zaman tüneli
aldatan kadına geri dönmesi için yalvaran erkek
yıkık bir tiptir, evet.
devamını gör...
kadın sanılan yazarın erkek çıkması
devamını gör...
türkçe olarak tam ifade edilemeyen ingilizce kelimeler
devamını gör...
sadece şarkı söylemek sanatçılık mıdır sorusu
ajdar, hülya avşar, ibo, demet akalın vb... söylüyorsa hayır. sanatçılık değildir...
safiye ayla, münir nurettin selçuk, sabite tur gülerman, inci çayırlı vb... söylüyorsa %100 sanatçılıktır...
safiye ayla, münir nurettin selçuk, sabite tur gülerman, inci çayırlı vb... söylüyorsa %100 sanatçılıktır...
devamını gör...
cuma namazına gitmeyen normal sözlük yazarları
devamını gör...
kafada ampul yakan fikirler
#3883891 bizim fakültenin bilgisayar odası olduğu aklıma geldi, aynı zamanda araştırma yapmam gereken konularda var, gel gelelim şimdi de bir bok yapasım yok. cebimdeki son nakitle girdiğim çiğköftecide oturuyorum öyle mal mal. uykum geldi. salıdan beri saat 6-7 de kalkmaktan iflahım s******.
devamını gör...
cuma namazına gitmeyen normal sözlük yazarları
perşembe den mi gidiyorlarmış? ağzından mı öpmüş gibi oldu bu ama, neyssse...
devamını gör...
sertab erener’in eurovision dışında bir başarısı olmaması
öyle dedin de, ülkenin prestiji zirve yapmıştı...
bir daha da o seviyeleri görmeyiz zannediyorun... 2000 uefa kupası şampiyonluğu, süper kupa şampiyonluğu, 2002 dünya kupası üçüncülüğü, eurovision şampiyonluğu, 12 dev adamla tarihi başarı...
hepsi iki üç sene içinde gerçekleşmişti... türkiye'nin dünyada ismi sürekli başarılarla anılıyordu... sonra akp, yani karanlık esir aldı ülkemizi...
şimdi elimizde sadece akp dönemi öncesi ruhu, vizyonu takip eden bir voleybolcu kızlarımız var... eski türkiye gibi aydınlıklar..
akp dönemine ait değiller. elimizde bir tek onlar kaldı.. bu kapkaranlık kuyuda tutunduğumuz yegane ışık. bir umut. bir inanç.. çoğu zaman gözyaşı..
şampiyon olduklarında ağladım. çünkü bana eski zamanları hatırlattıkları için.
bir daha da o seviyeleri görmeyiz zannediyorun... 2000 uefa kupası şampiyonluğu, süper kupa şampiyonluğu, 2002 dünya kupası üçüncülüğü, eurovision şampiyonluğu, 12 dev adamla tarihi başarı...
hepsi iki üç sene içinde gerçekleşmişti... türkiye'nin dünyada ismi sürekli başarılarla anılıyordu... sonra akp, yani karanlık esir aldı ülkemizi...
şimdi elimizde sadece akp dönemi öncesi ruhu, vizyonu takip eden bir voleybolcu kızlarımız var... eski türkiye gibi aydınlıklar..
akp dönemine ait değiller. elimizde bir tek onlar kaldı.. bu kapkaranlık kuyuda tutunduğumuz yegane ışık. bir umut. bir inanç.. çoğu zaman gözyaşı..
şampiyon olduklarında ağladım. çünkü bana eski zamanları hatırlattıkları için.
devamını gör...
aldatsan da çıldırtsan da seninim tiryakinim diyen erkek
erkek değildir o. erkek olsa duramazdın.
devamını gör...
yazarların mallıkları
bence:
ulaşılmaz olacam derken orta malı olmaları.
derdim ama..
ulaşılmaz olacam derken orta malı olmaları.
derdim ama..
devamını gör...
aldatsan da çıldırtsan da seninim tiryakinim diyen erkek
iyice abartmış ve kendine olan saygısını kaybetmiş erkektir.
aldatma varsa orada sevgi bile olsa çekip gitmek yakışır. buraya kadarmış, bu ilişkiden daha da hayır gelmez diyerek arkasına bakmadan gitmeli bir erkek. delikanlı adama yakışacak tavır budur.
aldatma varsa orada sevgi bile olsa çekip gitmek yakışır. buraya kadarmış, bu ilişkiden daha da hayır gelmez diyerek arkasına bakmadan gitmeli bir erkek. delikanlı adama yakışacak tavır budur.
devamını gör...
her ay dişçiye gitmek
devamını gör...
fotokopi odasında yaşanan bottleneck'e holistik yaklaşım
bilenler bilir cam cepheli bir plazanın 14. katında çalışıyorum
bugün ofiste tam anlamıyla bir resource management faciasının eşiğinden döndük
boardroomdaki sunumum için son dokunuşları yaparken, fotokopi makinesinin önünde operasyonel bi bottleneckle karşılaştım
departmanın lojistik sorumlusu ismail bey, yaklaşık 400 sayfalık bir dokümanı arkalı önlü basmaya çalışırken makinenin başında adeta bir bariyer oluşturmuştu
hemen yanına yaklaştım ve "ismail bey şu anki workload distribution stratejiniz maalesef diğer stakeholderların accessibilitysini kısıtlıyor. bu taskı daha küçük batchlere bölerek parallel processing yapmamız mümkün mü?"
ismail bey bana bakıp, "kağıt sıkıştı da onu çıkarmaya çalışiyem gurban" dedi
hemen cevapladım
"ismail bey şu an yaşadığınız şey aslında sıkışmadan ziyade bi mindset problemi. bu sadece bi symptom; asıl root cause ise cihazla kurduğunuz negatif enerji transferi. gelin bu süreci bi gamification projesine dönüştürelim. siz kağıdı çekerken ben de arkada süreci benchmarking yaparak observe edeyim. bu krizi bir learning opportunity olarak kucaklayalım" dedim
ismail bey elindeki kağıt parçasına bakıp, "vollaha anlamamişem gurban" diyerek açık bir push-back sergiledi
ancak pes etmedim; "bakın bu agresif tutumunuz corporate culture'ımıza zarar veriyor. eğer bu süreci agile bi şekilde finalize edemezsek, bi sonraki performance review döneminde 'collaboration' bareminiz düşük kalabilir.” diyerek kendisini manipüle ettim
ismail bey en sonunda pes edip makineyi bana bıraktı
ben de hemen bi action plan oluşturup yönetici onayına gönderdim
kendisine de "bu süreci tüm organizasyona best practice olarak sunacağım, size de bi shout-out geçerim," diyerek oradan ayrıldım
önümüzdeki hafta "ofis cihazlarıyla holistik iletişim" konulu bi webinar serisi başlatmayı planlıyorum
güne impact yaratarak başlamak harika!
bugün ofiste tam anlamıyla bir resource management faciasının eşiğinden döndük
boardroomdaki sunumum için son dokunuşları yaparken, fotokopi makinesinin önünde operasyonel bi bottleneckle karşılaştım
departmanın lojistik sorumlusu ismail bey, yaklaşık 400 sayfalık bir dokümanı arkalı önlü basmaya çalışırken makinenin başında adeta bir bariyer oluşturmuştu
hemen yanına yaklaştım ve "ismail bey şu anki workload distribution stratejiniz maalesef diğer stakeholderların accessibilitysini kısıtlıyor. bu taskı daha küçük batchlere bölerek parallel processing yapmamız mümkün mü?"
ismail bey bana bakıp, "kağıt sıkıştı da onu çıkarmaya çalışiyem gurban" dedi
hemen cevapladım
"ismail bey şu an yaşadığınız şey aslında sıkışmadan ziyade bi mindset problemi. bu sadece bi symptom; asıl root cause ise cihazla kurduğunuz negatif enerji transferi. gelin bu süreci bi gamification projesine dönüştürelim. siz kağıdı çekerken ben de arkada süreci benchmarking yaparak observe edeyim. bu krizi bir learning opportunity olarak kucaklayalım" dedim
ismail bey elindeki kağıt parçasına bakıp, "vollaha anlamamişem gurban" diyerek açık bir push-back sergiledi
ancak pes etmedim; "bakın bu agresif tutumunuz corporate culture'ımıza zarar veriyor. eğer bu süreci agile bi şekilde finalize edemezsek, bi sonraki performance review döneminde 'collaboration' bareminiz düşük kalabilir.” diyerek kendisini manipüle ettim
ismail bey en sonunda pes edip makineyi bana bıraktı
ben de hemen bi action plan oluşturup yönetici onayına gönderdim
kendisine de "bu süreci tüm organizasyona best practice olarak sunacağım, size de bi shout-out geçerim," diyerek oradan ayrıldım
önümüzdeki hafta "ofis cihazlarıyla holistik iletişim" konulu bi webinar serisi başlatmayı planlıyorum
güne impact yaratarak başlamak harika!
devamını gör...
strüktür'ü anlamadan nesne manipülasyou yapmak
ruhunu terbiye etmeden, sanatçı olduğunu zannetmeye benzer.
devamını gör...
sadece şarkı söylemek sanatçılık mıdır sorusu
şarkı üretmek; mühendislik ve mimarlıksa, şarkı söylemek inşaatta amelelik yapmaktır.
devamını gör...
strüktür'ü anlamadan nesne manipülasyou yapmak
hayalden çizimi engeller. bakarak çizebilisin en fazla.
devamını gör...
yazarların mallıkları
telefonu evde unuttum asansöre tekrar binip eve çıkıp dolabı açıp çikolata alıp evden çıktım. sonra telefonu almak için geri çıktım bu sefer alıp çıktım defoldum işe geldim.
devamını gör...


