zaman tüneli

haklısınız, sevmeyin beni, kimse sevmesin, kimse sevmeyince belirsizlik olmuyor kafam rahat oluyor.
devamını gör...

biz böyle gırgır şamata devam da.. her gün, her saat, her dakika, her saniye.. tik tak.. tik tak.. zaman işliyor yani. hatırlatmak istedim. *
devamını gör...

e-devlet şifresini mutlaka alıyosun. vermezse evlenme. kadın-erkek farketmiyor bu konuda.
devamını gör...

bu kesimin işi var, başka bir iş bulacak vasfı yok ve açlık sınırı kavramını zannediyorum tokluk sınırı olarak algılıyorlar; diye düşünüyorum.
devamını gör...

izmir’de ;
melteme imbat
simide gevrek
çekirdeğe çiğdem ,
elinde kazma kürek amele gibi belediyenin işini yapana da
chp’li seçmen denir...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

x.com/MehmetArdic_/status/2...
devamını gör...

barış akarsu usta. mekanı cennet olsun.
devamını gör...

saçınız varken uzatın önerisi o kadar kıymetli bir tavsiye ki, bunun değerini ancak saçsız biri anlayabilir.

10 yıl sonraki halinizi bir dakika görseniz elinizde badem yağı şişesiyle gezerdiniz.
devamını gör...

pocahontas
devamını gör...

çöküyorum.bu alelade bir çöküş değil. olduğum yerde değil, olduğum yer ile çöküyorum. bir mezar kazılmış altımda belki daga küçükçe bir kuyu. içine giriyorum metrelerce, sonra etrafımdaki her şey beni takip ediyor. eziliyorum, sıkışıyorum. artık çıkamıyorum. hayatım kötü olduğundan mı?
hayır. zaten her şey orada başlıyor. çocukken hayalini kurduğum her şeye sahibim. ve hatta bir yetişkinin sahip olmak istediği her şeye. maddi bir sıkıntun yok, ailem sağ ve sağlıklı. özlediğim birisi yok. yeteneklerim var. iyi bir vücudum var. insanlar bana ilgi gösteriyor, saygı duyuyorlar. henüz 27 yaşındayım. çok bilinidk, güçlü bir şirkette sorumluluk sahibi bir yöneticiyim. 12 ülke gezdim. yabancı diller konuşuyor, müzik yapabiliyor, insanlarla iyi derecede iletişim kurabiliyorum.

fakat ben çöküyorum. nefes alamıyorum.

sonra güzel bir gün batımına denk geliyorum. adını bilmediğim renklerle bezenmiş bir gökyüzü. içim umut doluyor. mutlu hissediyorum. sonra istemsizce soruyorum. bu mutluluk mu? yoksa sadece kendimi avutmaya mı çalışıyorum? kendime plastik çiçekler edinip solmadıkları için seviniyor muyum? hatta bunu hayat zannedip onlarla yaşamak mı istiyorum? yine de merak ediyorum. neden bu kadar güzeldi? güzellik hep böyle mi düşündürür? güzel olanı gören herkes böyle mi düşünür?
hiç sanmıyorum. sonra yine soruyorum. bu soruları soranlar ve hiç görmeden geçip gidenler. biz aynı şey için mi yaratıldık? bu gökyüzü herkes için mi böyle boyandı? öyleyse benim amacım ne bu dünyada? amacı olmayanlar mı paylaşmak burayı?

boş. boşlar boşu. güneş altında didinip emek verdiği onca işten insanın ne kazancı var?
bir nesil gidiyori bir nesil geliyor. yer yüzü sonsuza dek duruyor.

sonra orada tanrıyı görüyorum. günb atımında gizli. söz'ü işitmek istiyorum, mucizeler sıralanıyor. körler yeniden baharlar görüyor, sağırlar kuş cıvıltılarına uyanıyorlar. ölmüş olanlar ciğerlerini yeniden dolduruyor, tertemiz hava ile, nefes yaşam veriyor neredeyse çürüyecek bedenlerine.
bir daha olsun istiyorum. tanıklık edeyim söz'ün mucizesine. tek bir açılmış mezar göremiyorum. tekrar kan ile dolmuş bir beden yok etrafa. peki ya sonra ne oluyor? kendime bakıyorum. ölmüş ruhum bir gün batımı ile yeniden canlanıyor. umut ediyorum. mutlu oluyorum.

ben çöküyorum.

ama kurtuluyorum. ben her güzel şeyde kurtuluş ile müjdeleniyorum. aklıma geliyor o defalarca sorduğum soru. ne ki benim amacım burada? neden yaratıldım bunca şeyin arasında. sonra belirli belirsiz bir şimşek çakıyor. 'çökmeye rağmen mutlu olmak.' sıkıştığım yerde nefes alabilmek. önce öğrenmek, sonra yapmak, sonra yapmayı öğretmek. tüm sıkışanlara umut olabilmek için.
peki nereden geliyor bana vermek, paylaşmak istediğim bu umut?
söyledim ya. ben tanrı'yı görüyorum. bir gün batımında, bir bulutta, sonsuz yıldızlarda ve de yemyeşil ormanlarda. konuşuyorum onunla. sonra o'nu duyuyorum. üstelik kendi sesimde. fark ediyorum, ben değilim konuşan. bir sohbete dönüyor sonra.

ben çöküyorum. tanrı beni kurtarıyor her seferinde.

tanrı ışığımdır, kurtarıcımdır. beni kim korkutabilir?
tanrı yaşamımın hisarıdır. beni kim dehşete düşürebilir?
yüreğime korku düşmez.
bana karşı savaş açılsa, güvenim asla eksilmez.
benden yüz çevirme, beni kovma.
beni bırakma, beni terk etme.
bana ümit bağla.
devamını gör...

kaplumbağa olabilir mi lütfen. çok seviyorum da kendilerini. kldhşjfşnrvn
devamını gör...

beni tanıdığınız dönemde size karşı hiç bir hürmetsizliğim olmadığı halde ne kadar saygıdeğer insanlar olduğunuzu zamanla daha iyi anlayabildim.
devamını gör...

balık
devamını gör...

doğru olan bu değil mi zaten? yoksa elini versen kolunu kaptırırsın maazallah.
devamını gör...

yaşadığın mevzulara dair farkındalıklar her ne kadar güzelse bu olaya dair olan farkındalıkların varlığını inkar etmeye çalışırmış gibi kabullenemiyor olmak bi o kadar kötü.
devamını gör...

kendisine daha önce vakit ayırmışlığım var aslında ama bu geceden sonra ayıracak vaktim daha da çok. en son bu kadar kahkahayı geçen sene bu zamanlar atmıştım. o kadar atmışım ki geri bildirimde bile bulundum, çünkü instagramda sadece komedyenlere yürürüm. şimdi çıkıp bir kez daha aynı gösteriyi yapsa baştan sona izlerdim, kahkaha seslerinden kaçırdığım yerleri de yakalamış olurdum. var olsun.
devamını gör...

siz bilirsiniz. ne denir ki başka buna?
devamını gör...

tabii ki onları çok yakından tanımamız mümkün değil. fakat dışardan görünen o ki barış manço ve özkan uğur kadar etrafına pozitif enerji saçan, iyi niyetli kimse yok ünlü camiasında. bizim de şanssızlığımız, ikisini de doyamadan kaybettik. mekanları cennet olsun.
devamını gör...

tam bir deniz insanı, tıpkı benim gibi. bu hayaline de sahip çıkıyor, yaşatıyor. teknesiyle ege'ye açılıyor, yüzüyor, dalıyor. ayrıca bozcaada'da kendisine ait bir çiftliği var. bir insan hayattan daha ne ister. çoğu insanın emeklilik hayalini yaşıyor. ama emek de vermiş aynı zamanda. çiftliğinde bulunan ağaçların ekimi, bakımı ve diğer birçok şey için uzun yıllar çalışmış ve sabretmiş. gerçekten takdir edilesi bir insan.
devamını gör...

satırlarıma sosyal medyada gördüğüm bir alıntı yazı ile başlamak istiyorum;

“hayatımın en güzel anılarını, artık hiç konuşmadığım, konuşmayacağım insanlarla yaşadım. hayatın garip tarafı bazı bölümler kahkalarla, aşkla sabaha kadar süren sohbetlerle doludur. ama yine de yarım kalır, bir kapanışı olmaz. her zaman bir veda yaşanmaz; bazı insanlar sesssizce geri çekilir. bir zamanlar her şey olan anılar ise içimizde yankı olarak kalır. can yakan şey, o anıların gerçek olmaması değil; bağın kalıcı olmaması. birbirimize sırlarımızı açtık, tutulmayacak sözler verdik, hiç gerçekleşmeyecek gelecekler kurduk. ama yine de onları silmek istemezdim. çünkü o anlarda, geçici bile olsa, birbirimizin hayatında olmamız gereken kişilerdik. şunu öğrendim; herkes hikayende sonsuza dek kalmak için gelmiyor. bazıları ders, bazıları mucize, bazıları ise ikisi birden oluyor. artık konuşmuyor olmamız onları unuttuğum anlamına gelmiyor. içimde bir öfke veya kırgınlıkta yok. sadece bazı anıların geçmişte ait olduğu ânda kalmasına izin verdim. bu yazıyı okuduğumda kendimle çok özdeşleştirmemin haricinde şunu diyebilirim ki hayatın paradigması asla aynı kalmaz.

hayatın paradigması asla aynı kalmaz. özetle nelerin geçebileceğini, nelerinde değişebileceğini bazen biz bazen de akış belirliyor. geçtiğimiz pazartesi derslerim başladı. ilk haftanın ders yükünün hafif olmasından kaynaklı 1 haftada fiziksel dinlenme kafa tatili vermemin sonucunda 3sezon dizi izledim, 2 kitap okudum,bol bol uyudum, köpeğimle ilgilendim, ailemle zaman geçirdim. içinde bulunduğum stk ile evsizlere çorba yapıp dağıttık, ben 3 yetim 5. sınıf kız öğrencilerine gönüllü türkçe dersi vermeye başladım bana edilen bir teşekkürün bir allah razı olsun denmesinin kalbimi ne kadar ısıttığını ve yaşadığım manevi tatmini anlatmam mümkün değil. sonrasında mekanda çocukluk arkadaşımın 23. yaş gününü kutladık aynı zamanda arkadaşlığımızın da 17.senesiymiş birbirimizin tüm kişisel gelişimine fiziken veya iletişim yoluyla hakim olmamızın yanı sıra birbirimize karşı hem saygı, sevgi çerçevemizin yüksek olmasının haricinde birbirimize emeğimiz, özverimiz ve toleransımızda bu arkadaşlığı uzun süre devam ettirebilmeyi ve birbirimize karşı olan görünürlüğün artmasıyla devamlılığını kıldı. arkadaşlıkların önemli olduğunu vurgulamamızın haricinde birbirinin iyi veya kötü gününde yanında yer alabilmek hem bir ayrıcalık hemde kendi kişisel gelişiminizin karakterinizin yansıması. akışta gelen güzelliklerdeyse tramvayda yaşlı, bastonlu bir teyzeye yer vermek ve bir amcadan aferin kızım lafını duyabilmenin verdiği derin hissiyatla gün güneşli, manzara şahane ve sağlığım el verdikçe duyarlı olmaya devam edicem. tüm bunlar ihtiyaç veya bir gereklilik değil manevi tatmin ve karakterinizin yansımasıdır. bazen sevdiğiniz insanlar için geri durabilmek ne kadar kıymetliyse, bir adım atabilmekte o kadar o kadar kıymetli…
ben her tekme yediğimde kalkıp gülümsemeye devam edemeseydim işlerim ras gitmezdi buna inanıyorum.
şimdi arkada hafif plağım çalıyor, yanımda köpeğim uyuyor bense bu notlarımı, yaşadıklarımı buraya dökerken her şey olacağına varıyor bilinciyle yaşadıklarımızdan daimi olarak notlarımız ve öğrenilerimiz olsun. şimdiyse sabah uyandığımda yoğun bir haftaya giriş yapacağımın bilinciyle üretmeye ve ilerlemeye devam. bir sonraki yazımda görüşmek üzere kendinize nazik davranın.
devamını gör...

çok eskiden sevdiğim birine yazardım. adını geçirmedim hiçbir yerde, ilk aşkımdı. elini tutmadım ama elini tutmuşçasına şiirler yazardım, kimse bilmedi. bir mektup gibi sakladım sonra. hatta bir tanesini, eskiden beni terk etmesin diye o’na göndermek istemiştim ama kabul etmemişti. o gün ölmüştüm sanki. hâla aklıma gelince buruk hissederim, kalbim acır. hatırası kalıyor zamanla.

esasen ne bir fotoğraf ne de güzel birkaç söz… hiçbir anımız yok. ancak benim karaladığım habersiz birkaç mektup, sözler kaldı. hayat işte. yazmak güzeldir, şifalı hissettiriyorsa elbette.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim