zaman tüneli
masumiyet müzesi
kitaba cok sadık kalmıs.
harikulade:
-hayatımın en mutlu anıymıs. bilmiyordum.
harikulade:
-hayatımın en mutlu anıymıs. bilmiyordum.
devamını gör...
sevgililer günü
hiç uğraşmadığım gün, yaklaşık 35 yıldır tek tabanca takılıyorum. daha mutlu ve huzurlu.
devamını gör...
1999 yılına dair hatırlananlar
apo'nun yakalanması, deprem, dedemin vefatı..
devamını gör...
sevgililer günü
sevgililer gününde gerçek sevgililerimize, yani çocuklarıma hediyeler aldık. tüm günler onların.. bu mübarek gün de onlara feda olsun.
devamını gör...
normalleşmiş garip olaylar
bir kurumda işini halletmek için tanıdık var mı sorusunun otomatik olarak akla gelmesi.
devamını gör...
acı gerçekler
alaturka anadolu duygusallığını bırakmazsanız hep aynı döngüde döner durursunuz. hayat vahşidir duygusallığa gerek yok bu sizi aşağı çeker.
devamını gör...
milyarderlerin ay yarışı
abd'li milyarderler arasındaki uzay yarışı kızışıyor.
elon musk'ın spacex'i ayda bir üs kurmayı planlarken, jeff bezos da blue origin'in hedeflerini zorluyor. her iki şirket de çin'in 2030'da planladığı görevden önce insanları aya geri döndürmeyi amaçlıyor.bloomberg haberi buradan
elon musk'ın spacex'i ayda bir üs kurmayı planlarken, jeff bezos da blue origin'in hedeflerini zorluyor. her iki şirket de çin'in 2030'da planladığı görevden önce insanları aya geri döndürmeyi amaçlıyor.bloomberg haberi buradan
devamını gör...
çocuğa dedesinin ismini vermek
ben bu konunun mağdurlarından olduğum için çocuklarımda olmasına izin vermedim. küsen, alınan büyüklere aldırmadan burnumun dikine giderek çocuklarıma kendim belirlediğim isimleri verdim.
devamını gör...
yalan söylemek vs doğruyu saklamak
ikisini de pek başardığım söylenemez. bu nedenle insan ilişkilerinde başarısızım.
devamını gör...
normal sözlük'ü tek cümle ile anlat
sakin bir yer, yazmak için güzel, okunmak için yetersiz..
devamını gör...
normalleşmiş garip olaylar
herkesin yakındığı iktidarın hiç oy kaybetmemesi.
devamını gör...
sosyal medya kimlik doğrulma zorunluluğu
devamını gör...
çocukken sahip olmak isteyip sahip olamadığınız şeyler
çocukken sahip olmak isteyip de sahip olamadığın şeyler, insanın içinde tuhaf bir iz bırakıyor. benim hiç satın alınmış bir oyuncağım olmadı mesela.. plastik mutfak setleri, bez bebekler, atariler, oyuncak arabalar… vitrinde gördüğümde içim giderdi ama poşete girip eve gelen hiçbiri olmadı.
oyuncağımı hep kendim yaptım. çamuru avuçlarımda yoğurup tabak, fincan yaptım, kuruyunca çatlasalar da bana aittiler. annemin dikişinden arta kalan kumaş parçalarından bebek diktim, elbise biçtim. mandallardan karakterler çıkardım, çiçeklerden krallık kurdum. bir taş bazen araba oldu, bazen ev. bir kutu hem okuldu hem saray.
bunun artı tarafı büyük.. hayal gücü kas gibi gelişiyor. elinin değdiği her nesne potansiyel bir oyuncağa dönüşüyor. yoksunluk, icat etmeyi öğretiyor. oyun kurma refleksi güçleniyor, dışarıdan gelmeyeni içeriden üretmeyi öğreniyorsun.
ama işte bir yanı da buruk. gerçekten benim diyebileceğin, raftan alınmış bir oyuncağın hiç olmuyor. kırılmasın diye saklanan, yıllar sonra bulununca gülümseten bir plastik bebek ya da çizilmiş bir oyuncak araba yok. hafızanda çamur var, kumaş var, çiçek var… ama bir de hep hafif bir eksiklik hissi.
oyuncağımı hep kendim yaptım. çamuru avuçlarımda yoğurup tabak, fincan yaptım, kuruyunca çatlasalar da bana aittiler. annemin dikişinden arta kalan kumaş parçalarından bebek diktim, elbise biçtim. mandallardan karakterler çıkardım, çiçeklerden krallık kurdum. bir taş bazen araba oldu, bazen ev. bir kutu hem okuldu hem saray.
bunun artı tarafı büyük.. hayal gücü kas gibi gelişiyor. elinin değdiği her nesne potansiyel bir oyuncağa dönüşüyor. yoksunluk, icat etmeyi öğretiyor. oyun kurma refleksi güçleniyor, dışarıdan gelmeyeni içeriden üretmeyi öğreniyorsun.
ama işte bir yanı da buruk. gerçekten benim diyebileceğin, raftan alınmış bir oyuncağın hiç olmuyor. kırılmasın diye saklanan, yıllar sonra bulununca gülümseten bir plastik bebek ya da çizilmiş bir oyuncak araba yok. hafızanda çamur var, kumaş var, çiçek var… ama bir de hep hafif bir eksiklik hissi.
devamını gör...
normal sözlük'ü tek cümle ile anlat
bir yerin sonu gelecekse bunun alameti olarak oraya ben girerim, sonra yok olur gider. burada da böyle olacak gibi.
devamını gör...
yalan söylemek vs doğruyu saklamak
bence kazananı olmayacak bir karşılaştırma bu. her ne kadar birbirinden farklı iki kavrammış gibi görünse de, ikisinin temelinde yatan güdü şey aynı çünkü. karşı tarafın bilgiyi almasını "istememek".
hayati konular söz konusu olduğunda doğruyu saklamak ve hatta yalan söylemek bile anlaşılabilir. ancak bunun haricinde, doğruyu saklamak da, yalan söylemek kadar dürüst olmamanın bir sonucudur. ki işin püf noktası tam olarak burası zaten.
"yalan söylemedim, sadece anlatmadım, hem zaten sorsan söylerdim, sormadın ki ?" şu cümle genelde anlatılmak istenmeyen durumlarda, savunma tarafının argümanının özeti gibidir. esasen düz mantıkta doğruya karşılık gibi gelse de, şayet bir ilşki veya iletişimde, "netlik, şeffaflık ve dürüstlük" gibi kavramlardan bahsedilecekse, bu argüman doğrudan taça çıkar. ki aslında bu, saklayan kişinin vicdanını rahatlatmaya çalışmasından başka bir şey değildir. zira hayat pratiğinde ilşkiler sürekli soru-cevap şeklinde ilerlemez, ilerlemesi de mantığa aykırıdır. ki önemli olan hele ki ilişkiyi doğrudan etkileyen bir durum ise sormadan söylemektir zaten.
tabii özellikle ilişki boyutunda şöyle bir savunma şekli de var, "her şeyimi anlatmak veya paylaşmak zorunda mıyım, bu benim kişisel özgürlük alanıma girer". evet tercih olarak elbette böyle bir hakka her insan sahiptir. ancak bu mantıkla hareket eden bir kişiden şunu beklemek de karşı tarafın hakkıdır : " her şeyini anlatmak ve paylaşmak zorunda değilsin elbette, ancak olası bir durum değerlendirmesinde, ben hep net ve şeffaf oldum, dürüst oldum deme en azından. çünkü netlik ve şeffaflık, sınır içeren kavramlar değildir. ya net ve şeffafsındır ya da değil. bazı durumlarda olurum bazı durumlarda olmam diyorsan, ondan sonra gelip, ben net ve şeffaf davrandım demeye hakkın yok".
hayati konular söz konusu olduğunda doğruyu saklamak ve hatta yalan söylemek bile anlaşılabilir. ancak bunun haricinde, doğruyu saklamak da, yalan söylemek kadar dürüst olmamanın bir sonucudur. ki işin püf noktası tam olarak burası zaten.
"yalan söylemedim, sadece anlatmadım, hem zaten sorsan söylerdim, sormadın ki ?" şu cümle genelde anlatılmak istenmeyen durumlarda, savunma tarafının argümanının özeti gibidir. esasen düz mantıkta doğruya karşılık gibi gelse de, şayet bir ilşki veya iletişimde, "netlik, şeffaflık ve dürüstlük" gibi kavramlardan bahsedilecekse, bu argüman doğrudan taça çıkar. ki aslında bu, saklayan kişinin vicdanını rahatlatmaya çalışmasından başka bir şey değildir. zira hayat pratiğinde ilşkiler sürekli soru-cevap şeklinde ilerlemez, ilerlemesi de mantığa aykırıdır. ki önemli olan hele ki ilişkiyi doğrudan etkileyen bir durum ise sormadan söylemektir zaten.
tabii özellikle ilişki boyutunda şöyle bir savunma şekli de var, "her şeyimi anlatmak veya paylaşmak zorunda mıyım, bu benim kişisel özgürlük alanıma girer". evet tercih olarak elbette böyle bir hakka her insan sahiptir. ancak bu mantıkla hareket eden bir kişiden şunu beklemek de karşı tarafın hakkıdır : " her şeyini anlatmak ve paylaşmak zorunda değilsin elbette, ancak olası bir durum değerlendirmesinde, ben hep net ve şeffaf oldum, dürüst oldum deme en azından. çünkü netlik ve şeffaflık, sınır içeren kavramlar değildir. ya net ve şeffafsındır ya da değil. bazı durumlarda olurum bazı durumlarda olmam diyorsan, ondan sonra gelip, ben net ve şeffaf davrandım demeye hakkın yok".
devamını gör...
normal sözlük'ü tek cümle ile anlat
'yönetsel erk zaafiyeti' nedeniyle makus kaderine ilerleyen mecra.
devamını gör...
hülkar abdullayeva
bir özbek şarkıcı. özellikle anadolu türkçesine yakınlığıyla bilinen harezm şivesi ile şarkılar söyler.
devamını gör...
avrupa birliği
münih güvenlik konferansında abd'nin ''gerici'' tenkit/tehditlerine maruz kalan insanlığın geleceği için model oluşturan birliktir.
avrupa'nın gelirinin çoğunu sosyal refah/toplumsal iyileştirmelere ayırmasını ''kötü örnek'' olarak gören 'hegemonlar' silahlanmaya ayrılan pay için bastırmakta. el altından da 'aşırı sağ partilere' destek sağlayarak istedikleri dönüşüme ideolojik katkı talep etmekte.
sosyal devlet ''hegomonlar'' için tehdit.
avrupa'nın gelirinin çoğunu sosyal refah/toplumsal iyileştirmelere ayırmasını ''kötü örnek'' olarak gören 'hegemonlar' silahlanmaya ayrılan pay için bastırmakta. el altından da 'aşırı sağ partilere' destek sağlayarak istedikleri dönüşüme ideolojik katkı talep etmekte.
sosyal devlet ''hegomonlar'' için tehdit.
devamını gör...

