirip dinliyorum. albümü çıktığı yıl olan 2020'de de hatrı sayılır bir süre dinlemiştim. yield ayarında bir albüm beklerken olumlu anlamda çok şaşırmıştım. yaşlar 60'a doğru giderken dinleyici haliyle biraz daha yormayan bir albüm bekliyor. ancak set list'lere cayır cayır çalmalık şarkılar eklemek istemişler belli ki.
superblood wolfmoon, dance of the clairvoyants, quick escape gibi masaya yumruğunu vuran ve daha popüler şarkılardansa seven o'clock, retrograde ve buckle up gibi kulağı yormayan şarkılar daha çok hoşuma gitmişti. sanırım artık kafam kaldırmıyor.*
buckle up
retrograde
superblood wolfmoon, dance of the clairvoyants, quick escape gibi masaya yumruğunu vuran ve daha popüler şarkılardansa seven o'clock, retrograde ve buckle up gibi kulağı yormayan şarkılar daha çok hoşuma gitmişti. sanırım artık kafam kaldırmıyor.*
buckle up
retrograde
devamını gör...
82 yaşında takma dişli koca kıçlı leş gibi kokan sevgili
ben hayatta herkesin kendi sınavını verdiğine inanırım. oğlum nevzat dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin, isyan etmenin faydası yok, eğ başını usul usul yürü şimdi. oysa ben de istedim bir kıza damdan düşer gibi aşık olmayı. alın yazımız böyleymiş..
devamını gör...
alçılı kolla uyumak
elim çatladığı için kola kadar alçı var, çatlak çok ağrımadığından ve elimde olduğundan dolayı sorun olmuyor, lakin kırık olsa muhtemelen yan yatamazdım, lakin bacak kırığı daha berbat, yataktan kalkamıyorsunuz, tuvalet vs. kol yine tek taraflı ise daha rahatsınız .
devamını gör...
yazarları 90'lı yıllara götüren şeyler
bazen radyoda çalan bir parça...
madonna vogue
madonna vogue
devamını gör...
madeo
okurken bir yandan dinleyebileceğiniz açılış sekansı ve enfes müziği
spoiler içerir !
the host, parazit gibi gibi filmlerler tanınan bong joon ho'un 2009 yapımı underrated filmi. açılışı ve bitişi damaklarda kalan bir film olmuştur, tekrar tekrar izlenir.
anne ve oğul ilişkisini bir cinayet davası etrafında işliyor film. enfes de kotarılmış bu açıdan film. akapunktur ve gerizekalı sözcükleri filmi izleyenler için ufak bir gülümse yaratmıştır sanırım bu satırları okurken. hele akapunktur, tarantino filmlerindeki ayak sahneleri gibi seyirciye iyice gösterilmiş ve filmin final sahnesinde büyük şovunu yaptı. büyük sondu, etkileyici ve acı bir gülümseme bıraktı bize filmin sonunda akapunktur. oyunculuklar iyi, kurgu iyi, sinematografi iyiydi; ne eksikti derseniz, filmin başında ve sonunda yer alan enfes müziklerden filmin içinde de olabilirdi farklı parçalar halinde. belki de olmaması da iyiydi ama filmin tek ve umursanmayacak eksisi bu olabilir.
filmin kırılma noktaları, kızın ölüm akşamı, annesine katilin kim olduğunun olabileceğinin söylendiği yağmurlı gece, eskicinin ölüm sahnesi, oğlunun yerine suçlu bulunan çocukla karşılaşma sahnesi ve oğlunun filmin sonunda verdiği akapunktur iğneleri çok ağdalamadan sade biçimde işlenmiş, çok iyi de olmuş bu haliyle.
son not:
filmin açılış ve final sahnelerini hayatım boyunca hatırlayacağım sanırım.
spoiler içerir !
the host, parazit gibi gibi filmlerler tanınan bong joon ho'un 2009 yapımı underrated filmi. açılışı ve bitişi damaklarda kalan bir film olmuştur, tekrar tekrar izlenir.
anne ve oğul ilişkisini bir cinayet davası etrafında işliyor film. enfes de kotarılmış bu açıdan film. akapunktur ve gerizekalı sözcükleri filmi izleyenler için ufak bir gülümse yaratmıştır sanırım bu satırları okurken. hele akapunktur, tarantino filmlerindeki ayak sahneleri gibi seyirciye iyice gösterilmiş ve filmin final sahnesinde büyük şovunu yaptı. büyük sondu, etkileyici ve acı bir gülümseme bıraktı bize filmin sonunda akapunktur. oyunculuklar iyi, kurgu iyi, sinematografi iyiydi; ne eksikti derseniz, filmin başında ve sonunda yer alan enfes müziklerden filmin içinde de olabilirdi farklı parçalar halinde. belki de olmaması da iyiydi ama filmin tek ve umursanmayacak eksisi bu olabilir.
filmin kırılma noktaları, kızın ölüm akşamı, annesine katilin kim olduğunun olabileceğinin söylendiği yağmurlı gece, eskicinin ölüm sahnesi, oğlunun yerine suçlu bulunan çocukla karşılaşma sahnesi ve oğlunun filmin sonunda verdiği akapunktur iğneleri çok ağdalamadan sade biçimde işlenmiş, çok iyi de olmuş bu haliyle.
son not:
filmin açılış ve final sahnelerini hayatım boyunca hatırlayacağım sanırım.
devamını gör...
roald dahl
1916/1990 yılları arasında yaşamış ingiliz yazar.
charlie'nin çikolata fabrikası en bilinen kitaplarındandır.
74 yaşında hayatını kaybetmiştir.

yetişkin biri beni dinlemez, yeni bir şey öğrenemez. kendi bildiğini okur, bana kulak asmaz. o yüzden, fabrikamı bir çocuğa vermeliyim. yüreği temiz, anlayışlı, sevgi dolu bir çocuğa en nefis çikolatalarımın en gizli sırlarını verebilmeliyim ki gözüm arkada kalmasın.
charlie'nin çikolata fabrikası en bilinen kitaplarındandır.
74 yaşında hayatını kaybetmiştir.

yetişkin biri beni dinlemez, yeni bir şey öğrenemez. kendi bildiğini okur, bana kulak asmaz. o yüzden, fabrikamı bir çocuğa vermeliyim. yüreği temiz, anlayışlı, sevgi dolu bir çocuğa en nefis çikolatalarımın en gizli sırlarını verebilmeliyim ki gözüm arkada kalmasın.
devamını gör...
ağlarken gözyaşının kulağa kaçması
yatakta ağlarken olur. ses çıkarmadan usul usul ağlarken, sıcak gözyaşı yanaktan şakağa doğru süzülüp kulağa yol alır.
devamını gör...
yazarları 90'lı yıllara götüren şeyler
kuş serisi otomobiller, trt fm, yeni türkü grubu, ericsson ve nokia'nın antenli ve tuşlu cep telefonları , özel televizyon kanalları, altın çağını yaşayan türk pop müziği, levent yüksel'in med cezir isimli albümü, analog çevirmeli ve sabit telefonlar, gazetelerin kuponla verdiği ansiklopedi, karton ev ve maketler ile tabak, bardak takımları, pazar sabahları trt'de çıkan işitme engelliler için haberler, barış manço ile 7'den 77'ye, hikmet şimşek'in sunduğu klasik müzik çalan pazar konseri programı...
devamını gör...
alçı içinde kaşınan kol
ince bir örgü şişiyle çözülebilir bir sorun.
devamını gör...
