zaman tüneli
sevgiliyi evine bırakırken köpek tarafından kovalanmak
mahalle köpeklerini besleyen hayvansever bi hatunla sevgili olmuştum bi dönem. askerden geleli daha çok olmamış, cepte para olmadığından arabayla taksiyle eve bırakma olayları yok. nerede buluşursak buluşalım el ele saatlerce yürüyoruz. hatun kondisyonsuz dayanamıyor o kadar yola bi yerden sonra minibüs otobüs taksi atlıyor gidiyor. beni de bozmuyor bu arada "ya sen aynı yolu geri yürüyeceksin, kıyamam" falan diyor.* ben de olayı yarı romantizm yarı şaka "seninle daha uzun vakit geçirmek için değer" falan sıkıyorum paso.*
günlerden bir gün seninki artık ayakkabılarını mı değiştirdi, hırs mı yaptı, gelmeden enerji içeceği mi içti nedir yorulmadı. yol boyunca da şen şakrak enerjisi yüksek sohbet muhabbet evinin olduğu sokağa kadar geldik. sokağa girince seninki bi duruldu, kafa indi öne falan ben anlıyorum ki muhafazakar bi sokakta muhafazakar aile apartmanı dediğimiz bi yere gidiyoruz. az ilerimizde sekiz on köpek var, bazısı uzanmış yatıyor, bazısı öyle salak salak etrafa bakınıyor. bizi görünce bunlar bi şamata, koşa koşa üstümüze gelmeye başladılar. ben tuttum hatunu geriye doğru çekip kaçalım tarzında, seninki de beni tuttu dur korkma diye. o önde ben arkasına saklanmış köpeklere hoşt kışt pist artık allah ne verdiyse saydırıyorum. o anın heyecanıyla kızı nasıl tuttuysam öyle kalakaldı. bana bakacak oluyor bakamıyor, dönecek dönemiyor. en son dayanamadı "prada! bi sakin ol!" öyle bi yükseldi ki sesi tüm sokak ve köpekler sus pus oldu bi an. köpekleri de o kadar zeki sanmazdım ama bu bağırınca hepsinin duruş değişti birden. tüm gözler üzerimde, sallanan kuyruklar durdu hafif hafif hırrrr sesleri yükseliyor. kafamı kaldırdım bi tüm sokak camlara doluşmuş beni izliyor gibi geldi o an. hani ters bi hareket yapsam köpeklerle beraber beni orada parça pinçik edecekler gibi camdakiler. seninki tuttu elimden usul usul tüm köpeklerin ve meraklı sokak sakinlerinin arasından geçirip apartmana soktu beni sonunda. derin bi oh çekişin ardından "köpeklerden korkuyorsan bana hiç çıkmayalım istersen" evde iki tane köpeğim var da"
şimdi bu öneriye demem gereken şey "oldu o zaman, başka sefere bize gidelim. bu arada beni sokağın başına kadar geçirsene, salmaz beni köpekler" olmalıydı. erkeğim ya hmmmanaaa... öyle korktu falan dedirtmek istemiyorum kendime. zaten başıma ne geliyorsa yerli yersiz erkeklik gösterisi yapmaya çalışmamdan geliyor. neyse. dedim yok ya onlar kalabalık olunca birden de üzerimize gelince ben sana bir şey olacak sandımdı. halbuki ben saklandım arkasına ama işte, az çok tanıyorum. biliyorum ki yemese de bu dediğimi bozmayacak yalandan tiyatro sürecek bi süre daha.
bakın köpek dediğin canlının bi cismi, boyutu, ağırlığı olur. o evdekiler köpek falan değildi. birinin üzerine atladığında yani ön ayaklarını kaldırdığında maksimum omuzlarına atabilir bi köpek, getirip s...ni ağzına sokacak kadar büyük olmaz, olmamalı. hadi oldu evde beslenir mi la o! doyuramazsın onu, aç kalır da seni de yer öyle bi köpek. tabi kıza kütük sormak geldi akla köpekleri görünce. tahmin edin nereliymiş.*
iki dakika durabildim o azmanlarla aynı evde. bi kaçışım var evden, tam kurtuldum derken bir de sokaktakilerle karşılaşıp onlardan. hani usain bolt falan koşsa arkamdan yakalayamaz öyle bi koşma. bakın ben tüm hayatım boyunca öyle bi göt korkusuyla koşmamışımdır. üç gün et kesti bacaklarım yürüyemedim. gören arkadaşlarım "askerden yeni gelen hatunları sakatlar, bu kendi sakatlanmış. tercihlerine saygımız var ama söyle kardeş, bilelim." diye alaya alındım. hatunla da daha görüşmedik o günden sonra. bi iki naber nasılsın diyecek oldum da yok hacı, ben o köpeklerle aynı eve girmem bir daha.
günlerden bir gün seninki artık ayakkabılarını mı değiştirdi, hırs mı yaptı, gelmeden enerji içeceği mi içti nedir yorulmadı. yol boyunca da şen şakrak enerjisi yüksek sohbet muhabbet evinin olduğu sokağa kadar geldik. sokağa girince seninki bi duruldu, kafa indi öne falan ben anlıyorum ki muhafazakar bi sokakta muhafazakar aile apartmanı dediğimiz bi yere gidiyoruz. az ilerimizde sekiz on köpek var, bazısı uzanmış yatıyor, bazısı öyle salak salak etrafa bakınıyor. bizi görünce bunlar bi şamata, koşa koşa üstümüze gelmeye başladılar. ben tuttum hatunu geriye doğru çekip kaçalım tarzında, seninki de beni tuttu dur korkma diye. o önde ben arkasına saklanmış köpeklere hoşt kışt pist artık allah ne verdiyse saydırıyorum. o anın heyecanıyla kızı nasıl tuttuysam öyle kalakaldı. bana bakacak oluyor bakamıyor, dönecek dönemiyor. en son dayanamadı "prada! bi sakin ol!" öyle bi yükseldi ki sesi tüm sokak ve köpekler sus pus oldu bi an. köpekleri de o kadar zeki sanmazdım ama bu bağırınca hepsinin duruş değişti birden. tüm gözler üzerimde, sallanan kuyruklar durdu hafif hafif hırrrr sesleri yükseliyor. kafamı kaldırdım bi tüm sokak camlara doluşmuş beni izliyor gibi geldi o an. hani ters bi hareket yapsam köpeklerle beraber beni orada parça pinçik edecekler gibi camdakiler. seninki tuttu elimden usul usul tüm köpeklerin ve meraklı sokak sakinlerinin arasından geçirip apartmana soktu beni sonunda. derin bi oh çekişin ardından "köpeklerden korkuyorsan bana hiç çıkmayalım istersen" evde iki tane köpeğim var da"
şimdi bu öneriye demem gereken şey "oldu o zaman, başka sefere bize gidelim. bu arada beni sokağın başına kadar geçirsene, salmaz beni köpekler" olmalıydı. erkeğim ya hmmmanaaa... öyle korktu falan dedirtmek istemiyorum kendime. zaten başıma ne geliyorsa yerli yersiz erkeklik gösterisi yapmaya çalışmamdan geliyor. neyse. dedim yok ya onlar kalabalık olunca birden de üzerimize gelince ben sana bir şey olacak sandımdı. halbuki ben saklandım arkasına ama işte, az çok tanıyorum. biliyorum ki yemese de bu dediğimi bozmayacak yalandan tiyatro sürecek bi süre daha.
bakın köpek dediğin canlının bi cismi, boyutu, ağırlığı olur. o evdekiler köpek falan değildi. birinin üzerine atladığında yani ön ayaklarını kaldırdığında maksimum omuzlarına atabilir bi köpek, getirip s...ni ağzına sokacak kadar büyük olmaz, olmamalı. hadi oldu evde beslenir mi la o! doyuramazsın onu, aç kalır da seni de yer öyle bi köpek. tabi kıza kütük sormak geldi akla köpekleri görünce. tahmin edin nereliymiş.*
iki dakika durabildim o azmanlarla aynı evde. bi kaçışım var evden, tam kurtuldum derken bir de sokaktakilerle karşılaşıp onlardan. hani usain bolt falan koşsa arkamdan yakalayamaz öyle bi koşma. bakın ben tüm hayatım boyunca öyle bi göt korkusuyla koşmamışımdır. üç gün et kesti bacaklarım yürüyemedim. gören arkadaşlarım "askerden yeni gelen hatunları sakatlar, bu kendi sakatlanmış. tercihlerine saygımız var ama söyle kardeş, bilelim." diye alaya alındım. hatunla da daha görüşmedik o günden sonra. bi iki naber nasılsın diyecek oldum da yok hacı, ben o köpeklerle aynı eve girmem bir daha.
devamını gör...
kalıcı yaz saati uygulaması
gün ışığı olmadığında evlerde elektrik kullanımı artıyor. peki bu elektriği bize kim kaça satıyor bilen var mı.
devamını gör...
sevgilisini başka bir kadınla yakalayan erkek
zaten konulu videolarda hep iki dişi başlar sevgilemeleye. ortadan sonra dikbaşlı bir adam gelir üzerlerine ve böyle daha mutlu olurlar. doğrusu başlıktaki adama önerirdim. bir başka hayat mümkün mü?
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
tarzım değil ama bu şarkı çok hüzünlü ve tatlı.
when your lover has gone.
when your lover has gone.
devamını gör...
parfüm şişesi önemli midir
bence önemli zira mıknatıslı kapağı olanlar çok kullanışlı.
devamını gör...
prezervatif imalatçısı olup kız istemeye gitmek
kişisel hijyen ürünleri sektöründe çalışıyoruz de geç neden detay veriyoruz. ayrıca kızın babasını memnun etmeye kız isteme töreninden başladıysanız geçmiş olsun.
sizi olduğu gibi kabul etmeyecek aileye iç güveyi gitmeyin.
sizi olduğu gibi kabul etmeyecek aileye iç güveyi gitmeyin.
devamını gör...
reenkarnasyon diye bir şey olmaması
oh be.
devamını gör...
sevdiğiniz insan için ne kadarına katlanırsınız sorusu
benliğimden, kişiliğimden, özümden -artık nasıl adlandırılırsa işte- ödün vermeyecek kadarına şeklinde cevaplanabilecek soru cümlesi. zira daha fazlası bir çeşit yanılsamaya girer. sizi seven insan, sizden siz olmayan bir benliğin karşılayacağı şeyler istiyorsa artık muhtabı siz olmayan biridir. değişmeyin, değiştirmeyin.
devamını gör...
sevdiğiniz insan için ne kadarına katlanırsınız sorusu
katlanma varsa sevgi olmayabilir. kastedilen hasta olan sevgiliyi terk etmemek falansa , bence o daha farklı bir duygu.
merhamet duygusu daha ağır basıyor gibi.
merhamet duygusu daha ağır basıyor gibi.
devamını gör...
prezervatif imalatçısı olup kız istemeye gitmek
gibi'nin malum sahnesi geldi aklıma. hangi malum sahne? onu söyleyemiyoruz maalesef...
er kişi, kayınçoyla hırlaşınca "kılıf satan bir köpek" olmakla suçlanabilir. aman dikkat, gelmeyin bu oyunlara.
er kişi, kayınçoyla hırlaşınca "kılıf satan bir köpek" olmakla suçlanabilir. aman dikkat, gelmeyin bu oyunlara.
devamını gör...
parfüm şişesi önemli midir
değildir, önemli olan iç güzelliktir.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
hiçbir şey yapmak istememek
kafayı toparlamak ve kafayı dinlemek için de olunan ruh hali. bazen gerekir. kafanın içi karman çorman olmuştur, bir sürü olay yaşanmıştır, söylenen sözler, mesajlar falan kafada dört dönüyordur. hani kafamda 40 tilki var da hiçbirinin kuyruğu birbirine değmiyor derler ya öyle işte. bir sakin olup, aktiviteyi bırakıp, bir toparlamak lazımdır.
hani yerlere saçılan a4'lerin işe yarayanlarını klasörleyip, işe yaramayanlarını çöpe atmak gibi.
hiçbir şey yapmak istememenin olumlu sonucu da bu yazdıklarım sayılabilir.
hani yerlere saçılan a4'lerin işe yarayanlarını klasörleyip, işe yaramayanlarını çöpe atmak gibi.
hiçbir şey yapmak istememenin olumlu sonucu da bu yazdıklarım sayılabilir.
devamını gör...
parfüm şişesi önemli midir
bence değildir, önemli olan parfümün kokusu ve sıkan insandaki duruşudur
devamını gör...
sevdiğiniz insan için ne kadarına katlanırsınız sorusu
katlanacak raddeye getirmesin.
teşekkürler.
katlanmam.
teşekkürler.
katlanmam.
devamını gör...
aşırı sağcı javier milei'nin arjantin'in cumhurbaşkanı seçilmesi
böyle delileri gördükçe tropico oynamaya meylediyorum.
bilim, teknoloji ilerledikçe ve bilgiye erişilebilirlik arttıkça tercihlerimizin mantık çerçevesinde olacağı savı da çürüyor sanırım. devir trump'ların, milei'lerin devri. devir düz delilerin devri. seni seçtim sarıgül, hoplatan şaplak saldırısı.
bilim, teknoloji ilerledikçe ve bilgiye erişilebilirlik arttıkça tercihlerimizin mantık çerçevesinde olacağı savı da çürüyor sanırım. devir trump'ların, milei'lerin devri. devir düz delilerin devri. seni seçtim sarıgül, hoplatan şaplak saldırısı.
devamını gör...
reenkarnasyon diye bir şey olmaması
bazı hocalar ayetlerle delil getirerek böyle bir şeyin var olduğunu savunurlar. böyle bir şey yoktur.
mü'minun süresi 99 ve 100. ayet buna delildir:
nihâyet, onlardan birisine ölüm geldiği zaman, (yalvarıp) der ki: “rabbim, beni (dünya hayatına) geri gönder. (ki) geride bıraktığım dünyada, (îmân sahibi olayım ve) iyi işler yapayım” hayır! bu (yalvarış ve temenni) onun ağzından çıkan boş ve anlamsız bir sözden başka bir şey değildir!
mü'minun süresi 99 ve 100. ayet buna delildir:
nihâyet, onlardan birisine ölüm geldiği zaman, (yalvarıp) der ki: “rabbim, beni (dünya hayatına) geri gönder. (ki) geride bıraktığım dünyada, (îmân sahibi olayım ve) iyi işler yapayım” hayır! bu (yalvarış ve temenni) onun ağzından çıkan boş ve anlamsız bir sözden başka bir şey değildir!
devamını gör...
gelmiş geçmiş en iyi oyun müzikleri
age of empires ii - main theme
age of empires ii - shamburger
age of empires ii - bass bag
age of empires ii - tazer
age of mythology - eat your potatoes
age of mythology - adult swim
grand theft auto iv - main theme
silent hill - promise (reprise)
silent hill 2 - theme of laura (reprise)
the elder scrolls iii: morrowind - nerevar rising
the elder scrolls v: skyrim - the song of the dragonborn
age of empires ii - shamburger
age of empires ii - bass bag
age of empires ii - tazer
age of mythology - eat your potatoes
age of mythology - adult swim
grand theft auto iv - main theme
silent hill - promise (reprise)
silent hill 2 - theme of laura (reprise)
the elder scrolls iii: morrowind - nerevar rising
the elder scrolls v: skyrim - the song of the dragonborn
devamını gör...

