zaman tüneli

ben artık şunu çok net fark ettim sözlük, bazı insanlar için dert anlatmak gerçekten bir ihtiyaçtan çok bir muhabbet biçimi haline gelmiş. sanki sohbet dediğin şey illa ki bir şikayetle, bir memnuniyetsizlikle başlayacak. bir süre sonra da bu anlatılan dertler çözüm arayışından ziyade sürekli tekrar eden bir döngü gibi oluyor. aynı hikaye, aynı şikayetler, aynı karamsarlık…

ben de insanım, benim de hayatımda sorunlar var. gün içinde zaten yeterince şeyle uğraşıyorum. bu yüzden biri karşıma geçip sistematik şekilde dert dökmeye başladığında içimden gelen ilk tepki çoğu zaman boşver yaaa demek oluyor. bu bazen karşı taraf için duyarsızlık gibi algılanabiliyor ama aslında mesele umursamamak değil, kendi zihinsel alanımı korumaya çalışmak. çünkü herkesin dertlerinin merkezi ben olamam.

bir de şu var tabii, bazı insanlar gerçekten hayatın onlara özel olarak haksızlık yaptığını düşünüyor. sanki bütün aksilikler onları buluyor, bütün kötülükler onların başına geliyor. böyle bir bakış açısıyla sürekli konuşan biriyle aynı frekansta kalmak çok zor.. o noktada içimden bir etrafına bak, herkes bir şeylerle mücadele ediyor demek geçiyor. çünkü gerçekten de dert tek kişilik bir ayrıcalık değil.

empati önemli, evet. ama empati dediğimiz şey de tek taraflı bir yük değil. ben birinin sıkıntısını dinlerken o kişinin de benim sınırlarımı, enerjimi ve hayatımdaki yoğunluğu biraz gözetmesi gerektiğini düşünüyorum. her sohbeti bir negatiflik seansına çevirmek, karşı tarafı fark etmeden yoran bir şey.

yaş ilerledikçe de insanın buna tahammülü azalıyor galiba. zamanın daha kıymetli olduğunu hissediyorum. kalan enerjimi sürekli karamsarlıkla doldurmak yerine daha dengeli, daha olumlu bir yerde durmak istiyorum. bu yüzden bazen boşveerrr demek benim için kaçış değil, bir tür filtre gibi.

yanisi sözlük ben artık sürekli dert modunda takılan insanların içine çektiği o karanlık atmosfere kapılmak istemiyorum. dert elbette olacak ama hayatın tamamı dertten ibaretmiş gibi yaşamak bana göre değil. ben biraz daha gerçekçi ama aynı zamanda olumluya tutunan bir yerden bakmaya çalışıyorum.
devamını gör...

insan okurum tabi ki. ama genelde yanlış okurum. bu arada çok okudum. farklı dillerde de okudum.
başta kadim olmak üzere mitlojilere ve dolayısı ile felsefeye hakimim. okumanın yazmamayi öğrettiklerindenim sonra.
hız yapmayı ve farklı araçlar denemeyi severim. swap ve tuning gibi bir hobim de oldu zamaninda. ardinalsiz hayatına sıkıcı bulurum.
adrenalin olsun diye uçağa binerim. uçağı duzleyene kadar dua ederim. çıkarcı ve yapmacık insanları sevmem. geneli de öyledir. o yüzden hepimizin üç beş dostu var. onlar da bizden medet ummayanlar.
çok iyi yemek yaptığım söylenir.
aynı zamanda iyi bir yiyiciyimdir.
dışardan gören kimseyi ve hiç bir şeyi umursamadığımı düşünür ama elbette zarf başka mazruf başka.
sevmediğim yapmacık çıkarcı insanları zorbalarım. enerjisini emerim.
devamını gör...

barış penaltı, sane kırmızı kart.
bjk’nin kaleyi bulan şutu yok.
barış murillo’yu ezdi.
sane saçmalıyor.
ikinci devrenin ilk 15 dakikasında gol atarsak veya yemezsek mük.
devamını gör...

tanım: normal sözlük yazarlarının askerlik zamanlarından veya meslek olarak askerlik yapmalarından kaynaklı biriktirdiği hatıralar.
devamını gör...

bence insanların özgür olmamaları onların gerçek duygularının peşinden gitmesini engelliyor. örneğin avrupa'daki kadar işsizlik maaşı olsa, hukuk olsa ülkede, patrona istediğinizi söyler istifayı basar gidersiniz.

aşkta da böyle. geçim derdi olmasa yani faturalar nasıl ödenecek derdi olmadan yaşasak herkes kalbinden geçene daha çok sans verirdi belki de.
devamını gör...

oyunda etkileri sıfır ya
ne işe yarıyor bunlar
eskiden oyuna müdahale ederlerdi
şimdi önlerindeki olaya bile karışmıyorlar
yan hakemlik kaldırılmalı
taç oldu mu olmadı mı diye bu kadar adama para ödenmez
devamını gör...

devreye 1-0 önde girdik. kontrollü oynayıp 2.yi atmamız gerekiyor.
ilk yarıda hakem saçmaladı. maçın başında barış'a, ilk yarının sonunda osimhen'e yapılan net sarı. keza osimhen'in sarısını da anlamadım. sane pozisyonu kırmızı çıksa kimse şaşırmaz. bence temas uzun sürmüyor diye verilmedi. kırmızı verse neden demem. barış'ın pozisyonu penaltı olabilir. barış'ı karşılayan değil desteğe gelen ikinci adamın topa en ufak teması yok, ayakları biçiyor.

maç sonucu nolur bilinmez. genel olarak herkes top oynamaya çalışıyor bence. orkun çok ortam germeye çalışıyor, beşiktaş'ın mhy'si olacak galiba. beşiktaş'ın golden önce faul beklemesi saçma, teniste bile daha çok temas vardır.

başlık altında iki takımın taraftarından çok yorum yapıp ağlayan civciv sen 40 gün 40 gece maç izlesen birşey olmaz, zerre futbol bilmiyorsun. tiyatro istiyorsan git az maçlarınızı izle. burda futbol konuşuluyor, futboldan anlayan takımların taraftarları konuşuyor. aklınız ermez bu işlere.

edit: sane'nin kırmızı doğru. çalım atamadığı her topta adım atış şekli yüzünden şanssız fauller yaptı. bu adamı sakatlamak için yapılan hamle değil şanssızlık.
penaltı bekledikleri apo pozisyonunun alakası yok.
hakem bizi birkaç kişi daha eksiltme çabasında. beşiktaş'a birkaç olmayan faul verip kontraya çıkmamıza izin vermedi, topu da beşiktaş'a geçirmiş oldu. apo kartı alakasız.

edit2: topu geri vermedi efendi beşiktaş! bunu unutmayın.
edit 3: 1 tane var incelemesi oldu, 15 sn sürdü. 9 dk uzatmanın açıklaması ne. sahada tedavi olmadı bişey olmadı.

maç sonu edit: oh bee.
önemli bı deplasmanı atlattık. beşiktaşlı olduğunu bildiğim bazı yazar dostlar üzülmesin. onlar üstüne alınmasın, bu galibiyet ağlak civcivlere girsin!
devamını gör...

sakın haaa sezonu tam gaz devam ediyor.
2 kırmızı kartı atlanan galatasaray kırmızı kart görmesi gereken futbolcunun yaptığı asistle 1-0 önde.
bakalım merakla bekliyoruz.
cumhuriyet tarihi bunlardan daha fazla sula ve illegaliteye bulaşmış bir kurum görmedi.
acaba bu 4 senelik tezgahın hesabını soran, altını karıştıran bir babayiğit çıkacak mı?
devamını gör...

golü beşiktaşa attık inleyen fenerli. bir de tiyatro diyor haspam, hakemler kollamasa çoktan havlu atacak haberi yok keriz.

maçı rolantide oynuyoruz, oyuncuların kendisini yorası yok ama ciddiyetten taviz vermemeli.

osimhen büyük topçu olduğunu her seferinde kanıtlıyor.
devamını gör...

bir şey anlatırken ne dediğini anlamıyorum diyin. size ne demek istediğini anlamadım dediğinde bu fotoğrafı gösterin. daha da anlamazsa zaten daha anlamaz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sane’ye verilmeyen kirmizi inanilmaz otesi
tartismasiz kirmizi kart
var cagirmadi
devamını gör...

attığımız gol
ürküttüğümüz kuşlara değiyor vallahi fkfkgk
devamını gör...

sane pozisyonu net kırmızı ama galatasaray ilk yarı ezdi geçti bizi .beşiktaş'ım top filan oynamıyor, oynatmıyor çünkü adamlar. barış alper tek başına kanadını ezerek geçti her pozisyonda büyük oyuncu vesselam.
devamını gör...

eskiden sevmezken su an en sevdigim yayincidir kendisi. yayinlari en cok olayli gecen abidir. ahmet abi, seni cok seviyorum. bal dudaklari var bi de. eser yenenler gibi. ben bal dudakli obezleri seviyorum nedense. evet.
devamını gör...

bomboş tiptir.
devamını gör...

üniversitenin ilk senesi yaptığım rezil eylem.
üniye başlamadan önce ekşi sözlükte falan tavsiye okuyordum. işte ilk sene gidin çevre yapın sonra ayrı eve çıkın arkadaşlarınızla deniyordu çoğunlukla. tabii bu kadar insan aynı şeyi diyorsa bir bildikleri vardır dedim.

cinsiyet erkek olunca elbet içerisi hayvan barınağından hallice oluyor. kullanılmış donum bile çalınmıştı. s..m çevresini de ortak arkadaşlarıda deyip yaz tatilinde fabrikaya girip çalıştım ve ayrı ev tuttum.
tek yaşadım, krallar gibi. manitamda yanımdaydı çok mutluydum.

biri 4 kişi 10m2 yazmış. öcalan'ın hücresi havalandırma alanı dahil 36 m2. yazık lan türk çocuğuna.
devamını gör...

sorsan ölümden korkmuyorum derdim ama ayağımdan kanın fışkırdıgı an gözümün önünden gitmiyor. bir de evin her yeri kurumuş kan lekesi olduğu için travmayı atlatamıyorum. azıcık hareket etsem dikişlerimi patlatmaktan korkuyorum ki süreci sil baştan yaşamak istemiyorum. zaten yaram enfeksiyon kaptı avuçla antibiyotik yutuyorum daha da yutamam.
devamını gör...

eğer dert anlatan kişiyle dert yanılan kişi arasında bir bağım varsa ve o insanların birlikteliğinin (evlilik, ilişki vb.) selameti beni de ilgilendiriyorsa, o "boşver" aslında bir "taraf tutmama ve ateşe benzinle gitmeme" çabasıdır. çünkü biliyorum ki; o an dolduruşa gelip bir cümle kursam, ileride o çift barıştığında o cümlenin faturası bana kesilecek. uzak durmak en iyisi.

anlatılan kişiyle bağım yoksa ya da tanımıyorsam yedibela hüsnü'deki cemal'den eksik kalmam. ver coşkuyu*

(bkz: nötr kalma yetisi) (bkz: rasyonel gazcılık)
devamını gör...

ben 4 yıldan da fazla kaldım. o günleri özlemiyorum çünkü ülkücü adı verilen arkadaşlar insanları camdan atıyordu.
devamını gör...

sane’nin verilmeyen kırmızısından sonra kapattık. her sene aynı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim