zaman tüneli

kız tuvaletinde pisuvar var ama peçeteyi bir defa bile görmedim
devamını gör...

m1a ve m1b metrolarında daha bir fazlalar.
devamını gör...

mesafeler olmasaydı böyle olabilirdik, belki gelecekte olur... kısmet,kader...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
göz bandına takılmayın, ufak oyunlar onlar evcilik oynuycaz.
devamını gör...

ufak sorunlardan kaçarsanız günün birinde daha büyük sorunlarla uğraşmak zorunda kalırsınız, o yüzden sorunlardan kaçmayın, bu dünya sorun yeri bundan kaçış yok. amma sorun dedim ya.
devamını gör...

bugünkü istanbul maratonu nedeniyle 1. köprünün kapalı olmasından dolayı metrobüs hattında yapılan değişiklik. köprü yolundan çıkıp, tem'e bağlandı ve kavacık'a kadar durmadı. sonrasında 2. köprüden geçerek barbaros bulvarından e5'e çıkıp ardından zincirlikuyu'dan kendi güzergahına girdi. anadolu yakasından avrupa yakasına geçmek isteyen metrobüs yolcuları için zaman kaybı olmuştur. ayrıca tem ve oraya bağlanan yollarda da köprünün kapalı olmasından dolayı ekstra bir trafik vardı.
devamını gör...

süleyman demirel'in öğüdünü dinlemek en iyi yöntemdir:
meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz.
not: mesele = sorun
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

belki minik bir horusumuz bile olabilirdi..
devamını gör...

iyi tavla bilmeniz şart. sabahtan akşama oturup dükkan kirasını ancak denkleştirecek satış yapacağınızdan çok boş vaktiniz olur. o boş vakitte komşu esnafla tavla oynayıp zar tutma taktikleri geliştirirsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkiye'nin politik olarak çok karanlik ekonomik olarak ise aydınlık yıllarında henüz ben daha çocukken dublex evimizin terasında ailecek döşek sermiş o yaz gecesinin hafif esintisinde yatıyorduk.

dublex ev ve balkonda yatma olayi absürt gelebilir ama köyden gelmiş bizimkiler nihayetinde.

gece uyumadan önce gökyüzünü izliyordum. birden şeklen kuşa benzeyen dış çeperi beyazla içi turkuaz mavisiyle kaplı bir şey uçarak tepemizden geçti. herkes uyuyor ama ben heyecandan sabaha kadar uyuyamamıştım.
özellikle belirli bir düzlemde geçtikten sonra birden gözden kayboldu. ama ne bir ses ne başka bir fiziki tepki oldu.

bugün bile aklıma geldikce düşünürüm o şey ufo olabilir miydi diye. çünkü eminim ki o uçak da değildi başka bir şey de değildi.

bu da böyle bir anım.
şeklini de atayım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kuyruk kısmının şekli yoktu.
devamını gör...

tek bildiğim bir ilahi var o da


allah affetsin zamanında, yani çocukken çok göbek atmışlığımız vardır.
öyle bir coşku veriyordu ki meriç erkan gibi 50 şınav çekip sonra manyakça dans ediyordum.

edit: canlı icra, oof türkçe kısmı süpermiş beeeee.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir kız vardı o gelir hep aklıma. öğrenim hayatı boyunca sürekli 0.5 ucu olan varmı dedi.
devamını gör...

turşucu tanıdığı olan varsa aydınlatsın bizi.
devamını gör...

bir ara heveslendiğim halde bağımlılık yapmasından endişe ettiğim için içimde bastırdığım duygudur, antikacılık pahalı bir hobi, içindeki bu duyguyu bastırmadığın takdirde biriktirmeye başladığın nesnenin tutkunu oluyorsun, bir yerde gördüğün veya birinde olduğunu duyduğun zaman bütün ilgini oraya veriyorsun, ayrıca onun çakması falan da kesmiyor orijinaline sahip olmak istiyorsun ve bu uğurda elinde avucunda ne varsa dökmeye başlıyorsun işte sıkıntı burada başlıyor, bir de bu hobiye sahip olmayan bireyler tarafından çar çöp toplayan biri gibi algılanıyorsun bu da ayrı bir konu
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

piko... söz sende....bak antika zopa var bende, akşamdan ıslanmış budaklı... rönesans, gotik, altın varaklı...van goh imzalı, da vinci referanslı...
ez beni sen, devam et...
devamını gör...

sene 94 veya 95. o zaman babamın dükkanı var.
çalışan da 15 kişi civarı. tabi ustalar ve garsonlar harici 20 yaş ve altı. o zamanlarda izinler tam gün değildi. herkes sabah gelir, hazırlığa yardım eder, izinli olanlar 13:00 - 13:30 gibi izne çıkardı.

neyse bir gün motorcu, komi ve mutfaktaki çırak konuşuyorlar aralarında. işte akşam konser var, şöyle güzel olacak, böyle güzel olacak diye konuşuyorlar. ben de dedim ki " ben de geleceğim ". yok dediler sen gelmezssin, doğan usta* izin vermez.

neyse saat 1'e yaklaştı. o zaman da çocuk dışarı çıkar, akşam ezanına kadar gelmez, kimse de sormazdı. çünkü dışarısı güvenliydi o zmanlarda.
ben de dükkandan çıktım gittim karşı ışıklarda bunları beklemeye başladım.

bunlar geldiler tabi. ben de inat etmişim. bindik minibüse kadıköy. vapurla eminönü. oradan yedikule zindanları.

yedik içtik, derken saat 19:00 oldu. biz de açık hava konseri, bekliyoruz.

baba bir çıktı, aman yarabbi. yaktın beni dünya'yı ilk söyledi. bir baktım herkes üstünü çıkarıyor.
üstünü çıkaran cebinden jileti alıyor başlıyor çizmeye.

hayatımda öyle bir manzara görmedim. daha 10 yaşındayım anca. ulan dedim bu millet kendini kesiyorsa demek ki bu müslüm gürses çok büyük sanatçı.

o gün babayla ilk tanışmamdı. sonrası hayranı oldum zaten.

nur içinde yat baba.
devamını gör...

çöpü boşaltana kadar orada kalır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim