zaman tüneli

-deli gibi birbirimizi arzuluyormuşuz.
+çok tatlısın bebeğim, devam et.
-seni arayıp evde kimse yok diyormuşum.
+ah, evet...
-sonra sen hemen dışarı çıkıyormuşsun.
+off...
-acele etmeliyiz sevgilim. bizimkiler dönmeden buraya gel çabuk.
+tamam, geliyorum...
-aşkım benim.
+sevgilim.
-hadi, gelmedin mi daha?
+geldim!!
devamını gör...

birilerine araba lazım olsa gerek.
devamını gör...

kahvede sevmem, sadeciyim ben..
devamını gör...

arkadaşlar ben söylemesem olur mu, teşekkürler.
devamını gör...

bir özgür özel sallamasıdır. yalan yuva yapmış ağzının ortasına.(bkz: cephede 3375 kitap okumak) bende iktidar olsam emekli maaşı asgari ücretin 5 katı olurdu. niye? çünkü evde oturuyorum ve sallıyorum. bak güzel kardeşim bunların en iyisi dedikleri bülent ecevit zamanında asgari ücret 96 dolardi ve rezilliğin de zirvesi mevcuttu.inanmıyorsan googledan bak. bugün asgari ücret kaç dolar 655 dolar.
ayrıca bak; bunlara bırakılan belediyelerin hali ortada. analiz et sorgula. reisten daha iyisi varsa beraber yol alalım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendi işimde erken kalkacaksam ne anladım ben o işten.
devamını gör...

birbirini anlayamama ve ön yargı
devamını gör...

kafa gol.

çok severdim.
devamını gör...

kendimi hep burda goruyorum ben.
köle ruhlu, sadece itaat edecek bi kadın degilim eski usul.
ama erkegi ezmeye kalkıcak sımarık kadın da degilim yeni usul. hic degilim.

orta iyidir. ortadan sasmıcan;)
ideal erkek anlayısım da orta. ne asırı baskıcı, ne asırı geniş.
bi buldurun yaa.
devamını gör...

herkes kafayı yemiş durumda, insanların beklentileri asla birbirini tutmuyor.
kimisi istiyor ki 90lar çocukluğu gibi masumca gezelim tozalım, karşısındaki ise sabahlara kadar sevişmenin peşinde.
ilişkilere bakıyorum, bir tanesi para kazanma işini abartmış. neredeyse 24 saat çalışıyor ama partneri lise mezunu, kuaförden tırnakçıdan çıkmayan bir kezban.
başkasında kızın ailesi okumuş etmiş, bilgili ve modern bir aile ama sevgilisi dızzonun önde gideni...

çok değişik tipler çıktı artık.
kimsenin kimseye güveni yok.
doğru insanı arayan aptallar görüyorum.
doğru moğru yok, bulduğunuzu "he doğru budur ya sanki" diyerek kabullendiğiniz ilişkilerdesiniz.
yapmayın da demem sonra dilinize vuruyor duygusal açlığınız. onları okuyasım gelmiyor*

ne bok isterseniz yiyebilirsiniz, sonunda üzüleceksiniz.
devamını gör...

#3872379
katherine rundell'in ımpossible creatures/imkansız yaratıklar adlı kitabı olabilir mi?
devamını gör...

gece vakti karanlıklara boğulmaktan korkarım. karanlık fobisi var bende. aşırı korktuğumda oda ve koridor ışıklarını açık bırakırım. karanlıkta koridordan yürümeye tırsarım, sanki duvarlarda gizlenmiş eller sağdan soldan beni çekiştirip içe doğru çekecekler. yine günlerden bir gece vakti gözümü bir açtım, her daim kapalı olan odamın kapısı o gün sonuna kadar açılmıştı, rüya filan da değildi. bu kapı niye açıldı diye kalkmaya çalışırken enseme olanca kuvvetiyle bir ağırlık çöktü, anlamam uzun sürmedi üzerimdekinin karabasan olduğunu, elimle uzanıp da yakalayamadım, ancak ayetül kürsi imdadıma yetişti de öyle kurtuldum ve sonra kendimden geçtim. bilim buna uyku felci diyor fakat bilim o gece her zaman kapalı olan kapımın niye açıldığını açıklayamıyor. paranormal bir olay yaşadım o gece.
devamını gör...

yemek yerken soluk borunuza bir şey kaçsa o an yardım edecek kimse bulamamak.
devamını gör...


-- sir humphrey appleby: sayın bakan, ingiltere en azından son 500 yıldır aynı dış politika hedefine sahiptir: bölünmüş bir avrupa yaratmak. bu amaçla hollandalılarla ispanyollara, almanlarla fransızlara, fransızlar ve italyanlarla almanlara, fransızlarla almanlara ve italyanlara karşı savaştık. böl ve yönet, anlarsınız... bu kadar iyi işlediğine göre neden şimdi değiştirelim ki?

-- james hacker: bunların hepsi eski tarih elbette.

-- sir humphrey appleby: evet, ve mevcut politika. her şeyi parçalamamız gerekiyordu, bu yüzden içeri girmemiz gerekiyordu. dışarıdan parçalamaya çalıştık, ama işe yaramadı. artık içerideyiz, her şeyi tamamen mahvedebiliriz: almanları fransızlara, fransızları italyanlara, italyanları hollandalılar karşı kışkırtabiliriz. dışişleri bakanlığı çok memnun, tıpkı eski günlerdeki gibi.

-- james hacker: ama bu doğruysa, neden dışişleri bakanlığı daha fazla üyelik için baskı yapıyor?

-- sir humphrey appleby: bunun çok açık olduğunu düşünüyorum. bir kuruluşun üye sayısı ne kadar fazla olursa, o kadar fazla tartışma çıkarabilir. o kadar gereksiz ve etkisiz hale gelir.

-- james hacker: ne korkunç bir sinizm.

-- sir humphrey appleby: biz buna diplomasi diyoruz, bakanım.





"britanya'yı neden sevmiyorsunuz?" sorusunun bin türlü cevabını barındıran müthiş bir dizidir. türk versiyonu da vardı bunun, kenan ışık ve haluk bilginer'in oynadığı...
devamını gör...

temizlik konusu biraz askıya alınabiliyor, ölür mölürsek çok ayıp olacak.

(bkz: komşulara karşı çok ayıp oldu)
devamını gör...

işte bu yüzden ne kendine ne başkasına, devlete çalışacaksın*
uyuyakalsan da devlet bir babadır, affeder.
devamını gör...

61 lj 25.
devamını gör...

altunbilekler, macitler, maktomarket, gipa, gimsa.

gimsa halen ucuz. yaş pasta-baklava 300-400 tl arasında kilo fiyatı.
devamını gör...

kişinin özel hayatıdır, bize laf düşmez.
sadece kendi ve partnerlerinin sağlığı için korunmasını tavsiye ederim.
normalde şakalı tanım yapardım ama cinsel sağlık önemli bir konu.
onun şakası olmaz.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim