zaman tüneli
yazarların şu an merak ettikleri bir şey
yatağın üzerindeki giysileri bavula tıkabilecek miyim?
devamını gör...
kadınların zeki erkek sevmemesi
zeki ve karizmatik bir erkek her türlü kazanır, bir kere zeki adama denk gelen kadın aptallara tahammül edemez.
devamını gör...
kadınların zeki erkek sevmemesi
köşe yastığına katılıyorum.
zeki olmanın yanında daha göze dişe gelir vasıflar lazım.
adam yakışıklı değilse nasıl onunla nasıl hava atılacak veya zengin değilse nasıl parası harcanacak?
zeki beyler, lütfen çok çalışıp çok para kazanınız,
çalışmaktan kalan zamanlarda yakışıklı olmak için eylemlerde bulununuz, yakışıklı olma anlamında malzeme yetersizse, olabilir tip dediğin allah vergisi, o zaman cool olmak için kılık kıyafet, çekicilik anlamında eğitimler alınız.
zekasına güvenen adam evde kalır, ben diyim.
zeki olmanın yanında daha göze dişe gelir vasıflar lazım.
adam yakışıklı değilse nasıl onunla nasıl hava atılacak veya zengin değilse nasıl parası harcanacak?
zeki beyler, lütfen çok çalışıp çok para kazanınız,
çalışmaktan kalan zamanlarda yakışıklı olmak için eylemlerde bulununuz, yakışıklı olma anlamında malzeme yetersizse, olabilir tip dediğin allah vergisi, o zaman cool olmak için kılık kıyafet, çekicilik anlamında eğitimler alınız.
zekasına güvenen adam evde kalır, ben diyim.
devamını gör...
kadınların zeki erkek sevmemesi
zekisine denk gelsek sevicez. zeki sanıyorsunuz kendinizi sadece.
devamını gör...
sözlük hanımefendilerine günaydın mesajı atmak
gayet şık bir hareket.
ama önemli olan az da olsa istikrarlı olmak.
ama önemli olan az da olsa istikrarlı olmak.
devamını gör...
çok sevilip karşılık vermeyen kadınlar kimleri seviyor
onun da kovaladığı fakat kaçan bir erkek vardır. ya da unutamadığı birileri.
devamını gör...
yazarların şu an merak ettikleri bir şey
bizim evlerimiz yıkılırken, kontaynır bulmak bile lüksken, eti ancak döğünlerde ve mevlütlerde buluyorken; sarayda canlı müzik eşliğinde, lüks porselen kaplarda, organik bol çeşit menü ile kahvaltı yapan siyasilerin kara vicdanları.
hakkım zehir olsun. torunlarınızın tırnağından çıksın. siz de yanın.
hakkım zehir olsun. torunlarınızın tırnağından çıksın. siz de yanın.
devamını gör...
güzide kasacı
çalıkuşu şarkısı ile ünlü olan tsm sanatçısı. bugün 94 yaşında vefat etmiş. allah rahmet eylesin.
devamını gör...
çok sevilip karşılık vermeyen kadınlar kimleri seviyor
hep soru işareti olarak kalacaktır. (bkz: kaçan kovalanır) misali onlara değer vermeyen erkeklerin peşinden koşarlar.
devamını gör...
midnight wanderers
1991 çıkışlı atari salonu (arcade) oyunudur. daha doğrusu, three wonders isimli, içinde 3 adet oyun bulunan bir oyunun bir oyunudur. (bkz: bu bir oyun)
bana göre bu üçlünün en iyi oyunudur diyeceğim lakin don't pull isimli puzzle oyununu hiç oynamadım bunlardan. chariot isimli, uçarak düşmanları vurduğunuz "aerial" oyununu da oldukça seviyorum three wonders'ın. hatta burada arkanıza taktığınız kuyrukvari kapsülleri hem arkanızdaki düşmanları haklamak hem de "power" atağı için kullanmak şeysi belki de tamamen orijinal bir fikirdir ve oyunun keyfini/zevkini artıran bir element kesinlikle. gene de aralarındaki favorim ve başlığın konusu olan oyuna geçeyim ben hızlı hızlı...
midnight wanderers, zorluk derecesi ortalama bir oyun diyebilirim. yani bir final fight kadar über zor, captain commando veya cadillacs and dinosaurs kadar nispeten zor veya dungeons & dragons: shadow over mystara gibi biraz zor bir oyun değil tek jetonla bitirebilmek açısından. bunlardan final fight dışında hepsini tek jetonla rahatlıkla bitirebilsem de bu oyunlar gene de zorluk skalası oluşturursak spektrumun "zor" tarafında yer alırlar. gerçi kimisine göre midnight wanderers da zor oyunlar kategorisine girebilir veya saydığım diğer oyunlardan bazıları kolay kategorisinde olabilirler. sonuçta hepimiz kendimize özel algı, beceri, refleks gibi niteliklere sahibiz. ancak gene de tespitimin çok da falsolu olduğunu düşünmüyorum zira hayatımın ciddi kısmı atari salonlarında geçti ve midnight wanderers'ı tek jetonla bitirebilen epey insan görmüşken diğerlerinde buna epey az rastladığımı söylemeliyim.
gelgelelim, midnight wanderers'ın çok tatlı bir zorluk seviyesi de var aslında. bu bakımdan, bundan bir sene önce çıkan blue's journey ve bu oyun arasında bir paralellik kurabilirim. fakat şunu eklemezsem de olmaz: blue's journey, dungeons & dragons: shadow over mystara gibi oyunlarda çok sağlam bir oyun bilgisi gerekiyor ve öğrenme süreleri bakımından midnight wanderers'tan çok daha fazla zaman ve deneyiminizi talep ediyor o oyunlar. midnight wanderers'ta da belli oranda gerekiyor bu ama diğer ikisinden çok daha az diyebilirim. 90'lar bana göre en iyi arcade oyunlarının çıktığı dönemdi ve bu tanıttığım oyun da kesinlikle o zamanların en güzel oyunlarından biri bana kalırsa.
burada, lou ve siva ismindeki iki ufak karakteri kontrol ediyoruz. (fandom sayfasında hobbit denmiş bunlara.) yani player 1 lou, player 2 ise siva oluyor. tipik bir "prenses kurtarmalı" epik macera oyunu bu aslında. karakterlerimizin çeşitli silahları olabiliyor ve bunlar hep uzun menzilli. yani tekme-yumruk vs. atmıyoruz ve sürekli ilerilere (yukarı ve aşağı da) bir şeyler fırlatıyoruz veya daha doğrusu silahlarımız bunu yapıyor biz tetiği çektikçe. ayrıca, hemen üzerimizde veya civarımızda çeşitli tür saldırılar yapan böyle in mi cin mi belli olmayan bir "companion"ımız da olabiliyor, gerekli şeyleri ele geçirebilirsek. kimisi pembe alevimsi bir şeyler üfleyen pembe cinimsi bir şey olanıyla çok iyi oynar ama benim favorim ve oyunda da en az rastlanılanı olan, etrafında yeşil enerji küreleri dönen ve atak yapınca bunların güdümlü olarak düşmanları hedefleyip vurduğu yardımcı olmuştur hep. özellikle çok hareketli boss'lara karşı bu yardımcı inanılmaz işe yarıyor.
düz silahlarımıza gelirsek... ben bayağı oyunun hemen başlarında çıkan silahı da çok efektif buluyorum lakin farklı düşmanlara göre farklı silahlar daha etkince kullanılabiliyor. mesela iki taraftan sıkıştıran, böyle dönüp duran, blok iskambil kağıdı gibi olan düşmanlara karşı iki taraflı giden silah daha etkili. (bir taraftaki hedefi vurursanız, silahınızdan çıkan şey diğer tarafa yönelip orada hedef varsa onu da vuruyor.) yukarıdan inen beyaz eldivenlerle kontrol edilen düşmanlara karşı böyle nadir atılabilen ama vurduğu yerden çoklu lazer ışınları çıkartan silah orayı daha kolay geçmenize yardımcı olabilir. bir de acayip bir silah çıkıyor oyunda ve bunu süreli olarak kullanabiliyorsunuz ama hakikaten epik bir silah kendisi. böyle bir lazer topu gibi. onu bir iki yerde elde edebilirseniz, normalde kısmen zor olan o kısımlarda yardıra yardıra ilerleyebiliyorsunuz. şu beyaz eldivenlerin kukla oynatıcısı gibi düşmanları yönettiği kısımdan hemen önce çıkabiliyor mesela o silah ve zaten burası zamanla da yarışılan bir bölüm olduğu için o silah çıksın diye dua ediyorsunuz orada. haha.
özellikle boss'ları yendiğinizde veya tepede uçan sandıkları vurarak topladığınız irili ufaklı oyun kartlarından yeteri kadar topladığınızda ekstra can/hak kazanıyorsunuz.
oyunun en sevdiğim şeylerinden biri kesinlikle hepsi birbirinden farklı ve renkli boss'lar ve bunlarla savaşmak diyebilirim. gerçi hepsi farklı da demeyeyim. birbirinin versiyonu olan iki boss da mevcut aralarında. ayrıca, bölüm sonu canavarları dışındaki düşmanlar tekil olarak fazla zorlamasa da, bazı kısımlarda ciddi dikkat ve beceri isteyen yerler de var.
şuradan tüm bu boss'ları yenen bir elemanın videosunu izleyebilirsiniz. kırpılmış yani video; sadece boss fight'lar izlenebiliyor burada. sonunda ise bir nevi dünyayı yok ediyoruz da denebilir mi acaba? hahahs. en azından benziyor. *
bana göre bu üçlünün en iyi oyunudur diyeceğim lakin don't pull isimli puzzle oyununu hiç oynamadım bunlardan. chariot isimli, uçarak düşmanları vurduğunuz "aerial" oyununu da oldukça seviyorum three wonders'ın. hatta burada arkanıza taktığınız kuyrukvari kapsülleri hem arkanızdaki düşmanları haklamak hem de "power" atağı için kullanmak şeysi belki de tamamen orijinal bir fikirdir ve oyunun keyfini/zevkini artıran bir element kesinlikle. gene de aralarındaki favorim ve başlığın konusu olan oyuna geçeyim ben hızlı hızlı...
midnight wanderers, zorluk derecesi ortalama bir oyun diyebilirim. yani bir final fight kadar über zor, captain commando veya cadillacs and dinosaurs kadar nispeten zor veya dungeons & dragons: shadow over mystara gibi biraz zor bir oyun değil tek jetonla bitirebilmek açısından. bunlardan final fight dışında hepsini tek jetonla rahatlıkla bitirebilsem de bu oyunlar gene de zorluk skalası oluşturursak spektrumun "zor" tarafında yer alırlar. gerçi kimisine göre midnight wanderers da zor oyunlar kategorisine girebilir veya saydığım diğer oyunlardan bazıları kolay kategorisinde olabilirler. sonuçta hepimiz kendimize özel algı, beceri, refleks gibi niteliklere sahibiz. ancak gene de tespitimin çok da falsolu olduğunu düşünmüyorum zira hayatımın ciddi kısmı atari salonlarında geçti ve midnight wanderers'ı tek jetonla bitirebilen epey insan görmüşken diğerlerinde buna epey az rastladığımı söylemeliyim.
gelgelelim, midnight wanderers'ın çok tatlı bir zorluk seviyesi de var aslında. bu bakımdan, bundan bir sene önce çıkan blue's journey ve bu oyun arasında bir paralellik kurabilirim. fakat şunu eklemezsem de olmaz: blue's journey, dungeons & dragons: shadow over mystara gibi oyunlarda çok sağlam bir oyun bilgisi gerekiyor ve öğrenme süreleri bakımından midnight wanderers'tan çok daha fazla zaman ve deneyiminizi talep ediyor o oyunlar. midnight wanderers'ta da belli oranda gerekiyor bu ama diğer ikisinden çok daha az diyebilirim. 90'lar bana göre en iyi arcade oyunlarının çıktığı dönemdi ve bu tanıttığım oyun da kesinlikle o zamanların en güzel oyunlarından biri bana kalırsa.
burada, lou ve siva ismindeki iki ufak karakteri kontrol ediyoruz. (fandom sayfasında hobbit denmiş bunlara.) yani player 1 lou, player 2 ise siva oluyor. tipik bir "prenses kurtarmalı" epik macera oyunu bu aslında. karakterlerimizin çeşitli silahları olabiliyor ve bunlar hep uzun menzilli. yani tekme-yumruk vs. atmıyoruz ve sürekli ilerilere (yukarı ve aşağı da) bir şeyler fırlatıyoruz veya daha doğrusu silahlarımız bunu yapıyor biz tetiği çektikçe. ayrıca, hemen üzerimizde veya civarımızda çeşitli tür saldırılar yapan böyle in mi cin mi belli olmayan bir "companion"ımız da olabiliyor, gerekli şeyleri ele geçirebilirsek. kimisi pembe alevimsi bir şeyler üfleyen pembe cinimsi bir şey olanıyla çok iyi oynar ama benim favorim ve oyunda da en az rastlanılanı olan, etrafında yeşil enerji küreleri dönen ve atak yapınca bunların güdümlü olarak düşmanları hedefleyip vurduğu yardımcı olmuştur hep. özellikle çok hareketli boss'lara karşı bu yardımcı inanılmaz işe yarıyor.
düz silahlarımıza gelirsek... ben bayağı oyunun hemen başlarında çıkan silahı da çok efektif buluyorum lakin farklı düşmanlara göre farklı silahlar daha etkince kullanılabiliyor. mesela iki taraftan sıkıştıran, böyle dönüp duran, blok iskambil kağıdı gibi olan düşmanlara karşı iki taraflı giden silah daha etkili. (bir taraftaki hedefi vurursanız, silahınızdan çıkan şey diğer tarafa yönelip orada hedef varsa onu da vuruyor.) yukarıdan inen beyaz eldivenlerle kontrol edilen düşmanlara karşı böyle nadir atılabilen ama vurduğu yerden çoklu lazer ışınları çıkartan silah orayı daha kolay geçmenize yardımcı olabilir. bir de acayip bir silah çıkıyor oyunda ve bunu süreli olarak kullanabiliyorsunuz ama hakikaten epik bir silah kendisi. böyle bir lazer topu gibi. onu bir iki yerde elde edebilirseniz, normalde kısmen zor olan o kısımlarda yardıra yardıra ilerleyebiliyorsunuz. şu beyaz eldivenlerin kukla oynatıcısı gibi düşmanları yönettiği kısımdan hemen önce çıkabiliyor mesela o silah ve zaten burası zamanla da yarışılan bir bölüm olduğu için o silah çıksın diye dua ediyorsunuz orada. haha.
özellikle boss'ları yendiğinizde veya tepede uçan sandıkları vurarak topladığınız irili ufaklı oyun kartlarından yeteri kadar topladığınızda ekstra can/hak kazanıyorsunuz.
oyunun en sevdiğim şeylerinden biri kesinlikle hepsi birbirinden farklı ve renkli boss'lar ve bunlarla savaşmak diyebilirim. gerçi hepsi farklı da demeyeyim. birbirinin versiyonu olan iki boss da mevcut aralarında. ayrıca, bölüm sonu canavarları dışındaki düşmanlar tekil olarak fazla zorlamasa da, bazı kısımlarda ciddi dikkat ve beceri isteyen yerler de var.
şuradan tüm bu boss'ları yenen bir elemanın videosunu izleyebilirsiniz. kırpılmış yani video; sadece boss fight'lar izlenebiliyor burada. sonunda ise bir nevi dünyayı yok ediyoruz da denebilir mi acaba? hahahs. en azından benziyor. *
devamını gör...
türkçe ezan
türkçe ezan olduğu gibi kur'an'ı da anadilde okuyup anlamak çok faydalı. arapçayı kutsamak vallahi de billahi de cahil kalmamıza, kur'an'ın mesajlarını anlamamamıza neden olur. iman ettiği kitabın yasalarını bilmeyen dindardan bir halt olmaz.
ayrıca ben türk doğmuşum, anadilim türkçe. illa arapça öğrenmek zorundaysam, arap 3 0 maça niye galip başlasın ki? bu saçmalık. diğer etnik kökenli milletlerin hep arapları geriden takip etmeye neden olur bu. arapçasından çeviren alimler, hocalar devamlı bulunsun. ama halk türkçe'den okuyup hızlıca rabbin mesajını anlasın. evet.
ayrıca ben türk doğmuşum, anadilim türkçe. illa arapça öğrenmek zorundaysam, arap 3 0 maça niye galip başlasın ki? bu saçmalık. diğer etnik kökenli milletlerin hep arapları geriden takip etmeye neden olur bu. arapçasından çeviren alimler, hocalar devamlı bulunsun. ama halk türkçe'den okuyup hızlıca rabbin mesajını anlasın. evet.
devamını gör...
seçil erzan
kocaeli üniversitesi jeoloji mezunuymuş. yeni öğrendim, aslı var mı bilmiyorum. doğruysa adam kayirmaciliginin geldiği nokta olarak ders kitaplarına bile girer. ülkeye bak lan. sirk gibi.
devamını gör...
hayaller hayatlar
okul kapısında kızçemin çıkmasını bekliyorum...
devamını gör...
sözlük hanımefendilerine günaydın mesajı atmak
onlar bana atsın.
kim ki onlar ben atıyorum.
kim ki onlar ben atıyorum.
devamını gör...
türkçe ezan
köşe yastığı benden önce davranmış. herhangi bir dile razıyım yeter ki kısık sesle okunsun.
devamını gör...
yazarların şu an merak ettikleri bir şey
çişimi eve kadar tutabilecek miyim? prostatım var benim.
devamını gör...
felsefenin faydaları
sorgulamaya yaradığı kesin. özünde varlığa hizmet eder, var olanı da yok olanı da sorgular. herkesin her konuda farklı bir bakış açısı yakalayabileceği soyut bir düşünce biçimi.
devamını gör...
güzel kızın açamadığı camı açarken osurmak
çok detaylı bir başlık olmuş... yaşanmışlık seziyorum...
devamını gör...
bıçaklı kavga
meşru müdafaa kavraminin bulaniklastigi kavga türlerinden biridir.kahramanliğinizi bu tür kavgalarda göstermeyin.nacizane bir öneridir.
devamını gör...
