zaman tüneli

mümkünse türkiye'de daha fazla mezunu yer almaması gereken alandır. zira o kadar çok mezunu var ve iş arayan insanların artık o kadar çok rakibi var ki. rakiplerinizi geride bırakmanın birkaç yolundan kelam edebilirim.

1) yes chef demeyi öğrenin, mantığını kavrayın. herkese de demeyin. ayrımına varmayı öğrenin.
2) çok değil akıllı çalışın.
3) gelişime açık bir alan ancak reçete toplamak yerine teknik öğrenmeyi huy edinin. panna cotta yapmayı öğrendikten sonra seçtiğiniz malzemeyle birleştirip füzyon yaratabilirsiniz. (boza ile panna cotta fikri bana aittir evet lütfen çalmayınız)
4) doğru şefi arayın bulun, yalvarın, ekonominiz yettikçe az para çalışın gerekirse ama doğru şefle çalışın.
5) burada ikiye ayrılacaksınız; ya çok çevresi olan şeflere yalakalık yapıp iyi yerlere bir şekilde kendinizi atıp kötü insan ortalama şef olup insanlara zulüm edip patronlarla kanka olup iyi para kazanacaksınız ya da işimi hep doğru yapıcam şefimin sözünden çıkmayacağım diyip şefin takdiriyle pozisyon alıp diğer söylediğim insanların sizden az şey bilmesine rağmen başınıza şef olarak geçmesini izleyecek sonrasında yurtdışı hayalleriyle buralardan tüyeceksiniz. bunlar yaklaşık 10 yılın tecrübeleri ve şunu söyleyebilirim ki bu sektörde çok fazla insan tanıyorum (maalesef) ve kiminle konuşsam istisnasız sektörü bırakma niyetinde. bahsettiğim fikir yurtdışında da aynen devam ediyor bu arada. onlardan biri de benim.

kolaylıklar dilerim.
devamını gör...

2007'de adanalı dizisinde 16 yaşında kızı olan bir anneyi canlandırdıktan 3 sene sonra behzat ç.de evlenmek isteyen bekar kız rolünde izletmiştir kendini.

öyle de bir tipi vardır yani, ne dersen o olur.

çok güzeldir, underrated'dir. sabah sabah youtube önerilerde görünce yıllar sonra baktım nolmuş diye, hala aynı arkadaş. biraz zayıflamış, bir iki de ufak bıçak ve/veya botoks sanırım, bilemedim.

yaşını sabitleyen bir diğer kişi olmuş çıkmış artık. en bilineni ise tabii ki tom cruise.

bir de bilkent mezunuymuş kendileri.
devamını gör...

güzel sabahalar sözlük.

dün biraz dengeleri bozulan sözlüğü rayına oturtmaya çalıştım.
bir iki vagonu yerine koydum diye düşünüyorum.
puan karma falan derken millet birbirine girmeden tuttum,
dedim şşştt yanlış anlaşılma var. böyleyken böyle şöyleyken şöyle falan.
iyiyiz güzeliz umarım bu sabah.

günaydın. yoldaş ben oldum resmen; selam size yoldaşlarım. gülecek.
devamını gör...

1996'da 53. türkiye hükümeti'nin başbakanı mesut yılmaz; macaristan'ın başkenti budapeşte'de birisinden dayak yer ve bu olay, o dönem türkiye'nin gündeminde oturur. 1990'larda böylesi rezaletler de vardı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

popüler olan her kadın yazarı kıskanırdım. çekemezdim. yoga, fitness, bodybuilding, güzel makyaj yapan bütün kadınları kıskanır hatta içimden kötü konuşurdum. çünkü kadın olsaydım kıskanç olurdum. nefret ederdim güzel kadınlardan. allahtan erkeğiz de böyle dertlerimiz yok.
devamını gör...

sakar şakir ile birlikte kemal sunal filmografisinin en rezil en anlamsız en kötü iki filminden biridir.
devamını gör...

diğer saçma sapan sözlüklerden sonra kendimi bulma isteğiyle tesadüfen yakaladığım ve insanların sevgi dolu olduğunu tahmin ettiğim sosyal mecradır.

sözlüğün uzandığı bölgeleri biraz daha uzaklaştırmak amacıyla aranıza avustralya'dan katılıyorum. mesajlarınızı da zevkle cevaplayabilirim ancak lütfen "düzenimiz var yeğenim" konusuna varmasın mesajlarınız.
devamını gör...

bombok bir filmdir.

absürt falan da değildir.

romantik yeşilçam tutkunlarının toz kondurmadığı, saçma sapan esprilerle güya zamanının ötesinde olduğu iddia edilen ve kemal sunal filmografisinin en dibinde avanak apti ile beraber yer alması gereken bir yapımdır.

yönetmeninin natuk baytan olması filmi iyi yapmaya yetmemiştir.
devamını gör...

2. yılmaz hükümeti ya da anayol hükümeti olarak da bilinen 53. türkiye hükümeti, 6 mart 1996-28 haziran 1996 tarihleri arasında yalnızca üç ay dayanan demokratik sol parti destekli bir azınlık hükümetidir. bu hükümetin başbakanı mesut yılmaz'dır. 53. türkiye hükümeti'ndeki en önemli olay, mesut yılmaz'ın macaristan'da bir kumarhanede dayak yemesidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

upload dizisinde oynayan meleklerden biri.

günün birinde bir meleğim olacaksa böyle olsun dedirtmiştir. kısa saçın en çok yakıştığı kadınlar güruhuna bodoslama dalmıştır.

o gülüşü falan. allahım nasıl bişey.
devamını gör...

sinemada ilk izlediği film buz devri imiş. onun zamanında çıkmış. öyle diyor.

oha. nası lan?? biz o kadar yaşlandık mı?

gerçi kız 93'lü, haklı olabilir. *
devamını gör...

54. hükümet, refahyol hükumeti'nin remiyetteki adıdır ve hacı ile bacı koalisyonu olarak bilinir. başbakan'ın necmettin erbakan, başbakan yardımcısının tansu çiller olduğu 54. türkiye hükümeti, sadece 1 yıl dayanmıştır ve toplamda 19 bakanla görev yapmıştır. 54. hükümet'in içinde 4 tane kadın bakan vardır ve onlardan birisi de meral akşener'dir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nothing else matters yorumuna tesadüfen denk geldiğim bağyan kişinin youtube kanalı. fantastik solo kısmı, parçanın orijinalinde olduğu gibi bunda da tüyleri daykın daykın *etmiştir. hemen abone oldum. ne var ne yok dinlerim ben bu abladan.

hatta fade to black yorumu daha da uçmuş.



"left hand = james, right hand = kirk" :)
devamını gör...

#2221233
"hepten bırakıp gittiğimi düşünüyor muhtemelen şu sıralar sözlüklerin ama öyle değil dostum, bir gözüm buralarda"
doğrusunu bildiğim yalanları sıralarken hiç yüzü kızarmamış, hiç utanmamış yazar. her gün tank yapıp boyadığını biliyorum canım benim. daha fazlasını anlatacağın gün çabuk gelir umarım.

#3510914
kalbimizdesin köpek. seviyoruz seni. hala seviyoruz *
devamını gör...

türkmenistan, kırgızistan, kazakistan ve özbekistan, ab'den 12 milyar avro'luk yardım almaları karşılığında, türkiye'yi kıbrıs'ta resmen işgalci güç olarak tanıdılar. ehehe
yani al sana turan *
devamını gör...

son derece yakışıksız bir pankart.
elbet vardır normal doğum istemesine rağmen sezaryen ile doğuran.
onları hiç mi düşünmediniz?
her şeyi geçtim böyle bir konu futbol maçında mı konuşulur yahu?
devamını gör...

sivaslı olmamakla birlikte sivas'ı da, aleviler hariç sivaslıları da sevmem. üstelik bu yeni bir şey de değildir, ilkokul çağlarımda haberlerde izlediğim bir şeyden beri durum budur ki daha sonra da madımak katliamı yaşandı. hani bunu söyleyeyim de sonra beni sivas ya da sivasspor'u kayırmakla itham etmeyin.

konuya dair bilinmesi gereken şeyler:
1- zaman zaman tff, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla bir organizasyon yapar ve maça çıkan takımların ellerine pankartlar verir. takımların bunlara karşı çıkma falan gibi durumlarda ceza almaları söz konusu olabiliyor bildiğim kadarıyla. yani olayın sivasspor'dan bağımsız olması söz konusu olabilir.
2- cümlenin kuruluşunu beğenmeyebilirsiniz ama içeriği doğrudur. ne yazık ki ülkemizde bıçak parası v.b. sebeplerle gebeleri yanlış yönlendiren bir grup jinekolog var. bunlar çoğu zaman pireyi deve yapıp hastalarını korkutuyor ve "daha garanti" diyerek sezaryen istemeye zorluyorlar.
3- sırf ikinci şıktan dolayı ankara şehir hastanesi'nde havuzda doğum bölümü bomboş yatıyor. bunu da orada stajını yapmakta olan anestezi teknisyeninden biliyorum.
4- haklı olarak, bunun maçla ne ilgisi var derseniz; takımlara ne pankartlar taşıttı bu iktidar. buna mı takıldınız?
devamını gör...

common people ve eulogy ile içimden geçti. uss callister: infinity'deki göndermeler bile yeter, çok emek verilmiş o bölüme belli. farkındaysanız final bu kez uss callister yani 4. sezon işi ile oldu. en azından 5 ve 6. sezonlardaki iğrenç lgbt dayatması eleştirilerini dikkate almışlar demek ki. abicim 5. sezonun ilk bölümü olan striking vipers'da, iki okul arkadaşı kafaya bişi takıp oyunda vuruşuyordu. ya ben misal kerem'in neden ağzına vermek isteyeyim. adamı zorla hasta ederler. bisex halimle iğrendim be.

bir white bear, san junipero, white christmas, nosedive (favorim), black museum ayarında güzel işler bekliyorum 8. sezonda da. bu kez, beklentilerim fazlasıyla karşılandı. hatta eski bölümlere devam çekeceklerse, san junipero efsanesini de yeniden görmek isterim.
devamını gör...

komik bir anım aklıma geldi.
ben yol verdiğim için kavga ettim arkadaş. normalde tali yoldan çıkan araca yol verme huyum yoktur. olacak ya işte. ahmetler postanesi'nin kurtuluş tarafına bakan diliminde kadının birine yol vereceğim tuttu. arkamdaki araç buna icerlemiş olmalı ki .aşaklarini sıkmışlar gibi kornaya abandı. dikiz aynasindan ne oluyor gibilerinden el hareketi yaptım. herifcioglu sabahın zottiginde artık neye kizmissa indi araçtan. o inince bende indim. ne oluyor hemşerim, ne bu tantana dedim haliyle. lanlu lunlu konuştu. yanında karısı mı kızı mi ne var. git ulan işine, kirmayayim boynuzunu, bak dalgana deyince adam aniden geri döndü bindi arabasına. bir laf daha etse allah ya ona verecek ya bana. neyse ki anladı hatasını da olay büyümeden bitti gitti.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim