zaman tüneli
bir ilişkide aşktan daha önemli olan şeyler
on fozlo oko koso olmok. dedi bilirkişi, uzman, muz kabuğu tedarikçisi. muz uzmanı.
devamını gör...
en çok kıskandığınız sözlük yazarı
dostlarımızla geleceğiz.
kıskanılan bir yazar olmayı hak ediyor.
açtığı başlıklar çok güzel çünkü bence.
kıskanılan bir yazar olmayı hak ediyor.
açtığı başlıklar çok güzel çünkü bence.
devamını gör...
crop bluz
devamını gör...
ismail küçükkaya
başlığı açan yazar arkadaşımız, kendisini kişisel olarak tanıyormuşta, hırsını çıkarmak için sözlükte okuduğumuz bu tanımı yaratmış gibi hissettim. nedense, kendisi bana çok antipatik geliyor. candan iletişim kurabilen, samimi biri değil ya da meslek hastalığı olarak; ciddi durmayı genel karakteristik olarak edinmiş. yine de tam sevemiyorum kendisini nedense..
devamını gör...
evde oturan işsiz erkek
#3445241


edit: bütün gün sözlükte olup da böyle ahkam keserek konuşmak çok ironi gibi değil mi patron tutanak falan tutuyor mu bu konu * hakkında? dışarıda radyo djliği yapıyorum diye mi anlatıyorsunuz işinizi? * * *


edit: bütün gün sözlükte olup da böyle ahkam keserek konuşmak çok ironi gibi değil mi patron tutanak falan tutuyor mu bu konu * hakkında? dışarıda radyo djliği yapıyorum diye mi anlatıyorsunuz işinizi? * * *
devamını gör...
en çok kıskandığınız sözlük yazarı
erkek yazarların hepsini kıskanıyorum. güzel kadın dolu sözlük. şanslı p**ler sizi!
devamını gör...
sözlükte herkesin flörtünün olması
olum beni niye çağırmadınız ?
devamını gör...
crop bluz
tarihçesini çok kısa yazmak istediğim kıyafet türü.
1940’lar ve sonrasında, ikinci dünya savaşı sonrası ekonomik kısıtlamalar ve kumaş tasarrufu gibi nedenlerle ortaya çıkmıştır. ilk başta erkekler için üretilmiş ve spor giyimde kullanılmıştır. her ne kadar şu an kadınlar tarafından sahiplenilse de ilk olarak erkeklere yönelik tasarlanmıştır.
1940’lar ve sonrasında, ikinci dünya savaşı sonrası ekonomik kısıtlamalar ve kumaş tasarrufu gibi nedenlerle ortaya çıkmıştır. ilk başta erkekler için üretilmiş ve spor giyimde kullanılmıştır. her ne kadar şu an kadınlar tarafından sahiplenilse de ilk olarak erkeklere yönelik tasarlanmıştır.
devamını gör...
en çok kıskandığınız sözlük yazarı
mesela doğum günüdür herkes hatırlar, kutlar, radyoda şarkılar çalarlar onın için ya da ne bilem bişi yaşar herkes bi iyi dilek temennisinde bulunmak için sıraya girer. ben öyle durumları kıskanıyorum işte, yazarı değil. böyle uzaktan uzaktan bakıp " ne de çok seveni varmış" diye içleniyor, sonr aynaya bakıp "senin ben tipini sıfatını s......m" diye kendime yükselerek kapanışı yapıyorum.
devamını gör...
evde oturan işsiz erkek
üç çocuklu bir adam var. evde oturuyor. niye çalışmıyorsun diye sorduk. iş beğenmiyor. o paraya o iş yapılır mı diyor. asgari ücretin üstünde verdikleri ücretler ve işler de gayet yapılabilir. neden çalışmıyor biliyor musunuz? kaynanası zengin. adam niye götünü kaldırıp işe gitsin? kusura bakmayın ama tembel adamı evde koca diye kimse tutmaz. haa, iş bulamaz, çalışamayacak bir sağlık sorunu vardır, karısı çalışsın diye evde çocuk bakmak zorundadır, bunlara saygım var. tek laf etmem.
devamını gör...
en çok kıskandığınız sözlük yazarı
henüz kimseyi tanımıyorum. ama eko güzel gacı.
devamını gör...
en çok kıskandığınız sözlük yazarı
sözlükte sevgilisi olanları kıskanıyorum. sabahlara kadar dualar edip teveccüh namazları kılıyorum araları bozulsun diye. kara büyüler yapıyorum belirli aralıklarla... hayır, sevgilisinde gözüm yok elbette ama ileride belki olur. seçeneklerim azalmasın. en çok beni seveceksiniz, en çok beni! herkes bana aşık olsun lütfen. hemen şimdi!
bunlara ek tabii ki sabata. çok kaliteli biri. safi kaşmir. bende polyester karışımı var.
bunlara ek tabii ki sabata. çok kaliteli biri. safi kaşmir. bende polyester karışımı var.
devamını gör...
konuşurken sıçıyor gibi kendini kasmak
doğallıktan bir haber olan türlerin yaptığı eylem. allah im bir konuşuyorlar, diksiyon için, agiz burun buzmeler, kasmalar. doğallık gibisi var mı heyt be!
devamını gör...
evde oturan işsiz erkek
dünyanın en büyük düzen ve huzur bozucusudur hele yaşlı ve andropoz dönemindeyse. bu süreci 14 yıldır babamla deneyimliyoruz. 44 yaşında emekli oldu ve bir daha hiç çalışmadı. 44 yaşından beri 7/24 evin içerisinde, bir erkekle yaşamanın nasıl bir sistematik zorbalama olduğunu bilemezsiniz. annem ve ben bu konuyla ilgili ciddi kan ağlıyoruz.
bir erkek evin içerisindeyse, asla kendinize ait alanınız ve aktivite düzeniniz olmuyor. hele tembelse ve evden çıkmayı istemiyorsa, sabahtan akşama kadar televizyonlar kilit, mutfak kaos ortamı oluyor. işsiz erkeğin en büyük problemi; canı sıkıldığı için sürekli yemek yemesi ya da çay- kahve talep etmesidir. isteklerine odaklanmaktan, kendinize vakit ayıramıyorsunuz. tek şansınız uydurma bahanelerle evden kaçmak oluyor. evde çalışacaksam, kan ağlıyorum çünkü mutlaka sessizliği ve dinginliği bozacak bir rutini oluyor. genelde bizde bu, bütün aile ile saatlerce telefonda futbol takımları hakkında konuşmak oluyor. delirirsiniz.
kesinlikle erkekler ev sınırlarından ayrılmalıdır. hiç bir erkek bilhassa emeklilik döneminde evde oturmamalı çünkü ister istemez gerilmenize sebep olacak kadar günlük iş rutininize ve ev işlerine karışmaya başlıyorlar. emeklilik= evde boş boş oturmak değildir. nedense, türkiye'de var olan herkesin algısı bu şekilde. biri de babam mesela.. babam su süreçleri bize dorukta yaşatıyor çünkü kendisi extra kompleks bir vaka. bir çok konuda yardımcı olsa da, okb'li olduğu için( kendi çapında baskın takıntıları var) evde düzenli olarak cinnet geçiriyoruz. kısacası zor, erkeğin gün boyu yeri sokaktır. kendinize ait bir eviniz varsa, extra meşgale için garajı ya da ev dışında, kendisine ait ofisi olmalıdır..
keşke emekli olmuş veya işsiz erkekleri meşgul edecek merkezler / kahvehane gibi daha modern sosyal alanlar/ hobi kursları falan açılsa.. birilerinin bu insanları evlerden çıkarması lazım. kendi sağlıklarına da yazık ediyorlar. bütün gün vazo gibi oturulur mu?
bir erkek evin içerisindeyse, asla kendinize ait alanınız ve aktivite düzeniniz olmuyor. hele tembelse ve evden çıkmayı istemiyorsa, sabahtan akşama kadar televizyonlar kilit, mutfak kaos ortamı oluyor. işsiz erkeğin en büyük problemi; canı sıkıldığı için sürekli yemek yemesi ya da çay- kahve talep etmesidir. isteklerine odaklanmaktan, kendinize vakit ayıramıyorsunuz. tek şansınız uydurma bahanelerle evden kaçmak oluyor. evde çalışacaksam, kan ağlıyorum çünkü mutlaka sessizliği ve dinginliği bozacak bir rutini oluyor. genelde bizde bu, bütün aile ile saatlerce telefonda futbol takımları hakkında konuşmak oluyor. delirirsiniz.
kesinlikle erkekler ev sınırlarından ayrılmalıdır. hiç bir erkek bilhassa emeklilik döneminde evde oturmamalı çünkü ister istemez gerilmenize sebep olacak kadar günlük iş rutininize ve ev işlerine karışmaya başlıyorlar. emeklilik= evde boş boş oturmak değildir. nedense, türkiye'de var olan herkesin algısı bu şekilde. biri de babam mesela.. babam su süreçleri bize dorukta yaşatıyor çünkü kendisi extra kompleks bir vaka. bir çok konuda yardımcı olsa da, okb'li olduğu için( kendi çapında baskın takıntıları var) evde düzenli olarak cinnet geçiriyoruz. kısacası zor, erkeğin gün boyu yeri sokaktır. kendinize ait bir eviniz varsa, extra meşgale için garajı ya da ev dışında, kendisine ait ofisi olmalıdır..
keşke emekli olmuş veya işsiz erkekleri meşgul edecek merkezler / kahvehane gibi daha modern sosyal alanlar/ hobi kursları falan açılsa.. birilerinin bu insanları evlerden çıkarması lazım. kendi sağlıklarına da yazık ediyorlar. bütün gün vazo gibi oturulur mu?
devamını gör...
en çok kıskandığınız sözlük yazarı
(bkz: bal porsuğu)*
devamını gör...
en çok kıskandığınız sözlük yazarı
yoldaş benjamin franklin. tüm yetki onun elinde. ben de biraz yetki istiyorum. yazarların ağzına acı biber sürme yetkisi, canımın istediğini tokatlama yetkisi, pir zola kanatlandırır* yetkisi, daha bir sürü şey. onun böyle yetkileri yok ama onun yerinde olsam böyle yetkiler icat ederdim. kıskanıyorum evet. kendine dikkat etsin. kem gözlerim yüzünden ayağı takılıp düşebilir her an.
devamını gör...
en çok kıskandığınız sözlük yazarı
(bkz: alkolik2000)
kıskanmak demeyelim de imrenmek diyelim. itü’de yazdıklarını okumuştum. herifin kalemi ve mizahı çok iyiydi. şimdi 50’sine doğru yürüyordur. belki saç bile ektirmiştir.
normal sözlük’te imrendiğim pek kimse yok galiba. sevgili arkadaşlar imrenecek yaşları geçtik sanırım…
kıskanmak demeyelim de imrenmek diyelim. itü’de yazdıklarını okumuştum. herifin kalemi ve mizahı çok iyiydi. şimdi 50’sine doğru yürüyordur. belki saç bile ektirmiştir.
normal sözlük’te imrendiğim pek kimse yok galiba. sevgili arkadaşlar imrenecek yaşları geçtik sanırım…
devamını gör...



