zaman tüneli

guzel bi oyun var yeni ama benim bilgisayarim pentium ıı 400 kaldirmaz oynayamiyorum.
devamını gör...

yaşayan buzdolabı olmakla itham edilirler.
devamını gör...

evvel zaman içinde günlerden bir gün ergen iken yıllara yayılan bir aşk acısı içerisinde yer almıştım. bizzat cehennemdi. aman efendim o olmadan nasıl olur biterim tükenirim ölürüm anlam kalmaz vs derken nowhereman samsa bir sabah uyandı ve kendini dev bir böceğe dönüşmüş buldu. lakin kız da herhangi birine yar olacak türden bir kız değil. siz anladınız.

neyseee cehennemdeki 3. yılımda ruhum bedenimi terk etme denemeleri yaparken bir anda bir şimşek çaktı, vahiy geldi. şöyle düşün dedi bir ses: diyelim ki şu andan itibaren bu kişiyle birliktesiniz, mutlusunuz mesutsunuz, birbirinize bakınca göz bebekleriniz kalp şeklini alıyor, aynı seviyede çılgın bir aşk duyuyorsunuz birbirinize falan. evet sonra?

bunların hepsi gerçekleşmiş gibi düşündüm. buna verilecek bir cevap yoktu. sonra bir bok olmaz öyle el ele kol kola gezeriz falan işte çok da bir esprisi yok yani dedim. bunun uğruna mı bunca çile? dedi. gözümde tüm olay sıradan ve vasat bir hale evrildi o an. sese evet diyemedim zira mahcup etmişti beni. sese daha fazla rezil olmamak için hemen onu gönderdim ve zincirlerimden kurtuldum. o gün beni ilk kez güneşe çıkardılar.

fakat bu ilacın bir de yan etkisi varmış. o günden sonra kimseye öyle kör bir aşk duyulmadı. nasıl bir aydınlanmaysa artık bir daha kör kalmayacak derecede yoğun ışık vermiş. gerçi ergen olmak %85 kör olmaktır orası da ayrı. o ışığı yaktım sönmedi hala kimseyi sevemiyorum. *

işte böyle vazgeçerdi zerdüşt. *
devamını gör...

yıkıldım.
devamını gör...

bir de şivem olaydı mis gibi olacaktı ama
şivesiz karadeniz uşağıyim benda
devamını gör...

espresso per favore.
devamını gör...

olayı babama bağlar. olay babamın kulağına gitmemiştir ama götürmüş ve sert bir tepki vermiş gibi yapar.
"asra baban çağırıyor."
"asra baban hemen buraya gel diyor yoksa kendisi gelecek."
"seni babana söylerim." (istemediği şeyleri yapmak isteyince.)
"ailede senin etkin yok mu ya, neden sürekli babayı öne sürüyorsun? madem kendini etkisiz görüyorsun neden etkiliyi kullanmak yerine kendine yer açmıyorsun? sizin dengeniz yok. bu durum senin adına beni rahatsız ediyor." deyince üzülür ya da babama şikayet ederdi.
bizim burada ağırlığın yarıdan çokça fazlası babadaydı. annemden izin alırım"benden değil babandan al." derdi? "niye farkınız ne, senden alıyorsam senin lafına bakacağım, ondan alırsam onunkiye. ayrıca ondan izin isteyince hiç git annenden izin al demiyor. ama sen bunu hep diyorsun bu senin ciddiye alınmanı, önemsenmeni vs. engeller. ben seninde çocuğunum sadece onun değil."
sonra liseye geçtim izinler azaldı, üniversiteye gittim izin yok haber vermek var. "üniversite seni değiştirdi." gibi aptalca düşünmeyin. sadece tam büyüdüm o kadar. çocukluğumdan beri beni rahatsız ediyordu zaten. ve annemin olay çıkmasın diye sustuğu yerde ben daha çocukken olay çıkarırdım çünkü haksızlığa gelemem ve korkuyla bükülmem...
"18 oldum, sen bana çocuk muamelesi yapamazsın. 18'e kadar yaptın yapacağını, bitti artık. biraz elini ayağını çekmek zorundasın yani. "bu kıyafeti alayım mı?, bu arkadaşımla dışarı çıkayım mı, kuzenlerle gezmeye gideyim mi?, yaseminlerde (kuzenim) yatıya kalayım mı?" kapandı. bireye terfi edeceksiniz beni. nerede ne yapmam gerektiğini biliyorum. bilemedim mi o zaman sorarım. bazı şeylerde ters düşersek bilmediğimden değil bilmek istemediğimdendir. soru= bilmemem demek. derseniz ki hayır hâlâ sana çocuk gibi karışıp izin aldıracağız. o zaman 18 yıldır bir yol alamamışsınızdır birey değil devamlı bir çocuk yetiştirmişsinizdir ve bu durumda sizden emzik, biberon ve çocuk bezi talep ediyorum. bize gelen akrabalara birey değil çocuk olduğumu göstermek istiyorum. bu sayede bana soracaklarını ben size sormadan direkt size sorarlar?
diğer çocuklarınıza benzemediğim için üzgünüm (değilim.) ama sonuç olarak büyük olan ve anne baba olan sizsiniz o yüzden ortak bir yol sağlayacağınızı düşünüyorum. ve bilmediğim yerde sana değil anneye soracağım. anne benim için önemli ve değerli. anne olmuş bir kadın çocuğuna yol gösterecekken sana ihtiyaç duymak zorunda değil. sen de baba olmuş erkeksin ve eşine bile danışma ihtiyacı duymuyorsun sonuçta. ayrımcılık yapılmıyorsa hem fikiriz.
bunları dedim diye daha çok bastırmak isterseniz birikip daha güçlü akacağımı unutmayın. ve ben akarsam o sel'in kimi götürdüğüne, kimi bıraktığına bakmayacağım. düşünün ve karar verin. dimdik iken beni eğmeye çalışırsanız yaşadığım süre boyunca başınızı yere eğmek için çabalarım. aklıma koyduğum imkansız olsa bile imkanlı kılacağımı bildiğiniz için demeye gerek duymuyorum. ha bir de böyle tehdit etmeyi sizden öğrendim. (: sevmediğim olaylara 6-7 yaşından beri sustum(o kadar olay çıkarmam susmuş hâlimdi) çünkü çocuk olduğumu biliyordum her ne kadar hep güzel şeyler öğretmeseniz de ama sınır liseye kadardı. bu sefer siz susacaksınız. iyi geceler..."
beni dinlediler ya sandım anladılar, oda ve telefon cezası verdiler sonra. yemedim içmedim ben de. sanıyorlar ki dayanamayıp yiyeceğim. bir de annem ya bilir normalde sevdiğim yemekleri vs. yemeyip hastanelik olunca akıllandılar. istediğimi alana kadar evet inat ettim, evet ucunda ölüm olsa da. rahat yaşanmayan hayat ölümden beter çünkü. ve ben sık boğaz edilip, birine bağımlı hâle gelmeye hiç gelemiyorum. gereksiz ve tam emir kipleri, hesap sorma/verme vs. hayat benim hayatım sen kimsin?
benim ergenliğim olmadı. kendime zararı dokunacakları alışkanlık kazanmak şöyle dursun yeltenmedim bile veya kontrol edilecek ya da izin almayı gerektirecek olaylarım gerçekten bakıldığında yoktu yani. bunlar onlar istedi diye mi hayır ben istedim diye. ben kendi yolumu çizdiysem kimse beni o yoldan saptıramaz. onlar varken de aynı onlar yokken de aynı. kendi kalıbımın şekli var o yüzden başkalarının şeklini almam ve katı diye başkalarına göre de değiştirmiyorum.
olayın aslına gelirsek; çocuklarını tanımadan anne baba olmuşlardı. ve değerlendirmeler hep onların bakış açısıyla. hiç çocuğumun gözünden bakayım vs. olmadı. onlar yetiştirme tarzına güvenmiyor belki ama ben kendime gayet güveniyorum. bunun sebebi de kendimi kendim yetiştirmem ve geliştirmemdi. ben bilgi ve öğrenme olayında asla azla yetinmeyi bilmem. çok aç gözlüyüm doymak nedir onu da bilmem.
ha dedim ya baba baskın vs. erkek veletlere bakıyorum ailede onlar ablalarından daha rahat. bu gayette gözüme küçükken battı. onlara verilen fazla rahatlığın bedelini onlar büyüdükten sonra ödüyorlar. üzülmüyorum oh olsun diyorum. ikisi çocuğundu. resmen birinden alıp öbürüne veriyordun öde bedelini. daha yetiştirirken ayrımcılık yapılıyor, büyüyüp evlendiklerinde bunlar kadınları annemin haline dönüştürüyor. böyle erkeklerin anneleri gün yüzü görmesin mesela. çocuğuna susmayı, göz yummayı görev gibi öğretenler? bunları öğrenme özürlüsüyüm mesela ben. öğretilmiş ve çocuk yaşta evlendirilmiş annem bana öğretemedi mesela. dedim ya özürlüsüyüm, öğrenmedim. o kadar şey öğrendim hiçte böyle şeyleri öğrenemiyorum.
biz dışarıda özgürlük için savaşıp bu topraklarda yaşarken kaç çocuk, kaç kadın kim bilir özgürlüğü için ailesine karşı mücadele içinde? insanların bundan utanç duyması lazım.
bu ülke atatürk ile başladı ve o kadının değerini, anlamını ve önemini bilendi. ben de atatürk'ün değerini, anlamını ve önemini bilenim. o'nu örnek alıyorum. onlarca örnek alınacak yanı var size biri bile düşmüyor mu?
hayvanlara, bitkilere, kadınlara, meslek gruplarının çoğuna olan sevgi ve saygısı, okuduğu kitap sayısı, yazdığı kitap sayısı, askerlik başarısı, inkılapları, küçük yaşta yetim kalıp kendini yetistirip geliştirmesi, dansları, bildiği diller vs. ülkemizi kuran varken yıkanı veya yıkanları mı örnek alıyorsunuz ne yapıyorsunuz yani.
57 yıllık yaşantısı hem normal insan hem de sadece asker gibi yaşanmış.
cumhuriyet 100. yılına girdi. cumhuriyet'in bana verdiği haklar var, tanıdığı fırsatlar, sunduğu şanslar vs. ben hepsinin dibine kadar kullanılması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. kız çocukları aileye doğarken ilk mücadele verdiği insanların annesi ve babası yerine yabancıların olması için çabalıyorum.
bana verilen hakları çiğneyeni çiğner b.k diye çıkarırım. hem türk genci hem de türk kadını olmak böyle bir şey...
günümüz kadınlarının maruz kaldığı olayların cumhuriyetle alakası yok. iş yerlerinde mobbingler, şiddet haberleri, taciz olayları, katledilmeleri vs. bunları kim yapıyor?!!
atatürk'ün bıraktığı türkiye değil burası. ve 100. yılını bu çoğu şeyiyle yabancı gelen ortamda kutlamak yürek burkuyor, yemin ediyorum burktu. hani sevincim, coşkum vs. var ama bir yandan acıyor. emanete sahip çıkamayanlar! ve bu sahip çıkamayışı sürdürenler... seçim ay'ı çok uzakta değil ne olurdu yani bu yıl hep kutlamalarla geçseydi. bu bir asrı tamamlayan atam'a hak ettiği ülkeyi sağlayabilseydik. yaşayanların da ölenlerin de hakkına girdiniz. bunda hak helali yok. kimseye yok ama herkese haram olsun var. o "herkes" belli.
fox'taki atatürk filmini de izlemesin onlar. yemin ediyorum onları öyle bir mahrum bırakmak isterdim ki atatürk'ün her zerresinden... sizin hak ettiğiniz bu. ölmek için yaşıyoruz ölmek için. ama siz olayı yaşarken öldürmeye çevirdiniz. hesap gününe kadar iyi matematik öğrenin ama bunun öncesinde iyi bir vicdan edinin...
devamını gör...

hizmet sektörünün bir koludur. takdir edilir edilmez, o takdir edip, yergide bulunanı bağlar. zaten gerisi de kons'un s.kinde değildir.

bu benzer diğer meslekler gibi avam halk tarafından kabul görmüyormuş gibi görünen ama tarla satıldıktan sonra ihtiyaç gidermek için ve bir yılın yorgunluğunu atmak için gittiğini zannedenlerin karşılaştığı, profesyonel meslek mensuplarının oluşturduğu mesleki bir kavramdır. dışarda sohbetini, şanını, şerefini ihale için, işe girmek için , iş bağlamak için, terfi için makam mevkii için satan daha fazla müsvette ruhlu insan vardır bence. ve aynı zamanda onların da cinsiyeti , memleketi, dini, imanı yoktur. başkasının yanına yamanan asıl kons onlardır.

konsomatrisin işi insan manüplasyonudur. bu yolunacak kazın yanına oturur. a.... koduumun kazı evde karısına ekmek parası vermez. o ışıltılı ortamın ve alkolün etkisiyle melek görünen konsa açar viskiyi şampanyayı. daha doğrusu öyle zanneder. açılan viski renginde çay dolu jb ya da başka marka viskidir. kons kaza rakı içirir, kendisi şarap renginde, viski renginde üzüm suyu içer. çünkü sarhoş olmamalıdır ki başka kazları da yolsun yola getirsin.

eyy a. koduumun kazı sen olmazsan, hizmet sektörü bir şekilde devam eder de. evde başta sevgiye aç kalan yavrucaklarının , kitap pahalı diye, para vermediğin evladının ahı üzerinde kalır. karını hastanede beklemezsin 10 dakika ama gece bitsinde kons çıksın işten, belki s..rim diye 3 saat beklersin karşı kaldırımda. ama neticede sen s..emezin kimseyi elinde kalır. gün sonunda ayak üstü s..rler seni.



not: sansür kısımlarını vurgu olsun diye ekledim. ben bile rahatsız oldum aslında küfür yazdığım yerlerde. kusuruma bakmayın kendimce daha dikkat çekeceğini düşündüm.
devamını gör...

10/10 özellik
keşke bütün uygulamalarda böyle bir şey mümkün olsa ne güzel olur.
senelerdir kapalı valla mis gibi.
devamını gör...

yağlı boya, karakalem, illüstrasyon allah ne verdiyse
devamını gör...

yahu bu son şarkıyı zerrin özer’in söylediğine hala ara ara inanmayıp sonra ”yok ya o işte” diyorum. çok sigara içmiş roman bir abimiz sanki icra ediyormuş gibi gelmişti bana.
devamını gör...

valla ben ya. neyi denediysem olmadı ben de bıraktım valla. balta gelsin beni bulsun artık
devamını gör...

eeey!
devamını gör...

iyi geceler, öpsün sizi beş kardeşler.
devamını gör...

1 yıl 21 gün sonra sözlüğe yazmışım, eskileri aradı gözlerim, şimdilik pek göremedim ama burda olanlar var hissediyorum. ara sıra uğrayım da çok özletmeyim diyorum. ben de biraz özlemiş olabilirim.

iyi geceler sevgili eski veya yeni normal sözlük yazarları. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çünkü. sağlam dışlanmış ve tipi beğenilmeyen bir kızım
devamını gör...

duş aldıktan sonra yeni serimiş temiz çarşafta uyumak, daha üstü yoktur*
devamını gör...

bu durumu kendim yaşamadım fakat yaşayan ve içinden çıkamayan birini tanıyorum. yardım etmek çin çırpınmak faydasız. dua ediyorum sadece. dilerim çıkar ve yaşamın nefes almanın tadına ömrü bitmeden varır. bir gün ölmek için her gün yaşamak yerine gerçekten yaşamayı tercih eder.
devamını gör...

friedrich nietzsche'nin şen bilim imzalı eserinde geçtiği bilinen sözdür.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tanrı öldü.
tanrıdan geriye bir ölü kaldı. ve onu biz öldürdük.

kendimizi nasıl avutacağız, biz katillerin katilleri? neydi bıçaklarımızın altında ölümüne kan döken, dünyanın sahip olmuş olduğu bu en kutsal ve en kudretli şey: bu kanı kim silecek üzerimizden?

kendimizi temizlememiz için hangi su var? hangi kefaret bayramlarını, hangi kutsal oyunları icat etmemiz gerekecek? fazla büyük değil mi bize, bu amelin yüceliği? sırf ona layık görünmek için bizim de tanrı olmamız gerekmez mi?
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim