zaman tüneli
erkan trükten
sana oy vermediğim için çok pişmanım kral beni affet..
devamını gör...
büyük mutluluklar için küçük mutluluklar yaşamak gerekir
herşeyin sırayla olduğunu anlatan cümledir.basamakları teker teker çıkmak gerekiyorsa eğer küçük mutluluklardan zevk almak gerekir.
devamını gör...
hayatın anlamını çözmek
pas diyorum.
benim için meslektir. * *
bunu çözse çözse, özay gönlüm'ün mustafa ali'si çözer. bir de; hayatın kaosununun ve belirsizliğinin sisleri içerisinden şey'leri çekip çıkartarak somutlaştıran yazarlar, şairler, ressamlar, mimarlar, müzisyenler, feylesoflar, bilim adamları ve akademisyenler...
benim için meslektir. * *
bunu çözse çözse, özay gönlüm'ün mustafa ali'si çözer. bir de; hayatın kaosununun ve belirsizliğinin sisleri içerisinden şey'leri çekip çıkartarak somutlaştıran yazarlar, şairler, ressamlar, mimarlar, müzisyenler, feylesoflar, bilim adamları ve akademisyenler...
devamını gör...
güne bir söz bırak
hiçbir tabela yazmaz
mutluluğa kaç kilometre kaldığını.
ama yine de yola çıkmak gerek.
mutluluğa kaç kilometre kaldığını.
ama yine de yola çıkmak gerek.
devamını gör...
balıkesir
çarşısında keyifli vakit geçirebildiğim şehir. genellikle şehir merkezi pek beğenilmese, antalya, izmir gibi bir yer bekleyen insanlar tarafından sürekli küçük, ilçeleri daha güzel, deniz yok gibi sebeplerden dolayı eleştirilse de ben balıkesir merkezini ilçelerinden daha çok beğeniyorum. hem bana daha çok hitap ediyor, hem de ilçelerinden daha büyük. birazcık memleketim olmasının da etkisi var fakat diğer sebeplerden dolayı da balıkesir merkezi seviyorum.
devamını gör...
yemek yapmayan sofra kurmayan yemeye gelince yiyen kız
buradayım buradayım
devamını gör...
atatürk caddesi
maltepe ilçe sınırları içinde 2 tane olduğu için karışıklığa sebep olan ve bu sebeple küçükyalı'dakinin isminin mustafa kemal atatürk caddesi olarak değiştirildiği, merkezdekinin ise aynı kalıp, köprüden sonra zümrütevler'deki kısmının isminin başöğretmen caddesi olarak değiştirildiği cadde.
türkiye'de hemen hemen her ilçede bulunur.
türkiye'de hemen hemen her ilçede bulunur.
devamını gör...
yemek yapmayan sofra kurmayan yemeye gelince yiyen kız
elinden hiçbir iş gelmeyen, mutfakta beceriksiz, öğrenmeye de hevessiz, başka konularda çok enerjik olsa da bu konularda aşırı üşengeç davranan ama konu yemek yemek olunca hapur hupur yiyen, annesi tarafından kötü alıştırılmış modern zamane kızıdır...
kayıtsız ve şartsız böyle bir kızı sofradan kovarım. nasıl insanlar bunlar ya?
daha bıçağı doğru düzgün tutmasını bilmeyen tipler türedi...
neymiş efendim evlenince öğrenirmiş.
hadi oradan. ağaç yaşken eğilir. o yaştan sonra ne hanımlık öğrenebilirsin ne de el lezzetin gelişir...
bunları uzak doğu kamplarına yollayacaksım.
ancak orada ıslah olurlar.
yetti ama artık ya!
ekleme, instagramda milletin storilerine, hikayelerine bakmakla meşgul olan ve ilgi bekleyen, kozmetik ürünler konusunda ihtisas yapmış olan, aşk, meşk işleriyle kafayı yormuş kızlardır!
kayıtsız ve şartsız böyle bir kızı sofradan kovarım. nasıl insanlar bunlar ya?
daha bıçağı doğru düzgün tutmasını bilmeyen tipler türedi...
neymiş efendim evlenince öğrenirmiş.
hadi oradan. ağaç yaşken eğilir. o yaştan sonra ne hanımlık öğrenebilirsin ne de el lezzetin gelişir...
bunları uzak doğu kamplarına yollayacaksım.
ancak orada ıslah olurlar.
yetti ama artık ya!
ekleme, instagramda milletin storilerine, hikayelerine bakmakla meşgul olan ve ilgi bekleyen, kozmetik ürünler konusunda ihtisas yapmış olan, aşk, meşk işleriyle kafayı yormuş kızlardır!
devamını gör...
yokuş aşağı koşmak
kolay gibi görünse de fena zordur, yuvarlanıverme riski vardır
devamını gör...
ilgi bekleyen kadın
kıvamında güzeldir, fazlası zarar
devamını gör...
ortamdaki derin sessizlik sonrası konu kime gelecek telaşı
misafirliklerde, toplantılarda, sınıfta veya başka yerlerde çokça yaşanan iç sıkıcı ve kalbe zarar olaydır. belli bir ortamda çok sayıda kişi olarak toplanmışsınızdır; yenecekler yenir, içecekler içilir, konuşulacaklar konuşulur, tam bir samimiyet hâlindesinizdir. herkes birbiriyle konuşmuş ve maç muhabbetleri, siyasetin günümüzdeki pespayeliği, eski anılar, gelecek planları, aile veya topluluk içindeki spektaküler olaylar boylu boyunca gündeme taşınmış ve konuşulmaktan eskimiştir artık. işte tam da o vakitlerde konuşulacak konular biter ve ortam sessizleşir. sessizlik sadece bir ya da birkaç kişiyle sınırlanmamıştır o an, odanın her milimetreküpünde derin bir dinginlik ve suskunluk hâli baş göstermiştir.
yavaş yavaş korkacağınız ve telaş içine gireceğiniz saniyeler gelmiştir. bu derin sessizlikte acaba herkes güç mü toplamaktadır? daha koyu sohbetlerin mi habercisidir bu birkaç anlık sohbetsizlik? ve bu susmalar bitince ilk kurban verilecek kişi kimdir bunaltıcı sorulara? siz olacaksınız diye acayip korkarsınız, ön plana çıkmamak için amansız bir uğraş verirsiniz içinizde. bunu yaptıkça gerilir, endişeyle kaplanır yüzünüz. bu da sizi paradoksal bir şekilde daha da fark edilir kılar. artık derin sessizlik sonrası konu ilk kez size geliyordur. "okul nasıl gidiyor?", "kaçıncı sınıftın?", "sizin meslekte ne yapıyorlar?", "alttan dersin var mı?" gibi sorulara en uygun cevapları ararsınız tüyleriniz diken diken olarak, terleyerek, belki de diliniz sürçerek ve kekeleyerek.
sorgu, pardon sorular bittikten sonra rahatlarsınız. sanki üstünüzden bir grekoromen güreşçi kalkmıştır. derin bir nefes alıp hayatınıza devam edeceksinizdir ama bu sefer de içinizde bir ikileme düşersiniz. karşı tarafta sıkılgan ve çekingen bir izlenim bırakıp bütün sohbeti mahvettiğiniz veya kazasız belasız şekilde sorulara cevap verip güvenle sıranızı savdığınız fikirleri arasında gidip gelirsiniz. diğer kişilerin derin ve samimi sohbetlerini gördükçe hata ararsınız kendinizde. "daha mı girişken ve güler yüzlü olmalıydım? neden rahat olmadım?" hayıflanmalarıyla dakikaları devirirsiniz.
aynı zamanda da bütün bir insanlık için kesintisiz ve akıcı sohbetler dilersiniz. öbür türlüsü eziyettir canınıza çünkü. sohbet kesilip taraflar sessizleştikçe bir sonraki sohbetin kahramanları kim olacak diye merakla kıvranırsınız. sohbetin çok güzel geçeceğini bilseniz bile yaparsınız bunu. eğer içe kapanıksanız aynı şey telefon konuşmalarından önce de olur. konuştukça geçer ama öncesi yiyip bitirir insanı. bu yüzden herkese kesintisiz sohbet; olur ya, sohbetler kesilirse de buna dayanabilecek dirayet dilerim :)
yavaş yavaş korkacağınız ve telaş içine gireceğiniz saniyeler gelmiştir. bu derin sessizlikte acaba herkes güç mü toplamaktadır? daha koyu sohbetlerin mi habercisidir bu birkaç anlık sohbetsizlik? ve bu susmalar bitince ilk kurban verilecek kişi kimdir bunaltıcı sorulara? siz olacaksınız diye acayip korkarsınız, ön plana çıkmamak için amansız bir uğraş verirsiniz içinizde. bunu yaptıkça gerilir, endişeyle kaplanır yüzünüz. bu da sizi paradoksal bir şekilde daha da fark edilir kılar. artık derin sessizlik sonrası konu ilk kez size geliyordur. "okul nasıl gidiyor?", "kaçıncı sınıftın?", "sizin meslekte ne yapıyorlar?", "alttan dersin var mı?" gibi sorulara en uygun cevapları ararsınız tüyleriniz diken diken olarak, terleyerek, belki de diliniz sürçerek ve kekeleyerek.
sorgu, pardon sorular bittikten sonra rahatlarsınız. sanki üstünüzden bir grekoromen güreşçi kalkmıştır. derin bir nefes alıp hayatınıza devam edeceksinizdir ama bu sefer de içinizde bir ikileme düşersiniz. karşı tarafta sıkılgan ve çekingen bir izlenim bırakıp bütün sohbeti mahvettiğiniz veya kazasız belasız şekilde sorulara cevap verip güvenle sıranızı savdığınız fikirleri arasında gidip gelirsiniz. diğer kişilerin derin ve samimi sohbetlerini gördükçe hata ararsınız kendinizde. "daha mı girişken ve güler yüzlü olmalıydım? neden rahat olmadım?" hayıflanmalarıyla dakikaları devirirsiniz.
aynı zamanda da bütün bir insanlık için kesintisiz ve akıcı sohbetler dilersiniz. öbür türlüsü eziyettir canınıza çünkü. sohbet kesilip taraflar sessizleştikçe bir sonraki sohbetin kahramanları kim olacak diye merakla kıvranırsınız. sohbetin çok güzel geçeceğini bilseniz bile yaparsınız bunu. eğer içe kapanıksanız aynı şey telefon konuşmalarından önce de olur. konuştukça geçer ama öncesi yiyip bitirir insanı. bu yüzden herkese kesintisiz sohbet; olur ya, sohbetler kesilirse de buna dayanabilecek dirayet dilerim :)
devamını gör...
interaktif sözlükler
güzel bir formata sahip online platformlardır. ben kurt forumculardandım. 2000'lerin başlarından beri online forumlarda vardım. şimdi sadece yabancı forumlarda varım. yerliler cazip değil artık benim açımdan. interaktif sözlük formatıyla 1.5 sene kadar önce burada tanıştım. öncesinde ekşi'de arada aratıp bir şeylere baksam da orada yazar olmak için kılımı kıpırdatmamıştım. hala da ilgimi çekmiyor ekşi. ama sonuçta bu gibi sözlüklerin atası orası. saygılar...
normal sözlük dışında bir sözlükte de yazmıyorum. burasını seviyorum zaten. farklı bir arayışa gereksinim duymuyorum.
interaktif sözlüklerin forumlarla kıyaslandığında avantajı; burada ürettiğimiz içerikler daha kalıcı ve bir nevi güncel olabiliyor zira forumlarda yazdıklarınız zamanla önceki sayfalara düşüyor ve aratma özelliği bakımından interaktif sözlükler bariz üstünlüğe sahip. şahsen sol frame'de kalmak veya kalmamak benim için pek mühim olmasa da özenerek tanım girdiğim konuların aratma ile kolaylıkla ulaşılabilir olması beni motive edici bir unsur.
iko'nun ve diğer emeği geçenler varsa onların da hakkını vereyim. bana göre buranın formatı, göz attığım diğer sözlüklerle kıyasladığımda albenili ve özgün.
normal sözlük dışında bir sözlükte de yazmıyorum. burasını seviyorum zaten. farklı bir arayışa gereksinim duymuyorum.
interaktif sözlüklerin forumlarla kıyaslandığında avantajı; burada ürettiğimiz içerikler daha kalıcı ve bir nevi güncel olabiliyor zira forumlarda yazdıklarınız zamanla önceki sayfalara düşüyor ve aratma özelliği bakımından interaktif sözlükler bariz üstünlüğe sahip. şahsen sol frame'de kalmak veya kalmamak benim için pek mühim olmasa da özenerek tanım girdiğim konuların aratma ile kolaylıkla ulaşılabilir olması beni motive edici bir unsur.
iko'nun ve diğer emeği geçenler varsa onların da hakkını vereyim. bana göre buranın formatı, göz attığım diğer sözlüklerle kıyasladığımda albenili ve özgün.
devamını gör...
elmasın aslında değersiz bir maden olması
değersiz elmaslarınız değersiz şekilde alınır.
devamını gör...
karabağlar
adını duyduğum an aklıma beton, sanayi kokusu ve trafikten başka bir şey getirmeyen yer.
aslında sınırları da genişletip denize yaklaştırdılar ama işte imaj değişiyor.
içinde mis gibi ormanları da olsa, karabağlar aslında herkes için ışıklarla, çukurlarla ve kural tanımayan şoförleriyle birlikte yeşillik caddesidir.
bu arada o caddenin trafik sorununu çözen kişi izmir'de ölene kadar başkan seçilebilir, şaşırmam*
aslında sınırları da genişletip denize yaklaştırdılar ama işte imaj değişiyor.
içinde mis gibi ormanları da olsa, karabağlar aslında herkes için ışıklarla, çukurlarla ve kural tanımayan şoförleriyle birlikte yeşillik caddesidir.
bu arada o caddenin trafik sorununu çözen kişi izmir'de ölene kadar başkan seçilebilir, şaşırmam*
devamını gör...
elmasın aslında değersiz bir maden olması
devamını gör...
sözlükteki kan aranıyor duyuruları
#2769845
en kısa zamanda bulunması dileğiyle.
en kısa zamanda bulunması dileğiyle.
devamını gör...
elmasın aslında değersiz bir maden olması
orta çağda elde edilmesi zor ve nadir olduğu için kraliyet ailelerin çok ilgisini çekmesine rağmen 1900 lerin başından itibaren kaynakların artmasıyla değersizleşebilecekken bu kaynakları tek elde tutup piyasaya sürümünü kısıtlayarak değerli kalması sağlanmıştır. sonrası ise bir reklam başarısıdır. 1930 larda bir erkeğin kadına elmas bir mücevher hediye etmesi erkeğin gücünü ve başarısını gösterir algısı oluşturuldu ve bu şekilde günümüze kadar geldi
devamını gör...
sevinmek icin sevmedik
normal sözlük'ün kurallarına ve ortamına aykırı biri olduğu için yazar olamamış olan çaylak.
devamını gör...

