zaman tüneli

o kadar mükemmel bir kitap ki normalde tekrardan nefret etmeme rağmen art arda iki kez okudum.

victor hugo'nun 1829 yılında paris greve meydanı'nda gördüğü idamdan çok etkilenmesi üzerine yazdığı eseri.

baskılar sebebiyle eseri takma bir isimle yazar.
kitabın konusu: kasten işlemediği bir suçtan yargılanan suçlunun giyotinli idama mahkum edilmesi, idama kadar geçen sürede neler yaşadığı.

bu arada giyotinin fransız devrimiyle birlikte ortaya çıktığı biliniyor. doktor joseph-ıgnace guillotin tarafından icat edildiği bilgisi yaygın olsa da farklı birkaç bilgi daha mevcut.

giyotinin tasarlanma amacı idamı daha acısız hale getirmek(!) fakat aynı mahkum için birden fazla kez kullanıldığı birçok idam sırasında görülüyor. idam çocuklar için dahi o kadar sıradan hale geliyor ki alkışlarla karşılanıyor.

hugo, idama karşıydı. kitabı yazma amacı da buydu. karşı olduğunu da şu şekilde ifade etmişti:

"yargılayanlar ve mahkûm edenler ölüm cezasının toplumdan kendisine zarar veren ve daha sonra da zarar verebilecek olan birini uzaklaştırmanın önemi nedeniyle gerekli olduğunu söylüyorlar. sadece bu söz konusu olsaydı, müebbet hapis cezası yetecekti. öldürmek neye yarar? hapishaneden kaçılabileceğini söyleyerek itiraz edeceksiniz, öyle değil mi? nöbetçileriniz görevlerini iyi yapsınlar. demir parmaklıkların sağlamlığına güvenmiyorsanız, hayvanat bahçelerini açmaya nasıl cesaret ediyorsunuz?
zindancının yeterli olduğu yerde cellata gerek yoktur. infazların gösteri haline dönüşmesinin beklenen etkiyi yaratmadığını, halkı eğitmediğini, içindeki bütün duyarlılığı ve erdemi yok ettiğini ileri sürüyoruz. bu infaz kime örnek olur?
bu adamın boynunu kestiğiniz darbenin sadece onu öldürdüğünü, babasının, annesinin, çocuklarının bu durumdan hiç etkilenmeyeceğini mi sanıyorsunuz? hayır, onun kellesini uçururken bütün ailesini de öldürüyorsunuz. ve yine masumları yok ediyorsunuz. size bütün bu adamların yaşamasının bize ne zararının dokunacağını soruyorum. fransa'da herkesin solumasına yetecek kadar hava yok mu?"


kitap halk tarafından çok eleştirildi korkunç bulundu. yaşanması, tiyatro izler gibi izlenmesi hatta alkışlanması çok doğal, olağan ama yapılanın ne olduğunu anlatan kitap korkunç bulundu(!)
idam mahkumlarının çektiği fiziki acının halka anlatılması acımasızlık olarak yorumlandı.
ama sonuç olarak eser çok ses getirdi.

bir dipnot daha geçelim: giyotine adını veren doktor bu şekilde anılmaktan rahatsız olduğu için sonradan soyadını değiştirdi.
devamını gör...

#3858609
sizin dürüstlük kavramınız insanlara nefret kusmak ve sevmediği şeylere sahip olan insanlara sataşmaksa, dürüstlük kavramını gözden geçirin derim. biz hepimiz toplandık bir mahlukatı kötüleyelim dedik keyfi olarak buradayız. gerçekten mabadınızı açıp meydanın tam ortasına sıçsanız bile savunacak birileri çıkıyor inanamıyorum.
ekleme: bu arkadaş sadece kadınlara değil, erkeklere de saldırdığı için kendisini asla edepsiz olmayan bir dille eleştirmiştim, bana özel mesajdan saçma sapan konuşunca da kendisini engelledim. o zaman benim dış görünüşümü tanımlayıp entrylerinde kendince zorbalamaya çalıştı. eleştiri alınca edepsiz kelimesini yapıştırmayı biliyor ama bir kitleye ılık, kezban, yollu diye saldırmayı edepli görüyor. ben kimseyi zorbalamıyorum, zorbalamak kişinin seçemeyeceği konularda psikolojik/fiziksel şiddete başvurmasıdır. ben kendisinin seçemediği değil aksine çöpten hallice fikirlerini eleştiriyorum. fikirler tercih edilir. olayı feministlik zanneden erkeklerin bilgisine; bu kadının 'ideal' erkek tanımına hiçbiriniz uymuyorsunuz, bir gün zorbaladığı insanların arasına siz de gireceksiniz. keyifli sözlükler.
devamını gör...

her gurbetçiden (bkz: gurbi) duyabileceğiniz bir cümle. çünkü almancı ya da gurbetçi diye tabir edilen kesim aynı fabrikadan çıkmış ürünler gibilerdir. 14 senede bunların içinde kala kala mala döndüm.

ama düzenim var dönemiyom yeğenim. şaka lan şaka.
devamını gör...

klasiklerden, joseph murphy’nin bilinçaltının gücü dikkate değer bir kitaptır. (ne kadar kişisel gelişim sayılır bilemem ama okumakta fayda var, diyebilirim.)

bir dönem çok meşhur olan tony robbins’in kitaplarında vurguladığı, düşünsellik-duygu durum-aktivasyon korelasyonu (bunu keşfeden kendisi olmasa da daha çok onun yazdıklarıyla gündeme geldi) ile davranış adaptasyonu pratikte ciddi fayda sağlayan yöntemler. özellikle dikkat, sakinlik, soğukkanlılık gerektiren eylemlerin alışma aşamasında faydasını gördüm, hala zaman zaman kullanırım.

robert cialdi’nin iknanın psikolojisi eseri doğrudan kişisel gelişim kategorisine girmese de, farkındalık anlamında harika bir kitaptır.

son dönemde ise james clear’ın atomik alışkanlıklar kitabı yine emsallerinden ayrılan bir örnek gibi gözüküyor. (bunu henüz bitirmediğim için çok net bir şey söyleyemiyorum.)

bu tür kitapları seçerken klasik lansman önsözlerden ziyade, yazar ve eserlerine dair akademik çevreden gelen eleştirileri/değerlendirmeleri okumak ve yazarın metinde referans verdiği kaynakların ciddiyetine göz atmak faydalıdır.

kaliteli örnekler var ama bu tür örnekler genellikle roman gibi okuyup sindirmeye çok müsait olmuyor. biraz cedelleşmek gerekiyor.
devamını gör...

br. ba. iyidir sen onu sağlam izle o sarı tona aşık olunca better call saul izlersin. br. ba. ile bağlantılı çünkü ve bana sorarsan br.den çok daha iyi ama muadil olmanın dezavantajını yaşadı maalesef.
devamını gör...

yasalara uyan birisi olduğum için(fake hesap açana ceza geliyor deniyor ya da riskli) sahte hesap kullanmıyorum. bir de gereksiz
devamını gör...

lokantada yemek dolu tabağı alan garson gibidir.

üniversitedeyken öğrenci yurtlarının yanında azcı diye bilinen bir tekirdağ köftecisi vardı. engelli bir adam çalışırdı garson olarak. bu adam tam bir görev adamıydı ve adamın görevi boşları toplamaktı.

biz daha köfteleri bitirmeden adam gelip tabağı çekiştirirdi. biz ise lokma ağzımızda "dor obo noroyo gotoroyorson" derken adam tabağı çoktan götürmüş olurdu. yerimizden kalkıp tabağı tekrar getirirdik. millet bu garson yüzünden panik atak geçiriyordu.

bu da böyle bir anımdır vesselam.
devamını gör...

teyzemin seyir zevki
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-big fish
-j ai tue ma mere
-dedemin insanları
-leon
-intersellar

bonus: adem in elmaları, mr nobody, p.k.., her cocuk ozeldir, secret superstar, beaches, fried green tomatoes, angel-a, chocolate, la fille sur le pont, ekşi elmalar, amelie.
devamını gör...

yahu girse yaşlılar ordusu gibi, 45+ ortam eyt'liler klübü gibi.
devamını gör...

tüm film külliyatından bahsediyorsanız güzel film çok. vol-i diye bir animasyon var bizim yerli piyasayı yerden yere vurur.
devamını gör...

yeşili sev, doğayı koru...

yeşil olunca ne oluyor bir anlasam nickimiz popi mi oluyoruz oluyorsak kimin popişi oluyoruz bu önemli.
devamını gör...

lüks kuruyemiş
devamını gör...

pek yakında filmi harika bir film. gora filminin ekmeğini yemek için film yapmadı arif hariç tabii, arifi yapmasa ya da daha iyi yapsa gora bitmezdi. yeni gora da dizi olarak gelecek diye biliyorum. çok büyük beklentim yok.

yakın zamandan dizi çıkıyor yabancı diziler iyi güzel filme denk gelmedin 2025 en azından. pluribus dizisi idare eder.
devamını gör...

behlül bihtere adnan matmazele sonra hepsi beşire isimli romanı çok ama çok meşhurdur.
devamını gör...

moratelli'yi aklıma getiren yazar.
devamını gör...

gora neden bilmem ama benim için en iyi filmi. etkisi daha büyük, diye düşünüyorum.

cem bunun için “devam filmi değil, yalnızca karakterlerin devamı” diyor. yani konu değil karakter ilerliyor, diyor.
devamını gör...

''yaşar ne yaşar ne nuri'' en bilinmeyen eseridir. eserde bir kediyi öldüren adamın kendi iç hesaplaşması ve bu yüzden kişilik bölünmesine uğraması işlenir. adamın belden aşağısı yaşar iken belden yukarısı nuri kalır. birbirleriyle anlaşamazlar. her gün hır gür.
devamını gör...

canım sıkıldıkça çark döndürdüm bi baktım karma birikmiş mağazada önüme gelen özelliklerin hepsine tıkladım, trafik lambası oldum bi anda

e; çirkinde duruyo he nası düzeltcez
devamını gör...

ınsanı hasta eder. kardeşim ben çayın dibini seviyorum, ayrıca parasını ödüyorum.bu nasıl bir bilimsizlik yahu?
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim