zaman tüneli
monoteist
monoteist, adı üstünde monoteizmi savunan kişi ya da gurup demek olup tek tanrıcı ya da muvahhid adlarıyla da bilinir.
devamını gör...
gogol okuyan insan
güzel insandır. sonu benzemesin rahmetli ile gerçi...
gogol da, her zeki insan gibi, "sokarım böyle gerizekalı halka" deyip sapıtmış sonradan. o dönem at toynağı törpüleyen standart halkın 300 kat önünde olan gogol, son zamanlarda zıvanadan çıkmış, ölmeden önceki zamanlarda yemeden içmeden kesilmiş. nedense diri diri gömülmekten korkarmış. bu nedenle, ölsem bile iyice çürüdüğüme emin olmadan beni gömmeyin diye vasiyet bırakmış.
yazarın aklımda kalan sevdiğim bir özelliği de, babaannesine düşkünlüğü. küçükken banaannesi ona merdivenli hikayeler anlatmış. bu merdivenler, yazarın eserlerinde de görülen bir metafor halini almış. merdivenlere takıkmış üstad. ölmeden önce bile, "beni merdivenlere götürün" dediği rivayet ediliyor, doğru mu bilemem.
bir kavanoz reçel yermiş. şeker manyağıymış. bisex olabilir söylentileri de vardı. zeki insanlarda bunlar standart zaten. herkese vurasımız geliyor bizim. zeki insan, enerji yakmak için birilerine sokmazsa rahat üretemiyor. bu gerçek umarım düzeyli dullarımızı üzmez. elimizde değil, meme lazım zihnin ilerlemesi için.
öldükten sonra kıymeti bilinenlerden olmuş. bir sürü söylenti çıkarmışlar, yok mezarı açıldığında kafatası yoktu, yok diri diri gömdüler vs. halkın bok bok dedikodu yapma şeyi ve hasetliği de standart.
özel bir insanmış bu adam, bayılırım da kendisine. pek bilinmese de, müfettiş, en sevdiğim eserlerindendir.
gogol okumak, insanı ilerletir, zihni açar, kız da düşüyor, eskiden düşmüştü bayaa.
bakmayın şu an aklımda kalanları süzgeçsiz yazdım. şu an düşürmek istemedim bilerek. sevgilim var o açıdan.
süzgeçsiz yazdım, çünkü sözlük burası. ana britanica ansiklopedisi değil. aşırı ciddiyetli wikipedia tanımı yazacak olsam, "merhaba gogol ünlü bir yazardır, rustur çünkü" yazardım z gibi. kimsenin vermediği o olağanüstü bilgiyi vermiş olurdum böylece. kendisini çiçekçi bir italyan sanan da çok çünkü.
gogol da, her zeki insan gibi, "sokarım böyle gerizekalı halka" deyip sapıtmış sonradan. o dönem at toynağı törpüleyen standart halkın 300 kat önünde olan gogol, son zamanlarda zıvanadan çıkmış, ölmeden önceki zamanlarda yemeden içmeden kesilmiş. nedense diri diri gömülmekten korkarmış. bu nedenle, ölsem bile iyice çürüdüğüme emin olmadan beni gömmeyin diye vasiyet bırakmış.
yazarın aklımda kalan sevdiğim bir özelliği de, babaannesine düşkünlüğü. küçükken banaannesi ona merdivenli hikayeler anlatmış. bu merdivenler, yazarın eserlerinde de görülen bir metafor halini almış. merdivenlere takıkmış üstad. ölmeden önce bile, "beni merdivenlere götürün" dediği rivayet ediliyor, doğru mu bilemem.
bir kavanoz reçel yermiş. şeker manyağıymış. bisex olabilir söylentileri de vardı. zeki insanlarda bunlar standart zaten. herkese vurasımız geliyor bizim. zeki insan, enerji yakmak için birilerine sokmazsa rahat üretemiyor. bu gerçek umarım düzeyli dullarımızı üzmez. elimizde değil, meme lazım zihnin ilerlemesi için.
öldükten sonra kıymeti bilinenlerden olmuş. bir sürü söylenti çıkarmışlar, yok mezarı açıldığında kafatası yoktu, yok diri diri gömdüler vs. halkın bok bok dedikodu yapma şeyi ve hasetliği de standart.
özel bir insanmış bu adam, bayılırım da kendisine. pek bilinmese de, müfettiş, en sevdiğim eserlerindendir.
gogol okumak, insanı ilerletir, zihni açar, kız da düşüyor, eskiden düşmüştü bayaa.
bakmayın şu an aklımda kalanları süzgeçsiz yazdım. şu an düşürmek istemedim bilerek. sevgilim var o açıdan.
süzgeçsiz yazdım, çünkü sözlük burası. ana britanica ansiklopedisi değil. aşırı ciddiyetli wikipedia tanımı yazacak olsam, "merhaba gogol ünlü bir yazardır, rustur çünkü" yazardım z gibi. kimsenin vermediği o olağanüstü bilgiyi vermiş olurdum böylece. kendisini çiçekçi bir italyan sanan da çok çünkü.
devamını gör...
imtiyaz yahut cici kızlara bir roman
bir sezen ünlüönen kitabıdır.
bu kitap yazarın ikinci kitabı. ilk kitabı olan kıymetli şeylerin tanzimi'ni daha önce okumuştum ve bu kitapla ilgili bir de tanım yazmıştım. ilk kitabını sevince bir yazarın ikinci kitabını okumak hem keyifli hem de biraz riskli oluyor.
hemen şunu söyleyeyim bu kitabı kıymetli şeylerin tanzimi kadar çok beğenmedim. yine de bu kitap için kötü bir kitap diyemem.
kitapta kendini arayan genç bir kadının hikayesini okuyoruz. sinema, edebiyat gibi sanat dalları ile haşır neşir olan bu kadın daha önceden tanıştığı arkadaşları ile bir araya gelip bir belgesel çekme macerasına ortak olur.
kitabın baş karakteri olan nergis olan biten her şeyde kendini sorumlu tutan ve özellikle de kitabın diğer karakterlerinden biri olan ekin için bahaneler üreten bir kadın.
kitabını kurgusu çok güzeldi aslında ama biraz fazla yükleme yapılmış gibi geldi bana. içinde çok fazla gönderme olan kitaplar beni bazen yoruyor. bu kitapta öyle oldu benim için.
yine de okunmaya değer bir kitaptı.
bu kitap yazarın ikinci kitabı. ilk kitabı olan kıymetli şeylerin tanzimi'ni daha önce okumuştum ve bu kitapla ilgili bir de tanım yazmıştım. ilk kitabını sevince bir yazarın ikinci kitabını okumak hem keyifli hem de biraz riskli oluyor.
hemen şunu söyleyeyim bu kitabı kıymetli şeylerin tanzimi kadar çok beğenmedim. yine de bu kitap için kötü bir kitap diyemem.
kitapta kendini arayan genç bir kadının hikayesini okuyoruz. sinema, edebiyat gibi sanat dalları ile haşır neşir olan bu kadın daha önceden tanıştığı arkadaşları ile bir araya gelip bir belgesel çekme macerasına ortak olur.
kitabın baş karakteri olan nergis olan biten her şeyde kendini sorumlu tutan ve özellikle de kitabın diğer karakterlerinden biri olan ekin için bahaneler üreten bir kadın.
kitabını kurgusu çok güzeldi aslında ama biraz fazla yükleme yapılmış gibi geldi bana. içinde çok fazla gönderme olan kitaplar beni bazen yoruyor. bu kitapta öyle oldu benim için.
yine de okunmaya değer bir kitaptı.
devamını gör...
sözlükçülerin kahvaltıları
bi simit bi poğaça geçiştirdik öyle çunku mesaiye geldim. kahrolsun pazar günü çalışmak.
devamını gör...
philon of alexandria
philon of alexandria(iskenderiyeli filon), mö 25-ms 50 yılları arasında yaşamış bir yahudi filozofu olup yunan akılcılığıyla monoteist yahudi teolojisini uzlaştırmıştır. jesus of nazareth'in(nasıralı isa) çağdaşı olan philon of alexandria, tevrat'ı platon'un düşünceleriyle yeniden yorumlayarak bir ekol oluşturmuştur ve felsefe ile dinin bir arada olduğunu savunmuştur.
devamını gör...
sözlükçülerin kahvaltıları
ben geldim, ben. sözlüğünüzün kızartma kraliçesi geldi. burada biberler kızartıp size az işkenceler etmedim. hakkınızı helal edin. her gün patates kızarttım yedim nispet yapar gibi. ama artık o devir bitti. bugün patates kızartmasız hayatımın ilk günü. inşallah son günü olmaz. o karın kası yapılacak arkadaş.

ekmeği tamamen kesemesem de tam buğday yiyorum. onu görmezden gelelim.

ekmeği tamamen kesemesem de tam buğday yiyorum. onu görmezden gelelim.
devamını gör...
karaoke gecesi için düet önerileri
devamını gör...
dua okuyan insan
bu da çok iyi.
o kadar iyi ki başlığı bile yok.
sözlük ölse dua edeni bile yok o kadar yani.
o kadar iyi ki başlığı bile yok.
sözlük ölse dua edeni bile yok o kadar yani.
devamını gör...
akp'li yazarlara sorular
özellikle okumuş etmiş ak partili yazar arkadaşlara soracağım sorulardır.
yanlış anlamayın arkadaşlar; ekonomi, siyaset vs. konuşurken işin teorik kısımlarına da değinmek istediğim için öyle dedim, ayrımcılık ettiğimden değil. önemli olan birbirimizi anlamaya çalışmamız.
direkt mesaj beklerim.
yanlış anlamayın arkadaşlar; ekonomi, siyaset vs. konuşurken işin teorik kısımlarına da değinmek istediğim için öyle dedim, ayrımcılık ettiğimden değil. önemli olan birbirimizi anlamaya çalışmamız.
direkt mesaj beklerim.
devamını gör...
doğru söylemenin zararları
başka bir varyasyonla da açıklanabilir durum. "deveye diken, insana **ken yaranır" derler. kaypak, yavşak, anlık yaşayanların çoğaldığı dünyada doğru söylemek, doğru insan olmak sevilmez. doğruluk yalnızlaştırır.
devamını gör...
albastı
albastı türk mitolojisinde birçok isim almış, özellikle lohusa kadınlara ve bebeklere musallat olmuş bir varlıktır. ama aslında albastı bize yabancı bir kavram değildir.
önce biraz umay’dan bahsetmek gerekiyor. umay ana, özellikle hamile kadınları, lohusa kadınları ve bebekleri koruyan mitolojik bir varlıktır. buraya kadar güzel… ama çocuk ölümleri ve/ veya doğumda ölen kadınların ölümü nasıl açıklanacaktı? bu suçu(!) koruyucu bir tanrıçaya atamazlardı elbette. o zaman buny olsa olsa umay ana’nın kötü ikizi yapabilirdi. umay beyazlıkla sembolize edilirken, kötü ikizi siyah olmalıydı. umay güzel bir kadın olarak düşünülürken, kötü ikizi ise memeleri sarkmış çirkin bir varlık olmalıydı. umay insanları korurdu, bu nedenle bebeklere ve hamile kadınlara zarar veren olsa olsa onun kötü ikizi olurdu. yani albastı dediğimiz şey aslında umay’ın kötü ikizidir. hatta ona (bkz: kara umay) deniyor. yani kara umay/ albastı/ karabasan vb bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkıyor. türk mitolojisinde de ( diğerlerini henüz incelemedim, yorumum yok) insanlar anlamlandıramadığı olaylar için anlamlı varlıklar ortaya atmışlardır. kara umay da bunun sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
günümüzde de lohusa kadınların başlarına bağlanan kırmızı kurdele ile hala farkında olmadan kara umay’dan korunmaya çalışıyoruz.
önce biraz umay’dan bahsetmek gerekiyor. umay ana, özellikle hamile kadınları, lohusa kadınları ve bebekleri koruyan mitolojik bir varlıktır. buraya kadar güzel… ama çocuk ölümleri ve/ veya doğumda ölen kadınların ölümü nasıl açıklanacaktı? bu suçu(!) koruyucu bir tanrıçaya atamazlardı elbette. o zaman buny olsa olsa umay ana’nın kötü ikizi yapabilirdi. umay beyazlıkla sembolize edilirken, kötü ikizi siyah olmalıydı. umay güzel bir kadın olarak düşünülürken, kötü ikizi ise memeleri sarkmış çirkin bir varlık olmalıydı. umay insanları korurdu, bu nedenle bebeklere ve hamile kadınlara zarar veren olsa olsa onun kötü ikizi olurdu. yani albastı dediğimiz şey aslında umay’ın kötü ikizidir. hatta ona (bkz: kara umay) deniyor. yani kara umay/ albastı/ karabasan vb bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkıyor. türk mitolojisinde de ( diğerlerini henüz incelemedim, yorumum yok) insanlar anlamlandıramadığı olaylar için anlamlı varlıklar ortaya atmışlardır. kara umay da bunun sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
günümüzde de lohusa kadınların başlarına bağlanan kırmızı kurdele ile hala farkında olmadan kara umay’dan korunmaya çalışıyoruz.
devamını gör...
rus pornosu
ukrayna'yı destekleyip yine de rus pornosunun tadını çıkarmak mümkün mü?işte bu yüzden sadece etik kaynaklı, el yapımı slav pornosu izliyorum.
devamını gör...
doğru söylemenin zararları
9 köyden kovabilürler. problem.
devamını gör...
göğüs uyluk ve kanat
tavuk ve bir kadının en çekici bulduğum kısımları söz konusu olduğunda uyluk adamıyım
devamını gör...
platon okuyan insan
devamını gör...
insan okuyan insan
ben.
bir insan bulup resim çektirip buraya atardım ama işte o kadar çok okuyorum ki yetişemiyorum.
ilk trol başlığım olsun.
millet çok okuyor canım ben de okuduklarımı göze sokmalıyım yoksa bana nasıl bakarlar. gülecek.
bir insan bulup resim çektirip buraya atardım ama işte o kadar çok okuyorum ki yetişemiyorum.
ilk trol başlığım olsun.
millet çok okuyor canım ben de okuduklarımı göze sokmalıyım yoksa bana nasıl bakarlar. gülecek.
devamını gör...
normal sözlük için ukde dolduran ve sözlük tanımı yapan emekçiler
bir zamanlar bendim bu, bakalım ortama göre yine konumumuzu alırız.
devamını gör...
doğru söylemenin zararları
tek kelime ile sevilmezsiniz.
kira sözleşmesi yaptığımız adam sözleşmemiz olduğu için kendim dükkana gireceğim diyerek çık dediğinde ona biz çıkarsak ve yerimize kiracı girerse seni dava ederim dediğimde çıldırmıştı mesela.
sonra da anlaşma zemini için oturduğumuz ortamda bana cahil demekten bile kaçınmadı. güya istanbulda iş yeri varmış. bana söylediği söz şu burası siverek. bu cahillik değil benim hakkımı aramam cahillik. o sözden kastı ne peki. ilk olarak burada kurallar yoktur yani yasa ikinci olarak tehdit barındıran bir söz.
bunu da neden anlattıysam neyse. elim titremeye başladı gene.
kira sözleşmesi yaptığımız adam sözleşmemiz olduğu için kendim dükkana gireceğim diyerek çık dediğinde ona biz çıkarsak ve yerimize kiracı girerse seni dava ederim dediğimde çıldırmıştı mesela.
sonra da anlaşma zemini için oturduğumuz ortamda bana cahil demekten bile kaçınmadı. güya istanbulda iş yeri varmış. bana söylediği söz şu burası siverek. bu cahillik değil benim hakkımı aramam cahillik. o sözden kastı ne peki. ilk olarak burada kurallar yoktur yani yasa ikinci olarak tehdit barındıran bir söz.
bunu da neden anlattıysam neyse. elim titremeye başladı gene.
devamını gör...

