zaman tüneli
üst ranzada kim yatacak tartışması
yani altta ben yatarım üstte sen yat diye tartışıyorlardır herhalde üstte ben yatayım diye tartışmam kimseyle hatta mutlu olurum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bugün çok konuştum. eski ilişkilerden ve travmalardan bahsettik. şuan hava kararıyor ve tek başıma bir kış bahçesinin ortasında oturuyorum.
bu başlık altında yazdığım diğer yazıları okudum az önce. yazdıklarımı hissedeli bir asır olmuş gibi geliyordu bana ama daha 3 ay olmuş. diğerinide 5 ay önce yazmışım.
hayatımı yoluna koyamadım hala ne yapacağımı bilmiyorum. ağlama istekleri gelmeye başladı yine. özellikle son 1 haftadır, ağlıyorum ama eskisi gibi rahatlatmaz oldu beni. tam olarak anlayamıyorumda zaten.
bügün biri bana “birini sevdin ve o seni sevmedi. üstüne yetmezmiş gibi her şey bok gibi gitmiş. böyle hissetmen gayet normal ama geçecek merak etme “ dedi. aynı şeyleri o da yaşamış. geçeceğini biliyorum tabi ama ne bileyim işte.
bazen kendi kendimi üzdüğümü düşünüyorum. bu süreci kendim uzatıyorum gibi geliyor. bir tarafımda bu süreçler her zaman yavaş ve sancılıdır diyor. iyi tarafıysa her şeyi kabullendim artık. yas sürecinin sonuna gelmek demekmiş bu.
zamanında terapi görürken terapistim söylemişti.
işin garip kısmı kabullendiğim için üzülüyor olmam. bende kalan her şeyi silinecek bunu istemiyorum. içimdeki çok küçük bir ışık son gücümle asılmaya devam etmek istiyor. fakat bu artık mümkün değil.
sigarayı bırakalı 11 ay oldu.
hayatımla ilgili sorulan her soruya bilmiyorum demekten yoruldum. gerçekten bilmiyorum bu arada. bana bahşedilen bu hayatla ne yapıcam bilemiyorum. hiç bir istek ve arzum yok.
o kızı gerçekten çok sevdim
bu başlık altında yazdığım diğer yazıları okudum az önce. yazdıklarımı hissedeli bir asır olmuş gibi geliyordu bana ama daha 3 ay olmuş. diğerinide 5 ay önce yazmışım.
hayatımı yoluna koyamadım hala ne yapacağımı bilmiyorum. ağlama istekleri gelmeye başladı yine. özellikle son 1 haftadır, ağlıyorum ama eskisi gibi rahatlatmaz oldu beni. tam olarak anlayamıyorumda zaten.
bügün biri bana “birini sevdin ve o seni sevmedi. üstüne yetmezmiş gibi her şey bok gibi gitmiş. böyle hissetmen gayet normal ama geçecek merak etme “ dedi. aynı şeyleri o da yaşamış. geçeceğini biliyorum tabi ama ne bileyim işte.
bazen kendi kendimi üzdüğümü düşünüyorum. bu süreci kendim uzatıyorum gibi geliyor. bir tarafımda bu süreçler her zaman yavaş ve sancılıdır diyor. iyi tarafıysa her şeyi kabullendim artık. yas sürecinin sonuna gelmek demekmiş bu.
zamanında terapi görürken terapistim söylemişti.
işin garip kısmı kabullendiğim için üzülüyor olmam. bende kalan her şeyi silinecek bunu istemiyorum. içimdeki çok küçük bir ışık son gücümle asılmaya devam etmek istiyor. fakat bu artık mümkün değil.
sigarayı bırakalı 11 ay oldu.
hayatımla ilgili sorulan her soruya bilmiyorum demekten yoruldum. gerçekten bilmiyorum bu arada. bana bahşedilen bu hayatla ne yapıcam bilemiyorum. hiç bir istek ve arzum yok.
o kızı gerçekten çok sevdim
devamını gör...
yapılan espriye kimsenin gülmemesi
kim gülmüyorsa onu kafaya yazarım.
devamını gör...
üst ranzada kim yatacak tartışması
askerlik yaparken* ezici çoğunlukla alt ranzalar için kapışılırdı. alttaysan her yeri havlularla kapatırsın. bu sayede ışıktan korunursun, telefon elindeyken komutana yakalanma olasılığın düşer. ranzanın üstünde yatsan ne olur peki? dilini uzatsan florasana değdirebilirsin, gözüne gözüne beyaz ışık yemekten görme yetini yitirebilirsin, çok uğraşırsan düşmeyi bile başarabilirsin, gece tuvalete gitmen gerektiğinde inmeye çıkmaya üşenebilirsin. bir sürü dert, bir sürü tantana.
askerlik demişken... koğuşlar göt ebatında olduğu için üç ranzayı yan yana yapıştırmışlardı. bir müddet üç erkek koyun koyuna yatmıştık. ürkünç ve de korkunç.
askerlik demişken... üst devreden alt devreye bir gelenek aktarımı: koğuşa girerken devam et demek. hey gidi be.*
ps: ayrıca dört sene yurtta kaldım, orada da ranzanın altı rağbet görüyordu. bu başlık biraz hasarlı, biraz kusurlu geldi bana.
başlığa muhalif yazar mitwelt koltuğundan bildirdi.
askerlik demişken... koğuşlar göt ebatında olduğu için üç ranzayı yan yana yapıştırmışlardı. bir müddet üç erkek koyun koyuna yatmıştık. ürkünç ve de korkunç.
askerlik demişken... üst devreden alt devreye bir gelenek aktarımı: koğuşa girerken devam et demek. hey gidi be.*
ps: ayrıca dört sene yurtta kaldım, orada da ranzanın altı rağbet görüyordu. bu başlık biraz hasarlı, biraz kusurlu geldi bana.
başlığa muhalif yazar mitwelt koltuğundan bildirdi.
devamını gör...
aynı sanatçının söylediği şarkıları karıştırmak
sanırım şarkıları söyleyen kişinin aynı olmasıyla alakalıdır. sıkça yaşadığım bir durum.
devamını gör...
metrobüste tanım girmek
ben yürürken tanım giriyorum ama her zaman değil arada sırada. metrobüs yok bizde ayrıca.
devamını gör...
kalbin küt küt atması
pıhtı atmasın o basınçla ya maazallah
devamını gör...
metrobüste tanım girmek
metrobüs yolculuğu yaparken bir yandan da sözlüğe bakan yazarın yaptığı eylemdir.
devamını gör...
tek tanrı tek devlet tek bayrak tek kadın
düm tek tek çalsın evlenirken. tek çocuk yapın. standardı bozmayın.
devamını gör...
hata üzerine hata yapmak
canım çikolata çekmişti aşağı markete ineyim dedim. beraberinde de bi kahve içerim diye de açtım kahve makinesini demlenmeye bıraktım. markete inince ulan cips mi alsam diye düşündüm düşündüm sonra da baharatlı cips aldım. yanına da bisküvi aldım neden bilmiyorum. eve gelince dedim "ulan çikolata almadık ki!" kahve de vardı, e napalım içecez diye cips eşliğinde kahve içip bisküviyi de sonrasında tatlı olsun diye yedim. kahve cipsle beraber bittiği için bisküviye kahve kalmadı ve tadı da çıkmadı. yeni kahve demlemeye üşenip suyla yedim, sıkıcıydı. en başından nasıl bu kadar boka sardı ben hiçbir şey anlamadım doğrusu. tadım kaçtı emenike. mistakes were made.
devamını gör...
kalbin küt küt atması
(bkz: panik atak)
devamını gör...
yolu kapatan iklim aktivistlerini yere seren adam
devamını gör...
yapılan espriye kimsenin gülmemesi
devamını gör...
gelinin kız kardeşi
(bkz: baldız baldan tatlıdır)
devamını gör...
sürekli kendi memleketinden bahseden ve öven birey
benimdir. memleketim daha fazlasını hak ediyor.
devamını gör...
sürekli kendi memleketinden bahseden ve öven birey
bir noktadan sonra bayar ve sıkar, örneğin bir eskimo ağustos ayında antalya sahillerine gelip bana memleketi olan kuzey kutbundaki karları buzulları igloları , kalın giyinmiş eskimoları övmesi hiçbir anlam taşımaz, kardeşim burada ne oyalanıyorsun: bu sıcak güneş , bu akdeniz iklimi , bu maki , bu yemyeşil doğa , bu mavi deniz bu sıcak sahiller seni bozar, git memleketine de biraz hayat gör derim daha ne diyeyim?
devamını gör...



