zaman tüneli

6 şubat depremi şayet olmasaydı, yazar olmamın mümkün olmayacağı sözlük. ha ben oradaki yazarlığımı bafileyeyim, keşke öyle bir felaket yaşanmasaydı da hiç yazar olmasaydım.

çaresizce yardım dileniyorduk. akdeniz'de o depremi ben de yaşadım ve ödüm bir tarafıma karıştı. bizim ev, odamdaki her şey zangır zangır sallanırken ağlamaya başladım ve "eyvah türkiye" dedim. "eyvahlar olsun..." zira ben kıbrıs'tayım ve buradaki binalar belli bir yönetmeliğe göre, depreme dayanıklı olacak şekilde inşa ediliyor. buna rağmen evin duvarı çatladı, o seviyede. konudan sapmayalım, kısacası deprem sürecinde sözlükte bir çaylak olarak bağıra ağlaya yardım isterken, aç susuz kaldığını söyleyen insanların mesaj-konum ve iletilerini paylaşmaya çalışırken, sözlük yönetimi "böyle olmayacak" dedi. ve o anda depremle ilgili paylaşım yaptığı tespit edilen tüm çaylakları yazar yaptılar.

şimdi o günden bugüne, hele ki de son aylarda, korkunç derecede sapıttı ekşi sözlük. korkunç bir ortam haline geldi o kadar. sözlükle ilgili drama, olay ve durumları yakından takip eden birisi değilim, bazen girerim ve o seviyede kendi halimde takılırım ki, muhtemelen yayınlamayacağım entryleri yazıp silmekle meşgulken, sol frame'de neler olduğunu kaçırırım. boykot etmişler ekşi sözlüğü. meğerse dolup taşan "özlem gürses" başlığı da bu konu etrafında dönüyormuş. ve kendisinin konuştuğu ilgili videoyu da sonradan, dün izledim. (daha sonra buraya link koyabilirim.) söylediği her şeyin altına imzamı atıyorum, sanki benim ağzımdan çıktı. nefretin hakim olduğu, sosyopatik bir ortam olarak tanımladı ekşi sözlüğü. güvensiz bir yer... bunun zaten farkındaydım ve belki bir boykot değil ama kendi içimde bir geri çekilme başlatmıştım, sol frame'e ya da gündem başlıkların illa ki hepsine dikkat göstermeyişimden anlaşılabileceği gibi... mesaj kutum desen kapalı zaten. korktuğum için... yahu bir yazar nereden, ne diye korkarak mesaj kutusunu kapatır?... gelmiş başımıza demek ki bir şeyler.

deşmek istemiyorum bunu daha fazla ama ekşi sözlüğün hali hal değil.
devamını gör...

sene 2015 olması lazım. o zamanlar şimdiki gibi samsung-apple-xiaomi-oppo gibi marka rekabeti yoktu. samsung-apple-lg-sony-htc rekabeti vardı. ben o zamanlar 10 yaşındaydım sınıfta da bir tane zengin çocuk vardı, okula audi a6 ile geliyordu, bu telefonu ile sınıfta hava atıyordu. ben de annemle babama gidip bu telefondan istemiştim. tabi babam dokunmatik telefon kullanmıyor (nokia e72), annem de turkcell t50 kullanıyor. benim de hiç telefonum yok, telefonun özellikleri de mükemmeldi o dönemin şartlarına göre (snapdragon 803,3 gb ram). tabi fiyatı da bayağı tuzluydu. sonrasında bayağı üzülmüştüm benim için telefon konusunda 1-nokia 2-sony'nin yeri bambaşka. bu iki markanın telefonlarına bayılıyordum ikisi de telefon işini bıraktı.
devamını gör...

bild ve zdf isimli alman gastelerinin almanyadaki alım gücünü belirtmek için zaman zaman kullandigi index

zdf 2023/08
bild 2022/09
devamını gör...

moderasyon tarafından uzaklaştırılmıştır. *.
devamını gör...

yok artık şarkısı..

rüzgâr kırdı dalımı
ellerin günahı ne?
ben yitirdim yolumu
yolların günahı ne?


sezen aksu / spotify
devamını gör...

o kendini bilmezin biri.
devamını gör...

olur öyle arada. şu hayatta yaşadığımız her gün güzel giyinmeyi hak ediyor mu? hayır. nevığğğğğğ bak. bazı günlerin hakkı pijamayla çıkmaktır, bazı günlerin hakkı da daha özenli çıkmaktır.
bir de tarz meselesi var, ben giysem ucubeye döneceğim şeyleri başkası giyse çok yakışıyor mesela.

geçen gün bir mağazaya gittim o mağazadaki kız “kombininiz çok güzel” dedi. çantamı sordu.
o gün güzel olmayı hak eden bir gün değildi mesela.
siyah etek (uzun kanka) beyaz badi (nefes aldırmayan cinsten kanka) üstüne kısa siyah ceket (trenç kumaşından kanka) siyah beyaz spor ayakkabı (pull and bear 900 tl kanka) siyah süet çanta (kirlenengillerden kanka)
mutlu olmuştum mesela.
devamını gör...

türkiye'de seçmen sorunu var. seçmenin kafası çalışmıyor, tuttuğu partiyi futbol takımını tutar gibi tutuyor. iktidarı iktidara getiren ve çeyrek asırdır orada tutan adamların içinde reisini peygamber ilan eden, anasının üstünde yakalasa anasını suçlayacak, yaşına başına bakmadan kendini adamın mabad kılı ilan eden insanlar varken muhalefet yok demek saçmalık. evet herkesin dilinde tam kafasının uyuştuğu parti veya lider olmayabilir. peki iktidarın mantıklı yanı var mı. sorgulamadan inanan, destekleyen kesim daha kalabalık olduğu için herifler iktidar.

sokakta adama diyorlar ki kılıçdaroğlu kilise açtı, açar tabi o zaten onlardan diyor, dönüp pardon kılıçdaroğlu değil iktidar yapmış diyorlar herif anında desteğe geçiyor. bu salt muhalefetin suçu mu.
işsizlik konusunda, kentsel dönüşüm konusunda, mülteci konusunda vb aklınıza gelebilecek her konuda bilgili birileri var. hepsi hakkında bilgisi olan tek kişi olmasa da neticede birileri bilgi sahibi ama kim dinliyor. çıkıp özdağ bişey söylese, erkan baş bişey söylese dinleyeni mı var. bu adamları çağırıp herhangi bir konuda fikrini alıp istişare yapmıyorlarsa, adamların da yetkisi yoksa, sonuç olarak ülkede birşeyler de yolunda gitmemiş olunca muhalefet mı suçlu.

ülke mülteci yuvası, enflasyon uçmuş, hapishaneler taşıyor, hukukun çivisi çıkmış, sağlık ve eğitim sistemleri çökmüş, biz muhalefet yok konuşuyoruz. muhalefet ne derse desin seçmeni anlamadıktan, oy verip yetkili makamlara getirmedikten sonra ne olacak ki. atatürk dirilse bu akp yine iktidar olur, dönüp atatürk yetersiz mi diyeceğiz. senin anlattığın karşıdakinin anladığı kadar. karşındaki anlamıyorsa, anlamak istemiyorsa elin kolun bağlanır. kimse duymak istemeyen kadar sağır değildir.

muhalefete bayılmıyorum ama olan biten herşey için ilk suçlanacak kesim iktidar. bunu böyle görün yoksa bir süre sonra milletin algısı değişiyor, iktidarın her yaptığı normalleşiyor. esas suçluyu unutmayın.
devamını gör...

ben tabi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşkım orası değil
devamını gör...

herkes zor mor demis de gayet de olagan bir durum bence, insan o heyecanla naapcagini bilemiyor bazen..
devamını gör...

olur olmadık zamanlarda gelen, gereksiz duygusallığa karşıyım ulan ben! yani, bir şeylerin beni bu kadar kolay ağlatabilmesi gerçekten sinirimi bozuyor. ya sürekli derdi, tasayı içime atmaktan bir şeyler zamanla dolup taşıyor ya da kafayı yememe son 15 dakika kalmış durumda.

mis gibi tarçınlı, havuçlu ve cevizli kekimden iki dilim almış, bol sütlü kahvemi de yapmışım. günün yorgunluğunu göt büyüterek atacaktım ki... ilk kek dilimi çoktan midemi boylamışken, vıttırı zıttık bir töre dizisinde çalan (bkz: ahmet kaya)'nın hani benim gençliğim şarkısıyla bir anda salya sümük ağlamaya başladım. boncuk boncuk gözyaşlarım kahveme aktı gitti. giderayak tuzlu kahve de içmiş olduk. *

"konunun ahmet kaya ile uzaktan yakından ilgisi yok." demeyi çok isterdim ama rahmetli o kadar içten okumuş ki şarkıyı... belki de yaklaşan regl duygusallığıdır, kim bilir? vay anasını, tanım girene kadar kahvem de soğumuş. uff, bir posta da buna ağlayayım bari.

ulan o değil de... bu kek baharatını kim bulduysa allah ondan razı olsun! enteresan bir tat vermiş kekime.

neyse, ne diyorduk? vıttırı zıttık töre dizileri yasaklansın!
devamını gör...

suriye sınırında gece nöbette iken ansızın saat 03:00 sularında baskın yaparak mevzime gelmişti üsteğmen. türkçe öğretmeniydi aslen.
gelip elimden aniden engerek isimli termali aldı. ardından cihazın kapalı olduğunu söyleyip burada nöbet tutmak için hudut namustur temalı nutuk attı. rütbe kolda değil omuzda olunca kısık bir sesle komutanım cihazı ters tutuyorsunuz demiştim.
yani aynen darbeden sonra güçlendi kanka. arada atatürkçü subayları da temizledikleri için ordunun kalitesi baya yükseldi. sanki orduya devlete fetullahcilari ben doldurdum da temizlenince kahraman oldular a..
devamını gör...

o kendini biliyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olay.

arkafaslar ben 32 yasina kadar o kadar cok iltifat aldim ki bu konuda.
cok tarz sahibisin, hep bakimlisin, cuval giysen yakistiriyorsun.

ben son 10 senedir depsreyondayim. o yuzden giyinmiyorum.

o cok bilmis cirkin agzinizla bos konusmayin.
devamını gör...

italya'daki bazı evlerin sembolik fiyatı
kaynak
devamını gör...

nazileri aşağılamak için savaş filmi yapayim derken çocuk filmi yapmışlar, bir de 15 milyon dolar harcamislar, helal olsun

filmde 2 kelime almanca yok, naziler sürekli ingilizce konuşuyor

hayir arkadaş, nose dive düşen uçaktan bir insan nasıl sağ çıkar? buna 5 yaşındaki çocuk bile güler
devamını gör...

bir diğer propaganda filmi

diğerleri için
(bkz: bridge of spies)
(bkz: body of lies)
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim