zaman tüneli

otoban kenarında ebegümeci toplayan yurdumun cefak

gibisinden bir başlık.
devamını gör...

böyle sık sıko şeylere inan varsa çıkarın hayatınızdan
devamını gör...

devamını gör...

bira için sudayavaksınzı her halükarda
devamını gör...

yıllar önce akıllı telefon işine girdiğinde taş gibi telefonlar üretti, ama belli markaların hakimiyetinden kurtulamayan piyasada yok oldu gitti.

geçtiğimiz yıl bir tabletini satın aldım, canavar çıktı kendisi. çok da uygun fiyat bandında bulmak mümkün hala tabletlerini.

o eski güvenilir lenovo tadını almak güzel.

keşke telefon yapmaya da devam etseler.
devamını gör...

abur cubur tüketen insanlar
devamını gör...

ben genelde yapılan tarafım.
devamını gör...

2025 yapımı romantik komedi türündeki filmdir. filmde ölen insanların yalnızca tek bir kişiyle bir ebediyete ulaşması gerektiği ile ilgili bir kurgu mevcut. joan adlı bir kadının henüz gençken aşık olup evlendiği ancak evliliklerinden kısa süre sonra vefat eden ilk kocası luke ile 60 küsür yılını birlikte geçirdiği ve dolu dolu bir hayat yaşadığı ikinci kocası larry’den hangisini seçeceği noktasında yaşadığı kararsızlıkları anlatıyor. bu karar verme sürecinde ise filmin ilişkilere anlamlı bir bakış açısı sunduğunu hissettim. yer yer kurgu ve mantık hataları mevcut olsa da izlerken keyif aldığım bir film olduğunu söyleyebilirim.
devamını gör...

sorun değil gelirim ben toplantıya. günaydın

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilumum sakatat
devamını gör...

maden suyu içmek olabilir. susatır.
devamını gör...



slayer, şarkıyı hediye etmeli bu gruba.
devamını gör...

seviyorum bu sarı gafayı ya vb. laflar eden geri zekalı dangalak çomar troll yuvası yerdir.
devamını gör...

ankara'da cezaevinden izinli olarak çıkan şahıs; 8 yaşındaki kızını, boşanma aşamasındaki eşini ve annesini öldürdükten sonra intihar etti.

kafasında kaskla kargocu kılığında boşanma aşamasındaki kadının ikamet ettiği eve gittiği iddia ediliyor.

*olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
devamını gör...

seküler milliyetçiliğin youtube mecrasındaki iki çok izlenen figürü üzerinden bu ideolojinin söylemlerine, kendilerinin kesişim kümesi içerisinde ve dışında yer alan özelliklerine göz atalım. ortak noktalar çok bariz,

- seküler milliyetçi bir muhalif tarz.
-sadece solcu veya etnik kürtçülere karşı değil, muhafazakar değerleri sorgulama, devlete eklemlenmiş dini yapılara sert eleştiriler.
- orta sınıfın kasıtlı olarak zayıflatıldığına dair argümanlar.
- keskin mülteci karşıtlığı
- farklı dozlarda ironi ve aptallıkla dalga geçme tarzı mizah
- popüler kültür eleştirisi
- iç güvenliği ön plana alan otoriter devlet vurgusu

peki farkları nedir ?
- tolga turan partili siyasetten pek umutlu olmasa bile köken olarak ülkücülükten geldiğini belli ediyor. dolayısıyla kurtuluşun yine mevcut milliyetçi kitleye bayraktarlık yapabilecek mhp dışı daha seküler bir parti tarafından sahiplenilmesini bekliyor. fikrinin iktidara gelmesini istiyor. öte yandan bir partiye angaje değil. iyi parti'nin bunu başarabilme potansiyeli olduğunu belirtiyor. öte yandan zafer partisi'nin oldukça problemli bir işleyişe sahip olduğunu ve fikir kulübünden öteye geçemediğini mealen ifade ediyor. efe aydal ise partili bir milliyetçi harekete göz kırpmıyor. daha çok mevcudu seküler milliyetçi tarzda eleştiriyor. nadiren çözüm getiriyor.

- tolga turan muhtemelen daha muhafazakar bir aile yapısından geliyor. yetiştiği yer mersin olsa da aslen yozgatlı ve ülkücü damardan geldiği belli. buna mukabil laikliği ismen zikretmese de seküler milliyetçilik ve neo ittihatçılık savunusuyla, ülkücülerin türk -islam sentezi'nde net bir şekilde ayrıldığı da açık. yerleşik dini inanışlara açık bir eleştiri getirmemekle beraber türklüğün, islamcı siyasetten arındırılması pozisyonunda olduğu görülmekte. öte yandan efe aydal belli ki pek muhafazakar bir aile yapısından gelmiyor. daha kentli bir milliyetçi çizgide. taşra değil metropol milliyetçisi. kısmen öjeniye göz kırpan üstünlükçü bir bakış açısı da var. ancak bu üstünlükçülüğü '' türk olan ve olmayan'' üzerinden dile getirmiyor. daha çok kendi fikrinde olanları elit ve haklı pozisyonuna oturtan deskriminasyona açık bir üstünlükçülük. kişileri toplumda sundukları katkı ve fikirsel değerleri üzerinden kıymetlendiriyor. bu meyanda ayn rand'a yakınsayan bir damar da var.

- tolga turan doğrusuyla yanlışıyla çözüm odaklı konuşuyor. efe aydal'ın söylemleri ise bir çeşit kıyamet habercisi görünümünde. üstenci ve nihilist. duygu durumları da bu fikirleriyle uyumlu. tolga turan heyecanlı, sabırsız, öfkeli, tikleri olan, yoğun bir nikotin bağımlılığı gösteren karakterde. aksi düşünce ve eleştirilere çok tahammülsüz. argümanının yetersiz kaldığını hissettiğinde hakarete başvuruyor. efe aydal son derece soğukkanlı, laf sokmayı seven, sosyopatik bir görünüm veriyor. ikisi de siyasal gücü elde etse farklı şekillerde tehlikeli kararlar alacaklarına dair ipuçları veriyorlar.

- ikisi için de doktriner manada faşist denememekle beraber tolga turan'ın mussolini hakkında olumlu söylemleri var. efe aydal sanki politikayı bir renk olsun diye yapıyor. onun daha ziyade sınıfsal üstünlükçü bir yönü var ve öfkesini ifade etmedi siyasilerin hatalarından bahsediyor. tolga turan ise direkt bir homo politicus gibi konuşuyor.
devamını gör...

erkek donu işlevsel bir tekstil ürünüdür sadece. kadın çamaşırı ise estetiği ve güzelliği açığa çıkaran narin bir parça.
devamını gör...

önce yağmur vardı, ahmakları marine eden türden.
sonra çukurlara göllendi, yayalara ömür törpüsü türünden.

günaydın sözlük!

günümüz; severek, sayarak yaşanacak bir gün olsun, başka türlüsü zor.
devamını gör...

bunun üzerine derin derin konuşabilirim fakat herkesin anlayabileceği seviyeye indirgemenin daha doğru olduğu kanısındayım.

sezgileri kuvvetli ve hisleri açık bir kadın olarak şunu söyleyebilirim: felsefi görüşünüz, dini inancınız ne olursa olsun bazı ruhani gerçekliklerin olduğunu kabul etmek gerekiyor. - inancınız olmasa dahi, bilimin ortaya attığı tanımı ile "metafizik" olgusuna karşı " %100 uydurulmuş, öteki varlıkların yaşamadığı ve hiç olmayan bir taraf" şeklinde yaklaşılmamalıdır. bu sizi psikolojik ve duygusal açıdan zayıflatır ve bilinmeyene karşı savunmasız hale getirebilir.


insanların görmekle yükümlü olduğu somutla, göremediği soyut taraf vardır. bazı insanlar somut ile soyut arasında dengede durur, iki tarafıda allahın verdiği izin dahilinde görebilir. bunlara genelde toplum "pşisikler- medyumlar- hocalar- hüddamlar vb" der. her kültürde bu tarz geçirgen insanların adı ve tanımı farklıdır ama sonuç değişmez. "görebilenler."


şimdi büyü maalesef ki varlığı kutsal kitabımızda açıkca onaylanmış bir olgudur ve affedilmeyecek günahlar listesindedir.

"büyüyü yapanında - yaptıranında çok ciddi günaha girdiği ve affının olmadığı" ifade edilir. sebebi şudur: büyü genelde bu yukarıda bahsettiğim "görebilenler" grubuna dahil insanların, sahip oldukları bu yeteneği kötüye kullanmaya karar vermesiyle ortaya çıkar. büyüyü yapabilmek için her iki tarafıda belirli düzeyde bilen, büyünün tüm süreçlerine hakim biri gerekir. bu kişiye başvuran aptal insanlar( çünkü birinin kişisel iradesine ve kaderine zorla el koymak, direkt tanrı'nın kuluna tanıdığı iradeyi bağlamaktır. kimse başkasının kaderini ele geçirmeye hakkı olduğuna inanacak kadar şuursuz olmamalıdır) büyüyü yaptırırlar.

büyü çok günahtır çünkü genelde somut olanla( burası gördüğümüz dünya) metafizik boyut denilen( herkesin görmesine izin verilmemiş o ruhani tarafın) birbirine bağlanmasına olanak tanır. iki dünya arasında kötülükle kurulan bir köprü görevi görür ve çoğu büyü şeytani duygularla yapıldığı için( kin- kıskançlık- nefret- sevenleri ayırma- aileyi dağıtma- öldürme isteği vb) kötü varlıklar aracı olarak kullanılır. çoğu zaman bu kötü varlıklar hedefte olan kişiye bağlanır ve batı buna "possed ve haunted" derken biz "musallat" deriz.

süreç büyünün tipine, yapılış amacına göre değişir fakat bir varlık bilinçli musallat edilirse( musallat edilen bu varlığa batı veya hristiyan toplumlar "şeytan" , biz "cin" deriz), kişiye kimsenin görmediği bir takım şiddetli dadanmalar başlar.

rüyalar- uyanıkken görülen varlıklar- tehditler ve daha bir çok sadece büyünün yapıldığı kişinin görebildiği ekstra korkutucu deneyimler ortaya çıkmaya başlar hatta bazen büyü için hedef gösterilen ve musallata maruz kalan kişinin bedeninin ele geçirildiği durumlar ortaya çıkabilmektedir. hristiyan toplumlar buna "possession" diyerek kiliselerden "şeytan çıkartma" talep ederler. bizde ise, usul bilen bir hocaya gidilir ve "cin çıkartma" talep edilir.


bu bir üst paragrafta bahsettiğim nokta ateistler / daha gözle görülebilene inanmayı tercih eden toplumlar ile dindar kesimi/ dinlerin içeriğini bilen standart / seküler insanları / psişikler dediğimiz ama yeteneğini kötülüğe kullanmayan insanları genelde karşı karşıya getirir çünkü bilime inanan taraf bunu "psikolojik bozukluk( genelde şizofreni veya dengi bir bozukluk)" olarak tanımlarken dindarlar ve din tarihini bilen insanlar " hedef gösterme sebebiyle( büyü) gelişen musallat" olarak tanımlar.

genelde, çoğunlukla ikincisi çıktığını düşünüyorum. büyüyü yapan kişi- yaptıran kişi bir şekilde ortaya çıkartıldığında veya büyünün muskası bulunduğunda, büyü bir hoca tarafından çözülür ve gerekli diğer işlemler yapılarak kişi tüm hayatına sıkıntısız geri kavuşur.( islam inancında)

hristiyanlıkta kilise süreci farklı yönetir ama amaç yine musallatın bitirilmesidir.

fakat... mağdur taraf için süreç böyleyken, hem büyüyü yapan hem de yaptıran için hayat ve ölüm soru işaretidir. tanrı'nın onlar için getireceği adalet konusunda tir tir titremek gerekir.

size kur'an-ı kerim'de büyü ile alakalı var olan ayetler- hadisleri toplu olarak ekte yönlendiriyorum. okuduğunuzda, ne kadar büyük günah olduğunu anlarsınız.

link : www.kuranvemeali.com/buyu-b...

kısaca: uzak durun. size kısmet edilmeyen, sizin değildir. zaaflarınız( kötü duygularınız) sizin sınavınızdır. kontrol etmeniz gerekir, aracı bularak işkence çektirtmeniz değil.

not: "madem büyü bu kadar günah, tanrı neden yapılmasına izin veriyor? " diye sorabilirsiniz. kendimce şöyle düşünüyorum:

şeytanla var olan savaş, dünyanın sonuna kadar sürecek. bu yüzden insana ölümüne kadar seçim hakkı sunulur. her konuda kötülüğe yönelmek bir seçimdir. insan açıkca kurallarla uyarılır. buna rağmen, kötülük yapması bir seçimdir. yani büyü bir seçimdir. affının olmadığı bilindiği halde yapılması yine bir seçimdir.

tanrı sizi her türlü seçimi yapmanız için özgür bırakır. bu kadar derin özgürlükte, günahı seçmemeniz gerekir. ayrıca, tanrı büyünün yapıldığı kişiyi korur. büyüye maruz kalan kişi sadece tanrı'nın varlığına sığınmalıdır. hiçbir büyü tanrı'nın gücünün üstünde değildir.


tanrı'ya karşı , şeytan bir hiçtir.
tanrı'nın sizi koruduğu bir savaştan sadece siz sağ çıkarsınız.

büyüden korkmayın ama yapan ve yaptıranın sonundan korkun.
devamını gör...

korkunç bir yetenek..

devamını gör...


iktidarın “yeni sistem” adı altında hazırladığı yasa taslağı, halkın oyuyla seçilen yerel yönetimleri pasifize etmeyi hedefliyor. bütçeler valilik onayına, imar yetkileri ise merkezi kurullara devrediliyor.

***

türkiye’de nüfusun büyük bölümünün muhalefet belediyeleri tarafından yönetildiği bir dönemde, cumhurbaşkanı erdoğan’ın “yeni bir sistem hayata geçirmeliyiz” açıklaması siyasetin gündemine oturdu. kulislerde konuşulan yeni düzenleme taslağı; belediye bütçelerinin valilik onayına sunulmasından imar yetkilerinin merkezi kurullara devredilmesine kadar köklü kısıtlamalar içeriyor. muhalefet ise bu adımı “seçilmişlerin yetkisinin atanmışlara devri” ve “yeni bir kayyum modeli” olarak nitelendiriyor.



kaynak
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim