zaman tüneli
fotoğraflarda daha çirkin çıkmak
ben aynada kendimi daha iyi görüyorum fotoğraflarda çıktıklarıma nazaran ama fotojenik olduğum da söylenir. hayır, narsist değilim. yani gene de aynaya bakınca kendimi fotoğraflarda çıktığımdan daha "şekilli" görüyorum. haha. belki gözlerim bozuk olduğundandır. *
devamını gör...
alp er tunga
islamiyet’ten önceki türk destan geleneğinde yer alan bir türk hükümdarı ve savaşçıdır.
ayrıca
(bkz: enty nick uyumu)
ayrıca
(bkz: enty nick uyumu)
devamını gör...
pet mezarlığı
nette ekşi sözlük sayfasına girdiğimde sürekli karşıma çıkan bir reklam da pet yani hayvan mezarlığı üzerine. dört ayaklı dostlarımızın, kısa yaşamlarında bizim acınası yalnızlığımıza yaptıkları yoldaşlığa ve bizim onlara duyduğumuz minnet duygusuna binaen artık insanlar, sahiplendikleri hayvanları kaybettikleri akrabaları gibi mezarlıklara defnediyor, belki de mezarlarına gelip üzüntülerini bile tazeliyorlar.
evet, eskiden dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz noktasındaydık. yanlış şehirleşmenin yarattığı hoyratlıkla dirilerimizle ölülerimizin bir arada yaşadığı kadim beldelerimizin dokusu bozuldu. istanbul, bursa, aydın, manisa, izmir, ankara ve sair yerlere ait eski fotoğraflara baktığımızda cemiyetteki vazifesine göre mezar taşı dikilmiş meftalarımızın kabri yanı sıra dikilen ahşap veya iki katlı taş evler görürdük. 50'lerden itibaren köylerden şehirlere akın akın gelen insanların arttırdığı nüfus neticesinde apartmanlar dikilmeye başlandı ve mezarlıklar da şehrin dışına doğru itilmeye başlandı. şehir içinde kalan numunelikler de yavaş yavaş yeni inşaatlarca yutuldu. artık türklerin, osmanlı'yı ve erken dönem cumhuriyet türkiye'sini gezen seyyahların dediği gibi ölüleriyle dip dibe yaşama kültürü yok.
ikinci darbe de apartman kültürünün yerini site yaşantısına bırakmasıydı.sonrasında evler de git gide küçülerek mini daireler haline gelmeye başladı. zira artık kalabalık bir aile olmak sosyal ve ekonomik açıdan bir anlam ifade etmiyordu. şehirler özelinde yaşlanan ebeveynler ya hayatlarını kendi evlerinde idame ettiriyor yahut daha rahat edeceklerine kanaat getirilen huzurevlerine gidiyorlardı. bu arada önceden belki mahallede hayırsever bir geçkinin sevap ümidiyle önüne bir kap yemek artığı attığı kediler ve köpekler çoktan evlerimizin kalıcı konukları haline gelmişti.
çözülen cemiyet dokusuna galiba son darbeyi korona salgını vurdu. önce camilerden tesbihler kaldırıldı, sonra telefonlarda ben evden dışarı çıkmıyorum misafir de kabuk etmiyorum diyerek kendilerini bayram ziyaretlerine dahi kapatan insanlar geldi. devir, akıllı telefonuyla odasına kapanıp, yemek ve tuvalet için dışarıya çıkan ve semirdikçe cesameti artan z kuşağının bir de evcil hayvanların devriydi. allah var ki en azından bazı evcil hayvanlar insanlara z kuşağı çocuklarından daha sıcak davranıyordu. cinsiyetler arası ilişki on yıllarca tamir edilemeyecek güvensizlik bulutunun ardında kaldıkça kutu gibi evlerinde yaşayan yüz binlerce bekar erkek ve kadın yahut çekirdek ailenin tek sığınağı petler oldu. kedi köpek beslemek bir özenti bir dejenerelik olarak görülürken muhafazakar kesimde dahi alışılmış bir davranış şekli oldu.
şimdi evlere uygun olmadığı veya evin biricik insan evladı sıkıldığı için orman köşelerine, şehrin varoş barakalarına terk edilip de vahşi sokak köpekleri, dondurucu soğuk veya tabi savunma refleksinin eksikliği yüzünden ölmüş evcil hayvanlarımızın haricinde, aramızda yaşamasına izin verdiğimiz, sarılıp yaptığımız, binlerce dudakla aşınmış kayış dudaklarımızla öptüğümüz o petlere vefa zamanı. dirildiği gün sadece bir lahza etrafına bakınıp, yeniden toprağa karışacak varlıkların mezarı başında ağladığımız, aslında insanlığın kendi ölümü mü ?
evet, eskiden dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz noktasındaydık. yanlış şehirleşmenin yarattığı hoyratlıkla dirilerimizle ölülerimizin bir arada yaşadığı kadim beldelerimizin dokusu bozuldu. istanbul, bursa, aydın, manisa, izmir, ankara ve sair yerlere ait eski fotoğraflara baktığımızda cemiyetteki vazifesine göre mezar taşı dikilmiş meftalarımızın kabri yanı sıra dikilen ahşap veya iki katlı taş evler görürdük. 50'lerden itibaren köylerden şehirlere akın akın gelen insanların arttırdığı nüfus neticesinde apartmanlar dikilmeye başlandı ve mezarlıklar da şehrin dışına doğru itilmeye başlandı. şehir içinde kalan numunelikler de yavaş yavaş yeni inşaatlarca yutuldu. artık türklerin, osmanlı'yı ve erken dönem cumhuriyet türkiye'sini gezen seyyahların dediği gibi ölüleriyle dip dibe yaşama kültürü yok.
ikinci darbe de apartman kültürünün yerini site yaşantısına bırakmasıydı.sonrasında evler de git gide küçülerek mini daireler haline gelmeye başladı. zira artık kalabalık bir aile olmak sosyal ve ekonomik açıdan bir anlam ifade etmiyordu. şehirler özelinde yaşlanan ebeveynler ya hayatlarını kendi evlerinde idame ettiriyor yahut daha rahat edeceklerine kanaat getirilen huzurevlerine gidiyorlardı. bu arada önceden belki mahallede hayırsever bir geçkinin sevap ümidiyle önüne bir kap yemek artığı attığı kediler ve köpekler çoktan evlerimizin kalıcı konukları haline gelmişti.
çözülen cemiyet dokusuna galiba son darbeyi korona salgını vurdu. önce camilerden tesbihler kaldırıldı, sonra telefonlarda ben evden dışarı çıkmıyorum misafir de kabuk etmiyorum diyerek kendilerini bayram ziyaretlerine dahi kapatan insanlar geldi. devir, akıllı telefonuyla odasına kapanıp, yemek ve tuvalet için dışarıya çıkan ve semirdikçe cesameti artan z kuşağının bir de evcil hayvanların devriydi. allah var ki en azından bazı evcil hayvanlar insanlara z kuşağı çocuklarından daha sıcak davranıyordu. cinsiyetler arası ilişki on yıllarca tamir edilemeyecek güvensizlik bulutunun ardında kaldıkça kutu gibi evlerinde yaşayan yüz binlerce bekar erkek ve kadın yahut çekirdek ailenin tek sığınağı petler oldu. kedi köpek beslemek bir özenti bir dejenerelik olarak görülürken muhafazakar kesimde dahi alışılmış bir davranış şekli oldu.
şimdi evlere uygun olmadığı veya evin biricik insan evladı sıkıldığı için orman köşelerine, şehrin varoş barakalarına terk edilip de vahşi sokak köpekleri, dondurucu soğuk veya tabi savunma refleksinin eksikliği yüzünden ölmüş evcil hayvanlarımızın haricinde, aramızda yaşamasına izin verdiğimiz, sarılıp yaptığımız, binlerce dudakla aşınmış kayış dudaklarımızla öptüğümüz o petlere vefa zamanı. dirildiği gün sadece bir lahza etrafına bakınıp, yeniden toprağa karışacak varlıkların mezarı başında ağladığımız, aslında insanlığın kendi ölümü mü ?
devamını gör...
sevişmemek için söylenen yalanlar
kestirdim bacım
devamını gör...
bir daha asla yapmam dediğiniz yanlışlar
değer vermek,kendini birşeye kaptırmak
devamını gör...
her fake hesabında farklı bir kişiliğe bürünen yazar
kendisini fake hesap açacak enerjisi ve boşluğa adanmışlığı için tebrik ediyorum.
devamını gör...
mehmet murat çalık
hastalığının nüks etmesi akp adaletinin ve kindarlığının sonucu. artık öldürmeden rahat edemiyorlar. en önemli insan hakkı yaşam hakkıdır. özgürlük.
devamını gör...
nostalji
en güzel aktivite
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
mekan: oturma odası
aktivite: rakı-meze
katalizör: efkarlı şarkılar
extra motivasyon: kaybettiklerim.
aktivite: rakı-meze
katalizör: efkarlı şarkılar
extra motivasyon: kaybettiklerim.
devamını gör...
duygular
gerçektir ve insanları bazen hayattan ve hobilerden soğutur
devamını gör...
mehmet murat çalık
ekrem imamoğlu'ndan korkan siyasal islamcı akp hükümeti tarafından haksız yere tutuklanmış, halkın seçtiği, istanbul beylikdüzü belediye başkanıdır.
bugün tutuklu bulunduğu izmir'de hastaneye kaldırılmış. daha önce iki kere kanser atlatmış kendisi. acil şifalar diliyoruz efenim.
kaynak: birgun.net
bugün tutuklu bulunduğu izmir'de hastaneye kaldırılmış. daha önce iki kere kanser atlatmış kendisi. acil şifalar diliyoruz efenim.
kaynak: birgun.net
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
evdeyim. çalışıyorum. ama bayağ yoruldum. gerisi yarına.
devamını gör...
2026 ekonomik krizi
23 yıldır akp ve recep tayyip erdoğan'ın tek başına yönettiği türkiye'de iliklerde hissedilendir.
peynir fiyatları bile 5 yılda %464 artmış.
kaynak: birgun.net
peynir fiyatları bile 5 yılda %464 artmış.
kaynak: birgun.net
devamını gör...
flavius belisarius (yazar)
kim bu?
amacı ne?
savaş mı war?
imza
maximus tan başka romalı asker tanımayan cahil bendeniz.
amacı ne?
savaş mı war?
imza
maximus tan başka romalı asker tanımayan cahil bendeniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
fotoğraflarda daha çirkin çıkmak
elli foto çektirip içinden illa birinin güzel olacağına inanmaktır.
devamını gör...
yalnızlık
dünyadaki diğer canlılardan uzaklaşma durumu. en sevdiğim.
her canlı bu dünyaya yalnız gelir ve yalnız gidermiş. o giriş ve çıkış arasındaki ise bir yolculuktur. yolculuğu tek başınıza mı yoksa başkalarıyla mı yapacağınız ise size kalmıştır.
her canlı bu dünyaya yalnız gelir ve yalnız gidermiş. o giriş ve çıkış arasındaki ise bir yolculuktur. yolculuğu tek başınıza mı yoksa başkalarıyla mı yapacağınız ise size kalmıştır.
devamını gör...



