zaman tüneli
en sevilen 1 çorba 1 yemek 1 tatlı
1 ayrılık 1 yoksulluk 1 ölüm.
devamını gör...
the pot
devamını gör...
renault clio
hala bu kadar talep görmesine anlam veremediğim model. iç malzeme kalitesi kötü, yalıtımı berbat, motor performansı eh işte, yakıtı yüksek, yol tutuşu kötü, motorunun kronik arızaları var. buna rağmen peynir ekmek gibi satılıyor, 2 sene zar zor sabrede sabrede kullandığım 1.0 tce touch versiyonunu 2 günde sattığımda ufak bir şok yaşatmıştı bana çünkü sattığım paraya çok daha iyi arabalar vardı.
şu an evolution paketi 1.536.000tl'ye satılıyor, 30k tl daha ekleyip seat arona alabiliyorsunuz ya da 1.450.000tl'ye seat ibiza.
komik olan kısım şu, arona da ibiza da clio'ya göre çok çok iyi arabalar ama clio 2. elde 2 günde satılırken diğer ikisi şu an 1 ayda zor satılıyor.
çok ilginç bir ülkede yaşıyoruz.
şu an evolution paketi 1.536.000tl'ye satılıyor, 30k tl daha ekleyip seat arona alabiliyorsunuz ya da 1.450.000tl'ye seat ibiza.
komik olan kısım şu, arona da ibiza da clio'ya göre çok çok iyi arabalar ama clio 2. elde 2 günde satılırken diğer ikisi şu an 1 ayda zor satılıyor.
çok ilginç bir ülkede yaşıyoruz.
devamını gör...
yıl dönümü
bir olayın üzerinden bir yıl geçmesi sebepli özellik atfedilen tarih.
benim tarihlerle hiç aram olmadığı için daha şimdiden her şeyi unuttum,
ama o unutursa intikamım acı olur.
öyle de önemli bence. *
benim tarihlerle hiç aram olmadığı için daha şimdiden her şeyi unuttum,
ama o unutursa intikamım acı olur.
öyle de önemli bence. *
devamını gör...
aldığınız cezalar
(bkz: sicil tertemiz)
devamını gör...
ultravesti
bir galatasaray taraftarı olarak ultraslan'ı aldıkları politik tavırdan olayı sevmem, üstelik tribünde muhalif kimlikte insanları bastırmaya çalıştıklarından dolayı da. evet şu an iktidara taban tabana zıt olana ekmek bile yedirmezler de, bunlarınki apayrı seviye.
devamını gör...
yeşilaycı yazarlar veritabanı
hayatını bilcümle bağımlılıktan arındırmış yazarların veritabanıdır.
kendilerini kutluyor, başarılarının devamını diliyorum efem.
kendilerini kutluyor, başarılarının devamını diliyorum efem.
devamını gör...
aldığınız cezalar
ben de hukuki cezalar sanıp yazacaktım, sözlük cezalarıymış.
2 ekşi sözlük, 2 inci sözlük hesabım patladı, armonik sözlükte modluktan atıldım.
onun dışında bir dünya 1-2 haftalık 1 aylık çaylaklık cezaları.
2 ekşi sözlük, 2 inci sözlük hesabım patladı, armonik sözlükte modluktan atıldım.
onun dışında bir dünya 1-2 haftalık 1 aylık çaylaklık cezaları.
devamını gör...
kadınların abi diyeyim de yavşamasın mantığı
devamını gör...
bugün markete gidip çok güzel bir alışveriş yaptığım gerçeği
bir aylık maaşın yarısını bıraktığını kasada bıraktığını da anlarsın kasada :(
devamını gör...
warhammer 40.000
açıkçası gerçek dünyadaki şuursuzluğun arş-ı ala'ya çıkması yüzünden eskisi kadar okuyamadığım, kendimi kaptıramadığım distopyadır. yahu elin distopyasını okurken yine de arkaplanda belli bir mantığın döndüğünü falan görüyorsunuz, buradaki portakal reis ve şürekasının... neyse ya.
warhammer 40000 esasen bir masaüstü savaş oyunudur. ama hedef olarak minyatür satmak için etrafında örülen evren öyle kompleks bir hale gelmiştir ki gerçekten takdire şayandır bu mesele. işin görsel kısmı zaten kendine hastır, katedral biçiminde uzay gemisi kimin nasıl aklına geldi lan mesela. ama işte yedirince oluyor. edebiyat kısmı zaten apayrı bir karmaşa. şu anda "abi neyle başliyim" diyen insana yanıt vermeye çalışırken analiz paralizine girebiliyorsunuz.
ben size kendi hikayemi anlatayım bunun yerine. 40k evreni dune evrenine yakındır. tanrı imparator kavramına baktığınızda 2. leto'dan hemen sonra bizim altın tahtta oturan iskeleti görürsünüz. bu evreni popülerleştiren şey de 1. dawn of war oyunudur benim gözlemimde - strateji seviyorsanız zaten muhakkak oynamanızı öneririm, oyun olarak da iyidir ama 40k evreni nedir, nasıl yenir sorularına da yumuşak bir giriş yaparsınız. space marine kim, imperial guard ne, orklar kimdir, necronlar, tyranidler, eldarlar, dark eldarlar falan derken başat taraflara ufaktan birer dokunuş atar.
sevdiyseniz, işin roman kısmına ben eisenhorn ile "temelli" girdim diyebilirim - öncesinde sahaflardan falan kısa hikaye derlemelerini topladığım doğrudur ancak sistematik biçimde "kitaaaph okuuaaa" moduna girmemi bu üçleme sağladı. eisenhorn bir engizitördür, imparatorluk dahilinde uzaylının, iblisin, ve zındığın kafasına beton gibi inen kurum engizisyondur. ancak eisenhorn serisi biraz biraz james bond'u andıran bir anlatıya sahiptir ve en başta püriten olarak olaya giren gregor abinin zamanla kaosa kaydığını, imparatorluğun ideallerini korumak adına karşı oldukları tarafın güçlerini kullanmaya başladığını - çok da mantıksal biçimde - görürsünüz.
akabinde band of brothers'ın 40k versiyonu diyebileceğim gaunt's ghosts gelir benim zihnimde. commissar ibram gaunt'un tanith gezegeninden kurtardığı tek grup olan askerleri ile hayatta kalma çabasıdır. 15 kitapta nelere girmezler ki.
ve tabii ki horus heresy... 60 kitap. dile kolay, hem okudum hem de sesli kitaplarından dinlediğim devasa bir külliyat. 40k'nın yaratıcısı games workshop'un bir yazar ekibiyle beraber çıkarttığı bu serinin her kitabı eş derecede iyi değildir ama detay üstüne detay girilince işte insan "vay canınasını" diye okumaya devam ediyor.
son dönemlerde, bence, grimdark ekseninden biraz çıktığını söyleyebilirim. normalde bu evrendeki temel düşünce "aga herşey çürüyor ama karanlığa da öyle sessiz gitmicez" kafasıdır. ama işte son dönemlerde bu zamanlara kadar eski mitler olarak görülen karakterlerin geri gelmesiyle saçma sapan bir umut ışığı da doğmamış değildir. yani seven sever, ama bana biraz ters geliyor.
tek sorun bu evrenin her şeyinin pahalı olması. ingiltere bazlı bir firma olduğu için haşmetmeaplar en ufak romana 10 sterlin çakıyorlar. herşeyi orjinal alıcam diye bi derdiniz varsa bir yerlerde umarım elmas madeniniz falan vardır - ancak yeter zira.
warhammer 40000 esasen bir masaüstü savaş oyunudur. ama hedef olarak minyatür satmak için etrafında örülen evren öyle kompleks bir hale gelmiştir ki gerçekten takdire şayandır bu mesele. işin görsel kısmı zaten kendine hastır, katedral biçiminde uzay gemisi kimin nasıl aklına geldi lan mesela. ama işte yedirince oluyor. edebiyat kısmı zaten apayrı bir karmaşa. şu anda "abi neyle başliyim" diyen insana yanıt vermeye çalışırken analiz paralizine girebiliyorsunuz.
ben size kendi hikayemi anlatayım bunun yerine. 40k evreni dune evrenine yakındır. tanrı imparator kavramına baktığınızda 2. leto'dan hemen sonra bizim altın tahtta oturan iskeleti görürsünüz. bu evreni popülerleştiren şey de 1. dawn of war oyunudur benim gözlemimde - strateji seviyorsanız zaten muhakkak oynamanızı öneririm, oyun olarak da iyidir ama 40k evreni nedir, nasıl yenir sorularına da yumuşak bir giriş yaparsınız. space marine kim, imperial guard ne, orklar kimdir, necronlar, tyranidler, eldarlar, dark eldarlar falan derken başat taraflara ufaktan birer dokunuş atar.
sevdiyseniz, işin roman kısmına ben eisenhorn ile "temelli" girdim diyebilirim - öncesinde sahaflardan falan kısa hikaye derlemelerini topladığım doğrudur ancak sistematik biçimde "kitaaaph okuuaaa" moduna girmemi bu üçleme sağladı. eisenhorn bir engizitördür, imparatorluk dahilinde uzaylının, iblisin, ve zındığın kafasına beton gibi inen kurum engizisyondur. ancak eisenhorn serisi biraz biraz james bond'u andıran bir anlatıya sahiptir ve en başta püriten olarak olaya giren gregor abinin zamanla kaosa kaydığını, imparatorluğun ideallerini korumak adına karşı oldukları tarafın güçlerini kullanmaya başladığını - çok da mantıksal biçimde - görürsünüz.
akabinde band of brothers'ın 40k versiyonu diyebileceğim gaunt's ghosts gelir benim zihnimde. commissar ibram gaunt'un tanith gezegeninden kurtardığı tek grup olan askerleri ile hayatta kalma çabasıdır. 15 kitapta nelere girmezler ki.
ve tabii ki horus heresy... 60 kitap. dile kolay, hem okudum hem de sesli kitaplarından dinlediğim devasa bir külliyat. 40k'nın yaratıcısı games workshop'un bir yazar ekibiyle beraber çıkarttığı bu serinin her kitabı eş derecede iyi değildir ama detay üstüne detay girilince işte insan "vay canınasını" diye okumaya devam ediyor.
son dönemlerde, bence, grimdark ekseninden biraz çıktığını söyleyebilirim. normalde bu evrendeki temel düşünce "aga herşey çürüyor ama karanlığa da öyle sessiz gitmicez" kafasıdır. ama işte son dönemlerde bu zamanlara kadar eski mitler olarak görülen karakterlerin geri gelmesiyle saçma sapan bir umut ışığı da doğmamış değildir. yani seven sever, ama bana biraz ters geliyor.
tek sorun bu evrenin her şeyinin pahalı olması. ingiltere bazlı bir firma olduğu için haşmetmeaplar en ufak romana 10 sterlin çakıyorlar. herşeyi orjinal alıcam diye bi derdiniz varsa bir yerlerde umarım elmas madeniniz falan vardır - ancak yeter zira.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
özgür ama bir andan da içimde boşluk var.
devamını gör...
travestiyle yatmak
gizliden gizliye yatıp, kalkıp, düşüp sonra toplum içinde öğğğ, ıyyy diye ağlayan erkolar çok belli oluyorlar. hatta bir tur da sen silk ya diyenleri bile var ajwjanejdjs. maalesef ikiyüzlü çok... açık yüreklilikle konuşan kimseye lafım yok.
devamını gör...
aldığınız cezalar
1 günlük cezam var geçmişimde, bence masumum.
moderatör ile inatlaştım, dedim sen bana ceza veremezsin. veririm dedi, veremezsin sizde bana ceza verecek yürek yok dedim, varmış. verdiler. *
o kadar resmi, kurallara uygun verdiler ki, birşey de diyemedim. ceza alacak kadar kural dışına çıkmıştım. gaza gelip veremezsin demeyin, veriyorlar. *
moderatör ile inatlaştım, dedim sen bana ceza veremezsin. veririm dedi, veremezsin sizde bana ceza verecek yürek yok dedim, varmış. verdiler. *
o kadar resmi, kurallara uygun verdiler ki, birşey de diyemedim. ceza alacak kadar kural dışına çıkmıştım. gaza gelip veremezsin demeyin, veriyorlar. *
devamını gör...
sözlüğün en yufka yürekli pamuk kalpli yazarı
aklıma birisi geliyor ammaaaaa….
dm pls.
dm pls.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
faranjit olmuşum.
mutsuz ve halsizim.
yakışmadı.
mutsuz ve halsizim.
yakışmadı.
devamını gör...
tarikat liderimiz kim sorusu
sanki tarikatlılığımız tartışmasız kesin de, liderde mi anlaşılamıyor hayırdır..
marx hangi tarikattansa bendeniz ona tabiiyim. ama einstein'la da aynı tarikat olabilir, che ile de..
yani müşkülpesent değilimdir. maksat işiniz görülsün.. (mustafa kemal yazamadım, tarikat işlerine karşı olduğunu biliyorum.)
marx hangi tarikattansa bendeniz ona tabiiyim. ama einstein'la da aynı tarikat olabilir, che ile de..
yani müşkülpesent değilimdir. maksat işiniz görülsün.. (mustafa kemal yazamadım, tarikat işlerine karşı olduğunu biliyorum.)
devamını gör...
beşiktaş'ın mert günok ve necip uysal ile yollarını ayırması
sezon sonunu bekleyemiyor muydunuz..
kaptanlarına bu saygısızlığı yapan takımdan hiçbir cacik olmaz. yazıklar olsun.
ulan bu adamlar efendilikleriyle nam salmış ve herkes tarafından saygı duyulan emektarlar.. nerenize battı da devre arası çöp muamelesi yaparak adamları kapının önüne koyuyorsun..
bu nasıl bir mantıktır. buna sebep olanı beşiktaş taraftarı unutmaz. bu da böyle biline.
terbiyesizler sizi.
kaptanlarına bu saygısızlığı yapan takımdan hiçbir cacik olmaz. yazıklar olsun.
ulan bu adamlar efendilikleriyle nam salmış ve herkes tarafından saygı duyulan emektarlar.. nerenize battı da devre arası çöp muamelesi yaparak adamları kapının önüne koyuyorsun..
bu nasıl bir mantıktır. buna sebep olanı beşiktaş taraftarı unutmaz. bu da böyle biline.
terbiyesizler sizi.
devamını gör...
ultravesti
galatasaray taraftar grubu ultraslan'ı aşağılamak maksadıyla rakip takım taraftarlarınca kullanılan transfobik ifade.
devamını gör...
bugün markete gidip çok güzel bir alışveriş yaptığım gerçeği
lazım olur diye sonradan eklediğim ürünlerle birlikte tüm heyecanımı kasada kaybettiğim alışveriş.
güzel olan tek yanı alışveriş arabası sürmekti,
yaşandı bitti saygısızca.
güzel olan tek yanı alışveriş arabası sürmekti,
yaşandı bitti saygısızca.
devamını gör...