zaman tüneli

ronaldo.
fifa 20 verilerine göre; ronaldo birinci, messi ikinci. neymar jr üçüncü.
devamını gör...

uyanıklık dediğimiz şey zaten hak yemektir.
devamını gör...

vücut jeli olarak yapay zeka kullanıyordur
devamını gör...

işyerinde veya herhangi bir toplulukta, kişisel bakım ve hijyen sadece bireysel bir mesele değil, aynı zamanda ortak yaşamın bir gereği. günlük duş almamak veya ter kokusu gibi durumlar, farkında olunmasa da çevredekiler için ciddi bir rahatsızlık yaratabilir. özellikle aynı odada, toplantıda veya öğle molasında bulunmak zorundaysanız, kokunun keskinliği sosyal ve psikolojik olarak işkenceye yakın bir deneyim haline gelebilir.

t: bazen rahatsız edici olabiliyor.
devamını gör...

iyi yayınlar
devamını gör...

bana gore bazi acilarin unutarak hafifledigini ogreten gun. o gecenin de sabahi olduysa vardir bi umut o dogan guneste dedirten gun.
en yakinlarimi o gun kaybetmedigim icin, cevremdekilerden bir nebze iyi durumda oldugum icin utanip ablami aradigimi hatirliyorum. 'herkesin acisi kendine agir, sen de az sey yasamadin.' demisti.
odami, kitaplarimi, posterlerimi, kardesimle kavgalar ettigimiz mutfagi, kosa kosa indigim merdivenleri, yazin yatmak icin can attigim balkonu en son insaat seklinde gormemin uzerinden 3 yil gecmis.
ozlem ayri, hüzün ayri, şükür ayri..
o dogan guneste de vardir bi umut.
sevdiklerimize sarilalim..
devamını gör...

(bkz: ancora imparo)
(bkz: hala öğreniyorum)
devamını gör...

insanın bilgisi arttıkça cahilliğinin sınırlarını daha çok anlıyor. bu da fikrini ifade etme konusunda çekinceye neden oluyor. bilmediğini bilmemek cahil cesareti vermesi açısından hele sözlüklerde paylaşımların artması açısından faydalı bile olabilir. herkes tevazu gösterip düşüncelerini kendine saklasa nasıl olacak sözlükçülük ey sözlük..*
devamını gör...

(bkz: sabri sarıoğlu)
devamını gör...

ilk entry soruya cevap vermemiş ama ronaldo muazzam bir yetenek. messi ise bir dahi.
devamını gör...

1834 yılında dr. john cook bennett, ketçabı "domates özü" adıyla hap olarak pazarladı. o dönem domatesin her derde deva olduğu sanılıyordu. daha sonra "şarlatanlık" olduğu anlaşılınca ilaç piyasasından çekildi, sofraya sos olarak indi.
devamını gör...

ne zor memleket olduk ya bir kedi bir araba bir de kendi masraflarıma maaşım yetmiyor. allah çoluk çocuk okutanların yardımcısı olsun
devamını gör...

geçen akşam oğluşun odasına daldım, matematik ödevi yapıyor sanıyorum ama ne gezer... kitabı ters çevirmiş, arkasına "arda 7" yazmış, formalar tasarlıyor.
"oğlum" dedim, "yarın matematik sınavın var, rasyonel sayılar konusundan.. sen hala forma peşindesin. şu x'leri, y'leri bi' çöz artık."
arda sandalyede bir gerindi, kollarını arkaya bağladı. "anne" dedi, "cidden şaka gibisiniz. dünyanın en iyi futbolcusu olacağım diyorum, sen bana payda eşitle diyorsun. messi'ye maçtan önce 'hocam şu denklemi çözmeden sahaya çıkamazsın mı diyorlar? adamın sol ayağı matematik zaten, gerisi boş..."
"evladım" dedim, "o işler öyle kolay değil. bir sakatlansan, ayağın kaysa ne olacak?"
"sakatlanmam anne, profesyonelim ben. ayrıca bak ronaldo’ya, adam okumuş mu..? çalışmış, basmış kası, olmuş kral. ben de antrenmana gidiyorum işte, matematik benim sahada koşmama yardım etmeyecek."
baktım bu laftan anlamayacak "peki" dedim. "madem profesyonel bir futbolcusun, bugünden itibaren seninle "menajer-kulüp" ilişkisine giriyoruz. okul, ödev mödev yok. sadece antrenman ve kariyer yönetimi.."
gözleri parladı. "hah şöyle yaa..! sonunda vizyoner bir anne!"
ertesi sabah saat 06:00. odasına daldım, ışığı cart diye açtım. "kalk lan!" dedim. "antrenman vakti."
"ya anne ne antrenmanı, cumartesi bugün..."
"ne cumartesisi aslanım? sen profesyonelsin. hadi, sitenin etrafında 10 tur koşu, sonra 50 şınav.. menajerin olarak emrediyorum."
söylene söylene kalktı, buz gibi havada koştu geldi. eve döndüğünde kurt gibi açtı. masaya oturdu, önünde sadece bir kase yulaf ve haşlanmış yumurta akı.
"bu ne ya..? hani patatesli börek yapacaktın?"
"arda’cım, kulüp disiplini" dedim. "messi börek yiyerek mi o kasları yaptı sanıyorsun? şeker, un, yağ yasak. bu vücut senin sermayen."
suratı asıldı ama yedi. öğleden sonra tam arkadaşlarıyla oyun oynamaya oturacaktı ki, eline bir kağıt tutuşturdum. kağıtta tamamen ingilizce ve bir sürü karmaşık sayı olan bir metin var.
"bu ne anne..?"
"transfer sözleşmen" dedim. "avrupa’dan teklif var. ama bak, şurada 'madde 4' diyor, yıllık kazancının %30'u menajere (yani bana), %20'si vergiye, kalanının yarısı da kulübe gider diyor. bir de yabancı dil bilmen lazım ki neye imza attığını anla. al bakalım, hesapla bakalım ayda eline kaç para geçecek?"
arda kağıda baktı, sayılara baktı, ingilizce kelimelere baktı... "anne bu ne biçim sayı, yüzde kaç dedin? ingilizcesi ne bunun..?"
"e hani matematik boştu?" dedim. "adamlar seni ayakta uyutuyor bak, sözleşmede "sakatlanırsan kulübe borçlanırsın" bile yazıyor olabilir, ingilizcen yok ki anlayasın. eğer matematiğin zayıfsa, o kazandığın milyon dolarları muhasebecin bir gecede "ofsayta" düşürür, ruhun duymaz.."
durdu, kağıdı buruşturdu. "eee ben ne anladım bu işteen? hem açım hem koşuyorum hem de paramı mı çalacaklar?"
"aynen öyle aslanım" dedim. "dünyanın en iyi futbolcusu da olsan, o kafanın içindeki "hesap makinesi" çalışmıyorsa seni sadece yedek kulübesinde oturtmazlar, direkt tribüne gönderirler."
o akşam ne mi oldu? bizimki tıpış tıpış odasına gitti, matematik kitabını açtı. "anneeğ" diye seslendi içeriden, "şu payda eşitleme olayını bir daha anlatsana, transfer paralarımı hesaplarken lazım olacak..!"
devamını gör...

sağ ayakkabı numaram 43, sol ayakkabı numaran 42,5. bunu rulo yapabilirsiniz gerisi size kalmış.
devamını gör...

ben sözlüğün bildiğiniz gibi en eski troll üyelerinden birisiyim. aslında sözlüğün zirvesine bile katılmışlığım var öyle kendimi gizlemiş filan değilim herkesten fakat burada yarattığım persona ve kendimce yarattığım bir tarz sonucu yıllardır (tabii ki belli aralıklarla) tutturduğum bir standart var, sözlüğün sonu gelene kadar da bu yolda gitmeye devam edeceğim, moderasyon yine küstürmezse beni tabii ki.

bugün büyük depremin yıl dönümü dolayısıyla takdir edersiniz ki insanın içinden troll yapmak filan gelmiyor. ben 99 depremini de hatırladığım için bu tip doğal afetlerde yaşanan insan kayıplarında yakınım olsun olmasın yaşanan her kaybı kendi evimden çıkmış gibi hisseder ve o şekilde hareket ederim. bu nedenle yitip giden canlara saygımdan bugünlük sizden izin istiyorum, pek bir motivasyonum yok sizi eğlendiremeyeceğim ama yarından itibaren söz veriyorum yine efsane konularla sizi güldürmeye devam edeceğim.

büyük deprem dolayısıyla vefat eden canların ruhu şad, mekanları cennet olsun. kalanlara allah sabır versin. eski kızılay başkanı’nı da allah kahretsin.
devamını gör...

bence yoktur ve hepsi işe yarar ya. en kötü sohbet açar alakasız yerde ama doğru kullanınca.
devamını gör...

sanırım ezel dizisinden sonra ilk defa bir türk dizisini bu kadar ciddi şekilde takip ediyorum.

türk dizisi hatta televizyon dizisi ama dinamikleri öyle işlemiyor. dizinin süresi dışında her şey dijital platform işi gibi ilerliyor. bütün ekibe helal olsun.

dizi 20 bölüm yayınlandı ama normalde 40 bölümde olacak olaylar 20 bölümde yayınlandı. bütün türk dizi klişelerine ters şekilde hareket ediyorlar.*

reytingler istenilen seviyede olmadığı için 2. sezonda yapılması planlanan bölümler sanki şimdiden yapılıyor gibi hatta 20. bölüme kadar bir sürü sezon finali olabilecek bölüm yayınlandı.

ercan kesal, erkan kolçak köstendil, tansu biçer, bora akkaş, erdem şenocak gibi oyuncular diziyi sırtında taşıyorlar. bu oyuncular çok büyük izleme keyfi sunuyor. zaten ercan kesal, tansu biçer ve erdem şenocak sanat filmlerinin vazgeçilmez oyuncuları.

umarım reytingler artmaya başlar ve bu dizinin ömrü uzun olur.
devamını gör...

stromae bir müzisyenden öte modern çağa ait bir pop filozoftur. sanatı bir şan ve şöhret kazanma vasıtası olarak görmeyen, hayata dair fikirleri ve duruşu olan bir adam. bu genç adamın bir acısı ve derdi var. kendisiyle oturup uzunca bir sohbet etmek isterdim.
devamını gör...

ahtapotun 8 kolundan birisi penisidir. yiyen olursa dikkat etsin, gerçi işe yarardı bu neyse.
devamını gör...

tolga karel aka yaprak dökümü oğuz şarkısı.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim