zaman tüneli
gelincik
saçları sırma, gözleri sürme bir kır çiçeğidir.
taç yapraklarının içinde muhakkak suretle bir böcek tarafından istismar ediliyordur.
edit: aynı isimle bir de yabani hayvan vardır.
taç yapraklarının içinde muhakkak suretle bir böcek tarafından istismar ediliyordur.
edit: aynı isimle bir de yabani hayvan vardır.
devamını gör...
fenerbahçeliler nerede hata yaptı sorusu
fenerbahçeli olarak hata yaptılar tabii ki.
devamını gör...
eski bir majeste
#3551848
valla bu parçayı çok severim, çok teşekkür ederim ama -raçıştır-‘dan bir bildirim gelir de napiyosun sen derse şaşırmam*
biz kavga edemeyiz gönüller bir. elimizden geleni yapıp, kafamızı dağıtıp, biraz renk katmaya çalışıyoruz sözlüğe. *
tekrar teşekkürler*
valla bu parçayı çok severim, çok teşekkür ederim ama -raçıştır-‘dan bir bildirim gelir de napiyosun sen derse şaşırmam*
biz kavga edemeyiz gönüller bir. elimizden geleni yapıp, kafamızı dağıtıp, biraz renk katmaya çalışıyoruz sözlüğe. *
tekrar teşekkürler*
devamını gör...
fenerbahçeliler nerede hata yaptı sorusu
taraftar kötü gidişe reaksiyon alamıyor. reaksiyon alsa bile, yönetimin desteklediği diğer bir grup tarafından bastırılıyor ve sindiriliyor.
uzun süredir şampiyonluğun gelmemesi fenerbahçe gibi bir camia için uzun vadede kötü gidiştir. bu uzun süreçte fenerbahçe taraftar profili değişti, bir çoğu manipüle edildi. ali koç seneye şampiyon olsa ciddi başarı sayacak bir kitle mevcut aralarında.
hafta içi kadıköy'de oynanan eski fenerbahçe-beşiktaş maçlarını gösteren bir programa denk geldim. atmosfer günümüz ile o kadar farklı ki anlatamam. görmeniz lazım.
ali koç fenerbahçe dinamiklerini mahvetti. artık camia olarak bazı şeylerin farkına varmalılar. farkında olup tepki göstereni de sindirmemeliler. maalesef paralı köpekler türemiş tribünlerde.
uzun süredir şampiyonluğun gelmemesi fenerbahçe gibi bir camia için uzun vadede kötü gidiştir. bu uzun süreçte fenerbahçe taraftar profili değişti, bir çoğu manipüle edildi. ali koç seneye şampiyon olsa ciddi başarı sayacak bir kitle mevcut aralarında.
hafta içi kadıköy'de oynanan eski fenerbahçe-beşiktaş maçlarını gösteren bir programa denk geldim. atmosfer günümüz ile o kadar farklı ki anlatamam. görmeniz lazım.
ali koç fenerbahçe dinamiklerini mahvetti. artık camia olarak bazı şeylerin farkına varmalılar. farkında olup tepki göstereni de sindirmemeliler. maalesef paralı köpekler türemiş tribünlerde.
devamını gör...
x
kendisine hala twitter dediğim uygulama.
devamını gör...
x
eski twitter.
hesabı gizleyip sadece beğeni etkileşimi verilmeli ve gündemden başka bir şey takip edilmemelidir. mümkünse hiçbir şeye yorum da yapılmamalıdır. çünkü çok toksik bir platformdur, ama gündem konusunda fonksiyoneldir, o başka.
hesabı gizleyip sadece beğeni etkileşimi verilmeli ve gündemden başka bir şey takip edilmemelidir. mümkünse hiçbir şeye yorum da yapılmamalıdır. çünkü çok toksik bir platformdur, ama gündem konusunda fonksiyoneldir, o başka.
devamını gör...
gelincik
ayna şarkısı.
devamını gör...
yenidünya
(bkz: amariganya)..
devamını gör...
unut ama beni (yazar)
devamını gör...
günaydın sözlük
öncelikle günaydın sözlük,
gerçi tünaydın diyeyim yayın sonrası dönüş bir takım düzenlemeler vs derken anca kendime gelmeye çalışıyorum,
bodrum’da çok güzel bir hava var. artık yavaş yavaş sezonu açıyoruz sanırım.
#3551543
sevgili kaytsz bu tanımı yazmış gerçekten çok mutlu oldum. bence de mükemmel bir geceydi, acayip eğlendim, bolca müzik konuştuk yorumlar dinledik.
beni yine gaza getiriyor, çıtayı arşa falan çıkarmadım aslında, teknik aksaklıklar da yaşadım. illa sezen aksu’yu istiyorsan kaytsz’cım en kısa sürede görüşüp söz almaya çalışayım. yazarlarımızı kırmam, seni hiç kırmam, sezen de beni kırmaz diye düşünüyorum. birazdan kendisini arayıp konuşacağım telefonda yok falan derse, gidip bi’ kahve ısmarlarım ona hallederiz dert etme sen.
duyurunu aldım gereken yapılacak.
her şey sözlük için.
sevgilerimle, *
gerçi tünaydın diyeyim yayın sonrası dönüş bir takım düzenlemeler vs derken anca kendime gelmeye çalışıyorum,
bodrum’da çok güzel bir hava var. artık yavaş yavaş sezonu açıyoruz sanırım.
#3551543
sevgili kaytsz bu tanımı yazmış gerçekten çok mutlu oldum. bence de mükemmel bir geceydi, acayip eğlendim, bolca müzik konuştuk yorumlar dinledik.
beni yine gaza getiriyor, çıtayı arşa falan çıkarmadım aslında, teknik aksaklıklar da yaşadım. illa sezen aksu’yu istiyorsan kaytsz’cım en kısa sürede görüşüp söz almaya çalışayım. yazarlarımızı kırmam, seni hiç kırmam, sezen de beni kırmaz diye düşünüyorum. birazdan kendisini arayıp konuşacağım telefonda yok falan derse, gidip bi’ kahve ısmarlarım ona hallederiz dert etme sen.
duyurunu aldım gereken yapılacak.
her şey sözlük için.
sevgilerimle, *
devamını gör...
aşk
“kişi eğer kendinden çok hoşnutsa deli gibi aşık olmaz, kendinden hoşnut değil ve kendinden kurtulmak istiyorsa deli gibi aşık olur. orada da işte bana onu ver, bende olmayan şeyi ve sende olan neyse onu bana ver ve bütün huzursuzluğum dinsin.”
sabah 5.30 gibi yatakta instagram a bakınırken önüme düşen şule öncü videosu. ben deli gibi aşık olanlardanım. yakın zamandaki tecrübemi de göz önüne alırsak hala biraz öyleyim gibi görünüyor. peki ne bu bende olmayıp da sende olan şey: değerli olmak. bu annenin, babanın sana hissettirebileceği bir şey. bir anlık değerli hissetmekten bahsetmiyorum tabi, çocukluğunuzdan ergenliğinize kadar ince ince işlenen bir süreç. ince ince işlenmiyor elbette, kaba saba işleniyor genellikle.
“senin gibi bir oğlum olacağına sakat bir oğlum olsaydı keşke. ona bakmak seninle ilgilenmekten daha az sinir bozucu olurdu.”
bu da babamdan. hala ara sıra aklıma geliyor. bir babanın oğlunu kırmak, aşağılamak, küçük düşürmek için daha ağır ne söyleyebileceğini düşünmek zor. bu söz babamın aşağılamalarının zirvelerindendi. bunun dışında yine küçük büyük sinir krizleri, küçük düşürmeler, beceriksizlik imalarıyla geçti görüştüğümüz bütün dönem. hatırlamaya değer güzel hiçbir anım yok desem abartmış olmam. annemse hasbelkader babamla hayatını mahvetmiş, hayatını bu cehennemden kurtarabileceği hiçbir planı olmayan, öbür dünyada huzuru bulacağı inancıyla ibadetini yapıp ölümü bekleyen biriydi. bizi aşağılamazdı ama öfkesini bazen gizleyemez, sevgisini pek gösteremezdi. babama karşı koruyamazdı zaten. onun zorbalığından hepimiz payımızı alırdık. öte yandan babama kimsenin gücünün yetmeyeceğini düşünürdü, bizi de bu konuda uyarırdı. bir keresinde asım can gündüz ‘ün oğlu annesinden bahsediyordu tvde: “bütün anneleri dizmişler, içinden en harika olanını seçmişim ben de.” gibi bir şey söylüyordu. annem de salona girerken bunu duyunca mahçup bir tavırla “ben öyle bir anne bir anne olamadım.” demişti. üzülmüştüm tabi o zaman bunu duyunca. kardeşimle teselli etmeye falan çalışmıştık.
öte yandan babamın annesinin kafasında bira şişesi kıran bir babası, kendisinin değerinden hiç şüphe etmeyecek kadar ona sevgisini veren; kardeşlerinden kayıran bir annesi varmış. annemse küçük yaşta annesini kaybedip önce dedemle sinir hastası dayıma, sonrasında babama ve bize bakmaya mahkum olmuş, bütün teselliyi dinde bulan bir kadın.
şimdi ayrılar, on beş sene önce kardeşimle benim anneme desteğiyle boşandılar. uzun yıllar görüşmedik, sonra ben görüşmeye başladım babamla. kardeşim sevip sevildiği bir ilişkisini evliliğe taşıdı. ben de uzun yıllardır gurbetteyim. beş sene kadar psikoloğa gittim. kendimi o kadar değersiz hisssetmiyorum ama pek değerli de hissetmiyorum. deliler gibi aşık olacak bir potansiyelim var hala.
o kadar sene psikanalize gittikten sonra içine düştüğüm hayatın farkına vardım denebilir. eldeki malzeme, imkanlar, şartlar bunlar. ben bununla ne yapabilirim? tenis oynuyorum, tangoya gidiyorum, elektro gitar aldım yeni, iyi kitaplar okuyan bir kitap kulübüne katıldım geçen hafta (clarise lispector ‘un “yaşam suyu” nu konuştuk.). devam etmeye çalışıyorum. arada buraya yazıyorum işte. öyle..
sabah 5.30 gibi yatakta instagram a bakınırken önüme düşen şule öncü videosu. ben deli gibi aşık olanlardanım. yakın zamandaki tecrübemi de göz önüne alırsak hala biraz öyleyim gibi görünüyor. peki ne bu bende olmayıp da sende olan şey: değerli olmak. bu annenin, babanın sana hissettirebileceği bir şey. bir anlık değerli hissetmekten bahsetmiyorum tabi, çocukluğunuzdan ergenliğinize kadar ince ince işlenen bir süreç. ince ince işlenmiyor elbette, kaba saba işleniyor genellikle.
“senin gibi bir oğlum olacağına sakat bir oğlum olsaydı keşke. ona bakmak seninle ilgilenmekten daha az sinir bozucu olurdu.”
bu da babamdan. hala ara sıra aklıma geliyor. bir babanın oğlunu kırmak, aşağılamak, küçük düşürmek için daha ağır ne söyleyebileceğini düşünmek zor. bu söz babamın aşağılamalarının zirvelerindendi. bunun dışında yine küçük büyük sinir krizleri, küçük düşürmeler, beceriksizlik imalarıyla geçti görüştüğümüz bütün dönem. hatırlamaya değer güzel hiçbir anım yok desem abartmış olmam. annemse hasbelkader babamla hayatını mahvetmiş, hayatını bu cehennemden kurtarabileceği hiçbir planı olmayan, öbür dünyada huzuru bulacağı inancıyla ibadetini yapıp ölümü bekleyen biriydi. bizi aşağılamazdı ama öfkesini bazen gizleyemez, sevgisini pek gösteremezdi. babama karşı koruyamazdı zaten. onun zorbalığından hepimiz payımızı alırdık. öte yandan babama kimsenin gücünün yetmeyeceğini düşünürdü, bizi de bu konuda uyarırdı. bir keresinde asım can gündüz ‘ün oğlu annesinden bahsediyordu tvde: “bütün anneleri dizmişler, içinden en harika olanını seçmişim ben de.” gibi bir şey söylüyordu. annem de salona girerken bunu duyunca mahçup bir tavırla “ben öyle bir anne bir anne olamadım.” demişti. üzülmüştüm tabi o zaman bunu duyunca. kardeşimle teselli etmeye falan çalışmıştık.
öte yandan babamın annesinin kafasında bira şişesi kıran bir babası, kendisinin değerinden hiç şüphe etmeyecek kadar ona sevgisini veren; kardeşlerinden kayıran bir annesi varmış. annemse küçük yaşta annesini kaybedip önce dedemle sinir hastası dayıma, sonrasında babama ve bize bakmaya mahkum olmuş, bütün teselliyi dinde bulan bir kadın.
şimdi ayrılar, on beş sene önce kardeşimle benim anneme desteğiyle boşandılar. uzun yıllar görüşmedik, sonra ben görüşmeye başladım babamla. kardeşim sevip sevildiği bir ilişkisini evliliğe taşıdı. ben de uzun yıllardır gurbetteyim. beş sene kadar psikoloğa gittim. kendimi o kadar değersiz hisssetmiyorum ama pek değerli de hissetmiyorum. deliler gibi aşık olacak bir potansiyelim var hala.
o kadar sene psikanalize gittikten sonra içine düştüğüm hayatın farkına vardım denebilir. eldeki malzeme, imkanlar, şartlar bunlar. ben bununla ne yapabilirim? tenis oynuyorum, tangoya gidiyorum, elektro gitar aldım yeni, iyi kitaplar okuyan bir kitap kulübüne katıldım geçen hafta (clarise lispector ‘un “yaşam suyu” nu konuştuk.). devam etmeye çalışıyorum. arada buraya yazıyorum işte. öyle..
devamını gör...
budun
budun millet demek değildir kavim demektir
*oguş-aile
*uruk-sülale
*bod/boy-aşiret,kabile
*bodun/budun-kavim
ulus ise siyasi amaçla bir araya gelmiş olan boylar konfederasyonunu ifade eder. bu sebeple en başta oğuzlar farklı anılırken göktürk yönetimine girdikten sonra "türk oğuz beyleri" diye anılmaya başlanmıştır.
*oguş-aile
*uruk-sülale
*bod/boy-aşiret,kabile
*bodun/budun-kavim
ulus ise siyasi amaçla bir araya gelmiş olan boylar konfederasyonunu ifade eder. bu sebeple en başta oğuzlar farklı anılırken göktürk yönetimine girdikten sonra "türk oğuz beyleri" diye anılmaya başlanmıştır.
devamını gör...
kadın dırdırı
erkekleri erken yaşta mezara koymak için geliştirdiğimiz bir silah. neden bu kadar yaşlı dul kadın var sanıyorsunuz? büyük oyunu görün.
devamını gör...
sevgi ve flört peşinde koşmayan insan
başka insanların sorumluluğunu almayı sevmiyorum. heteroseksüelim ama uzun süreli ilişki beni sıkar. kimseye hesap veremem. eğlenmelik kızlar da aşırı varoş ve ucuz, açıkçası hiç uğraşasım gelmiyor. 30 sene öncesinin kenar mahalle eskortları makyaj ve cropla tanışmış, mekanlara otobüsle gidip helal süt emmemiş çakalların bmw’leriyle tatmin oluyorlar.
devamını gör...
derbiyi iki mert sayesinde kazanmış olmamız gerçeği
mert günok ve mert müldür. ikisine de teşekkür etmek gerekir.
beşiktaş, sizin gösterdiğiniz mertliğe minnettar.*
beşiktaş, sizin gösterdiğiniz mertliğe minnettar.*
devamını gör...
35 yaşında koca koca bireylerin saklambaç oynaması sorunsalı
parkta kızımla oynuyoruz. saklanacak tek yerimiz ağaçların arkası. birbirimizi görmemiş gibi yapıp parkta koşturuyoruz. ve evet mutluyuz.
sorunsal mıdır bilemem, sevmeyen oynamasın.
sorunsal mıdır bilemem, sevmeyen oynamasın.
devamını gör...
kadın dırdırı
ön tanım: kadınların dertlerini anlatmak için gösterdikleri insanüstü çabayı dırdır diye tanımlayarak anlamını boşaltmaya çalışan eril zihniyet bu elbet ki konuşularak anlaşılamayacak kadar sığdır ve her konuşmayı dırdır addeder.
tatlı su hümanistleri gittiğine göre tanımdan…
şimdi gelelim gerçeklere.
kadın dırdırı vardır, gerçektir ve elmas uçlu matkap ucu kadar delici ve tehlikelidir. adamı genç yaşta öldürür. zihnini hasta eder.
benim ne kadar anasına düşkün bir çökelek olduğumu bilen bilir. buna rağmen anneme dönem dönem yüklenen bu dırdır hedesi yüzünden kadından uzaklaşıyorum.
arama mesafe koymak zorunda kalıyorum.
insan anasının dırdırına dayanamazken elin kızının dırdırına nasıl katlansın a dostlar.
tatlı su hümanistleri gittiğine göre tanımdan…
şimdi gelelim gerçeklere.
kadın dırdırı vardır, gerçektir ve elmas uçlu matkap ucu kadar delici ve tehlikelidir. adamı genç yaşta öldürür. zihnini hasta eder.
benim ne kadar anasına düşkün bir çökelek olduğumu bilen bilir. buna rağmen anneme dönem dönem yüklenen bu dırdır hedesi yüzünden kadından uzaklaşıyorum.
arama mesafe koymak zorunda kalıyorum.
insan anasının dırdırına dayanamazken elin kızının dırdırına nasıl katlansın a dostlar.
devamını gör...


