zaman tüneli
yapısalcılık
devamını gör...
tosun paşa filminde şaban tellioğulları'nın neyidir sorusu
belki filmin senaristinin veya yönetmeninin bile pek fazla kafa yormadığı bu konuya bir film izleyicisi olarak getirdiğim eğlencelik yorumumdur, her neyse konuya dönersek;
aslında filmde şaban karakteri birkaç niteleme ile tellioğlu ailesiyle ilişkilendirilmektedir bunlardan biri şaban'ın evin uşağı olduğu vurgusudur filmde bu net olarak gözükür ailenin reisi kızlarına siz niye sofrayı topluyorsunuz bu evin uşağı yok mu dediğimde evin uşağının şaban olduğunu anlarız ancak filmin başka bir sahnesinde tellioğulları seferoğulları ile kavga etmeye giderken şaban ben de geleyim mi diye sorar ve hayır cevabını alır neden ben tellioğullarının fedaisii değil miyim dediğinde ise hayır sen tellioğullarının yüz karasısın şeklinde bir cevap alır bu durumda şaban'ın zeka geriliği çekingenlik ya da ailenin büyüklerinin ikinci ya da 3 karısından bir çocuğu ya da beslemelik bir evlat olma olasılığı ortaya çıkar çünkü şaban adam yerine konulup tellioğulları adına hiçbir toplantıya ziyafete misafirliğe ya da kavgaya götürülmemektedir öte yandan evin uşağı olmasına rağmen dışarıdan hemen hiç kimsenin şabanı tanımaması da bu olasılığı güçlendirir özetle şaban tellioğullarının varlığından utandığı ve kimsenin onun tellioğullarının bir üyesi olduğunu bilmesini istemediği evde uşaklık yaptırırken bile arka planda kalmasına dikkat ettiği bir tellioğlu evlatlık besleme tarzı üyesidir diyebiliriz
aslında filmde şaban karakteri birkaç niteleme ile tellioğlu ailesiyle ilişkilendirilmektedir bunlardan biri şaban'ın evin uşağı olduğu vurgusudur filmde bu net olarak gözükür ailenin reisi kızlarına siz niye sofrayı topluyorsunuz bu evin uşağı yok mu dediğimde evin uşağının şaban olduğunu anlarız ancak filmin başka bir sahnesinde tellioğulları seferoğulları ile kavga etmeye giderken şaban ben de geleyim mi diye sorar ve hayır cevabını alır neden ben tellioğullarının fedaisii değil miyim dediğinde ise hayır sen tellioğullarının yüz karasısın şeklinde bir cevap alır bu durumda şaban'ın zeka geriliği çekingenlik ya da ailenin büyüklerinin ikinci ya da 3 karısından bir çocuğu ya da beslemelik bir evlat olma olasılığı ortaya çıkar çünkü şaban adam yerine konulup tellioğulları adına hiçbir toplantıya ziyafete misafirliğe ya da kavgaya götürülmemektedir öte yandan evin uşağı olmasına rağmen dışarıdan hemen hiç kimsenin şabanı tanımaması da bu olasılığı güçlendirir özetle şaban tellioğullarının varlığından utandığı ve kimsenin onun tellioğullarının bir üyesi olduğunu bilmesini istemediği evde uşaklık yaptırırken bile arka planda kalmasına dikkat ettiği bir tellioğlu evlatlık besleme tarzı üyesidir diyebiliriz
devamını gör...
tavuk pilavcı açmak
özellikle tavuğun ve pilavın tedarikçisini ve tedarik aşamasıni vs iyi seçmek lazım kalite ve zehirlenme olmaması için. fiyat performans bir yer olmak lazım, öğrenci dostu olacaksın yani. ekstraların kaliteli olacak, işte bu biber olur, turşun olur ayranın olur. hatta diğer pilavcılarda olmayan ufak ayrıntılar olursa niş bir müşteri kitlesi oluşur. paket serviside unutmamak lazım, aynı zamanda sosyal medya ve reklam yönetimi.
devamını gör...
davranış
davranışlar gözlemlenebilen ve gözlemlenemeyen , istemli - istemsiz , zihinsel ,psikomotor gibi alt yapılara ayrılabilir.
geçmiş yaşantılarımız , tutumlarımız , bulunduğumuz ortam , psikolojik olarak o anki ruh halimiz, eğitim seviyemiz , sosyoekonomik düzeyimiz, toplumsal ve kültürel etkiler davranışlarımızı etkileyen faktörlerden bazılarıdır.
geçmiş yaşantılarımız , tutumlarımız , bulunduğumuz ortam , psikolojik olarak o anki ruh halimiz, eğitim seviyemiz , sosyoekonomik düzeyimiz, toplumsal ve kültürel etkiler davranışlarımızı etkileyen faktörlerden bazılarıdır.
devamını gör...
amazon
alışveriş yapmayı sevdiğim en hızlı firma.
devamını gör...
uyarıcı
*
uyarıcılara tepki verebilen ve sinir sistemi gelişmiş uyumlu bir bütün olan canlı varlıklara organizma adı verilir. işte organizmanın sinir uçlarına etki edebilen her türlü enerjiye de uyarıcı adı verilir.
uyarıcılara tepki verebilen ve sinir sistemi gelişmiş uyumlu bir bütün olan canlı varlıklara organizma adı verilir. işte organizmanın sinir uçlarına etki edebilen her türlü enerjiye de uyarıcı adı verilir.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
apartmanda komşuyla karşılaşmamak için hızlanmak
bu durumu çaktırmadıklarını sanıyorlar fakat ben adamı ayak sesinden anlarım. bir realitedir. asansördeki gerilimin uzaktan akrabası gibi bir şey olsa gerek: merdivendeki gerilim. *
durum şöyle bir şey:
apartmana giriş yaptın bir de bakıyorsun ki senden hemen önce biri girmiş ve yukarı çıkmaya başlamış. amaan olur da sen ona yetişirsin diye ekstra hızlanıyor. sanki yetişsem adamı bıçaklayacağım? sanki adam hırsız? korkuya paniğe bak anasını satim. alt tarafı kendi evine gireceksin niye şüphe yaratıyorsun?
neyse, sonrasında şahıs daire kapısında durup aceleyle anahtarını çıkarıp kapıyı açmaya çalışıyor. hani o acele hali zaten aşırı komik. eğer sen hızlı davranıp komşuya yetişmişsen de gerim gerim gerilmiş bir "iyi akşamlar!" duyuyorsun max. bazen de acelesini iyice artırıp hızlıca kendini içeri atıp kapıyı çarparak kapatıyor. ulan korkacak bir şey yok bu kadar ya kaçma pzvk.
durum şöyle bir şey:
apartmana giriş yaptın bir de bakıyorsun ki senden hemen önce biri girmiş ve yukarı çıkmaya başlamış. amaan olur da sen ona yetişirsin diye ekstra hızlanıyor. sanki yetişsem adamı bıçaklayacağım? sanki adam hırsız? korkuya paniğe bak anasını satim. alt tarafı kendi evine gireceksin niye şüphe yaratıyorsun?
neyse, sonrasında şahıs daire kapısında durup aceleyle anahtarını çıkarıp kapıyı açmaya çalışıyor. hani o acele hali zaten aşırı komik. eğer sen hızlı davranıp komşuya yetişmişsen de gerim gerim gerilmiş bir "iyi akşamlar!" duyuyorsun max. bazen de acelesini iyice artırıp hızlıca kendini içeri atıp kapıyı çarparak kapatıyor. ulan korkacak bir şey yok bu kadar ya kaçma pzvk.
devamını gör...
woody allen
devamını gör...
yaratıcı
devamını gör...
kadınların erkeklerden üstün yanları
altıncı hisleri
içgörüleri
içgörüleri
devamını gör...
mütevazı bir yazar hayatı yaşamak
düşününce çok iyi geliyor, böyle 2+1 bir evin var, ortalama bir araban var. avrupa'da yaşıyorsun falan, imza günü düzenliyorsun. sonra gidip mcdonals falan yiyorsun * neyse asıl olaya gelelim.
kahveni içip evinde şöminenin sıcaklığı eşliğinde kitabını yazıyorsun. arada bir kalkıp doğayı selamlıyorsun falan. çam ağaçlarının kokusunu ciğerlerine doldururken karın yemek hazır hayatım diyor, sonra yemek sonrası karınla film keyfi yapıyorsun.daha sonra sarmaş dolaş uyuyorsun, sabaha yakın gece vakti su içmeye kalkıyorsun ve aklına kitap için bir bölüm geliyor. gidip onu yazıyorsun falan, sonra karın uyanıp hayatım yine mi? diyip gülümsüyor, sonra sana sıcak çikolata getirip yanağından öpüyor gün doğarken... hayallere çok daldım bu kadar yeter.
kahveni içip evinde şöminenin sıcaklığı eşliğinde kitabını yazıyorsun. arada bir kalkıp doğayı selamlıyorsun falan. çam ağaçlarının kokusunu ciğerlerine doldururken karın yemek hazır hayatım diyor, sonra yemek sonrası karınla film keyfi yapıyorsun.daha sonra sarmaş dolaş uyuyorsun, sabaha yakın gece vakti su içmeye kalkıyorsun ve aklına kitap için bir bölüm geliyor. gidip onu yazıyorsun falan, sonra karın uyanıp hayatım yine mi? diyip gülümsüyor, sonra sana sıcak çikolata getirip yanağından öpüyor gün doğarken... hayallere çok daldım bu kadar yeter.
devamını gör...
möbius şeridi
yarım litrelik pet şişe suların üstündeki etiket güzel bir öbius şerit yapmak için çok uygun boy ve ene sahip. bir keresinde bir koli (24 adet) suyun etiketini sökmüş ve iç içe geçmiş halkalar şeklinde mobius şeritleri yapmıştım.
bir gün bir kafenin önünden geçerken su şişesinin etiketini mobius şeriti gibi katlamaya çalışan birini görürseniz o benim.
bir gün bir kafenin önünden geçerken su şişesinin etiketini mobius şeriti gibi katlamaya çalışan birini görürseniz o benim.
devamını gör...
instagram'da takip isteğini bekleten kadın
bence sizin gönderdiğiniz arkadaşlık isteğinizi geri çekmenizi bekleyen zeki ve anlayışlı kadındır , arkadaşlık isteğinizi siz kendiniz onu geri çekene kadar reddetmeden bekletecek ve sizin gönderdiğiniz arkadaşlık �steğinizi kendinizin iptal etmenizi umacaktır, böylece siz reddedilmemiş olacak ve onun görmemiş olduğunu düşünerek onurlu bir geri çekiliş yapacaksınız, o ise sizin arkadaşlık gönderdiğinizi de geri çektiğinizi de fark etmemiş gibi davranarak sizin ne dostluğunuzu ne de düşmanlığınızı üzerine çekmemenin psikolojik rahatlığını yaşayacaktır.
arkadaşlar bir arkadaşlık isteği haddinden fazla beklemede ise iptal edip geri çekin hiç kimse istediği bir şey ayağına kendiliğinden geldiğinde inanın o kadar uzun süre beklemez bekleyemez bekletemez kendimden biliyorum.
arkadaşlar bir arkadaşlık isteği haddinden fazla beklemede ise iptal edip geri çekin hiç kimse istediği bir şey ayağına kendiliğinden geldiğinde inanın o kadar uzun süre beklemez bekleyemez bekletemez kendimden biliyorum.
devamını gör...
bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam
laflar genelde yalan olduğu için kimin söylediğine bakmakta fayda var.
devamını gör...
instagram kızları
yok hükmündedirler.
allah kimseyi bunlara ateşli emoji gönderip layklıyacak kadar aşağılık bir pozisyona düşürmesin. bu hareketi yapan erkeklerin bence tamamı onun bunun çocuğudur.
ah bir imkanım olsa böyle babası meçhul abazanları canlı canlı kıyma makinesinden geçirirdim. iğrenç, utanma bilmez mahlukatlar.
elalemin kızını niye takip edeyim, inceleyim, mesaj atayım?
bu ciğeri beş para etmez iki cinsin kepazelikleri, ucuzlukları, soysuzlukları bitmiyor arkadaş.
kızlar olmuş kendine aşırı düşkün, ilgi hastası, erkekler mal, abazan, arsız, köpek.
bunlardan memlekete ne hayır gelir.
nakavt etmek istiyorum hepsini. haysiyetsizlik çağı bu çağ.
ekleme, biraz abarttığımın farkındayım. bazı şeyleri kızgınlıkla yazdım. içimden bir faşist çıktığı için ben de biraz üzgünüm ve şaşkınım. lakin bu vaziyetten de son derece rahatsızım.
allah kimseyi bunlara ateşli emoji gönderip layklıyacak kadar aşağılık bir pozisyona düşürmesin. bu hareketi yapan erkeklerin bence tamamı onun bunun çocuğudur.
ah bir imkanım olsa böyle babası meçhul abazanları canlı canlı kıyma makinesinden geçirirdim. iğrenç, utanma bilmez mahlukatlar.
elalemin kızını niye takip edeyim, inceleyim, mesaj atayım?
bu ciğeri beş para etmez iki cinsin kepazelikleri, ucuzlukları, soysuzlukları bitmiyor arkadaş.
kızlar olmuş kendine aşırı düşkün, ilgi hastası, erkekler mal, abazan, arsız, köpek.
bunlardan memlekete ne hayır gelir.
nakavt etmek istiyorum hepsini. haysiyetsizlik çağı bu çağ.
ekleme, biraz abarttığımın farkındayım. bazı şeyleri kızgınlıkla yazdım. içimden bir faşist çıktığı için ben de biraz üzgünüm ve şaşkınım. lakin bu vaziyetten de son derece rahatsızım.
devamını gör...
iq
her albümünü ve şarkısını sevdiğim ingiliz progressive rock / neo-prog grubudur. doğum yılım olan 1981'de kurulmuşlardır. the lens grubunun dağılmasından sonra o topluluğun elemanları olan mike holmes ve martin orford tarafından kurulmuştur. (the lens grubu 2010'da birleşmiştir de.) seneler içinde kimi eleman değişimleri ve bunların geri dönüşleri gerçekleşmiştir; şu anda orford dışında kuruluş/başlangıç kadrolarıyla halen aktiftirler. 2023 itibarıyla ilk albümlerini çıkarmalarının 40. yılındalar ve bunu birleşik krallık ve avrupa'da birtakım konserler vererek kutlamaktadırlar. bu arada martin orford müziği bıraktı maalesef. iq ile birlikte yine başka şahane bir neo-prog grubu olan jadis'in de kurucu üyesidir kendisi. gerçi orford'un kendini geriye çekmesinin yasını tuttuğumu da söyleyemem zira adamlar hala fevkalade albümler çıkarmaya devam ediyorlar. isteseler atom mühendisi bile olabilirlermiş bu iq ile. *
80'lerdeki ilk bir iki albümlerinden sonra sound'ları rafineleşmiş ve daha leziz ve klas olmuştur. 80'lerin, marillion kadar meşhur olmasa da bence en az o kadar iyi bir neo-prog topluluğudur. marillion gibi onların müziklerinde de dev topluluk genesis'ten etkilenimlere rastlanabilir. bu arada grup, neo-prog etiketinden memnun değildir gruplarına yapıştırılan. çünkü yüksek iq'lu olmak grubunun böyle kategorize edilmesini reddetmek de anlamına gelir. *
1985'te gruptan ayrılan peter nicholls, 1993'te çıkan nefis ever albümleriyle topluluğa geri dönmüştür ve bu biz hayranlarını çok sevindirmiştir. yok lan, yalan söyledim. ben bu grubu 1993'te bilmiyordum zaten. bundan 10 sene sonra falan (2003 gibi) keşfetmişimdir ben bu abileri. hatta o zamanlarda, ben bu grubu dinlemeye başladığım dönemlerde dergi çıkartıp yurt dışında satan bir arkadaşım bunlarla röportaj bile yapmıştı. çok kafa elemanlar olduklarını, rahatlıkla iletişim kurabildiğini belirtmişti.
1983'ten günümüze çıkmış 14 stüdyo albümleri ve bir dolu konser albümleri vardır. zaten zamanında o kadar rağbet görmüş ki müzikleri özellikle yurtları britanya'da, senede 200 konser falan veriyorlarmış bir dönem.
çok karakterize vokal kullanımı, klavye baskınlığı , dinamik enstrümantasyon ve uzun sofistike parça yapıları akla ilk gelecek şeylerdir iq'nun müziğini tanımlarken; klavye ve vokal kullanımında erken dönem genesis akıllara geliyor gerçekten de. gene de dediğim gibi çok karakterize geliyor bana müziklerindeki vokaller. belki de partisyon yazımının başarısından ileri geliyordur bu.
80'lerde de, 90'larda da, 2000'lerde de, 2010'larda da prog rock dinleyenleri heyecanlandıran albümler üretebilmeyi başarmışlardır ve 2020'leri de pas geçecekler gibi görünmemektedir. zaten 80'lerden günümüze gelen böylesi başarılı neo-prog gruplarını saysak sayı çok da büyük olmaz. dediğim gibi, marillion en meşhurları olsa da pendragon, pallas ve iq gibi gruplar da müzikalite bakımından ondan aşağı kalmazlar diye düşünüyorum. benim için iq farklı bir yerde duruyor zira yazının başında da dediğim gibi, heriflerin yaptıkları her şeyi seviyorum. hatta uykuya dalmadan önce bir albüm açarım ve onunla uyurum ben normalde. iq'nun herhangi bir albümünü çok seçmişimdir ve hala seçerim bunu yaparken.
yaşasın iq!
bir tane canlı performanslarını da koyayım madem.
iq - guiding light
80'lerdeki ilk bir iki albümlerinden sonra sound'ları rafineleşmiş ve daha leziz ve klas olmuştur. 80'lerin, marillion kadar meşhur olmasa da bence en az o kadar iyi bir neo-prog topluluğudur. marillion gibi onların müziklerinde de dev topluluk genesis'ten etkilenimlere rastlanabilir. bu arada grup, neo-prog etiketinden memnun değildir gruplarına yapıştırılan. çünkü yüksek iq'lu olmak grubunun böyle kategorize edilmesini reddetmek de anlamına gelir. *
1985'te gruptan ayrılan peter nicholls, 1993'te çıkan nefis ever albümleriyle topluluğa geri dönmüştür ve bu biz hayranlarını çok sevindirmiştir. yok lan, yalan söyledim. ben bu grubu 1993'te bilmiyordum zaten. bundan 10 sene sonra falan (2003 gibi) keşfetmişimdir ben bu abileri. hatta o zamanlarda, ben bu grubu dinlemeye başladığım dönemlerde dergi çıkartıp yurt dışında satan bir arkadaşım bunlarla röportaj bile yapmıştı. çok kafa elemanlar olduklarını, rahatlıkla iletişim kurabildiğini belirtmişti.
1983'ten günümüze çıkmış 14 stüdyo albümleri ve bir dolu konser albümleri vardır. zaten zamanında o kadar rağbet görmüş ki müzikleri özellikle yurtları britanya'da, senede 200 konser falan veriyorlarmış bir dönem.
çok karakterize vokal kullanımı, klavye baskınlığı , dinamik enstrümantasyon ve uzun sofistike parça yapıları akla ilk gelecek şeylerdir iq'nun müziğini tanımlarken; klavye ve vokal kullanımında erken dönem genesis akıllara geliyor gerçekten de. gene de dediğim gibi çok karakterize geliyor bana müziklerindeki vokaller. belki de partisyon yazımının başarısından ileri geliyordur bu.
80'lerde de, 90'larda da, 2000'lerde de, 2010'larda da prog rock dinleyenleri heyecanlandıran albümler üretebilmeyi başarmışlardır ve 2020'leri de pas geçecekler gibi görünmemektedir. zaten 80'lerden günümüze gelen böylesi başarılı neo-prog gruplarını saysak sayı çok da büyük olmaz. dediğim gibi, marillion en meşhurları olsa da pendragon, pallas ve iq gibi gruplar da müzikalite bakımından ondan aşağı kalmazlar diye düşünüyorum. benim için iq farklı bir yerde duruyor zira yazının başında da dediğim gibi, heriflerin yaptıkları her şeyi seviyorum. hatta uykuya dalmadan önce bir albüm açarım ve onunla uyurum ben normalde. iq'nun herhangi bir albümünü çok seçmişimdir ve hala seçerim bunu yaparken.
yaşasın iq!
bir tane canlı performanslarını da koyayım madem.
iq - guiding light
devamını gör...
bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam
bakma kim konuşuyor dinle ne söylüyor
devamını gör...

