zaman tüneli
delirmemek için yapılanlar
tanım cümlesi bile yazamıyorum.
ben tertemiz delirdim.
duvarlarla anlattım derdimi, tavsiye vermeye başladılar.
sigarayla haşır neşir oldum, ateşi söndü.
aynaya baktım, aynadaki bana sırtını döndü.
ben tertemiz delirdim...
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
mezarlığa gittim, ölüler fısıldıyordu: bak geldi yine...
camiye gittim, imamın duaları bedduaya döndü.
kiliseye gittim, haç ters döndü.
sinagoga gittim, yanlış gün dediler.
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
ben, yaşarken öldüm; yaşarken delirdim.
ben, bu dünyada sıkıştım kaldım; bir yere gidemedim.
sevdiklerime sarılamadım, kollarım koptu her seferinde.
gülümsemelerim anlık bile olmadı, hep karanlıkla kaplandı...
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
ben tertemiz delirdim.
duvarlarla anlattım derdimi, tavsiye vermeye başladılar.
sigarayla haşır neşir oldum, ateşi söndü.
aynaya baktım, aynadaki bana sırtını döndü.
ben tertemiz delirdim...
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
mezarlığa gittim, ölüler fısıldıyordu: bak geldi yine...
camiye gittim, imamın duaları bedduaya döndü.
kiliseye gittim, haç ters döndü.
sinagoga gittim, yanlış gün dediler.
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
ben, yaşarken öldüm; yaşarken delirdim.
ben, bu dünyada sıkıştım kaldım; bir yere gidemedim.
sevdiklerime sarılamadım, kollarım koptu her seferinde.
gülümsemelerim anlık bile olmadı, hep karanlıkla kaplandı...
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
ben insanlardan nefret eden bir adamım. bunu saklamıyorum. hatta fırsat buldukça dile getiriyorum. çünkü insan dediğin varlık, gürültülü, aceleci, gereksiz fikirlerle dolu ve çoğu zaman da sabah sabah fazla enerjik. ama kaderin ironisine bakın ki… aynı zamanda insanlara muhtaç bir adamım.
mesela ekmek almak için fırına gidiyorum. fırında bir insan var. ekmeği bana veren o. ekmeği kendim üretmeye kalksam üç gün sonra buğdayla tartışırken bulunurum. dolayısıyla insanlardan nefret eden ben, sabahın köründe bir insanla “abi iki ekmek” diyaloğuna girmek zorundayım. bu trajedinin shakespeare tarafından yazılmamış olması büyük bir eksikliktir.
otobüse biniyorum. otobüsü kullanan bir insan. yanımda oturan başka bir insan. arkamda telefonda kanka ya diye bağıran bir insan. ben ise camdan dışarı bakıp sessizce insanlık türünün nasıl olup da bu kadar çoğaldığını düşünürken kendi kendime şunu fark ediyorum:
eğer bu insanların hepsi bir anda ortadan kaybolsa… ben de ortada kalırım.
çünkü elektrikçi insan. doktor insan. kasap insan. interneti bağlayan da insan. insanlardan nefret eden ben, akşam eve gidip modem ışığı yanmayınca bir insanı arayıp yardım istemek zorunda kalıyorum. bu nasıl bir aşağılanmadır?
bazen düşünüyorum: keşke insanlardan nefret eden ama aynı zamanda ekmek, su ve elektrik üretebilen tek kişilik bir tür olsaydım. ama hayır. evrim bana bunu vermemiş. evrim bana sadece homurdanma yeteneği vermiş.
insanları sevmiyorum ama insan uygarlığının sunduğu konforu seviyorum. bu da benim ahlaki çöküşüm.insanlardan nefret ediyorum diye bağırıp sonra sipariş uygulamasından yemek söyleyen bir adamım ben.
kapıyı çalan kurye de insan.
bazen düşünüyorum… belki de insanlardan nefret etmiyorumdur. belki sadece insanların çok fazla insan olmasından rahatsızım.
ama sonra biri yüksek sesle sakız çiğniyor…
ve ben tekrar insanlardan nefret etmeye başlıyorum.
mesela ekmek almak için fırına gidiyorum. fırında bir insan var. ekmeği bana veren o. ekmeği kendim üretmeye kalksam üç gün sonra buğdayla tartışırken bulunurum. dolayısıyla insanlardan nefret eden ben, sabahın köründe bir insanla “abi iki ekmek” diyaloğuna girmek zorundayım. bu trajedinin shakespeare tarafından yazılmamış olması büyük bir eksikliktir.
otobüse biniyorum. otobüsü kullanan bir insan. yanımda oturan başka bir insan. arkamda telefonda kanka ya diye bağıran bir insan. ben ise camdan dışarı bakıp sessizce insanlık türünün nasıl olup da bu kadar çoğaldığını düşünürken kendi kendime şunu fark ediyorum:
eğer bu insanların hepsi bir anda ortadan kaybolsa… ben de ortada kalırım.
çünkü elektrikçi insan. doktor insan. kasap insan. interneti bağlayan da insan. insanlardan nefret eden ben, akşam eve gidip modem ışığı yanmayınca bir insanı arayıp yardım istemek zorunda kalıyorum. bu nasıl bir aşağılanmadır?
bazen düşünüyorum: keşke insanlardan nefret eden ama aynı zamanda ekmek, su ve elektrik üretebilen tek kişilik bir tür olsaydım. ama hayır. evrim bana bunu vermemiş. evrim bana sadece homurdanma yeteneği vermiş.
insanları sevmiyorum ama insan uygarlığının sunduğu konforu seviyorum. bu da benim ahlaki çöküşüm.insanlardan nefret ediyorum diye bağırıp sonra sipariş uygulamasından yemek söyleyen bir adamım ben.
kapıyı çalan kurye de insan.
bazen düşünüyorum… belki de insanlardan nefret etmiyorumdur. belki sadece insanların çok fazla insan olmasından rahatsızım.
ama sonra biri yüksek sesle sakız çiğniyor…
ve ben tekrar insanlardan nefret etmeye başlıyorum.
devamını gör...
delirmemek için yapılanlar
delirmediğimi nereden çıkardınız, diye sormak istediğim başlık.
1 kere temiz delirdim ben bence, 18 sene falan evvel. gerçi psikiyatristim "biz öyle bakmıyoruz" demişti. yani ikinci yaşam gibi bir şey yaşıyorum diyebilirim. bir daha delirmek istemem bu arada. zaten artık enerjim yetmez, benzer şeyler yaşarsam bu sefer atlatamamam kuvvetle muhtemel.
bu delirmemin, veya işte psikiyatriye göre psikoz geçirmemin faydaları da oldu aslında ama toparlayabilmem seneler almıştı. delirmeden olmayacakmış demek ki diye de düşünüyorum. neler yaşadığımı bir ben bilirim, diyecektim ama o, evden çıkıp 3 gün ortadan kaybolduğum zaman neler yaşadığımdan ben de emin değilim. yani hangileri gerçekti, hangileri kafamın içinde oldu... tek gerçekten özgür olduğum zamandı bu ama. bana bilgelik kattığına da inanıyorum. gene de önermem. herkes atlatamayabilir. ben galiba şanslıydım...
1 kere temiz delirdim ben bence, 18 sene falan evvel. gerçi psikiyatristim "biz öyle bakmıyoruz" demişti. yani ikinci yaşam gibi bir şey yaşıyorum diyebilirim. bir daha delirmek istemem bu arada. zaten artık enerjim yetmez, benzer şeyler yaşarsam bu sefer atlatamamam kuvvetle muhtemel.
bu delirmemin, veya işte psikiyatriye göre psikoz geçirmemin faydaları da oldu aslında ama toparlayabilmem seneler almıştı. delirmeden olmayacakmış demek ki diye de düşünüyorum. neler yaşadığımı bir ben bilirim, diyecektim ama o, evden çıkıp 3 gün ortadan kaybolduğum zaman neler yaşadığımdan ben de emin değilim. yani hangileri gerçekti, hangileri kafamın içinde oldu... tek gerçekten özgür olduğum zamandı bu ama. bana bilgelik kattığına da inanıyorum. gene de önermem. herkes atlatamayabilir. ben galiba şanslıydım...
devamını gör...
bir yazarın kadın mı erkek mi olduğunu anlama kılavuzu
kelse erkektir. *
devamını gör...
bir yazarın kadın mı erkek mi olduğunu anlama kılavuzu
eger archie bunker bir yazarla laf dalasina giriyorsa, o yazar kadindir.*
devamını gör...
teravih namazı
jet imamların challlenge'ı.*
devamını gör...
delirmemek için yapılanlar
evde bitki yetiştirmeyi denedim mesela. insan çiçekle konuşunca terapi gibi oluyormuş. benimkiler iki hafta sonra kurudu. muhtemelen onlar da konuşmaların seviyesini kaldıramadı.
devamını gör...
hayatını bir cümleyle tanımla
hemen hemen her günüm aynı ve bu mükemmel!
devamını gör...
teravih namazı
bir defa gittim. biraz uzun geldi açıkçası bir daha da gitmedim.
yıllar yıllar önce çok uzak bir galaksideydi...
yıllar yıllar önce çok uzak bir galaksideydi...
devamını gör...
hayatını bir cümleyle tanımla
tanım: nereye varacağını tam bilmeden, çoğu zaman yalnız ve ağır düşüncelerle yürünen uzun bir iç savaşın ifadesi.
devamını gör...
psikolojisi düzgün kız bulmanın imkansız hale gelmesi
yaklaşım olarak psikoloji bozukluğunu neden karşı cins üzerinden değerlendirdiğimizi anlamaya çalışıyorum sabahtan beri.
ve tabiki psikolojisi bozuk olmayı neden sadece kız üzerinden değerlendirdiğimizi de.
herkes çocukluk evinde bakımverenleri ile özdüzenleme becerileri öğrenerek, güvenli bağlanarak, duygularını tanıyarak, neyi neden istediğini bilerek, kendini ifade etmeyi öğrenerek gibi gibi sinir sisteminin savaş kaç don tepkilerinden uzak büyüdüğünü ve bir ilişki içerisinde psikolojinin bozulduğunu mu sanıyorsunuz demek oluyor bu yani?
evet büyürken bok gibi evlerden, toksik aile ortamında, depresyonda olan bir anne yanında, kız çocuğu diye ötekileştirilen, susturulan bir aileden gelmiş olabiliriz.
kendimizi ilişkilerimizde tanır, ilişkilerimizde görürüz ve gönüllü isek bakmaya kendimizi tanımaya ilişkilerde iyileşiriz. kimsenin kimseyi boklamasına gerek olduğunu sanmıyorum.
yeri mi bilmem ama eklemek isterim,
ve tabiki psikolojisi bozuk olmayı neden sadece kız üzerinden değerlendirdiğimizi de.
herkes çocukluk evinde bakımverenleri ile özdüzenleme becerileri öğrenerek, güvenli bağlanarak, duygularını tanıyarak, neyi neden istediğini bilerek, kendini ifade etmeyi öğrenerek gibi gibi sinir sisteminin savaş kaç don tepkilerinden uzak büyüdüğünü ve bir ilişki içerisinde psikolojinin bozulduğunu mu sanıyorsunuz demek oluyor bu yani?
evet büyürken bok gibi evlerden, toksik aile ortamında, depresyonda olan bir anne yanında, kız çocuğu diye ötekileştirilen, susturulan bir aileden gelmiş olabiliriz.
kendimizi ilişkilerimizde tanır, ilişkilerimizde görürüz ve gönüllü isek bakmaya kendimizi tanımaya ilişkilerde iyileşiriz. kimsenin kimseyi boklamasına gerek olduğunu sanmıyorum.
yeri mi bilmem ama eklemek isterim,
devamını gör...
archie bunker
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
ben bakü'ye gelmem. prensip olarak doğuya seyahat etmiyorum. kalk sen gel alla alla. hem denize gireriz hem de saç ektiririz.*
devamını gör...
psikolojisi düzgün kız bulmanın imkansız hale gelmesi
güncel durumda psikolojimi bozabilecek en son kişi bir erkek olabilir ve dahi üzerinde uzun uzun düşüneceğim en son konu bir insanın psikolojik sorunları olan bir kız hakkındaki düşünceleri olabilir. dönemsel bunalım olabilir, pms olabilir, soyutlanma isteği olabilir yani sürekli antin kuntin bir isim buluyorlar zaten niye bu yersiz genelleme anlamadım.
devamını gör...
hayatını bir cümleyle tanımla
"kabloyu değiştir bir de öyle dene"
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
tanım: sözlük yazarlarının kullanıcı belirtmeden göndermeli şekilde verdiği mesaj.
özel mesajdan yazamadıkları her şeyi dışa vurdukları başlık.
ben seslenemiyorum, seslenebilecek kadar bile takatim yok.
özel mesajdan yazamadıkları her şeyi dışa vurdukları başlık.
ben seslenemiyorum, seslenebilecek kadar bile takatim yok.
devamını gör...
ispanyol erkekleri
şimdi anlaşıldı vehbi'nin kerrakesi. iki gündür kopartılan fırtına bunun içinmiş. koçerolar ister türk, ister başka etnik kökenden olun. ister sünni, ister alevi, hristiyan veya ateist. ister iktidar yanlısı ister muhalif olun. sancağı asla düşürtmeyin. ülkeyi düşmana yem etmeyin. yoksa göreceğiniz tablo şu olacaktır.




devamını gör...



