zaman tüneli
dindar ama dinsiz
müslümanı , hristiyanı yahudisi fark etmez çoğu insan bu grupta hayatını devam ettiriyor.
benim şahsi fikrime göre dünyada inancı olmayan bir tane bile insan yok. çok relax olarak söylüyorum ki her bir insanın inancı ve inançları var. gerisi boş laf.
fakat sahip olduğu inancın temsili ve ifadesi korkunç. yani tırışka bir imana sahip insanların geneli. misal ahirete iman ; bu her dinde var ama, ontolojik ve hakiki hiçbir karşılığı yok. ahirete iman eden insanların temsil ettiği hristiyanlık , ortadoğu'da 500 bin çocuk öldürüyor ve "neden 500 bin çocuk öldü" diye sorulunca " evet öldü doğru ama bir çok kazanım elde ettik" diyebiliyor . hem de en yetkili kişisi. ahirete gerçekten inancı olan biri nasıl bu kadar zalim ve hain olabilir?
bu ve bunun gibi binlerce örnek var. velhasıl inancın bir çok insanda hakiki bir karşılığı yok. hani sufilikte şeytan "kemal" makamında görülür ya aynı onun gibi. çünkü şeytan işini çok iyi yapıyor. ama adı dindar olan işini ne kadar yapıyor ? bu da dindar ama dinsiz bir sürü insan tipini ortaya çıkartıyor.
benim şahsi fikrime göre dünyada inancı olmayan bir tane bile insan yok. çok relax olarak söylüyorum ki her bir insanın inancı ve inançları var. gerisi boş laf.
fakat sahip olduğu inancın temsili ve ifadesi korkunç. yani tırışka bir imana sahip insanların geneli. misal ahirete iman ; bu her dinde var ama, ontolojik ve hakiki hiçbir karşılığı yok. ahirete iman eden insanların temsil ettiği hristiyanlık , ortadoğu'da 500 bin çocuk öldürüyor ve "neden 500 bin çocuk öldü" diye sorulunca " evet öldü doğru ama bir çok kazanım elde ettik" diyebiliyor . hem de en yetkili kişisi. ahirete gerçekten inancı olan biri nasıl bu kadar zalim ve hain olabilir?
bu ve bunun gibi binlerce örnek var. velhasıl inancın bir çok insanda hakiki bir karşılığı yok. hani sufilikte şeytan "kemal" makamında görülür ya aynı onun gibi. çünkü şeytan işini çok iyi yapıyor. ama adı dindar olan işini ne kadar yapıyor ? bu da dindar ama dinsiz bir sürü insan tipini ortaya çıkartıyor.
devamını gör...
sarhoş olmak
kendine sahip olamayan içmesin ya.
sonra arkasını toplamak zorunda kalıyorum...
sonra arkasını toplamak zorunda kalıyorum...
devamını gör...
devrimci müslüman
islam coğrafyası fiilen kafir postalları altında iken , müslümanların kendilerini koruma güdüsüyle tamamen içe kapanarak ortaya attığı bir takım radikalleşmelerle hayata tutunmuş müslüman. o zaman hem islamın hem de müslümanların tarihten silinmesi gibi tehlikeli durumlar söz konusu olduğu için bu tür bakış açıları ve fikirler çok gerekli idi.
ama işin ilginç yanı müslümanlar o tarihlerde öyle bir içe kapandılar ki bu hala aşılamadı. tüm özgüvenleri sarsıldı , titrek ve hayattan bihaber yaşamaya başladılar. camide verilen vaaz gibi bizi sadece müslümanlar dinliyor. başka ipleyen bile yok.
hatta şu an daha da içe kapandılar. misal almanya daki 6 milyon müslümanın bir almana sunabileceği hiçbir teklifi yok. yani o müslüman, almanda olmayan ne sunabilir ki ona adam müslüman olsun? bence hiç. ama devrimci müslüman olursan adam hemen imana gelir. yersen tabi?
müslümanlar bugün hem akidevi ilkelerini temsil noktasında bitikler hem de gavur biraz üstüne gitse kendi inancını bile satacak kadar kuru bir imana sahipler. . çünkü radikalleşme adı altında olağanüstü sığ ve düz adam sami fikirlerine sahipler. hiçbir fikre kontra da olsa teklifleri yok. gardını almış ve habire "ya aslında müslüanlar öyle değil , böyle değil " diye kendini değilleme ile ispat derdine düşmüşler.
devrim ise zaten tırışka bir şey. hiç inanmadığım bir safsata. evrim dersen inanırım ama devrime gram inancım yok. yani durup dururken zınk diye bir şey olacak ve tüm insanlar huzur bulacak . yok öyle bir dünya. gerekli şartlar oluşur ve gerekli bedeller ödenirse her imkan, mümkün olur. gerisi hikaye. her inancın bir bedeli vardır ve o bedeli ödeyenler hakim olur dünyaya. bugün gavur bu bedeli ödüyor gavur hakim dünyaya.
ama işin ilginç yanı müslümanlar o tarihlerde öyle bir içe kapandılar ki bu hala aşılamadı. tüm özgüvenleri sarsıldı , titrek ve hayattan bihaber yaşamaya başladılar. camide verilen vaaz gibi bizi sadece müslümanlar dinliyor. başka ipleyen bile yok.
hatta şu an daha da içe kapandılar. misal almanya daki 6 milyon müslümanın bir almana sunabileceği hiçbir teklifi yok. yani o müslüman, almanda olmayan ne sunabilir ki ona adam müslüman olsun? bence hiç. ama devrimci müslüman olursan adam hemen imana gelir. yersen tabi?
müslümanlar bugün hem akidevi ilkelerini temsil noktasında bitikler hem de gavur biraz üstüne gitse kendi inancını bile satacak kadar kuru bir imana sahipler. . çünkü radikalleşme adı altında olağanüstü sığ ve düz adam sami fikirlerine sahipler. hiçbir fikre kontra da olsa teklifleri yok. gardını almış ve habire "ya aslında müslüanlar öyle değil , böyle değil " diye kendini değilleme ile ispat derdine düşmüşler.
devrim ise zaten tırışka bir şey. hiç inanmadığım bir safsata. evrim dersen inanırım ama devrime gram inancım yok. yani durup dururken zınk diye bir şey olacak ve tüm insanlar huzur bulacak . yok öyle bir dünya. gerekli şartlar oluşur ve gerekli bedeller ödenirse her imkan, mümkün olur. gerisi hikaye. her inancın bir bedeli vardır ve o bedeli ödeyenler hakim olur dünyaya. bugün gavur bu bedeli ödüyor gavur hakim dünyaya.
devamını gör...
olumlamalar
bütün bağımlılık , istek ve arzulardan arınmış tanrısal bir huzur gibi itelenmeye çalışılan koftiden şeyler. pozitif olanı da şu şekildedir. ommmmmmmmmmm ...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
sataş biraz... kendini bulmak için kendin sandığın o kişiden çık...
devamını gör...
sefaköy
adıyla alakası bile olmayan semt. ne köye benzer bir yanı var ne de sefa sürülecek bir yeri. şeye sürülecek aklı olmayan dahi hemen metrobüse binip kaçar buradan.
devamını gör...
there will be blood
oyuncu listesinde daniel day-lewis, paul dano, dillon freasier, colton woodward, ciarán hinds, erica sullivan, sydney mccallister, russell harvard, dan swallow, jim downey, jim meskimen, kevin breznahan, barry del sherman, kevin j. o'connor, david warshofsky, paul f. tompkins, hans howes ve randall carver gibi oyuncuların olduğu 2007 yapımı western/gerilim türündeki bu filmin yönetmenliğini ise paul thomas anderson yapmıştır.
yerin altıyla ilgilenen bir adamın yerin altından altın çıkarmasıyla başlayan ve daha sonra başka bir adamın petrol arama çalışmasını ama balçık içinde dururken görüyoruz. daha sonra bu adam kendi kuyusunu açıp biraz para kazanınca bu sefer daha fazla kuyu açıyor. bir gün bir çocuk gelip babasının arazisinde petrol olduğunu söylüyor ve ondan büyük bir para alıp gidiyor. adam gidip araziyi kontrol eder ve petrolü bulur buradan sonrada çevre de ne kadar arazi varsa alıyor. işine yarayacak her türlü araziyi aldıktan sonra petrol şirketleriyle uğraşmamak için boru döşüyor ve petrolü kendi yolu ile götürerek daha çok kazanıyor. bu arada karakter olarak inanılmaz değişiyor ve başta gördüğümüz adam ile sondaki adam kesinlikle aynı olmuyor. oğlu diye yanında gezdirdiği çocuğa oğlu olmadığını söyleyip kendinden uzaklaştırıyor. bir çok kez katil olan adamın bu uzun zaman içinde ne kadar bencilleştiğine de tanıklık ediyoruz aynı zamanda.
karakter gelişimini çok detaylı gördüğümüz bir adam var filmde. film güzel olsa da ben bir insanın bu kadar değişmesinden çok rahatsız oldum. film vermek istediğini net bir şekilde vermiş. iyi seyirler.
yerin altıyla ilgilenen bir adamın yerin altından altın çıkarmasıyla başlayan ve daha sonra başka bir adamın petrol arama çalışmasını ama balçık içinde dururken görüyoruz. daha sonra bu adam kendi kuyusunu açıp biraz para kazanınca bu sefer daha fazla kuyu açıyor. bir gün bir çocuk gelip babasının arazisinde petrol olduğunu söylüyor ve ondan büyük bir para alıp gidiyor. adam gidip araziyi kontrol eder ve petrolü bulur buradan sonrada çevre de ne kadar arazi varsa alıyor. işine yarayacak her türlü araziyi aldıktan sonra petrol şirketleriyle uğraşmamak için boru döşüyor ve petrolü kendi yolu ile götürerek daha çok kazanıyor. bu arada karakter olarak inanılmaz değişiyor ve başta gördüğümüz adam ile sondaki adam kesinlikle aynı olmuyor. oğlu diye yanında gezdirdiği çocuğa oğlu olmadığını söyleyip kendinden uzaklaştırıyor. bir çok kez katil olan adamın bu uzun zaman içinde ne kadar bencilleştiğine de tanıklık ediyoruz aynı zamanda.
karakter gelişimini çok detaylı gördüğümüz bir adam var filmde. film güzel olsa da ben bir insanın bu kadar değişmesinden çok rahatsız oldum. film vermek istediğini net bir şekilde vermiş. iyi seyirler.
devamını gör...
enough
oyuncu listesinde jennifer lopez, billy campbell, tessa allen, dan futterman, juliette lewis, noah wyle, fred ward, christopher maher, jeff kober, bruce a. young, bill cobbs, dan martin, janet carroll, ruben madera, lynne marie stewart, brent sexton, sandra nelson, michael p. byrne ve leif riddell gibi oyuncuların olduğu 2002 yapımı gerilim aksiyon türündeki bu filmin yönetmenliğini ise michael apted yapmıştır.
filmimiz bir garson kadının işindeki bir iki günü görüyoruz ve tanışma kısmı denilen bu yerde evleneceği kişi ile ilginç bir tanışma sonrası birden evliliğe geçiyorlar. sonra bir anda çocuk oluyor ve sonra aldatma başlıyor falan buralar hızlı geçiyor. daha sonra adam kadını dövmeye başlıyor kadın ne yapacağını bilmez bir halde etrafındakilere anlatıyor ama adam psikopat gibi etrafındakilere anlattığını bile biliyor. kadın bu korku ile ondan kaçmaya başlıyor kızını da alıp. sürekli yer değiştiren kadın adamdan kaçmaktan bıktıktan sonra ise kızını bir arkadaşına emanet ederek eğitim alıyor dövüş konusunda. bir süre eğitim yaptıktan sonra bu seferde bir plan yapıyor ve kocasının evine gidiyor. sabah gidip onun evden çıkmasını bekliyor, o gittikten sonda ise her şeyi hazırlıyor evdeki silahları toplayıp onun gelmesini bekliyor. adama seslendikten sonra adam silahları arıyor ama bulamıyor ve adam onu kolaylıkla döveceğini sanarken o adama dokunmadan adamı yerden yere vuruyordu. tabii en başta sinirlendirmek için tokatlar atması hariç. adamı evde öldürdükten sonra polise haber veriyor.
film kadına şiddet konulu ve kadının aciz olmasını konu alıyor nereye gitse prosedürler karşısına çıkıyor. izlemenizi tavsiye ederim iyi seyirler.
filmimiz bir garson kadının işindeki bir iki günü görüyoruz ve tanışma kısmı denilen bu yerde evleneceği kişi ile ilginç bir tanışma sonrası birden evliliğe geçiyorlar. sonra bir anda çocuk oluyor ve sonra aldatma başlıyor falan buralar hızlı geçiyor. daha sonra adam kadını dövmeye başlıyor kadın ne yapacağını bilmez bir halde etrafındakilere anlatıyor ama adam psikopat gibi etrafındakilere anlattığını bile biliyor. kadın bu korku ile ondan kaçmaya başlıyor kızını da alıp. sürekli yer değiştiren kadın adamdan kaçmaktan bıktıktan sonra ise kızını bir arkadaşına emanet ederek eğitim alıyor dövüş konusunda. bir süre eğitim yaptıktan sonra bu seferde bir plan yapıyor ve kocasının evine gidiyor. sabah gidip onun evden çıkmasını bekliyor, o gittikten sonda ise her şeyi hazırlıyor evdeki silahları toplayıp onun gelmesini bekliyor. adama seslendikten sonra adam silahları arıyor ama bulamıyor ve adam onu kolaylıkla döveceğini sanarken o adama dokunmadan adamı yerden yere vuruyordu. tabii en başta sinirlendirmek için tokatlar atması hariç. adamı evde öldürdükten sonra polise haber veriyor.
film kadına şiddet konulu ve kadının aciz olmasını konu alıyor nereye gitse prosedürler karşısına çıkıyor. izlemenizi tavsiye ederim iyi seyirler.
devamını gör...
körlük
okurken neredeyse kör olduğum jose saramago imzalı eser.
gözü fazlasıyla yoruyor çünkü paragraflar arasında zerre boşluk yok.
paragrafsız satırlar nefessiz koşmak gibi bir şey olsa da kitap akıcı bir dille yazılmış.
bir gün ansızın herkesin kör olmasını konu ediniyor. ortada hiçbir tıbbi neden yokken üstelik!
herkes domino taşı gibi kör oluyor ve bu durum insanlar arasındaki görünmez perdeleri de kaldırıyor.
okurken hem kahkaha attırıyor, hem de görmeyen adamın ağlayışı can yakıyor. araba çalan hırsızın polislere yakalanmamak için bütün trafik kurallarına uyması bayağı komik mesela.
yazarı ve karakterleri daha iyi anlamak, kitabın atmosferine girebilmek adına kitabı karanlıkta bir kör edasıyla okuyorum. (e/ kitap)
yazara ufak muziplik olsun diye de paragraflar arasında boşluk kullanmadım örneğin. ^^
hatta körlerin içinde yaşadığı karanlığın sonuçta basit bir ışık yokluğu olduğunu, körlük denen şeyin varlıkların ve nesnelerin görünüşünü basitçe örten, onları kara perdelerinin ardında el değmemiş kılan bir şey olduğunu düşündüğü de olmuştu. şimdiyse, tersine, öylesine ışıklı, öylesine bütünsel bir beyazlığın içine dalmıştı ki, bu beyazlık nesneleri ve varlıkları emmek yerine, onları yutarak iki kat görünmez kılıyordu.
gözü fazlasıyla yoruyor çünkü paragraflar arasında zerre boşluk yok.
paragrafsız satırlar nefessiz koşmak gibi bir şey olsa da kitap akıcı bir dille yazılmış.
bir gün ansızın herkesin kör olmasını konu ediniyor. ortada hiçbir tıbbi neden yokken üstelik!
herkes domino taşı gibi kör oluyor ve bu durum insanlar arasındaki görünmez perdeleri de kaldırıyor.
okurken hem kahkaha attırıyor, hem de görmeyen adamın ağlayışı can yakıyor. araba çalan hırsızın polislere yakalanmamak için bütün trafik kurallarına uyması bayağı komik mesela.
yazarı ve karakterleri daha iyi anlamak, kitabın atmosferine girebilmek adına kitabı karanlıkta bir kör edasıyla okuyorum. (e/ kitap)
yazara ufak muziplik olsun diye de paragraflar arasında boşluk kullanmadım örneğin. ^^
hatta körlerin içinde yaşadığı karanlığın sonuçta basit bir ışık yokluğu olduğunu, körlük denen şeyin varlıkların ve nesnelerin görünüşünü basitçe örten, onları kara perdelerinin ardında el değmemiş kılan bir şey olduğunu düşündüğü de olmuştu. şimdiyse, tersine, öylesine ışıklı, öylesine bütünsel bir beyazlığın içine dalmıştı ki, bu beyazlık nesneleri ve varlıkları emmek yerine, onları yutarak iki kat görünmez kılıyordu.
devamını gör...
ispanyolca öğrenme konusunda tavsiyeler
ben yaklaşık bir buçuk senedir ispanyolca öğreniyorum ama öyle çok sıkı bir öğrenme yoluyla değil, hatta seviyemin bile olup olmadğı konusunda şüpheliyim. eğer bu platformda bu dili öğrenen ya da bilen, bu konu hakkında bilgisi olanlar varsa önerilerini sunabilir mi?
devamını gör...
ekşi sözlük'te pedofili rezaleti
twitter'da paylaşılmış ve ınstagramda da ss'leri gördüm demin. midem bulandı ve ürperdim.
o k.oç olan şahısın bu aptal cesaretinin sebebi tahmin ederseniz ki arkasına güvenmesi?
bu kadar basit yaratıklı zihniyetlerin kendine güvenmeyeceği bariz. arkalarının sağlamlığından bu kadar açık ve gevşek davranıyorlar. bulunup teşhir edilmesini bekliyorum ve tabi ki de bu olayın ve oradaki yönetimin rezilliğini de yaymak için elimden geleni yapacağım.
aptal cesaretli g.t kafalı heriflerin meydanı toplum değil hapishane olmalı.
adiliğin her renk tonunu yaşam felsefesi haline getirecek kadar basit ve kalitesiz bir hayat sürmelerini anlayamıyorum ama bu, bu kadarla sınırlı kalmayacak.
§§not; buradaki yönetimle ilgili kesin bir bilgim yok, mesaj kutumda kapalı ama nickaltım açık. burada da benzer şeylerle karşılaşan olursa elimden geleni yaparım. ve tepki gösterenlerden çok, suçluya destek sağlanırsa daha çok bilenir rezilliği yaymaya 4 yerine 8 kolla sarılırım.
çünkü malum bizdeki adaletin işlemesi için yaymak önemli. yaymak için çevre de gerekli veya insanlığı ölmemiş birileri.
o k.oç olan şahısın bu aptal cesaretinin sebebi tahmin ederseniz ki arkasına güvenmesi?
bu kadar basit yaratıklı zihniyetlerin kendine güvenmeyeceği bariz. arkalarının sağlamlığından bu kadar açık ve gevşek davranıyorlar. bulunup teşhir edilmesini bekliyorum ve tabi ki de bu olayın ve oradaki yönetimin rezilliğini de yaymak için elimden geleni yapacağım.
aptal cesaretli g.t kafalı heriflerin meydanı toplum değil hapishane olmalı.
adiliğin her renk tonunu yaşam felsefesi haline getirecek kadar basit ve kalitesiz bir hayat sürmelerini anlayamıyorum ama bu, bu kadarla sınırlı kalmayacak.
§§not; buradaki yönetimle ilgili kesin bir bilgim yok, mesaj kutumda kapalı ama nickaltım açık. burada da benzer şeylerle karşılaşan olursa elimden geleni yaparım. ve tepki gösterenlerden çok, suçluya destek sağlanırsa daha çok bilenir rezilliği yaymaya 4 yerine 8 kolla sarılırım.
çünkü malum bizdeki adaletin işlemesi için yaymak önemli. yaymak için çevre de gerekli veya insanlığı ölmemiş birileri.
devamını gör...
30 kasım 2023 nordsjælland fenerbahçe maçı
fenerbahce'nin persembeden cumaya kadar gol yedigi mactir. gunlerdir gol yiyiyorlar.
ahauahahshshaha.
ahauahahshshaha.
devamını gör...
30 kasım 2023 nordsjælland fenerbahçe maçı
en azından 7-8 yemediler. bu da bir şey be abi!!
devamını gör...
30 kasım 2023 nordsjælland fenerbahçe maçı
adını bile yazamadığım ve söyleyemediğim takımın fenerbahçe'ye altı tane salladığı maç. rivayete göre, maç bittikten sonra bile gol atmaya devam edecekleri söyleniyor. maçı neden geç saate koydular diye söylenmiştim ama sebebini anladım.
devamını gör...
30 kasım 2023 nordsjælland fenerbahçe maçı
dun onana'ya kufur edip, galatasaray'a sansli diyen kanatli kuslar bugun koy liginde 11 tane gol yedi.
eski picklerin yeni nickli olanlari battaniye altinda masturbasyon yaparken aglayabilirler.
hakemler olmasa potada olamayacak ezikler bayern munich golleriyle mutlu oluyor.
sirf bunu yazmak icin geri geldim.
bir de sene sonu sampiyonlugunda konusucam. hadi defolun simdi.
eski picklerin yeni nickli olanlari battaniye altinda masturbasyon yaparken aglayabilirler.
hakemler olmasa potada olamayacak ezikler bayern munich golleriyle mutlu oluyor.
sirf bunu yazmak icin geri geldim.
bir de sene sonu sampiyonlugunda konusucam. hadi defolun simdi.
devamını gör...
30 kasım 2023 nordsjælland fenerbahçe maçı
okey oynadığım kafede kafamı ne zaman televizyona çevirsem adını söyleyemediğim takımdaki birinin icardi sevinci yaşadığı maç.
dün galatasaray 2-0 geriye düştüğünde her yerde kafa bulmaya çalışan, fark yememizi bekleyen kuşlar bugün beşer beşer küsküyü yiyor. fenerbahçe bu sene azıcık taktiği sistemi olan her takıma yenildi. bunların köyferans liginde bugün yedikleri farkı çok beklemelerine rağmen galatasaray ne bayern'den yedi ne de manchester'dan.
ben yazarken 6 oldu.
dün galatasaray 2-0 geriye düştüğünde her yerde kafa bulmaya çalışan, fark yememizi bekleyen kuşlar bugün beşer beşer küsküyü yiyor. fenerbahçe bu sene azıcık taktiği sistemi olan her takıma yenildi. bunların köyferans liginde bugün yedikleri farkı çok beklemelerine rağmen galatasaray ne bayern'den yedi ne de manchester'dan.
ben yazarken 6 oldu.
devamını gör...
birini özlemek
"şurama batan özlem demeselerdi
bıçak derdim"
bıçak derdim"
devamını gör...
yazarların bugün kendilerinde fark ettikleri şeyler
uzun zamandır bisiklet sürmediğimi fark ettim.
ve uzun zamandır sabahları koşmuyorum.
arabaya çok alışmışım, arabasız yapamıyorum.
evde durmayı sevmiyordum şimdi ise zaruri bir durum olmadıkça çıkmıyorum.
boşboğazlık yapmaya başladım, sevdiğim insanlara çabuk dökülüyorum, ne var ne yoksa söyler oldum. düzeltmem gereken huylarım var, başlamam gereken ertelediğim şeyler var.. var da var. kısmet
ve uzun zamandır sabahları koşmuyorum.
arabaya çok alışmışım, arabasız yapamıyorum.
evde durmayı sevmiyordum şimdi ise zaruri bir durum olmadıkça çıkmıyorum.
boşboğazlık yapmaya başladım, sevdiğim insanlara çabuk dökülüyorum, ne var ne yoksa söyler oldum. düzeltmem gereken huylarım var, başlamam gereken ertelediğim şeyler var.. var da var. kısmet
devamını gör...
birini özlemek
özlemek kelimesi bazı durumlarda sanki biraz hafif kalıyor. çok sevdiğin birini kaybedince her şeyin anlamı değişiyor. o çok sevdiğin kişiyi kaybedince anlam yüklediğin eşya veya çok basit bir şey bile anlamsız geliyor . birini kaybedince insan hep üşüyor . hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
devamını gör...
