zaman tüneli
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
evdeyim çayın yanında revani yiyorum.
devamını gör...
parmakları çıtırdatmak
eklemlerin içindeki gazın patlaması ile gelen sesler zararsızdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en eski eşyası
1989 yılından kalma bir mont. hala giyebildiğim için şanslıyım.
devamını gör...
sevgi dolu insanlar
iyi ki varlar.
devamını gör...
vişne çürüğü
sarı kiraz çürüğü diye de renk gelsin. kırağı çalmamış acı patlıcan rengi de olabilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en eski eşyası
ilk ayakkabılarım.
devamını gör...
vişne çürüğü
devamını gör...
vişne çürüğü
kadın iç çamaşırı olarak güzel renk.
devamını gör...
parmakları çıtırdatmak
bazen çıtırdayacakmış gibi olur ama bir türlü çıtırdamaz. düşman başına. parmakları kırarcasına uğraşırsın. parmak kazanır. kaybetmenin verdiği ağırlıkla kalırsın. 5 dakika geçer ve çıt.
devamını gör...
susmak
söylemek istediklerin olup da tercih edilense toksik bir davranış olarak değerlendiriliyor.
aklından geçen milyon kez hayalini kurduğun o cinnet anı yaşanmalı.
(bkz: sustukların büyür içinde)
aklından geçen milyon kez hayalini kurduğun o cinnet anı yaşanmalı.
(bkz: sustukların büyür içinde)
devamını gör...
istekler vs keşkeler vs projeler
şimdi proje dediğin şeyi bir tanımlamak gerekir di mi. ki dövüştürelim isteklerler ve keşkelerle.
o yüzden (bkz: proje)
valla istek dediğimiz kelimenin ben kökenine inemedim, nerde dur der istek bilmiyorum. ama ısrarcı istekler olabiliyor. bir dövüşte istek ısrarcıysa kazanır mı? keşkeler... ulan keşkeleri ringe sokan zihniyetimin dikişmiş kurumuş kaktüsün saksında biriken suyu toplamaya çalışan işçilerin mekanlarına konulan kameraların ortak kullanımda dolaşımında süreklilik arz eden endamı boylarından belli iplikleri üreten fabrikaların elektriğinin üretimindeki barajları dolduran suyun aktarılıp oradan döşenmiş borulara getiren plastiği üreten arılarların peteklerindeki bal damlalarını seveyim.
ay sonradan sevimli oluyuyorum editi. ringi koyan kim diye sordum. ben çıktım yine iyi mi :)
(bkz: hipotez)
o yüzden (bkz: proje)
valla istek dediğimiz kelimenin ben kökenine inemedim, nerde dur der istek bilmiyorum. ama ısrarcı istekler olabiliyor. bir dövüşte istek ısrarcıysa kazanır mı? keşkeler... ulan keşkeleri ringe sokan zihniyetimin dikişmiş kurumuş kaktüsün saksında biriken suyu toplamaya çalışan işçilerin mekanlarına konulan kameraların ortak kullanımda dolaşımında süreklilik arz eden endamı boylarından belli iplikleri üreten fabrikaların elektriğinin üretimindeki barajları dolduran suyun aktarılıp oradan döşenmiş borulara getiren plastiği üreten arılarların peteklerindeki bal damlalarını seveyim.
ay sonradan sevimli oluyuyorum editi. ringi koyan kim diye sordum. ben çıktım yine iyi mi :)
(bkz: hipotez)
devamını gör...
halk müziği dinleyen insan vs sanat müziği dinleyen insan
kavga etmeyin. mustafa keser dinleyin.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sözlükte bu adamdan 3 tane daha olsa 300 yazar gelir.
devamını gör...
halk müziği dinleyen insan vs sanat müziği dinleyen insan
ikisi de sözleriyle, makamlarıyla, enstrüman zenginliği, yorum ve icra çeşitlliliği ile sanat deryamızı besleyen iki ana kaynaktır. ikisi de doğrudan biz türklerin ruhuna damla damla akan müzik değerlerimizdir. ikisine de tüm içtenliğimle hayatım boyunca kulak verdim.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
azimli ve hanımefendi biraz inatçı da diyebiliriz. ama tuttuğunu koparan cinsten..
devamını gör...
vişne çürüğü
şahsımın pek ayrıt edemediği renk.
devamını gör...
anın fotoğrafı
züccaciye kataloğu gibi ortam
devamını gör...
parmakları çıtırdatmak
bir zamanlar, uluslararası bir okulda öğrencilik yaptım. bir öğretmenimiz vardı şimdi ismini hatırlamıyorum. ben ta o yaşlarda ellerimdeki o küçük parmakları çıtırdatmaya başlamıştım. sonra bir gün gördü beni ve dedi ki bak yapma sonra ellerin benim ellerim gibi olur ve göstermişti ellerini. parmaklarının dip yerleri boğum boğumdu. şimdi 19,5 yaşındayım. ellerim boğum boğum. ama seviyorum.
devamını gör...



