zaman tüneli
duygusal tasarruf
aslında olur sanırım... hak etmeyene kalbini, huzurunu, gece uykunu vermemek, aynı derinlikte üzülmemek, aynı cömertlikte bağlanmamak, rastgele harcamamak, duygularında cimrilik yapmak, kendine olan saygın için olması gerekendir. ve eğer bu cimriliği yapamazsan, bu noktadan sonra şunu öğrenirsin; her şeye yetişmeye çalışan kalp, en çok kendini ihmal eder.
,
,
devamını gör...
emekli yazarlar dertleşiyor
"çok da nankör olmayın" söz öbeğinin ülkede vücut bulmuş halidir emekli maaşları..
ama haksızlık etmeyelim bizim emekli daha maneviyatlı.. parayla iş yok.. soğukta oturup şükretmesi, insan vücudunun beslenme kriterlerini es geçip eee makarnayla da karın doyuyor telkinlerini yerine getirmesi ve bizim verdiğimizle yaşayacaksınız sabrını öğrendi..
avrupa emeklisi bu erdemleri nereden bilsin?
adamların tek derdi
"tatile ispanya ya gitsem yoksa portekiz e mi?"
dertleşmeye gelirsek;
yetmeyen bir hayatta azalarak yaşıyor insanlar.. lokmalarını eksilterek, bir bir hayallerini iptal ederek..
bazılarına hiç acımıyorum da, insani şekilde yaşamayı hak eden ömür yorgunluğu olan bir sürü insan var ülkede..
ama haksızlık etmeyelim bizim emekli daha maneviyatlı.. parayla iş yok.. soğukta oturup şükretmesi, insan vücudunun beslenme kriterlerini es geçip eee makarnayla da karın doyuyor telkinlerini yerine getirmesi ve bizim verdiğimizle yaşayacaksınız sabrını öğrendi..
avrupa emeklisi bu erdemleri nereden bilsin?
adamların tek derdi
"tatile ispanya ya gitsem yoksa portekiz e mi?"
dertleşmeye gelirsek;
yetmeyen bir hayatta azalarak yaşıyor insanlar.. lokmalarını eksilterek, bir bir hayallerini iptal ederek..
bazılarına hiç acımıyorum da, insani şekilde yaşamayı hak eden ömür yorgunluğu olan bir sürü insan var ülkede..
devamını gör...
ses yakışıklılığı
gösterişsiz karizma.
devamını gör...
ses yakışıklılığı
ben erimiyorum yaa
bitiyorum
bitiyorum
devamını gör...
erken kalkmak
muhabbet kuşu veya papağan besliyorsanız mecbursunuz. *
devamını gör...
ajan smith
matrix'ten de spoiler yemeyin bi zahmet artık diye spoiler uyarısı vermemeyi savunsam da spoiler içerir bir tanımdır baştan diyeyim...
ilk filmin finaline kadar, sistem için sistemi korumaya ve devam ettirmeye hizmet eden bir yazılımdı...
yazılımdı diyorum, -di'li geçmiş zaman...
burası önemli...
ikinci filmdeki smith ile ilk film arasındaki smith arasında dağlar kadar fark vardır...
bu farkın sebebi de neo'dur...
neo'yu ilk filmin finalinde smith'i yok etmek için bir yazılım gibi davranarak smith'in bütün kod diziliminin içinden geçtiğini, ve kendisini paramparça etttiğini izledik...
biz bu olayı casper gibi bir bedenin içine giren neo olarak izledik... buraya da dikkat...
ne olduysa bundan sonra oluyor zaten...
smith ikinci filmin başında da neo'ya ilettiği notta, daha filmin en başında bunu kendi ağzıyla söylüyor zaten..
''beni özgür kıldı!''
ikinci filmde bu girişle beraber anlıyoruz ki smith artık eskisi gibi sistem için çalışan, sistemi korumak üzere programlanmış o yazılım değildir artık... çünkü bu detayı anlamayız kaçırabiliriz belki diye bi'de ajanlar da değişmiştir. daha nasıl gözümüze soksunlar bu hakikati...
ilk filmde matrix sistemi için en büyük tehdit neo'ydu evet...
ama üçüncü filmin sonunda anlıyoruz ki, aslında sistem için tehdit olan asıl şey neo değil, başka bir şeye dönüşen smith'miş...
zaten makinelerin de neo ile anlaşma yapmasının tek sebebi bu gerçekti...
çünkü smith'ten ancak, direkt kaynağa bağlı olan neo'nun, matrix'te smith'e dönüşmesi sayesinde kurtulabileceklerdi...
çünkü smith ancak bu şekilde kaynağa dönmüş olabilecekti...
asıl hoşuma giden nokta şu benzerliktir:
ilk filmde neo smith'in bedenine girerken, son filmin finalinde de smith neo'nun bedenine girmiştir. smith haklıydı... aslında aynıydılar... kendini eşitlemeye çalışan bir denklemde eşitliğin iki tarafıydılar... siyah ve beyaz gibi... iyi ve kötü gibi... aydınlık ve karanlık gibi...
ayrıca ne diyordu ilk filmde smith insanlığı virüse benzeterek eleştirirken, hatırlayın bi'...
finalde eleştirdiği şeye kendisi dönüşmüştür... smith'in kendini kopyalaması bu anlamda insanların karşı konulmaz bir dürtüsellikle kontrolsüzce üremesi ile bağdaştırılmalıdır...
bu benzerlik ve çelişkiler, bu seriye dair beni en çok keyiflendiren küçük detaylardır...
son olarak hakkını vermek lazım...
insanlığa dair eleştirilerinin her bir kelimesinde sonuna kadar haklıydı smith...
ilk filmin finaline kadar, sistem için sistemi korumaya ve devam ettirmeye hizmet eden bir yazılımdı...
yazılımdı diyorum, -di'li geçmiş zaman...
burası önemli...
ikinci filmdeki smith ile ilk film arasındaki smith arasında dağlar kadar fark vardır...
bu farkın sebebi de neo'dur...
neo'yu ilk filmin finalinde smith'i yok etmek için bir yazılım gibi davranarak smith'in bütün kod diziliminin içinden geçtiğini, ve kendisini paramparça etttiğini izledik...
biz bu olayı casper gibi bir bedenin içine giren neo olarak izledik... buraya da dikkat...
ne olduysa bundan sonra oluyor zaten...
smith ikinci filmin başında da neo'ya ilettiği notta, daha filmin en başında bunu kendi ağzıyla söylüyor zaten..
''beni özgür kıldı!''
ikinci filmde bu girişle beraber anlıyoruz ki smith artık eskisi gibi sistem için çalışan, sistemi korumak üzere programlanmış o yazılım değildir artık... çünkü bu detayı anlamayız kaçırabiliriz belki diye bi'de ajanlar da değişmiştir. daha nasıl gözümüze soksunlar bu hakikati...
ilk filmde matrix sistemi için en büyük tehdit neo'ydu evet...
ama üçüncü filmin sonunda anlıyoruz ki, aslında sistem için tehdit olan asıl şey neo değil, başka bir şeye dönüşen smith'miş...
zaten makinelerin de neo ile anlaşma yapmasının tek sebebi bu gerçekti...
çünkü smith'ten ancak, direkt kaynağa bağlı olan neo'nun, matrix'te smith'e dönüşmesi sayesinde kurtulabileceklerdi...
çünkü smith ancak bu şekilde kaynağa dönmüş olabilecekti...
asıl hoşuma giden nokta şu benzerliktir:
ilk filmde neo smith'in bedenine girerken, son filmin finalinde de smith neo'nun bedenine girmiştir. smith haklıydı... aslında aynıydılar... kendini eşitlemeye çalışan bir denklemde eşitliğin iki tarafıydılar... siyah ve beyaz gibi... iyi ve kötü gibi... aydınlık ve karanlık gibi...
ayrıca ne diyordu ilk filmde smith insanlığı virüse benzeterek eleştirirken, hatırlayın bi'...
finalde eleştirdiği şeye kendisi dönüşmüştür... smith'in kendini kopyalaması bu anlamda insanların karşı konulmaz bir dürtüsellikle kontrolsüzce üremesi ile bağdaştırılmalıdır...
bu benzerlik ve çelişkiler, bu seriye dair beni en çok keyiflendiren küçük detaylardır...
son olarak hakkını vermek lazım...
insanlığa dair eleştirilerinin her bir kelimesinde sonuna kadar haklıydı smith...
devamını gör...
duygusal tasarruf
kime değer vereceğini seçiyorsun,
nerede duracağını biliyorsun,
ne için , kim için yorulmaya değeceğini ayıklıyorsun.
(bilinçli bir ekonomi.) *
nerede duracağını biliyorsun,
ne için , kim için yorulmaya değeceğini ayıklıyorsun.
(bilinçli bir ekonomi.) *
devamını gör...
manastır yalnızlığı
yalnız değilsin diyenlerin yaşattığıdır.
devamını gör...
venezuela olayından çıkarılacak ders
adam diktatörlüğünü ilan etmiş kulağından tutup içeri tıkan haydutmuş. allah akıl fikir versin.
bunu söyleyende chp seçmeni ha ha ha ha.
ingiliz başbakanından yardım isteyen parti.
bunu söyleyende chp seçmeni ha ha ha ha.
ingiliz başbakanından yardım isteyen parti.
devamını gör...
duygusal tasarruf
duygudan tasarruf mu olur. insan hayatı içinden geldiği gibi yaşamalı.
devamını gör...
insana bahşedilmiş en güzel armağan
sağlıktır.
devamını gör...
erken kalkmak
yaşamaktır.
devamını gör...
emekli yazarlar dertleşiyor
devamını gör...
emekli yazarlar dertleşiyor
sıradaki başlık umarım hacı yazarlar dertleşiyor olmaz, gerçi hac yaşı da düştü anasını satayım beleş beleş giden çok oldu.
devamını gör...
daha kötü ne olabilir ki sorusu
ne zaman sorsam hayatın al * bu olur diye seviyeyi yükselttiği soru. sormadan, sorgulamadan, düz yaşamak gerekiyor.
devamını gör...
evrende yalnız mıyız sorunsalı
iç allemimizdeki evrende yalnızız.
devamını gör...
erken kalkmak
bazen kusasım geliyor ama bir süre sonra vücut alışınca daha dinç oluyor gibi. yine de öğlene kadar uyumayı özledim...
devamını gör...
mantıksal kıvrılma
mantığa manevra yaparak geçmek gibi bir şey
devamını gör...
duygusal tasarruf
bari bundan tasarruf etmeyelim bu nasıl hayat
devamını gör...
