zaman tüneli
futbolu takip etmeyi bırakmak
güzel şey kafan rahat stres sinir olmuyon başka ilgi alanı daha iyi
devamını gör...
editör ekibinin kendilerini yeşile boyayamaması şoku
"benim nickim benim kararım!" diye ayaklanmaya sebep olabilirdi, şayet karar onlara ait olsaydı.
kimse kararında hür değil görüyorsunuz. önce belli başlı dayatmalara göz yumup o dayatmalar çerçevesinde özgürleşme mümkün oluyor minik minik. belli belirsiz.
çarkın önünde izdiham yaşarken, "yav hocam kendini yeşile bile boyayamiyorsun, ne yapacaksın 270k karma puanı?" diye rencide etmemek gerekir. o da çevirsin çarkını. yarın ne gösterir bilinmez, akarken doldurmak lazım; o da haklı.
kimse kararında hür değil görüyorsunuz. önce belli başlı dayatmalara göz yumup o dayatmalar çerçevesinde özgürleşme mümkün oluyor minik minik. belli belirsiz.
çarkın önünde izdiham yaşarken, "yav hocam kendini yeşile bile boyayamiyorsun, ne yapacaksın 270k karma puanı?" diye rencide etmemek gerekir. o da çevirsin çarkını. yarın ne gösterir bilinmez, akarken doldurmak lazım; o da haklı.
devamını gör...
okan buruk
tarihin en pahali galatasaray kadrosunu kurmus fakat yedek kulubesini bos birakmistir. devre arasinda tutsu mu yakiyor ilahi mi soyluyor ne yapiyorsa takim geriye bile dusse hicbir reaksiyon vermiyor. acilen galatasaraydan ayrilmali ve fatih terim son bir tango yapmalidir
devamını gör...
normal sözlük
üst edit: ben tanımı girerken ıhlara vadisi nickli yazar kalbimiz seninle olmuş.
cezalı yazarlar geri döndüğüne göre gecen hafta sözlükteki adalete bir ufacık faydası olması amacıyla başlattığımız #justiceforayı temalı protestimizi bitirmenin ve tanımı yayından kaldırmanın zamanı geldi.
amacına ulaştı mı?
bir şeyler değişti mi?
oldu veya olmadı en azından bundan sonrası için bu bile bir kazanım olsa keşke iyimserliğindeyim.
amaç daha adil bir mecraydı sadece. ne fazlası ne eksiği.
destek olan herkese de teşekkürler.
herkese keyifli sözlükler.
cezalı yazarlar geri döndüğüne göre gecen hafta sözlükteki adalete bir ufacık faydası olması amacıyla başlattığımız #justiceforayı temalı protestimizi bitirmenin ve tanımı yayından kaldırmanın zamanı geldi.
amacına ulaştı mı?
bir şeyler değişti mi?
oldu veya olmadı en azından bundan sonrası için bu bile bir kazanım olsa keşke iyimserliğindeyim.
amaç daha adil bir mecraydı sadece. ne fazlası ne eksiği.
destek olan herkese de teşekkürler.
herkese keyifli sözlükler.
devamını gör...
bülent korkmaz
galatasarayımıza gelse 2.dönemi olsa nasıl olur acaba diye düşünürüm ama çoğu taraftar karşı
devamını gör...
okan buruk
transfer yapmazsa gitme olasılığı yüksek
devamını gör...
okan buruk
hocayı doğal olarak savunan büyük bir kitle var. istatistik olarak çok başarılı bir hoca buna kimse itiraz edemez zaten. puan ortalaması olsun, 3 sene üst üste şampiyonluk olsun bunlar kolay işler değil. bu anlamda gerçekten saygıyı da hakediyor ama eleştirenler zaman zaman linç edilse de bence bazı konularda eleştiriyi sonuna kadar hakediyor.
benim hocayla ilgili 4. seneye girmişken hiç anlamadığım 2 konu var mesela.
birincisi: son süper kupa maçında da yaşadığımız 2 ya da daha fazla farkla gerideyken sanki tek gol yetiyormuş gibi oynamak. bunun mantığını samimi söylüyorum anlamadım, muhtemelen anlayamayacağım da. tamam oyun disiplini önemli. panik yapmamak lazım, kopmamak lazım hepsine katılırım ama dakika 85 olunca da biraz panik yapmak daha mantıklı gibi. dakika 90 olmuş hala ultra yavaş modda sete yerleşilip yan pas geri pas yapılıyor. yani 1 gol atsan ne olacak 2-1 olsa kupayı sana mı verecekler? 2-0 ile 3-0 arasında hiçbir fark yok. çift ayaklı eleme maçı değil, averajı sayılan bir maç değil.
ikincisi: hocanın dar kadro sevdası. tamam dünyanın en büyük takımları en büyük hocaları bile aşırı geniş kadrolar istemiyorlar, yönetmenin zor olduğundan bahsediyorlar ama en azından oyuna kenardan atacağın adam kaan ayhan olmasın hocam. 2 kere sağ bek oynadı 2 kere avrupada elendik hem de aynı kırmızı kartla. kopyalasan bu kadar olur. orta sahaya atıyorsun güncel fizik durumu belli. en azından sallai gibi nereye koysan elinden gelenin en iyisini yapan adamlarla kulübeyi güçlendirmek şart. her maç rotasyon olsun demiyoruz ama sıkışınca oyuna attığın adamlar biraz da olsa ikame edebilmeli.
benim hocayla ilgili 4. seneye girmişken hiç anlamadığım 2 konu var mesela.
birincisi: son süper kupa maçında da yaşadığımız 2 ya da daha fazla farkla gerideyken sanki tek gol yetiyormuş gibi oynamak. bunun mantığını samimi söylüyorum anlamadım, muhtemelen anlayamayacağım da. tamam oyun disiplini önemli. panik yapmamak lazım, kopmamak lazım hepsine katılırım ama dakika 85 olunca da biraz panik yapmak daha mantıklı gibi. dakika 90 olmuş hala ultra yavaş modda sete yerleşilip yan pas geri pas yapılıyor. yani 1 gol atsan ne olacak 2-1 olsa kupayı sana mı verecekler? 2-0 ile 3-0 arasında hiçbir fark yok. çift ayaklı eleme maçı değil, averajı sayılan bir maç değil.
ikincisi: hocanın dar kadro sevdası. tamam dünyanın en büyük takımları en büyük hocaları bile aşırı geniş kadrolar istemiyorlar, yönetmenin zor olduğundan bahsediyorlar ama en azından oyuna kenardan atacağın adam kaan ayhan olmasın hocam. 2 kere sağ bek oynadı 2 kere avrupada elendik hem de aynı kırmızı kartla. kopyalasan bu kadar olur. orta sahaya atıyorsun güncel fizik durumu belli. en azından sallai gibi nereye koysan elinden gelenin en iyisini yapan adamlarla kulübeyi güçlendirmek şart. her maç rotasyon olsun demiyoruz ama sıkışınca oyuna attığın adamlar biraz da olsa ikame edebilmeli.
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
bir sözlükte ceza alan kişi, cezası biter bitmez diğer kullanıcılara hakaret edebiliyorsa, o sözlüğün moderasyonu ba-şa-rı-sız-dır.
olaya çok hakim değilim, haklı haksız kısmına girmiyorum ama bu, yukarıda dediğim şeyin doğruluğunu değiştirmiyor.
olaya çok hakim değilim, haklı haksız kısmına girmiyorum ama bu, yukarıda dediğim şeyin doğruluğunu değiştirmiyor.
devamını gör...
ayı (yazar)
vatandaş gelmiş, hoş gelmiş.
devamını gör...
a biography of loneliness
yalnızlığın tarihini özel olarak ele alan ingilizce yazılmış ilk kitap. ingiliz yazar fay bound alberti tarafından yazılmış.
21. yüzyılda yalnızlığın bir “salgın” haline geldiğine dair korkulara rağmen, yalnızlığın tarihi büyük ölçüde ihmal edilmiştir. a biography of loneliness, yalnızlığı bir duygusal dil ve deneyim olarak ele alan kökten yeni bir yorum sunar. duygular tarihçisi fay bound alberti, 18. yüzyıldan günümüze uzanan mektuplar ve günlükler, felsefi metinler, siyasal tartışmalar ve tıbbi literatürü kullanarak yalnızlığın tarih dışı ve evrensel bir olgu olmadığını savunur. aksine, yalnızlık modern bir duygudur: 1800’den önce ona ait bir dil mevcut değildi. ayrıca yalnızlık her zaman olumsuz bir durum değildir; sınıf, toplumsal cinsiyet, etnisite ve deneyime göre farklılık gösteren karmaşık bir duygusal durumdur.
21. yüzyılda yalnızlığın bir “salgın” haline geldiğine dair korkulara rağmen, yalnızlığın tarihi büyük ölçüde ihmal edilmiştir. a biography of loneliness, yalnızlığı bir duygusal dil ve deneyim olarak ele alan kökten yeni bir yorum sunar. duygular tarihçisi fay bound alberti, 18. yüzyıldan günümüze uzanan mektuplar ve günlükler, felsefi metinler, siyasal tartışmalar ve tıbbi literatürü kullanarak yalnızlığın tarih dışı ve evrensel bir olgu olmadığını savunur. aksine, yalnızlık modern bir duygudur: 1800’den önce ona ait bir dil mevcut değildi. ayrıca yalnızlık her zaman olumsuz bir durum değildir; sınıf, toplumsal cinsiyet, etnisite ve deneyime göre farklılık gösteren karmaşık bir duygusal durumdur.
devamını gör...
sözlük yazarlarının ikiyüzlü olması
#3846693
esselami aleykiii devotus başgan ne haber?
ikiyüzlü olduğumuzu yazmışsın ben kendi adıma zaten çok dürüstüm gibi bir iddiam olmadı hatta başka iddialarım da var benim ne iyi bir insan olmak gibi ne de böyle dürüst ahlak timsali olmak gibi bir iddiam var.
bazı şeylere tahammül edemem mesela aptallık gibi yada senin durumunda sözlükte şebeklik yapmaktan başka bir şey yapmayıp insanlara hakaret edenler gibi.
şimdi ben meramımı kısaca yazayım,
sen haksızlığa uğrasan bir ikiyüzlü olarak ben seni savunurum neden? paşa gönlüm öyle istiyor da ondan.
yalnız eğer sen bu sözlükte bir kadını taciz eder, pedofili toplarına girersen de yazı ile kalmam bunu da bilesin. o zaman benim "boş" atıp atmadığımı da öğrenirsin zaten. onun dışında benim hakkımda istediğini düşünebilirsin zerre umrumda değil insanların fikirlerini umursasam cv vermem zaten cv yide postun sonuna eklerim.
bak koçum senin gibi soytarılar arada bir çıkar gelir ben tarafsızım ayağına böyle bomboş yapıp arkadaşlarını savunur sana arkadaşını söyle kim olduğunu söyleyeyim diye bir laf vardır bildin mi? aha sen de arkadaşın gibisin işte ne eksik ne fazla. ha birgün sözlük zirvesi olur gelirsin bira içerken konuşuruz dilersen bunları. (gelir misin bilemem?)
insanların hakkımda ne düşündüğünü umursasaydım cv' im aşağıdaki gibi olmazdı;
(bkz: faşist)
(bkz: ırkçı)
(bkz: barbar)
esselami aleykiii devotus başgan ne haber?
ikiyüzlü olduğumuzu yazmışsın ben kendi adıma zaten çok dürüstüm gibi bir iddiam olmadı hatta başka iddialarım da var benim ne iyi bir insan olmak gibi ne de böyle dürüst ahlak timsali olmak gibi bir iddiam var.
bazı şeylere tahammül edemem mesela aptallık gibi yada senin durumunda sözlükte şebeklik yapmaktan başka bir şey yapmayıp insanlara hakaret edenler gibi.
şimdi ben meramımı kısaca yazayım,
sen haksızlığa uğrasan bir ikiyüzlü olarak ben seni savunurum neden? paşa gönlüm öyle istiyor da ondan.
yalnız eğer sen bu sözlükte bir kadını taciz eder, pedofili toplarına girersen de yazı ile kalmam bunu da bilesin. o zaman benim "boş" atıp atmadığımı da öğrenirsin zaten. onun dışında benim hakkımda istediğini düşünebilirsin zerre umrumda değil insanların fikirlerini umursasam cv vermem zaten cv yide postun sonuna eklerim.
bak koçum senin gibi soytarılar arada bir çıkar gelir ben tarafsızım ayağına böyle bomboş yapıp arkadaşlarını savunur sana arkadaşını söyle kim olduğunu söyleyeyim diye bir laf vardır bildin mi? aha sen de arkadaşın gibisin işte ne eksik ne fazla. ha birgün sözlük zirvesi olur gelirsin bira içerken konuşuruz dilersen bunları. (gelir misin bilemem?)
insanların hakkımda ne düşündüğünü umursasaydım cv' im aşağıdaki gibi olmazdı;
(bkz: faşist)
(bkz: ırkçı)
(bkz: barbar)
devamını gör...
lisenin en güzel dönemi
bence olmayan dönemdir hem dersler zor hem arkadaş çevresi kötüydü
devamını gör...
soru cevap oyunu
ama olmaz ki ya ilk oynamayı deneyişimde hata verip dondu, ulan şansıma
devamını gör...
nazım hikmet ran
yanmamış cıgara
o bu gece ölebilir
ceketinin göğsünde bir kurşun yanığıyla.
o bu gece gitti ölüme
kendi ayağıyla…
— cıgaran var mı? dedi…
— var,
dedim.
— kibrit?
— yok,
cıgaranı kurşun yakar
dedim.
aldı cıgarayı
gitti…
belki şimdi upuzun yatıyor
dudaklarında yanmamış bir cıgara
göğsünde bir yara…
gitti.
darp işareti.
bitti….
n. h
o bu gece ölebilir
ceketinin göğsünde bir kurşun yanığıyla.
o bu gece gitti ölüme
kendi ayağıyla…
— cıgaran var mı? dedi…
— var,
dedim.
— kibrit?
— yok,
cıgaranı kurşun yakar
dedim.
aldı cıgarayı
gitti…
belki şimdi upuzun yatıyor
dudaklarında yanmamış bir cıgara
göğsünde bir yara…
gitti.
darp işareti.
bitti….
n. h
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
#3850305 adam hakaret etmeye devam ediyor. konunun ayının ceza alması değil eşit ceza alması olduğunu anlamak istemeyenler görüyorum. bir kavgada biri diğerini yaralayınca ve bunun karşılığında diğeri onu öldürünce eşit cezalar veriliyor ise ben yorumsuz kalıyorum. ben işinizi kötü yapıyorsunuz yapamıyorsunuz gibi bir yorum yapmayacağım çünkü tahmin ediyorum ki zordur ama böyle tiplerin ettiği hakaretler yanlarına kalınca olaylar gittikçe büyüyecek bunu hepimiz biliyoruz.
bir konuda ceza almışsın gelip ilk iş yine millete mal vs diyorsun. bu adalet isteği ayının önderlik ettiği ya da herhangi bir dahli olan bir durum değil; o yüzden de sanki kankamız gitti de dönecek demişiz gibi saçma sapan şeyler konuşuluyor ve bu bana çok komik geliyor. genele doğru hakaret etmek serbestse ben de çok yaratıcı olabilirim.
ekleme: silme ya da silinme ihtimaline karşı burada bulunsun.

ilgili yazar kalbimiz seninle olmuş. adalet için teşekkür ediyorum.
bir konuda ceza almışsın gelip ilk iş yine millete mal vs diyorsun. bu adalet isteği ayının önderlik ettiği ya da herhangi bir dahli olan bir durum değil; o yüzden de sanki kankamız gitti de dönecek demişiz gibi saçma sapan şeyler konuşuluyor ve bu bana çok komik geliyor. genele doğru hakaret etmek serbestse ben de çok yaratıcı olabilirim.
ekleme: silme ya da silinme ihtimaline karşı burada bulunsun.

ilgili yazar kalbimiz seninle olmuş. adalet için teşekkür ediyorum.
devamını gör...
the corbomite maneuver
startrek dizisinin 1.sezon 10.bölüm ismi 1966 yılına ait.
kimi startrek hayranlarına göre ise gelmiş geçmiş en iyi startrek bölümlerinden.
ayrıca bu bölümde çocuk oyuncu olarak clint howard görmek insanı mutlu eder.
kimi startrek hayranlarına göre ise gelmiş geçmiş en iyi startrek bölümlerinden.
ayrıca bu bölümde çocuk oyuncu olarak clint howard görmek insanı mutlu eder.
devamını gör...
dilemma (kısa film)
senaryosu boris paval conen tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen 10 dakikalık kısa film; 2005 yılı yapımlı olduğu bilgisi verilmiştir.

filmi tesadüfen görüp izledim, yönetmen ve senaryo bilgisi verilmemişti, yapay zeka sayesinde film hakkında nesnel bilgilere ulaştım ve şimdi ise filmimize geçebiliriz;
filmimiz kader kavramı üzerinde oldukça düşündürücü bir biçimde karşımıza çıkıyor,
işlek ve trafiğe açık alanda koşuya çıkmış bir adamın, bisikletli bir çocuğu kurtarmaya çalışması ile filmimiz başlıyor, çocuk hızla gelen bir kamyonun altında kalacak gibidir, tam kaza olacağı sırada zaman durur, koşuya çıkan adam dışında herkes donar, zaman durmuştur.
adamın bir karar vermesi gerekir ama ikilemde kalmıştır, zaman durduğu için kaderin akışına yön verebilme gücü vardır artık, araca girmesi mümkün olmasa da direksiyonun yönünü çevirip bir faciânın önüne geçmek ister.
ikilemde kaldığı konu şudur;
çocuğu mu kurtarmalıdır, şoförü mü, yoksa kendini mi kurtarmalıdır?
direksiyonla verdiği mücadele sırasında şoförün ailesinin olduğu fotoğrafları görür ve işte ikilemi de biraz da burada başlar, hangisini kurtarırsa diğer tarafın hayatı ve ailesi mahvolacaktır.
seçimini yapar ve yaptığı seçimin sonucunun böyle olacağını asla düşünmemiştir.
kaderin akışına müdahale etmesinin bedelini çok ağır ödeyebilir...
film hakkında kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konu açısından farklı bulduğum bir kısa filmdi, kader ve zaman kavramı üzerine düşündüren bir yanının olmasını sevdim.
bana düşündürdüğü en büyük şey şu oldu;
zamanın akışına müdahale edebilseydin, yine de aynı sonu, aynı şeyleri mi yaşardın?
pişmanlıklar, zamanı tutamıyor oluşumuzun bir sonucu mudur?
ikilemde kaldığın en acı şey neydi?
insan seçimlerinin bedelini mutlaka öder,
bir gün mutlaka öder.
kaderin ya da zamanın akışına müdahale edebilseydin hayatın bambaşka olabilir miydi?
edit; benim izlediğim videoda yönetmen ve senaryo bilgisi verilmemişti, daha net olanını sonradan buldum.

filmi tesadüfen görüp izledim, yönetmen ve senaryo bilgisi verilmemişti, yapay zeka sayesinde film hakkında nesnel bilgilere ulaştım ve şimdi ise filmimize geçebiliriz;
filmimiz kader kavramı üzerinde oldukça düşündürücü bir biçimde karşımıza çıkıyor,
işlek ve trafiğe açık alanda koşuya çıkmış bir adamın, bisikletli bir çocuğu kurtarmaya çalışması ile filmimiz başlıyor, çocuk hızla gelen bir kamyonun altında kalacak gibidir, tam kaza olacağı sırada zaman durur, koşuya çıkan adam dışında herkes donar, zaman durmuştur.
adamın bir karar vermesi gerekir ama ikilemde kalmıştır, zaman durduğu için kaderin akışına yön verebilme gücü vardır artık, araca girmesi mümkün olmasa da direksiyonun yönünü çevirip bir faciânın önüne geçmek ister.
ikilemde kaldığı konu şudur;
çocuğu mu kurtarmalıdır, şoförü mü, yoksa kendini mi kurtarmalıdır?
direksiyonla verdiği mücadele sırasında şoförün ailesinin olduğu fotoğrafları görür ve işte ikilemi de biraz da burada başlar, hangisini kurtarırsa diğer tarafın hayatı ve ailesi mahvolacaktır.
seçimini yapar ve yaptığı seçimin sonucunun böyle olacağını asla düşünmemiştir.
kaderin akışına müdahale etmesinin bedelini çok ağır ödeyebilir...
film hakkında kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konu açısından farklı bulduğum bir kısa filmdi, kader ve zaman kavramı üzerine düşündüren bir yanının olmasını sevdim.
bana düşündürdüğü en büyük şey şu oldu;
zamanın akışına müdahale edebilseydin, yine de aynı sonu, aynı şeyleri mi yaşardın?
pişmanlıklar, zamanı tutamıyor oluşumuzun bir sonucu mudur?
ikilemde kaldığın en acı şey neydi?
insan seçimlerinin bedelini mutlaka öder,
bir gün mutlaka öder.
kaderin ya da zamanın akışına müdahale edebilseydin hayatın bambaşka olabilir miydi?
edit; benim izlediğim videoda yönetmen ve senaryo bilgisi verilmemişti, daha net olanını sonradan buldum.
devamını gör...


