zaman tüneli
2028 cumhurbaşkanlığı seçimi
galiba 2028'de amerika'nın da seçimleri var. benim en çok merak ettiğim o. o seçim dünyayı belirleyecek. hayatınız yalnızca kendi mahallenizden ibaretse tayyip mevzuunu düşünün, yeter. ama eğer rus-ukrayna savaşı, pasifik'te kuzey kore, çin-güney kore, japonya ve tayvan ile olan kapışması, her geçen gün hararetlenen savaşlar ve abd'nin hepsini körüklemesi, dünyanın büyük bir savaşa doğru evrilmesi sizin için daha önemli ise abd seçimlerini takip edin derim.
devamını gör...
kaç yıl oldu
ben doğalı 22 sene oldu. dile kolay, 2004'te doğmuştum. 22 sene ne ara geçti, ben ne ara 22 oldum, hiçbir şey anlamadım. sanırım ömür de böyle bitecek. bir yere geleceğim ve "ben nasıl bu kadar hızlı devirdim zamanı?" deyip öleceğim.
devamını gör...
kaç yıl oldu
ne zaman, nasıl abone olduğumu ve de gönderdiklerinin ne kadarının gerçek bilgiler olduğunu bilmediğim bir sms uygulaması. düzenli olarak geçmiş yıllara dair enteresan olaylarla ilgili kısa bilgiler gönderiyorlar.
bugün gelen örneğin:
beşiktaş müftülüğü '' günahlardan yüzde 100 arınma imkanı'' yazan dev billboardlarla ramazan ayının reklamını yapalı 16 yıl olmuş. ( la havle , kafa senelerdir değişmemiş.)
dün gelen :
rapçi eminem' in tshirtlerini satan işportacı '' emineme gel, emineme gel'' diye bağırınca annesinin adı emine olan bir şahıs tarafından öldürüleli 21 yıl oldu. ( sagapo tshirti satsaymış ölmeyecekmiş garibim )
yani hepsi bu tip magazinsel değil siyasi, tarihi olayları da gönderiyorlar.
bugün gelen örneğin:
beşiktaş müftülüğü '' günahlardan yüzde 100 arınma imkanı'' yazan dev billboardlarla ramazan ayının reklamını yapalı 16 yıl olmuş. ( la havle , kafa senelerdir değişmemiş.)
dün gelen :
rapçi eminem' in tshirtlerini satan işportacı '' emineme gel, emineme gel'' diye bağırınca annesinin adı emine olan bir şahıs tarafından öldürüleli 21 yıl oldu. ( sagapo tshirti satsaymış ölmeyecekmiş garibim )
yani hepsi bu tip magazinsel değil siyasi, tarihi olayları da gönderiyorlar.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
kendimi kandırmayı çok seven bilinçli bir gerizekalıyım.
devamını gör...
suudi arabistan'daki yeni yıl kutlaması
buradan,
buradan,
buradan
ve buradan izleyebileceğiniz havai fişek gösterilerinin yapıldığı kutlamalardır.
hatta adamlar suudi arabistan'ın başkenti riyad'da gösteriler en iyi nereden izlenir diye haberler bile yapmışlar. buradan
müslüman yılbaşı kutlamaz diyen içimizdeki insanlık düşmanları suudilerden bile daha fazla mutluluk karşıtı olmayı övünç kaynağı sanıyor. çocukları bile kendi kirli siyasetlerine ve nefretlerine alet ediyorlar. artık yallah arabistan'a değil, yallah afganistan'a dememiz lazım. talibanla mutlu mesut yaşasınlar.
buradan,
buradan
ve buradan izleyebileceğiniz havai fişek gösterilerinin yapıldığı kutlamalardır.
hatta adamlar suudi arabistan'ın başkenti riyad'da gösteriler en iyi nereden izlenir diye haberler bile yapmışlar. buradan
müslüman yılbaşı kutlamaz diyen içimizdeki insanlık düşmanları suudilerden bile daha fazla mutluluk karşıtı olmayı övünç kaynağı sanıyor. çocukları bile kendi kirli siyasetlerine ve nefretlerine alet ediyorlar. artık yallah arabistan'a değil, yallah afganistan'a dememiz lazım. talibanla mutlu mesut yaşasınlar.
devamını gör...
schindler’s list
hemen her spielberg' filminde hem kendi duyarlılığının nişanesi olarak, hem de gişe izleyicisinin duygularını zirveye çıkarma babında çektiği imza bir sahne vardır. örneğin gayet eli yüzü düzgün bir film olmasına rağmen kanımca amerika'daki siyah antipatisi sebebiyle gereken payenin verilmediği (bkz: the color purple) filmde vaiz baba ile hayat kadını kızının kilisede helalleştiği sahne ile kapanışta iki kız kardeşin kavuşması buna örnektir. yine yukarıda söylediğim sebepten ötürü gişede çakılan
(bkz: amistad)'ta ise mahkemede kölenin yeni öğrenmeye başladığı ingilizcesiyle ''give us free'' deyişi de buna diğer bir örnek.
bu bağlamda schindler's list filminde kırmızı paltolu kız öyle bir sahnedir. yine her izlediğimde mutlaka es geçtiğim, izlemeye tahammül bile edemediğim. buram buram mis en-scene ve samimiyetsizlik fışkıran son kısımlardaki yüzük sahnesi. tek kelimeyle iğrenç. adeta esra erol seyircisi ağlasın diye oluşturulmuş, spielberg'in dehasına yakışmayan bir an. buna mukabil benim için filmde çok dikkate alınmayan ama beni çok etkileyen iki sahne var.
birincisi polonya gettosunun boşaltılması esnasında yaşanan kanlı ve vahşet dolu anlarda bir nazi subayının namlular ateş kusarken boşaltılan evlerin birisinde piyanonun başına geçip, j.s bach'ın ingiliz süitinden bir bölüm çalması. anlamsız veya psikopatlığın yansıması gibi görünen bu sahnede aslında spielberg dünyaya bir bach, bir mozart, bir schiller, bir beethoven vermiş bir ulusun çıkardıkları dehanın tanrısal ürünleriyle tezat oluşturan vahşetini, o tanrısal müziği fon olarak vererek kontrastı gözlere sokar. ayrıca insan ruhunun düalizmine de bir örnek olarak sahne okunabilir.
yine filmdeki favori sahnelerimden bir tanesi varşova gettosunda dev bir ateşin etrafında ısınmaya çalışan yahudilerin sohbet ettiği sahnedir. en son ne zaman böyle bir araya gelip konuşmuştuk diye başlar. çeşitli sosyal katmanlardan yahudiler ateşin başındadır. hatta üzerinde zonderkommando kıyafetiyle tarihsel olarak firavunun iş birlikçisi haman'ı temsil eden yahudi de oradadır. en sonunda bir tanesi şöyle der. burası gidilebilecek son nokta, en aşağısı, getto özgürlüğün ta kendisi. bir ulus kendisiyle ilk kez yüzleşmektedir. belki de ulus olma bilincinin ilk nüveleri orada atılmıştır. zira aralarında zengin, fakir, eğitimli, iş birlikçi, tefeci, profesör gibi sosyal, sınıfsal ayırımlar olsa da düşman için hepsi bir yahudidir.
(bkz: amistad)'ta ise mahkemede kölenin yeni öğrenmeye başladığı ingilizcesiyle ''give us free'' deyişi de buna diğer bir örnek.
bu bağlamda schindler's list filminde kırmızı paltolu kız öyle bir sahnedir. yine her izlediğimde mutlaka es geçtiğim, izlemeye tahammül bile edemediğim. buram buram mis en-scene ve samimiyetsizlik fışkıran son kısımlardaki yüzük sahnesi. tek kelimeyle iğrenç. adeta esra erol seyircisi ağlasın diye oluşturulmuş, spielberg'in dehasına yakışmayan bir an. buna mukabil benim için filmde çok dikkate alınmayan ama beni çok etkileyen iki sahne var.
birincisi polonya gettosunun boşaltılması esnasında yaşanan kanlı ve vahşet dolu anlarda bir nazi subayının namlular ateş kusarken boşaltılan evlerin birisinde piyanonun başına geçip, j.s bach'ın ingiliz süitinden bir bölüm çalması. anlamsız veya psikopatlığın yansıması gibi görünen bu sahnede aslında spielberg dünyaya bir bach, bir mozart, bir schiller, bir beethoven vermiş bir ulusun çıkardıkları dehanın tanrısal ürünleriyle tezat oluşturan vahşetini, o tanrısal müziği fon olarak vererek kontrastı gözlere sokar. ayrıca insan ruhunun düalizmine de bir örnek olarak sahne okunabilir.
yine filmdeki favori sahnelerimden bir tanesi varşova gettosunda dev bir ateşin etrafında ısınmaya çalışan yahudilerin sohbet ettiği sahnedir. en son ne zaman böyle bir araya gelip konuşmuştuk diye başlar. çeşitli sosyal katmanlardan yahudiler ateşin başındadır. hatta üzerinde zonderkommando kıyafetiyle tarihsel olarak firavunun iş birlikçisi haman'ı temsil eden yahudi de oradadır. en sonunda bir tanesi şöyle der. burası gidilebilecek son nokta, en aşağısı, getto özgürlüğün ta kendisi. bir ulus kendisiyle ilk kez yüzleşmektedir. belki de ulus olma bilincinin ilk nüveleri orada atılmıştır. zira aralarında zengin, fakir, eğitimli, iş birlikçi, tefeci, profesör gibi sosyal, sınıfsal ayırımlar olsa da düşman için hepsi bir yahudidir.
devamını gör...
canın sıkıldığında saatlerce yürümek
bu soğukta daha da fazla can sıkandır. kombi 75te. ev hamam gibi. bu sıcak ortam bırakılıp dışarı çıkılır mı?
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
(bkz: çok suğuk)
devamını gör...
1 ocak 2026 viyana filarmoni orkestrası’nın yeni yıl konseri
kanadalı orkestra şefi yannick nézet-séguin tarafından yönetilmiş orkestranın konseridir.
devamını gör...
canın sıkıldığında saatlerce yürümek
ilaçtır. yalnızken bunu başarmak biraz zor olabiliyor. çünkü aynı zamanda yalnız kalabilmektir yürümek. eğer ortam sizi kasvete zorluyorsa, paylaşmak istemiyorsanız kimseyle, bu durumda yalnızlığa da güzel imkan sağlar. daha fazla oksijen, daha sağlıklı düşünme olanağı sunar. amaçsız yapılanı makbul olur. bir rota ya da hedef olmamalı. içten geldiği kadar yürümeli.
devamını gör...
31 aralık 2025 çin vatandaşlarına vizenin kalkması
sen togg üretmeye çalışırken togg'u piyasadan silebilecek byd'ye niye fabrika açtırıyosun bu ayrı bir soru. üstelik erdoğan hükümetinin bydyi türkiyede fabrika açmak için zorladığını, byd'ninde çinli işçileri çalıştırmama izin verirseniz tamam dediğinide not edelim.
madem togg yaptıysan niye bydyi getiriyorsun ki?
çinliler çok iyi insanlardır ben çok severim bu ayrı.
madem togg yaptıysan niye bydyi getiriyorsun ki?
çinliler çok iyi insanlardır ben çok severim bu ayrı.
devamını gör...
çukurdaysan eğer
kenarlardan kazıp bastığın yeri yükseltebilirsin*
devamını gör...
çukurdaysan eğer
içerdeysek ne yapmalı? dışarı mı çıkmalıyız? lol
devamını gör...
kirpi ile mesai sonrası rockçısı
çok seviyordum yaptığın programları yine gel, sözlük radyosunu ilk seninle dinlemeye başlamıştım kardeşim. meslektaşız, sanırım oem'de çalışıyorsun, ama illa ki vakit bulursun diye düşünüyorum, çalışma hayatı o kadar da odaklanmaya değer bir şey değilmiş sonra anladım, çünkü bu sistem bize ihanet ediyor maalesef, içindeki insanlarla, kurumsallık ikiyüzlülüğüyle, saçma kurallarıyla ve yediği kul haklarıyla..
devamını gör...
yeni yıl hedefleri
yeni bir 'asana' bulacağım, daha rahat uyumlanabileceğim bir asana...
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
devamını gör...




