zaman tüneli

geçtiğimiz gün bir öğretmen bugün de bir gazi sanal kumar batağı yüzünden hayatlarına son verdiler. bir kereden bir şey olmaz diyerek başlayan sürecin intihar ile son bulması sanırım artık devlet müdahalesi gerektirmekte. tamamen kişisel tercihler ile başlayan süreç oldukça kötü sonuçlar ile sonlanıyor. elbette insanları sanal kumara yönlendiren ekonomik durumları falan tartışabiliriz fakat bu işin artık ciddi bir şekilde kurulacak meclis komisyonları ile ele alınmasında fayda var.
devamını gör...

kosova'da bir bölge. adı daha çok eşkiyalık vadisi olarak geçerdi.
devamını gör...

genç juliette binoche
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ismet özel - münacaat (kendi sesinden)

bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.

hata yapmak
fırsatını adem ve veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.

çeşme var, kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.

gençtim ya, ne fark eder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur, dalların hışırtısı da
gözyaşı, çiğ tanesi, gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çark ettiren dargınlık!
yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar, yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.

gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.

oysa bu sürgün yeri, bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah, bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
bir yakış, bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.

bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni, anladım
gençken almadın canımı, bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret, gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.

şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
devamını gör...

ocak 1887'de, hizipler birbirini hükümete şikayet edip danıştaylık olmuştu.

şikayet edilen kişi kayseri metropolidi yoannis efendiydi.
devamını gör...

anne hathaway harici yok.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kıyafetlerimin çoğu siyah, lacivert, yeşil gibi koyu renkler onun için çokça giyiyorum. sadece tişörtte siyah rengi beğenmiyorum, bana gitmiyor.
devamını gör...

cipsi yoğurtlu sosa banmak* yerine, cipsi sosun içine kırıp tatlı veya çay kaşığı ile yemek. sürekli kaseden cips almak gereksiz bir eylem gibi geliyor. ilk kez gören ya "napıyon?" diye sorar ya da "ıyy" der. ıyy diyenle bir daha görüşmem.* ve fonda beni böyle sev seveceksen çalmaya başlar.
devamını gör...

yarın cuma ve karne günü...
devamını gör...

son seçimde güncel iktidara oy veren herkesin akp mhp ve dem ortaklığının altında imzası vardır.
devamını gör...

"hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir."
john lennon
devamını gör...

starklar, walder frey’den intikamlarını arya stark sayesinde aldılar. red wedding kan gölüydü, arya olunca red velvet’e dönüştü: tatlı bir intikam dilimi, frey kremasıyla servis!..
devamını gör...

genellikle telefon görüşmelerinde ve bir video falan dinliyorsam arka planda blitz/rapid tempoda oynamayı alışkanlık edindim. yavaş konuşma ve anlatım beni çok rahatsız ediyor. buna maruz kaldığımda kafayı başka şeylerle meşgul etme açısından çok iyi.

ama illa bir cins çıkıyor. yahu güzel kardeşim, taş değişimi teklif ettin, ben de kabul ettim ve taşını aldım, sen de benimkini aldın. 10+5 tempolu oyunda hamle geri alma teklifi yollayıp tekrar benim taşımı almadan önce 8 dakika boyunca ne düşünüyorsun mesela? hayır, oyun ortasında dengeli pozisyondayız, yapılabilecek mantıklı hamle sayısı belli, şah güvenliğinde sıkıntı yok, açmazda taşım yok, feda kabul etme zorunluluğum yok. e online’sın, özelden çene yapma derdindesin; nasıl bir varyasyon hesapladın da en son yine aynı hamleye karar verdin?

elo puanın belli, oyunun belli; o andan itibaren mihail thal’a mı dönüştün, raşit necmettinov mu oldun?

oyun sonuna gelmeden taş geride kalıyor, “good game” yazıyor bir de p.z.venk! iyice soğudum bu manyaklar yüzünden.
devamını gör...

cinsiyet fark etmeksizin yapılan şey güven sarsıcı harekettir zaten buradan da ilişkinin neden bittiğine dair bir izlenim çıkarabiliriz
devamını gör...

nevresim değiştirmek zordur, kedili evde nevresim değiştirmek daha da zordur.
devamını gör...

her yol ayrımında
aklıma düşer
beraber yürüdüğümüz yollar
tam o anda seçerim
hangi taraf benziyorsa
seninle yürüdüklerimize
devamını gör...

bir "come back" öyküsüdür.
zihnin karanlık sisinde, gölgesi ile boğuşarak 50 knot hızla savrulurken, rengarenk dilimleri ile dikkati dağıtan çarkın ucundan tutup kendini yukarıya savurur. şiddetle yükselir ve tekrar düşerken bir daha tutunur...
artık düşmeyecek, düşse bile savrulan karmalar, rozetler, apoletler zeminde bir trambolin görevi göreceği için tekrar yükselecektir.
devamını gör...

iki dünya savasi ortasında ünlü bir dans orkestrasiydi. daha çok lux otellerin balo salonlarında çalardı.

2. dünya savaşından sonra faal olduysa da gençler tarafından çağdışı olarak görüldü.
devamını gör...

içinde kahve olduğuna göre "tiramisu" olurdu herhalde.
devamını gör...

üç kere dibi gördüm eksi de başladım her seferinde çıktım.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim