zaman tüneli
sözlük erkeklerinin kadın halleri
siz şimdi kendinize de yükselirsiniz.
devri daim bir başlık. ürkünç ve de korkunç.
devri daim bir başlık. ürkünç ve de korkunç.
devamını gör...
birleşmiş milletler
donald trump'ın gazze bahanesiyle ortaya attığı barış kurulu/konseyi, birleşmiş milletler'e bir alternatif gibi görünüyor. son olarak ispanya bu oluşuma katılmayı reddetmiş.
ispanya başbakanı pedro sanchez, amerika birleşik devletleri (abd) başkanı donald trump tarafından küresel çatışmalarla mücadele etmek amacıyla hayata geçirilen "barış kurulu" girişimine katılım sağlamayacaklarını kamuoyuna duyurdu. belçika'nın başkenti brüksel’de düzenlenen avrupa birliği (ab) zirvesi'nin bitiminde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan başbakan sanchez, washington yönetiminden gelen resmi daveti geri çevirdiklerini belirtti. ispanya başbakanı pedro sanchez, ayrıca şunları ifade etti: "kararın ispanya'nın çok taraflılık ilkesine ve birleşmiş milletler sistemine olan inancıyla tutarlı olduğunu"
link
"abd başkanı donald trump, aralarında 31 birleşmiş milletler (bm) kuruluşunun da olduğu toplam 66 uluslararası kuruluştan abd'nin geri çekilmesini öngören başkanlık kararnamesine imza attı." aa
"abd, dünya sağlık örgütü'nden çekildi"
abd başkanı donald trump, "barış kurulu" adını verdiği oluşumla başlangıçta gazze şeridi'nde barışı ve yeniden imarı denetlemek istiyordu. birleşmiş milletler (bm), geçen yıl kasım ayında kabul edilen 2803 sayılı karar ile buna onay verdi. ancak bazı uluslararası hukukçular, daha o aşamada bile bunun uluslararası hukukla çeliştiğini savunmuştu.
şimdi ise trump'ın bu barış kurulu'nu ortadoğu çatışmasından bağımsız olarak, kendi liderliği altında kalıcı bir yapı haline getirmek istediği anlaşılıyor. israil gazetesi times of ısrael'in bu pazar günü yayımladığı kuruluş tüzüğünde gazze şeridi'nden hiç söz edilmiyor.
dw
eski dünya düzeni ile beraber bm de ortadan kalkıyor. olması gerektiği gibi.
ispanya başbakanı pedro sanchez, amerika birleşik devletleri (abd) başkanı donald trump tarafından küresel çatışmalarla mücadele etmek amacıyla hayata geçirilen "barış kurulu" girişimine katılım sağlamayacaklarını kamuoyuna duyurdu. belçika'nın başkenti brüksel’de düzenlenen avrupa birliği (ab) zirvesi'nin bitiminde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan başbakan sanchez, washington yönetiminden gelen resmi daveti geri çevirdiklerini belirtti. ispanya başbakanı pedro sanchez, ayrıca şunları ifade etti: "kararın ispanya'nın çok taraflılık ilkesine ve birleşmiş milletler sistemine olan inancıyla tutarlı olduğunu"
link
"abd başkanı donald trump, aralarında 31 birleşmiş milletler (bm) kuruluşunun da olduğu toplam 66 uluslararası kuruluştan abd'nin geri çekilmesini öngören başkanlık kararnamesine imza attı." aa
"abd, dünya sağlık örgütü'nden çekildi"
abd başkanı donald trump, "barış kurulu" adını verdiği oluşumla başlangıçta gazze şeridi'nde barışı ve yeniden imarı denetlemek istiyordu. birleşmiş milletler (bm), geçen yıl kasım ayında kabul edilen 2803 sayılı karar ile buna onay verdi. ancak bazı uluslararası hukukçular, daha o aşamada bile bunun uluslararası hukukla çeliştiğini savunmuştu.
şimdi ise trump'ın bu barış kurulu'nu ortadoğu çatışmasından bağımsız olarak, kendi liderliği altında kalıcı bir yapı haline getirmek istediği anlaşılıyor. israil gazetesi times of ısrael'in bu pazar günü yayımladığı kuruluş tüzüğünde gazze şeridi'nden hiç söz edilmiyor.
dw
eski dünya düzeni ile beraber bm de ortadan kalkıyor. olması gerektiği gibi.
devamını gör...
dayı
#3860162 (bkz: dayı terörü)
etrafımda dayısıyla övünen bir kişiye rastlamadım. o güzel dayılar o güzel atlara binip gittiler
etrafımda dayısıyla övünen bir kişiye rastlamadım. o güzel dayılar o güzel atlara binip gittiler
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
teydeb'de bir hesabı firma kullanıcısı olarak yetkilendirmeye çalışıyorum..
ben ekrana bakıyorum ekran bana..
neden olmuyorsun yaa.. delirecem az kaldı.
edit: sövmek iyi geldi.. yaptım laan.. kılavuz okumak aklıma yeni gelmiş olması bir problem olmamalı.
ben ekrana bakıyorum ekran bana..
neden olmuyorsun yaa.. delirecem az kaldı.
edit: sövmek iyi geldi.. yaptım laan.. kılavuz okumak aklıma yeni gelmiş olması bir problem olmamalı.
devamını gör...
migros
okuma yazmam var çok şükür. bildiğim kadarıyla kör de değilim. lakin ne hikmetse migrosa hep çıkış kapısından girmeye çabalıyorum. bıyık altından sırıtsalar da üzülüyorlar halime, fark etmemek imkansız.
kıyamadılar, dayanamadılar bir gün. yüzlerinde kocaman bir gülümseme ile ardına kadar açtılar kapıyı. öyle mahcup oldum, öyle kızarıp bozardım ki ne alacağımı da unutup ortalıkta uzaylı gibi biraz gezindikten sonra marketi bu kez giriş kapısından terk etmeye çalıştım.
kıyamadılar, dayanamadılar bir gün. yüzlerinde kocaman bir gülümseme ile ardına kadar açtılar kapıyı. öyle mahcup oldum, öyle kızarıp bozardım ki ne alacağımı da unutup ortalıkta uzaylı gibi biraz gezindikten sonra marketi bu kez giriş kapısından terk etmeye çalıştım.
devamını gör...
sen buralara nereden geldin
ne güzel, kaçıp kurtarmıştın kendini. kaçmamıştın tabi, kurtarmış da denmez ama; neden bir türk filmi esenliğinde olmasın dedim. iyi etmiş miyim
devamını gör...
çocuklarla iyi anlaşan insan
akıl yaşım henüz gerekli olgunluğa ulaşmadığı için ve yapmak istediklerimi çocuklarla yapınca uzaktan görenler de çocuk eğlendiriyor sandığı için çok iyi anlaşıyorum.
söz dinleyen hafif yeni yeni konuşan minnoş tatlı çocuklar favorimdir. çok güzel oyun oynanıyor ama aslında. denemelisiniz.
bir de böyle ne söyleseniz yapıyorlar su falan getirtiyorum kendime mesela.
bu da en son bir doğum günü partisinden; #3776126
söz dinleyen hafif yeni yeni konuşan minnoş tatlı çocuklar favorimdir. çok güzel oyun oynanıyor ama aslında. denemelisiniz.
bir de böyle ne söyleseniz yapıyorlar su falan getirtiyorum kendime mesela.
bu da en son bir doğum günü partisinden; #3776126
devamını gör...
sözlük yazarlarının b planı
devamını gör...
sözlük erkeklerinin makyajlı fotoğrafları
#3860136 işte dayıları facebookta dolandıran şebekenin ele başı burada. başarılarının devamını dilerim dost.
devamını gör...
çocuklarla iyi anlaşan insan
markette yine çukulata, gofret, dondurma diye feryadı basan üç buçuk yaşındaki yeğenimi bu kez kucakladığım gibi dışarı çıkardım. ona her şeyi dosdoğru anlatmak için doğrusu geç bile kalmıştım.
bir yandan yürüyüp diğer yandan başını göğsüme yaslamış, kucağımda hâlâ zırıl zırıl ağlayan kızcağıza bilinçsizce tüketilmiş abur cuburun ne ölçüde zararlı olduğuyla ilgili uzun bir nutuk çekmeye başladım. kelimeleri dikkatle seçiyor, söylediklerimin bir kulağından girip diğerinden uçup gitmemesi için tanrı'ya dua ediyordum.
ağıtları hafiflemişti.
tam "işte böyle güzelim, hatta doktorlar da... " diyecekken ufak tefek çocuk yüzüme heybetli azaplar misali bir osmanlı tokadı patlattı. noluyor lan demeye kalmadan ikinci tokadın sesi de yüzümde yankılandı. küçücük bedeni kendimden uzaklaştırarak akşam karanlığında dipsiz bir kuyu kadar kapkara ve alaylı nazarlarla dolu gözlerine baktım. tırnaklarımın ucuna dek korkuyla ürpermiştim.
bismillahillezi la yedurru me'asmihi şey'un fi'l-ardı ve la fis-sema'i ve huves-semiul-alim. evlerinin bahçesinde üç tekerlekli pisikletini tıpkı saw filmindeki hilkat garibesi gibi süren veledin tekiydi zaten.
bir yandan yürüyüp diğer yandan başını göğsüme yaslamış, kucağımda hâlâ zırıl zırıl ağlayan kızcağıza bilinçsizce tüketilmiş abur cuburun ne ölçüde zararlı olduğuyla ilgili uzun bir nutuk çekmeye başladım. kelimeleri dikkatle seçiyor, söylediklerimin bir kulağından girip diğerinden uçup gitmemesi için tanrı'ya dua ediyordum.
ağıtları hafiflemişti.
tam "işte böyle güzelim, hatta doktorlar da... " diyecekken ufak tefek çocuk yüzüme heybetli azaplar misali bir osmanlı tokadı patlattı. noluyor lan demeye kalmadan ikinci tokadın sesi de yüzümde yankılandı. küçücük bedeni kendimden uzaklaştırarak akşam karanlığında dipsiz bir kuyu kadar kapkara ve alaylı nazarlarla dolu gözlerine baktım. tırnaklarımın ucuna dek korkuyla ürpermiştim.
bismillahillezi la yedurru me'asmihi şey'un fi'l-ardı ve la fis-sema'i ve huves-semiul-alim. evlerinin bahçesinde üç tekerlekli pisikletini tıpkı saw filmindeki hilkat garibesi gibi süren veledin tekiydi zaten.
devamını gör...
bir fav attık diye diyalog kurmazsak sevinirim
devamını gör...
fırat yılmaz çakıroğlu
siyasi görüş olarak yakın olmasam bile genç yaşta ölümüne üzüldüm. uğruna ölecek ve öldürecek kadar inandığı ideolojisi birilerinin ticari malzemesi aynı zamanda. birileri bu ideoloji üzerinden kariyer yapmış, kitleleri uyuşturmuş ve uyuşturmaya devam ediyor. evet 40 yapar.
kendisini tanımam, hiç karşılaşmadım. ama yaklaşık 13 yıl önce bir temasımız olmuş. o dönem birkaç ev eşyasını satmak için ege üniversitesi ikinci el eşya gibi bir facebook grubuna ilan koymuştum. fırat bana mesaj atanlardan biriymiş. çok fazla mesaj geliyordu ve çoğunluğu ciddi alıcı değildi. fırat indirim istemiş, galiba o ara indirim kelimesinden bıkmış olmalıyım ki, fırat'ın bu talebine olumlu dönmemişim. bu durumu da on yıl önce farkettim. bir mesaj ararken fırat çakıroğlu adlı kullanıcıdan gelmiş mesajları gördüm. o mesajları görünce bir kere daha üzüldüm. o ana dönebilsem bütün eşyaları ona ücretsiz verirdim ama bir şartım var derdim. senden yaşça büyük birisi olarak sana bir tavsiyem var, ne öldür ne kendini öldürt. seni ölüme gönderecek kadar dolduranlar seni öldürtmekle kalmaz bir de ölümün üzerinden prim yaparlar. ölünü bile rahat bırakmazlar.
fırat'ın ölümü hepimize ders olmalı. kimsenin umrunda değiliz. saçma sapan bir sebepten öleceksin ve adını bir üst geçide verecekler öyle mi? çok fiyakalıymış.
kendisini tanımam, hiç karşılaşmadım. ama yaklaşık 13 yıl önce bir temasımız olmuş. o dönem birkaç ev eşyasını satmak için ege üniversitesi ikinci el eşya gibi bir facebook grubuna ilan koymuştum. fırat bana mesaj atanlardan biriymiş. çok fazla mesaj geliyordu ve çoğunluğu ciddi alıcı değildi. fırat indirim istemiş, galiba o ara indirim kelimesinden bıkmış olmalıyım ki, fırat'ın bu talebine olumlu dönmemişim. bu durumu da on yıl önce farkettim. bir mesaj ararken fırat çakıroğlu adlı kullanıcıdan gelmiş mesajları gördüm. o mesajları görünce bir kere daha üzüldüm. o ana dönebilsem bütün eşyaları ona ücretsiz verirdim ama bir şartım var derdim. senden yaşça büyük birisi olarak sana bir tavsiyem var, ne öldür ne kendini öldürt. seni ölüme gönderecek kadar dolduranlar seni öldürtmekle kalmaz bir de ölümün üzerinden prim yaparlar. ölünü bile rahat bırakmazlar.
fırat'ın ölümü hepimize ders olmalı. kimsenin umrunda değiliz. saçma sapan bir sebepten öleceksin ve adını bir üst geçide verecekler öyle mi? çok fiyakalıymış.
devamını gör...
dayı
benimdir ama kaba olmamaya çalışıyorum. canım yeğenlerimi çok özledim yine.
devamını gör...
naz mühendisliği
ilgi ve mesafeyi doğru dozda, doğru zamanda ayarlayarak; çekimi ve saygıyı birlikte koruma sanatıdır.
devamını gör...
dayı
her gördüğünde harçlığın var mı yiyenim derdi eskiden. ben de utanır, olmadığı halde "var dayı, sağol" derdim. hep bu minvalde cereyan eden olay nihayet berbat bir rutine dönüştü.
bir gün beş parasız kaldım. resmen meteliğe kurşun atıyordum. yolda karşılaştık. aynı soruyu bilmem kaçıncı kere yine yeniden sordu:
-yiyenim harçlığın var mı?
çaresizdim.
+valla yok dayı.
dedim.
sırtımı sıvazladı ve;
-vardır vardır deyip ardına bile bakmadan sittir oldu gitti.
bir gün beş parasız kaldım. resmen meteliğe kurşun atıyordum. yolda karşılaştık. aynı soruyu bilmem kaçıncı kere yine yeniden sordu:
-yiyenim harçlığın var mı?
çaresizdim.
+valla yok dayı.
dedim.
sırtımı sıvazladı ve;
-vardır vardır deyip ardına bile bakmadan sittir oldu gitti.
devamını gör...
balkon
emir can iğrek'in yeni kliplendirdiği* şarkısı.
klipteki tek güzel şey, buse meral'in mavi gözleri ve kıvırcık saçları...*
bu balkondan ne anılar attım aşağıya
seneler vermişken, bi’ gün almamışken
sen yakmışsın gemileri, ben söndürdüm çoktan
seni yoktan yok ederken bu özlemek neden?
üstelik sen tanıdığım sen değilken
son yapraklar düşerken daldan
bir güldüm, geçtin bahçemden
öpmek için çok uzakta dudakların benden
artık o köprülerin altından sular bile akamaz
yıktım köprülerimi kendim, kimse köprülerimi yıkamaz
artık o köprülerin altından sular bile akamaz
bak, ben tüm suları kuruttum, bir tek damlası bile akamaz (akamaz)
geçmiş olsun.
klipteki tek güzel şey, buse meral'in mavi gözleri ve kıvırcık saçları...*
bu balkondan ne anılar attım aşağıya
seneler vermişken, bi’ gün almamışken
sen yakmışsın gemileri, ben söndürdüm çoktan
seni yoktan yok ederken bu özlemek neden?
üstelik sen tanıdığım sen değilken
son yapraklar düşerken daldan
bir güldüm, geçtin bahçemden
öpmek için çok uzakta dudakların benden
artık o köprülerin altından sular bile akamaz
yıktım köprülerimi kendim, kimse köprülerimi yıkamaz
artık o köprülerin altından sular bile akamaz
bak, ben tüm suları kuruttum, bir tek damlası bile akamaz (akamaz)
geçmiş olsun.
devamını gör...
sen mühendisliği
devamını gör...
hüdaverdi-pırtık
bir lale oraloğlu filmidir.

filmin senaryosunu da yönetmen lale oraloğlu yazmıştır. film sezgin burak'ın çizgi romanından sinemaya uyarlanmıştır. filmde çok yakın zamanda kaybettiğimiz haldun dormen, önder tekin, ercan yazgan, can dirim, pekcan koşar, suna pekuysal, yüksel gözen ve ihsan yüce rol alırken sezgin burak da filmde yer almıştır.
film maalesef iyi değildir gerçekten de. çünkü filmde bir film kurgusu yok. bir çerçeve hikaye var elbette. ve bu hikaye sokaklarda yaşayan pırtık'ın zengin bir evin hizmetçisine aşık olması ve ona açılmaya çalışmasını anlatır. ama aslında bu o kadar da önemli değildir.
bunun dışındaki kısımlar ise fıkraların ya da bilindik şakaların parodiler halinde yerli yersiz bir araya getirilmesinden ibarettir. sahnelerin büyük çoğunluğu bu şakaları yapabilmek için ana hikayenin çevresine saçılmış parçalardır.
ve oyunculuklar da sinemaya değil daha çok tiyatro sahnesine uygun gibidir. dolayısıyla bu filme film demek çok da yerinde olmuyor ister istemez. filmin benim için tek iyi yanı ise karakterlerin gerek kılık kıyafet gerekse hal tavır açısından çizgi romanla çok uyumlu olmaları olabilir.

filmin senaryosunu da yönetmen lale oraloğlu yazmıştır. film sezgin burak'ın çizgi romanından sinemaya uyarlanmıştır. filmde çok yakın zamanda kaybettiğimiz haldun dormen, önder tekin, ercan yazgan, can dirim, pekcan koşar, suna pekuysal, yüksel gözen ve ihsan yüce rol alırken sezgin burak da filmde yer almıştır.
film maalesef iyi değildir gerçekten de. çünkü filmde bir film kurgusu yok. bir çerçeve hikaye var elbette. ve bu hikaye sokaklarda yaşayan pırtık'ın zengin bir evin hizmetçisine aşık olması ve ona açılmaya çalışmasını anlatır. ama aslında bu o kadar da önemli değildir.
bunun dışındaki kısımlar ise fıkraların ya da bilindik şakaların parodiler halinde yerli yersiz bir araya getirilmesinden ibarettir. sahnelerin büyük çoğunluğu bu şakaları yapabilmek için ana hikayenin çevresine saçılmış parçalardır.
ve oyunculuklar da sinemaya değil daha çok tiyatro sahnesine uygun gibidir. dolayısıyla bu filme film demek çok da yerinde olmuyor ister istemez. filmin benim için tek iyi yanı ise karakterlerin gerek kılık kıyafet gerekse hal tavır açısından çizgi romanla çok uyumlu olmaları olabilir.
devamını gör...
şarkıcı katy perry’nin uzaya çıkması
lan sanki remayözcü katy perry var.. te allam ya şarkıcı katy perry diye balık açmak neyin kafası.
devamını gör...
