zaman tüneli
kemal kükrer
bunun 250ml’lik nar ekşisi soya sosu şişesinde satılıyor. geçen tavuklu makarna yapıyordum ayıptır demesi, soya diye bunun nar ekşisini döktüm. bir saniye “bu niye kıvamlı acaba çok mu donmuş” diye mal bir düşünüşün beynimden gelip geçmesi sonrası hemen kaldırdım ve dolabın en arka köşesine bir daha istesem de bulmamak üzere yerleştirdim. şunların şişe dizaynını değiştirin azizim çok mu zor?
şikayetimdir.
(bkz: bilmem hangi tarih kemal kükrer rezaleti)
şikayetimdir.
(bkz: bilmem hangi tarih kemal kükrer rezaleti)
devamını gör...
tarihteki muazzam ayarlar
devamını gör...
sözlük yazarlarının çocuklarına vermek istedikleri isimler
erkek: ebubekir supplementcan
kadın: rümeysa espressogül
kadın: rümeysa espressogül
devamını gör...
tarihteki muazzam ayarlar
david beckham'ın da çocukken hayranı olduğu, ingiltere futbolunun efsanevi orta sahası glenn hoddle'ın aldığı bir ayar da oldukça hoşuma gitmişti. hoddle biraz hödük bir tiptir. bir vakit sonra nereden kaptıysa reenkarnasyon inancı da kendisinde oluşmuştur. futbolu bıraktıktan sonra 2 sene kadar ingiltere milli takımı'nın teknik direktörlüğünü de yapan hoddle, bir gün dallamalığını ortaya koyan şu açıklamayı yapar: '' bu dünyadaki bedensel ve zihinsel engelliler, geçmiş hayatlarındaki günahlarının cezasını çekiyorlar''
bu açıklamaya ingiltere engelli hakları komisyonu başkanı bert massie şu ayarı vermişti : ''bay hoddle haklı. mesela ben de bir engelli olarak önceki yaşantımda kötü bir teknik direktördüm. ''
bu açıklamaya ingiltere engelli hakları komisyonu başkanı bert massie şu ayarı vermişti : ''bay hoddle haklı. mesela ben de bir engelli olarak önceki yaşantımda kötü bir teknik direktördüm. ''
devamını gör...
sözlük yazarlarının çocuklarına vermek istedikleri isimler
kız olursa elmira veya venüs
erkeğede bakarız
erkeğede bakarız
devamını gör...
fransa'nın evliliklerde seks yapma yükümlülüğünü kaldırması
ıyi oldu bu haberi gördüğüm
yoksa yanlışlıkla fransiz koca falan alır bosayamazdım da
yoksa yanlışlıkla fransiz koca falan alır bosayamazdım da
devamını gör...
akşama babacığım unutma ülker getir
geçen biskremin içinden kıl çıkmış, linkedin e atmışlardı.
devamını gör...
püskevit
devlet bahçeli için yapılan remixi aklıma getiren eski dönem abur cuburu. link harika bir çalışma değil mi gerçekten de?*
devamını gör...
normal sözlük'teki en iyi profil fotoğrafı
kendimi yazmaya gerek bile duymuyorum o kadar iyi
devamını gör...
hikayeyi devam ettir
sonra bir tane adam çekti 9 mm glock u o vazelini sana monte eder üstüne beton dökerim diyip mermi manyağı yaptı.
devamını gör...
ahirim sensin
büyük usta neşet ertaş'ın seslendirdiği ahirim sensin adlı eserde geçen muhteşem cümle.
cahildim, dünyanın rengine kandım
hayale aldandım, boşuna yandım
seni ilelebet benimsin sandım
ölürüm sevdiğim, zehirim sensin
evvelim sen oldun, ahirim sensin
sözüm yok şu benden kırıldığına
idip başka dala sarıldığıma
gönülüm inanmıyor ayrıldığına
gözyaşım sen oldun, kahirim sensin
evvelim sen oldun, ahirim sensin
garibim, can yakıp gönül kırmadım
senden ayrı ben bir mekan kurmadım
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun, zahirim sensin
evvelim sen oldun, ahirim sensin
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
cahildim, dünyanın rengine kandım
hayale aldandım, boşuna yandım
seni ilelebet benimsin sandım
ölürüm sevdiğim, zehirim sensin
evvelim sen oldun, ahirim sensin
sözüm yok şu benden kırıldığına
idip başka dala sarıldığıma
gönülüm inanmıyor ayrıldığına
gözyaşım sen oldun, kahirim sensin
evvelim sen oldun, ahirim sensin
garibim, can yakıp gönül kırmadım
senden ayrı ben bir mekan kurmadım
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun, zahirim sensin
evvelim sen oldun, ahirim sensin
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
devamını gör...
püskevit
memleketimde satılıyordu çok yerdim eskiden sevdiğim şekerlemedir
devamını gör...
kemal kükrer
adı marka haline gelmiş gerçek bir kişi.
cumhuriyet’in ilk yıllarında, sirke ve fermente ürünler üzerine çalışan bir girişimci olduğu biliniyor. doğum yılı 1915. tamamen geleneksel yöntemlerle sirke üretimine başlıyor. sonraları işler büyüyor ve adı doğrudan markaya dönüşüyor. şimdi kim bilir o geleneksel yöntemler ne belalı bir endüstriyel üretime dönüşmüştür.
cumhuriyet’in ilk yıllarında, sirke ve fermente ürünler üzerine çalışan bir girişimci olduğu biliniyor. doğum yılı 1915. tamamen geleneksel yöntemlerle sirke üretimine başlıyor. sonraları işler büyüyor ve adı doğrudan markaya dönüşüyor. şimdi kim bilir o geleneksel yöntemler ne belalı bir endüstriyel üretime dönüşmüştür.
devamını gör...
kvkk ile nickaltı girmek
balığı tavada
seni yanımda
eti kavurma
saçlarını savurma
hayırlı geceler
seni yanımda
eti kavurma
saçlarını savurma
hayırlı geceler
devamını gör...
ışıklar içinde uyusun
nurlar içinde yatsının müslüman olup olmadığından emin olmadığın insanlara istinaden söyleme şekli. bu kadar basit üstünde düşünecek pek bir şey yok, ha şu da saçma kimin müslüman olup olmadığı, kimde iman var yok biz bilemeyiz, elimizde imanmetre ile gezmiyoruz sonuçta, kalbinde iman olan tüm iyi insanlar müslümandır sonuçta kim kaç rekat namaz kılmış, kim kaç ay oruç tutmuş, hacca mı umreye mi gitmiş, zekat verebilmiş mi acaba, arapça dua biliyor mu, bunlar herkesin kendisinin bileceği özel şeyler.
devamını gör...
hatırlanan en eski reklam sloganı
bu;
ama çikolataydı bu, başlığı yanlış atmışlar. tadı da pek güzeldi.
ama çikolataydı bu, başlığı yanlış atmışlar. tadı da pek güzeldi.
devamını gör...
edinburgh of the seven seas
tristan da cunha adasının başkentidir.
edinburgh of the seven seas ismi her ne kadar daha sembolik olsa da, adanın aslen sadece bir kısmını temsil ediyor. yeterli tanım yapabilmek için tristan da cunha adasını tamamen ele almamız gerek.

ada atlas okyanusu'nun neredeyse ortasında bulunan, yakın ve uzak çevresinde hiçbir kara parçası bulunmayan, çevresindeki su derinliğinin de yaklaşık olarak 3.000 metreyi bulduğu aktif volkanik ve diğer dünyadan izole bir ingiliz adasıdır. boyutu da adacık tanımlaması yapabileceğimiz kadar küçüktür. çevresindeki sonsuz okyanusun ortasında adeta abdülhamid yalnızlığı çekmektedir. öyle ki adaya en yakın kara parçası haritaya göre üst kısımda bulunan, ve yine ufak bir ingiliz adası olan, ve t.d.cunha ile aralarında minimum 2.300km mesafe bulunan "saint helena" adası mevcutken, adanın kuzey tarafında ise yine aralarında 2.000 küsür km mesafe bulunan, güney afrika'da konumlanan "cape town" şehridir. adanın yalnızlığını buradan hesap edin. ve açıkçası özel bir konumda olduğu için, tam olarak hangi coğrafyaya bağlı bilinmemektedir. zira resmi kaynaklarda hem afrika'ya bağlı olduğunu, hem de az önce bahsettiğimiz saint helena adası ile bağlı olduğu yazmaktadır. yani birbirlerine bağlı bu iki ada. neyse, önemli olan şey bu değil. öyle ya da böyle ingiliz kontrolünde zaten.
eh elbette karaya bu kadar uzak mesafesi bulunan ada, dünyadan izole bir hayat sürüyor. ancak tuhaf bir şekilde izole olmalarına rağmen ingiliz milletler topluluğunun en medeni insanlarına ev sahipliği yapıyor bu ada. nüfusları 200 civarıdır. bünyesinde sadece bir tane okul, bir tane kafe ve internet kafe, bir tane polis karakolu, bir market ve aklınıza gelebilecek tüm sosyal mekânlar bir adet sınırlı olması şeklinde adada bulunur. ada o kadar güvenlidir ki, yerli halk gece yatarken kapılarını kilitlemezler. ve şuana kadar tek bir kere bile hırsızlık ve cinayet tarzı suçlar işlenmemiştir. internet kafedeki internet doğal olarak çok yavaş. dünyanın ana karalarına ulaşım çok zordur, zaman zaman imkânsızdır. öyle ki havaalanı zaten mevcut değil. deniz yoluyla kısıtlı şekilde ulaşım mevcut, ama bu da çok nadiren gerçekleşen bir şey. zira ana karadan bir balıkçı gemisinin bu adaya ulaşabilmesi için en az 15-20 güne ihtiyacı var. ulaşmasının imkânsıza yakın olmasını bir kenara bırakın, olumsuz hava şartları da bu imkânsızlığın içine girince ulaşım daha da imkânsız bir hal almaktadır. ama adadaki insanlar bu durumdan memnundur.

yerli halk geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlıyor. en çok da patates yetiştirip yiyorlar. hayvancılık tarafında da koyun yetiştiriyorlar. bu adacıkta ufak tefek ticaretler dönse de, para kullanmaya neredeyse hiç ihtiyaç duymuyorlar. çünkü hepsi bir arada. 200 kişilik ufacık bir topluluktan bahsediyoruz. hepsi birbirine güveniyor, ve tanıyor. bugün türkiye'nin en ufak köyünde bile en az 400-500 kişi yaşıyordur. buradan hesap edin işte.
bu ada benim ilgimi çocukluğumdan beri çekmektedir. coğrafi konumu itibariyle de her daim ilgimi çekmeye devam edecek. hatta günün birinde bu adanın yerlisi olmak gibi bir hedefim var. coğrafyadan beklediğim şey de tam olarak bu. yerlisi olmayı başaramasam bile ölmeden önce bir kere de olsa bu adayı ziyaret edeceğim. vize mize ne gerekiyorsa alacağım. zaten bir kere gitmeyi başarınca en az 1 ay orada olmayı garantileyeceğim. belki bu süre daha da uzar. ulaşım sıkıntısı malum.
basit tanım: dünyanın en büyülü coğrafyasından ve başkentinden biri edinburgh of the seven seas.
edinburgh of the seven seas ismi her ne kadar daha sembolik olsa da, adanın aslen sadece bir kısmını temsil ediyor. yeterli tanım yapabilmek için tristan da cunha adasını tamamen ele almamız gerek.

ada atlas okyanusu'nun neredeyse ortasında bulunan, yakın ve uzak çevresinde hiçbir kara parçası bulunmayan, çevresindeki su derinliğinin de yaklaşık olarak 3.000 metreyi bulduğu aktif volkanik ve diğer dünyadan izole bir ingiliz adasıdır. boyutu da adacık tanımlaması yapabileceğimiz kadar küçüktür. çevresindeki sonsuz okyanusun ortasında adeta abdülhamid yalnızlığı çekmektedir. öyle ki adaya en yakın kara parçası haritaya göre üst kısımda bulunan, ve yine ufak bir ingiliz adası olan, ve t.d.cunha ile aralarında minimum 2.300km mesafe bulunan "saint helena" adası mevcutken, adanın kuzey tarafında ise yine aralarında 2.000 küsür km mesafe bulunan, güney afrika'da konumlanan "cape town" şehridir. adanın yalnızlığını buradan hesap edin. ve açıkçası özel bir konumda olduğu için, tam olarak hangi coğrafyaya bağlı bilinmemektedir. zira resmi kaynaklarda hem afrika'ya bağlı olduğunu, hem de az önce bahsettiğimiz saint helena adası ile bağlı olduğu yazmaktadır. yani birbirlerine bağlı bu iki ada. neyse, önemli olan şey bu değil. öyle ya da böyle ingiliz kontrolünde zaten.
eh elbette karaya bu kadar uzak mesafesi bulunan ada, dünyadan izole bir hayat sürüyor. ancak tuhaf bir şekilde izole olmalarına rağmen ingiliz milletler topluluğunun en medeni insanlarına ev sahipliği yapıyor bu ada. nüfusları 200 civarıdır. bünyesinde sadece bir tane okul, bir tane kafe ve internet kafe, bir tane polis karakolu, bir market ve aklınıza gelebilecek tüm sosyal mekânlar bir adet sınırlı olması şeklinde adada bulunur. ada o kadar güvenlidir ki, yerli halk gece yatarken kapılarını kilitlemezler. ve şuana kadar tek bir kere bile hırsızlık ve cinayet tarzı suçlar işlenmemiştir. internet kafedeki internet doğal olarak çok yavaş. dünyanın ana karalarına ulaşım çok zordur, zaman zaman imkânsızdır. öyle ki havaalanı zaten mevcut değil. deniz yoluyla kısıtlı şekilde ulaşım mevcut, ama bu da çok nadiren gerçekleşen bir şey. zira ana karadan bir balıkçı gemisinin bu adaya ulaşabilmesi için en az 15-20 güne ihtiyacı var. ulaşmasının imkânsıza yakın olmasını bir kenara bırakın, olumsuz hava şartları da bu imkânsızlığın içine girince ulaşım daha da imkânsız bir hal almaktadır. ama adadaki insanlar bu durumdan memnundur.

yerli halk geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlıyor. en çok da patates yetiştirip yiyorlar. hayvancılık tarafında da koyun yetiştiriyorlar. bu adacıkta ufak tefek ticaretler dönse de, para kullanmaya neredeyse hiç ihtiyaç duymuyorlar. çünkü hepsi bir arada. 200 kişilik ufacık bir topluluktan bahsediyoruz. hepsi birbirine güveniyor, ve tanıyor. bugün türkiye'nin en ufak köyünde bile en az 400-500 kişi yaşıyordur. buradan hesap edin işte.
bu ada benim ilgimi çocukluğumdan beri çekmektedir. coğrafi konumu itibariyle de her daim ilgimi çekmeye devam edecek. hatta günün birinde bu adanın yerlisi olmak gibi bir hedefim var. coğrafyadan beklediğim şey de tam olarak bu. yerlisi olmayı başaramasam bile ölmeden önce bir kere de olsa bu adayı ziyaret edeceğim. vize mize ne gerekiyorsa alacağım. zaten bir kere gitmeyi başarınca en az 1 ay orada olmayı garantileyeceğim. belki bu süre daha da uzar. ulaşım sıkıntısı malum.
basit tanım: dünyanın en büyülü coğrafyasından ve başkentinden biri edinburgh of the seven seas.
devamını gör...

