zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aaaa önemli günümüzde.
ben hep sorarım balığı ve eti "nasıl yersin" diye.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaç gece acillerde sabahladığımı hatırlamıyordum ölüm kaygısı yüzünden. benim için kurtarıcı düzenli anksiyete ilacı meditasyon ve yazı yazmak oldu. özeklikle su çok iyi geliyor. yüzmek ya da duş almak. geçmez sanmıştım. 40 yaşımda ardımda kaldı. önce bir psikiyatra gidilmesi gerekli tabi.
devamını gör...

#3869517
yani entry bile değil
devamını gör...

yirmi yıl.
bir ömrün omzuma çöken suskun ağırlığı..
zaman bir hastalık gibi içimde büyüdü, ne tedavi ne unutuş fayda etti.
aynadaki ben, artık benden çok bir yabancıya benziyor.
diyorlar ki, akıl dediğin sınırdır.
o sınır çoktan aşıldı bende -geriye sayıklamalar kaldı, kelimelerin tül gibi ince, acının taş gibi ağır olduğu bir yer.

"gördün mü yıllar geçmiş, bak sen de yorulmuşsun..."

evet, yoruldum...
kalbimin sol yanında biriken tortulardan tanırım yorgunluğu.
kader bazen bir masa üzerinde unutulmuş ruj lekesi kadar rastlantısaldır.
insanın kendi geçmişine tutunma biçimi de biraz deliliktir.
ben hâlâ hatırlıyorum o ilkbaharı - oysa çoktan sonbahar oldu içimde.
pişmanlık, dudağımda yanık bir dua gibi kurulup kalıyor her defasında.

gece olunca sanrılar gelir.
bir köşede çocuk ben oturur, ağlamaktan gözleri şişmiş.
bir köşede yetişkin ben sus der, artık ağlama.
ama ikisi de beni duymaz- aynı bedende iki yabancı, aynı hayalde iki yarım akıl.
kelimeler başımın içinde çınlar, sanki biri defalarca geri dön diyor.
ama nereye..?

"gördün mü yıllar geçmiş, bak sen de yorulmuşsun..."

hayat, bazen cam kenarına bırakılmış bir fincan gibi soğuyor.
ne içimi ısıtıyor ne de dökebiliyorum.
pişmanlık öyle bir zehir ki, alışıyorsun tadına.
insan bir süre sonra kendi esaretine şefkat gösteriyor,
acıya tutunmak, iyileşmekten daha kolay çünkü.

kader mi bütün bunlar, yoksa kendi deliliğimin yazdığı bir masal mı..?
kim bilebilir…
ben bazen göğe bakıyorum, gökyüzü titriyor - belki de ben değilim deliren, dünya biraz fazla gerçek.
ve bir ses kulağıma fısıldıyor:
"gördün mü yıllar geçmiş, bak sen de yorulmuşsun..."

belki bu sadece bir yankı.
belki de tanrı’nın bana en sessiz uyarısı..
yorulduk evet, ama hala sayıklıyoruz.
çünkü bazen delilik, aklın hatırlayamadığı bir duadır.
devamını gör...

(bkz: kaygı bozukluğu)
(bkz: anksiyete)
devamını gör...

bu versiyonuna takılı kaldım nedense.* *
devamını gör...

dinlemeyi sevdiğim, güldüğüm, ses kayıtlı tanımları olan kullanıcı/yazar.(yazar şeyi de bana saçma geliyor başlıklarda da ama alışıyorum)
neys.
sözlüğe girdiğimden beri saçma sapan takibimdeydi zaten çünkü kötü şaka seviyorum kahretsin. ve sözlük yazarlarının fotoğrafları başlığını ne kadar garipsesem de( ben de 10dk bi gaza gelip fotoğraf atıp silmiştim btw) ses kayıtlı başlıkları garipsemedim. niye bilmiyorum(az kişi yazdığından olabilir mi?) burası da bir mahalle gibi geliyor bana ve mahalle sakinlerinin çoğunu da daha önce bir sözlükte bulunmuş, yazmış, sıkılmış insanlar oluşturuyor gibi. mahallede deli olmadan yaptığıyla yaftalanan insanlar da oluyor ya. ha bu şahıs bana onlardan biri gibi geliyor hep. bir radyo yayınında da bir tık teyitlendi gibi olmuştu dinlerken.
neys.
son tanımsal monoloğu ayrı bir hoşuma gitti. öncekileri de dinlemiştim ama "ulan" dedim "cem yılmaz karakomikler???" yok o kadar değil. abart ve öl. fhjhgjkf.
bence sosyal medyayı kendine göre çok güzel şekilde kullanan, eleştiriye açık, anlayışlı ve yolu her türlü açık biri gibi. ben burada gördüğüme/dinlediğime göre yazdım ama işte her türlü de yolu açık olur umarım.
bu kadar.
(ay ilk kez hiç tanımadığım birine, izniyle, nickaltı girdim çok heyecanlıymış. ve bu kadar şey için o kadar şeye gerek var mıydı? bilgisayardan yazınca yazasım geliyor)
devamını gör...

ülker yemeyin adamlar resmen millete acımıyor ne kadar pislik zararlı şey varsa ülker de.
devamını gör...

o sırada benim baba
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaygı ile aramızda iğrenç, toksik bir ilişki var.
birbirimize zarar vermemize rağmen birbirimize bağımlıyız.
daha doğrusu kendisi bana bağımlı, üzülmesin çocuk diye de bir şey diyemiyorum.

ama artık sittir gitsen mi lütfen cnm bnm?
sorun bende değil sende.
devamını gör...

aydınlık tarafta yer alıp sonsuzluğa göçüp giden kişi için aydınşık tarafta yer alan kişinin ettiği temenni.
devamını gör...

bursa'da yaklaşık 36-37 yıl önce sahnede izlemiştim, ben çocuktum o da tığ gibi bir genç adamdı, hayal meyal hatırlıyorum tabii. benim bütün çocukluğum ve ergenliğim, üniversite yıllarıma kadar dernek gecelerinde geçti, yerel magazine kaç defa çıktım kim bilir :) fatih ürek benim için ufak bir detaydı o zamanlar, ama yıllar içinde adam meşhur oldu, büyüdü de büyüdü, ışığı da kendisiyle büyüdü, benim için old laik days itemine dönüştü.

toprağın bol olsun paşam. sen de terkettin bizi.
devamını gör...

"2018’de 300 tl’ye çeyrek altın alınabiliyordu, 2026’da ancak zurna dürüm alınıyor.
zurnanın zırt dediği yer de tam olarak burası."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

birkaç tane daha var, @delavy arşiv zamanı gelince yollar yine buraya.
devamını gör...

ulan şu illetin devası neyse söyleyin kaç paraysa taksit maksit bi şekilde alalım.
devamını gör...

afitap adında sevgili vardı
devamını gör...

seküler duası
devamını gör...

bir bilmecem var çocuklar
haydi sor sor
çayda kahvaltıda yenir
acaba nedir nedir nedir
bisküvi denince akla, hemen onun adı gelir
tamam şimdi buldum
eti eti eti
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim