zaman tüneli
kolay görünen ama çizmesi çok zor olan şeyler
karakalem özelinde konuşuyorsanız uzuvlar. hiç beceremedim. denedim denedim yine olmadı. o yüzden hep portre kısmını yaptım.
devamını gör...
kolay görünen ama çizmesi çok zor olan şeyler
(bkz: kestane)
devamını gör...
hanım hanımcık hanım hanımcılığı
bu kararlılık, bu adanmışlık, bu savunma refleksi, hakikate, ilkeye ya da toplumsal bir meseleye yönelseydi, insanları peşinden sürükleyen bir bilinç olurdu.
ama yönünü şaşırınca, büyük bir potansiyel küçük bir alana hapsoluyor malesef.
yaşasın şuursuz dava şuurunuz, tebrik ederim efendim.
ama yönünü şaşırınca, büyük bir potansiyel küçük bir alana hapsoluyor malesef.
yaşasın şuursuz dava şuurunuz, tebrik ederim efendim.
devamını gör...
22 ocak 2026 fenerbahçe aston villa maçı
valla zor maç, malum ingiliz takımları kondisyon olarak makine gibiler ama alacağız inşallah.
fener güldür yüzümüzü be.
fener güldür yüzümüzü be.
devamını gör...
22 ocak 2026 fenerbahçe aston villa maçı
fenerbahçemizin 3 puanla sahadan ayrılarak, ilk 8 hedefini sürdüreceği uefa avrupa ligi 7. hafta maçıdır.
devamını gör...
hanım hanımcık hanım hanımcılığı
bu başlığı dostlarımızla geleceğiz’in değil de dahlvier’in açmış olması karşısında şaşkın olduğum kadar kırgınım da. aşk olsun size, sözlükte alıştığımız bir düzen var.*
devamını gör...
superpitcher
asıl adı aksel schaufler olan alman dj, prodüktör. bugün bir arkadaşım vesilesi ile tanışıp çok kısa sürede müziklerine aşıg olduğum biri oldu kendisi.
parçalarda yaylılar, theremin vs çok iyi kullanıyor. genel olarak insanlara uzun ve sıkıcı gelebilecek işleri var. şarkı boyunca sabit ilerleyen bir tempo, ritm mevcut ama sabit ritmin üzerinde yaptığı melodiler, değişen şeyler falan mütüş. bir süre sadece bu abiyi dinleyeceğim sanırım. şimdilik en sevdiğim işlerini aşağı bıraktım. en üstteki özellikle bambaşka bişi.
smile it's a new day
little raver
heroin
parçalarda yaylılar, theremin vs çok iyi kullanıyor. genel olarak insanlara uzun ve sıkıcı gelebilecek işleri var. şarkı boyunca sabit ilerleyen bir tempo, ritm mevcut ama sabit ritmin üzerinde yaptığı melodiler, değişen şeyler falan mütüş. bir süre sadece bu abiyi dinleyeceğim sanırım. şimdilik en sevdiğim işlerini aşağı bıraktım. en üstteki özellikle bambaşka bişi.
smile it's a new day
little raver
heroin
devamını gör...
22 ocak 2026 fenerbahçe aston villa maçı
gotcha başarılar dilemem için 3 milyon teklif etti. ayrıca 3 gün uğraşmayacağına dair söz verdi.
başarılar diliyorum. içimden geldiği için*
başarılar diliyorum. içimden geldiği için*
devamını gör...
bayrak
bir ulusun, bir topluluğunun; tarih, coğrafya, ortak zaferler, ortak acılar ve "biz" duygusunu ifade eden, kolektif kimliğin taşınabilir halidir. bir devlet için egemenliğin sembolü, bir birey için de aidiyetin en hızlı okunur şeklidir.
bayrağa yüklenen anlam çok eskilere dayanır. orta çağ savaşlarında sancak düşerse ordu dağılırdı. sancak bir meşruiyet göstergesi kabul edilirdi. günümüzde de bir bayrağın göndere çekilmesi, bir devletin veya bir kimliğin "ben buradayım" diyebildiği gücün sembolik karşılığıdır.
bayrağa saldırı da, teknik olarak bir "nesne"ye yöneltilmiş bir saldiridan ziyade, bir kimliğe yapılan saldırı olarak okunur. hem hukuken hem de toplum algısında sıradan bir "mala, eşyaya zarar verme" olarak değerlendirilmez. saldırının hedefi bir "kumaş parçası" değil, temsil ettiği bütünlük ve kimliktir. bir bayrağı yakmak, yırtmak veya aşağılamak "senin egemenliğini tanımıyorum, reddediyorum" demektir.
bu sembolizmin en eski ve en rafine uygulama alanlarından biri de denizciliktir. denizler çok uzun süre sahipsiz olarak kabul edildiğinden dolayı, geminin kimliği yalnızca bayrak ile anlaşılabilir hâle gelmektedir. geminin kıçındaki bayrak; o geminin hangi devlete tabi, hangi hukuk sisteminde yargılanacağı ve hangi limanlarda ne gibi hakları olduğunu gösteren bir işaretidir. güvenlik ve ticaret için hayati bir önem taşımaktadır bu detay.
limanı neresi olursa olsun, her gemi, kendi karasuları dışına çıktığında, hangi ülkenin karasularına girmiş ise, o devletin de bayrağını toka eder. bu bir saygı beyanıdır. "ben senin egemenliğini tanıyorum ve kurallarına riayet ediyorum" demenin ince ve sessiz bir yoludur. bu uygulama, top atışıyla selamlama, sancak indirip kaldırma gibi ritüellerle birlikte gelişmiştir. amaç, çatışmayı önlemek, niyeti açık etmek ve diplomatik bir dil kurmaktır. denizcilikte jestler, kelimelerden önce gelir. günümüzde bu uygulama hukuki bir zorunluluk değil, bir gelenek olarak sürmektedir. modern radarlar, ais sistemleri vb gibi gelişmelerden sonra bayrak bilgi verici bir sembolden çok, niyet gösteren bir ayrıntıdır. bayrağı takan, saygılıdır; takmayan, art niyetli değilse bile nezaketten yoksun ya da umursamaz olurak okunur. denizcilik kültüründe bu fark önemlidir. kıbrıs rum kesiminde bulunduğum sıralarda, sahil güvenliğin tekneye yaklaşıp, toka edilen bayrağın yıpranmış olduğu ve bu tekneye hiç yakışmadığı vurgusunu yapması da, bayrağın sadece türklerde aşırı hassasiyet kabul edilmediğinin en temiz örneğidir benim için.
ezcümle, bayrak yalnızca bir kumaş parçası değildir.
bayrağa yüklenen anlam çok eskilere dayanır. orta çağ savaşlarında sancak düşerse ordu dağılırdı. sancak bir meşruiyet göstergesi kabul edilirdi. günümüzde de bir bayrağın göndere çekilmesi, bir devletin veya bir kimliğin "ben buradayım" diyebildiği gücün sembolik karşılığıdır.
bayrağa saldırı da, teknik olarak bir "nesne"ye yöneltilmiş bir saldiridan ziyade, bir kimliğe yapılan saldırı olarak okunur. hem hukuken hem de toplum algısında sıradan bir "mala, eşyaya zarar verme" olarak değerlendirilmez. saldırının hedefi bir "kumaş parçası" değil, temsil ettiği bütünlük ve kimliktir. bir bayrağı yakmak, yırtmak veya aşağılamak "senin egemenliğini tanımıyorum, reddediyorum" demektir.
bu sembolizmin en eski ve en rafine uygulama alanlarından biri de denizciliktir. denizler çok uzun süre sahipsiz olarak kabul edildiğinden dolayı, geminin kimliği yalnızca bayrak ile anlaşılabilir hâle gelmektedir. geminin kıçındaki bayrak; o geminin hangi devlete tabi, hangi hukuk sisteminde yargılanacağı ve hangi limanlarda ne gibi hakları olduğunu gösteren bir işaretidir. güvenlik ve ticaret için hayati bir önem taşımaktadır bu detay.
limanı neresi olursa olsun, her gemi, kendi karasuları dışına çıktığında, hangi ülkenin karasularına girmiş ise, o devletin de bayrağını toka eder. bu bir saygı beyanıdır. "ben senin egemenliğini tanıyorum ve kurallarına riayet ediyorum" demenin ince ve sessiz bir yoludur. bu uygulama, top atışıyla selamlama, sancak indirip kaldırma gibi ritüellerle birlikte gelişmiştir. amaç, çatışmayı önlemek, niyeti açık etmek ve diplomatik bir dil kurmaktır. denizcilikte jestler, kelimelerden önce gelir. günümüzde bu uygulama hukuki bir zorunluluk değil, bir gelenek olarak sürmektedir. modern radarlar, ais sistemleri vb gibi gelişmelerden sonra bayrak bilgi verici bir sembolden çok, niyet gösteren bir ayrıntıdır. bayrağı takan, saygılıdır; takmayan, art niyetli değilse bile nezaketten yoksun ya da umursamaz olurak okunur. denizcilik kültüründe bu fark önemlidir. kıbrıs rum kesiminde bulunduğum sıralarda, sahil güvenliğin tekneye yaklaşıp, toka edilen bayrağın yıpranmış olduğu ve bu tekneye hiç yakışmadığı vurgusunu yapması da, bayrağın sadece türklerde aşırı hassasiyet kabul edilmediğinin en temiz örneğidir benim için.
ezcümle, bayrak yalnızca bir kumaş parçası değildir.
devamını gör...
hanım hanımcık hanım hanımcılığı
(bkz: le hanım ha hanımey)
devamını gör...
elektrikli araba
bunlar piyasaya çıktı çıkalı
araç tasarımları felaket bir hal aldı
markalar birbiri ardına berbat tasarımlara imza atıyor
biri bu faciaya dur desin artık
araç tasarımları felaket bir hal aldı
markalar birbiri ardına berbat tasarımlara imza atıyor
biri bu faciaya dur desin artık
devamını gör...
doğu perinçek'ten kılıçdaroğlu'na övgü
niye kılıçdaroğlu çinli miymiş?
t: troll bir siyasetçinin her zamanki trollüğüdür.
t: troll bir siyasetçinin her zamanki trollüğüdür.
devamını gör...
tutulan ve sempati duyulan milli takımlar ve sporcular
yazarların tuttuğu ve sempati duyduğu spor kulüpleri başlığından sonra bunu da açmak istedim. bugün şimdiye kadar açtığım 5 başlığımın hepsi de futbolla alakalı olmuş oldu. kişisel rekorum olabilir. hahaha.
bu tanımımı daha kısa tutacağım.
öncelikle türkiye'nin yarıştığı herhangi bir turnuvada koşulsuz ve şartsız ülkemi ve ülkemin sporcularını tutarım. yani bu futbolla da sınırlı değil elbette.
ikinci milli takımım ve sempati duyduğum sporcuların ülkesi danimarka ya. eskiden italya derdim ama onlar çok iddialı birçok alanda. hem danimarka, ülke olarak da her zaman daha fazla sempati beslediğim bir yer olmuştur. son senelerde futbolda harikalar ama benim bu iskandinavlara olan sempatim çok daha eskilere gidiyor...
üç numaraya italya'yı koyacağım gene de. yani türkiye veya danimarka ve bu ülkelerin sporcularıyla karşılaşmadıkları sürece italyanları tutarım genelde, spor organizasyonunda. büyük bir jannik sinner hayranıyım ama bu hayranlığım, kendisinin italyan olduğunu öğrenmeden önce başlamıştı. yani o zamanlar büyük bir yıldız da olmamıştı henüz. stilini çok sevmiştim sadece. bundan sonra danimarkalı holger rune'u destekleyeceğim ama. yani italyanlardan önde danlar artık.
bunların akabinde norveç ve isveç geliyor.
sonra... meksika ve arjantin'e de büyük sempatim var çok eskiden beri.
bunlar en başta gelenlerdi. şimdi sadece belli oranlarda sempati duyduğum ülkeleri açıklamasız yazacağım ama bunlara duyduğum sempati seviyesi tam sıralı olmayabilir. bir kere eski yugoslavya ülkeleri, yani: kuzey makedonya, hırvatistan, slovenya, bosna hersek, sırbistan ve karadağ; sonrasında azerbaycan, kazakistan, kırgızistan, moğolistan, romanya, moldova, yunanistan (evet, yunanları sporda çok severim), malta, kosta rika, andorra, ekvador, peru, honduras, izlanda, irlanda, iskoçya, galler, (ingiltere değil, sporda hiç sevmem ingilizleri), almanya, avusturya, hollanda, belçika, isviçre, litvanya, liechtenstein, avustralya, yeni zelanda, kanada, kolombiya, kamerun, sri lanka, rusya, japonya, tayvan, nepal ve çin (evet, abd de yok).
tabii birleşik krallık sorunsalı da var... ingilizler mesela futbolda ingiltere olarak turnuvalara katılır, birçok başka dalda ise birleşik krallık olarak yanındakileri de toplar. ahaha. zaten onların milliyetçilik anlayışı çok karmaşıktır. yani almanların milliyetçiliklerini çok kolay analiz edebilirsiniz ama ingilizlerde bu iş biraz karışık...
gerçi italyanları da her türlü tutmayabilirim tabii, türkiye ve danimarka'dan sonra. mesela romanya avrupa şampiyonu olabilse daha fazla sevinirdim galiba. italya zaten alışkın neticede... ya da mesela meksika dünya şampiyonu olsa, arjantin veya italya'nın şampiyon olmasından daha fazla sevinirim aynı sebeple. türkiye olursa uçarım sevinçten bittabi. haha.
bende bir de tutulmayan takımların veya sporcuların müsabakalarından zevk almamak olayı var. biraz da bu yüzden tuttuğum bu kadar sayıda takım ve ülke var.
sözde kısa tutacaktım ama gene yazdıkça yazmışım, huyum kurusun. *
bu tanımımı daha kısa tutacağım.
öncelikle türkiye'nin yarıştığı herhangi bir turnuvada koşulsuz ve şartsız ülkemi ve ülkemin sporcularını tutarım. yani bu futbolla da sınırlı değil elbette.
ikinci milli takımım ve sempati duyduğum sporcuların ülkesi danimarka ya. eskiden italya derdim ama onlar çok iddialı birçok alanda. hem danimarka, ülke olarak da her zaman daha fazla sempati beslediğim bir yer olmuştur. son senelerde futbolda harikalar ama benim bu iskandinavlara olan sempatim çok daha eskilere gidiyor...
üç numaraya italya'yı koyacağım gene de. yani türkiye veya danimarka ve bu ülkelerin sporcularıyla karşılaşmadıkları sürece italyanları tutarım genelde, spor organizasyonunda. büyük bir jannik sinner hayranıyım ama bu hayranlığım, kendisinin italyan olduğunu öğrenmeden önce başlamıştı. yani o zamanlar büyük bir yıldız da olmamıştı henüz. stilini çok sevmiştim sadece. bundan sonra danimarkalı holger rune'u destekleyeceğim ama. yani italyanlardan önde danlar artık.
bunların akabinde norveç ve isveç geliyor.
sonra... meksika ve arjantin'e de büyük sempatim var çok eskiden beri.
bunlar en başta gelenlerdi. şimdi sadece belli oranlarda sempati duyduğum ülkeleri açıklamasız yazacağım ama bunlara duyduğum sempati seviyesi tam sıralı olmayabilir. bir kere eski yugoslavya ülkeleri, yani: kuzey makedonya, hırvatistan, slovenya, bosna hersek, sırbistan ve karadağ; sonrasında azerbaycan, kazakistan, kırgızistan, moğolistan, romanya, moldova, yunanistan (evet, yunanları sporda çok severim), malta, kosta rika, andorra, ekvador, peru, honduras, izlanda, irlanda, iskoçya, galler, (ingiltere değil, sporda hiç sevmem ingilizleri), almanya, avusturya, hollanda, belçika, isviçre, litvanya, liechtenstein, avustralya, yeni zelanda, kanada, kolombiya, kamerun, sri lanka, rusya, japonya, tayvan, nepal ve çin (evet, abd de yok).
tabii birleşik krallık sorunsalı da var... ingilizler mesela futbolda ingiltere olarak turnuvalara katılır, birçok başka dalda ise birleşik krallık olarak yanındakileri de toplar. ahaha. zaten onların milliyetçilik anlayışı çok karmaşıktır. yani almanların milliyetçiliklerini çok kolay analiz edebilirsiniz ama ingilizlerde bu iş biraz karışık...
gerçi italyanları da her türlü tutmayabilirim tabii, türkiye ve danimarka'dan sonra. mesela romanya avrupa şampiyonu olabilse daha fazla sevinirdim galiba. italya zaten alışkın neticede... ya da mesela meksika dünya şampiyonu olsa, arjantin veya italya'nın şampiyon olmasından daha fazla sevinirim aynı sebeple. türkiye olursa uçarım sevinçten bittabi. haha.
bende bir de tutulmayan takımların veya sporcuların müsabakalarından zevk almamak olayı var. biraz da bu yüzden tuttuğum bu kadar sayıda takım ve ülke var.
sözde kısa tutacaktım ama gene yazdıkça yazmışım, huyum kurusun. *
devamını gör...
doğu perinçek'ten kılıçdaroğlu'na övgü
fetö'nün kaset operasyonuyla chp'nin başına getirilmiş olan adam güya vatansever ve abd karşıtıymış bak sen.
abd planlarını bozacak hükümet: vatan partisi, ak parti, mhp ve kılıçdaroğlu chp’si
"mhp'yi ak parti'den koparmak isteyen proje; mhp'siz bir ak parti-chp ittifakıyla türkiye'de atlantik sistemini iktidar yapma projesidir."
buradan
abd planlarını bozacak hükümet: vatan partisi, ak parti, mhp ve kılıçdaroğlu chp’si
"mhp'yi ak parti'den koparmak isteyen proje; mhp'siz bir ak parti-chp ittifakıyla türkiye'de atlantik sistemini iktidar yapma projesidir."
buradan
devamını gör...
güne bir türkü bırak
nazmi yolyemez in hikayesi:)
devamını gör...
enver aysever'in tutuklanma sebebi
enver aysever youtube yayınındaki ''sağcılık suçtur. sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz ya da ahlakınız ahlaksızlık olur'' sözleri nedeniyle gözaltına alındı.
savcılıkta ifade veren aysever 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan' tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. enver aysever, youtube yayınında kullandığı ifadeler nedeniyle tutuklandı.
saçmalamış!!!
merak ediyorum kurtulmak için nasıl kıvıracak izleyip göreceğiz.
(bkz: https://www.cnnturk.com/tur...).
devamını gör...




