zaman tüneli

çanakkale, sadece bir savaşın adı değil, bir milletin kalbinin attığı, gözyasının toprağa karıştığı, umudun imkansızlığa kafa tuttuğu yerdir. bugün biz rahatca nefes alabiliyorsak, özgürce konuşabiliyorsak, bir bayrağın altında gururla yaşayabiliyorsak, o gün toprağa düşenlerin sayesinde.
onlar geri dönmeyi değil, vatanı düşündüler.
biz de unutmayı değil, hatırlamayı seçmeliyiz.
çanakkale geçilmedi, geçilmez. tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
devamını gör...

bu kültürel etki ajanlığı değilse nedir?

toplumun, gençlerin ayarlarıyla bu kadar kolay oynamaları normal mi?

kızları eskortluğa teşvik ediyor adiler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

düzenli olmayı herhalde
devamını gör...

hay poşa'ların turkler için kullandığı kelime. dinsiz demekmiş.
devamını gör...

anne
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bunu bir bacının yazması ilginç olmuş bacım..
bir kadının kendini koruyabilmesi, onun her şeyi tek başına halletmesi gerektiği anlamına gelmez. ama kendini koruyamayacağı bir dünyada yaşamak zorunda bırakılması da kabul edilebilir değil. bu yüzden ben kendimi korurum diyen bir kadını küçümsemek yerine, bunu neden söylemek zorunda kaldığını sorguluyorum.

açık konuşmak gerekirse, bu toplumda kadınlar için riskler olduğu bir gerçek. sokakta yürürken, toplu taşımada, sosyal ortamlarda kadınların ekstra dikkatli olması gerektiği bir düzen var. böyle bir ortamda sen kendini korumayı düşünme demek bana sorumsuzluk gibi geliyor. çünkü gerçeklik değişmeden ideal söylemlerle hareket etmek, kadını daha da savunmasız bırakır.

ben bunu bir safsata değil, bir hayatta kalma refleksi olarak görüyorum. kadının kendini korumayı öğrenmesi, fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak sınırlarını bilmesi, gerektiğinde tepki verebilmesi önemli. bu, sistemin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ama bireyin de tamamen edilgen olmasını gerektirmez.

yani bacım, kadınlar elbette güvenli bir toplumda yaşamalı ve kendilerini korumak zorunda bırakılmamalı. ama mevcut gerçeklikte, bir kadının kendini koruma bilincine sahip olması bir “safsata” değil, aksine oldukça gerekli ve rasyonel bir duruş..
devamını gör...

çayı beğenmezler, sandalyeler konforsuzdur. ne işleri var sahi?
devamını gör...

bu mesele aslında tek başına bir yasak ya da kuraldan çok, mekan kültürüyle ilgili bir uyumsuzluk gibi.. geleneksel kahvehane ortamı tarihsel olarak erkek sosyalleşmesine göre şekillenmiş. bu da doğal olarak kadınların kendini rahat hissedebileceği bir atmosferin oluşmasını engelliyor.

kahvehanelere bakıldığında çoğu zaman ağır bir sigara kokusu, yeterince temiz olmayan masalar, sürekli oyun oynanan ve gürültülü bir düzen göze çarpıyor. iskambil kartlarının, okey taşlarının sesi, yüksek sesli konuşmalar ve yer yer küfürlü atışmalar bu ortamın normal parçası haline gelmiş durumda. ayrıca neredeyse tamamen erkeklerden oluşan bir müşteri profili var. bu da dışarıdan gelen bir kadın için dikkat çekici ve çoğu zaman rahatsız edici bir durum yaratabiliyor.

bunun yanında sunulan hizmet de oldukça sınırlı. çay, oralet, belki kahve ve basit içecekler. oysa birçok kadın için dışarıda vakit geçirmek sadece oturmak değil, aynı zamanda keyif almak, rahat etmek ve kendini güvende hissetmek anlamına geliyor. daha temiz, düzenli, havadar bir ortam, yanında tüketilebilecek tatlılar, atıştırmalıklar, estetik ve özenli bir sunum beklentisi öne çıkıyor.

bu noktada kafeteryalar ya da daha modern kafe kültürü, kadınlar açısından daha cazip oluyor. çünkü bu mekanlar genellikle daha hijyenik, daha çeşitli ürünler sunan ve karma bir müşteri kitlesine hitap eden yerler. ayrıca kadınların rahatsız edici bakışlara ya da sosyal baskıya maruz kalmadan oturabileceği bir alan sağlıyor.
devamını gör...

başkalarına karşı taklit ederek onun olası dostlarını, arkadaşlarını hatta eşlerini "çalmak" durumudur... giderek fikirlerini, espirilerini ve parasını da...
ve evet:
hayatını.
pekala... kim taklit ile asılı ayırmakla ilgilenir ? bununla "ilgilenmeyenler" sayesinde bu işler yürür gider...
devamını gör...

33 yaşında idim.
devamını gör...

hatırlamıyorum çok gençtim. 23-24 olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: fiziksel güç denmiş.
bence ben aşırı iri yarı olmayan birinizi net döverim. kick boks biliyom. 1.80 boylarında birinin kafasına tekme atabiliyom. reflekslerim de kuvvetli. karşı tarafın hamlelerinden kaçabilirsem bu işin sonunda çeşitli burunlar kesin kırılır. kamon.
devamını gör...

metro değil de marmaray.
kih kih kih.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gereksiz ağır ekmek. bunu yediğimde çok doyuyorum, diğer yiyeceklerden lezzet alamıyorum. kalorisi de cabası.
devamını gör...

meslekte ilk yılını doldurmuş kadın arabası yorumunu görünce inanılmaz güldüm. ilk senesini doldurmasına birkaç ay kalan bendeniz de bu aracı almıştır. göz bebeğim, umarım sana güzel bakarım da uzun yıllar beraber gider geliriz.
devamını gör...

20 yaşındaydım.
devamını gör...

bizim de sabah yüzümüz sirke satıyor. bu dünya çok adaletsiz abijim.
devamını gör...

kaynak yapmaya çalışan köylü kurnazları beni çok öfkelendiriyor. ama araçtan sakın inmeyin arkadaşlar ya 180 bin ceza kitliyorlar ya da postu deldirme ihtimali var.

o yüzden sabret ve yola devam et.
devamını gör...

kurallara uymayanlara, kazalara sebep olabilecek uyanıklıklar yapanlara.. araçta veya yaya olması farketmiyor, şark kurnazlarının hepsine kızıyorum.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim