zaman tüneli
en çok neyi yapamıyorsun sorusu
boşvermeyi..
devamını gör...
hız yapmak
gerekli koşullar sağlandığında aşşşırı keyif veren bir eylem. ancak bir o kadar da ürkütücü. her şey film şeridi gibi 8x hızında. şu ana kadar yapmış olduğum en yüksek hız audi rs6 ile 326 km. alışık olmayan bünyede el ayak boşalmasına sebep oluyor.
devamını gör...
metroda şarkı söyleyen teresin utanmadan yolcuya küfretmesi
zafer algöz'den yakışıksız bir hareket olmuş.
devamını gör...
sözlük yazarlarının çayları
bu sabah ben demledim. sanırım sonunda ölçüyü tutturdum. tam tavşan kanı, lezzetli bir çay oldu. ben bile üç ince belli bardak çay içtim. bundan sonra üç kaşık çay bir demlik su, formül tamam..
devamını gör...
bir kadın nasıl terk eder sorusu
sessizce, dram yapmadan. çünkü vedasını günler öncesinden yapmıştır.
devamını gör...
kadınların kahvehaneye gidememesi sorunsalı
kahvehane, geleneksel bir mekan.
işlevi ise "vakit öldürmek"
geleneksel sosyal ilişki modelimizde dışarıda olan erkektir. erkek sabah kalkar, dükkanını açar ya da çalışmaya gider. vakit öldürmek için kahvehaneye gider. işsiz kalan erkek de bütün gün evde oturup kafayı yememek için kahvehaneye gider. yani kahvehane işlev olarak "erkek" bir mekandır.
tabii, merkezi bir fonksiyonu da vardır.
diyelim ki bir köye gittik, birini arıyoruz, aklımıza gelen ilk yer kahvehane olur. boyacısı, sıvacısı, badanacısı da kahvede müşteri bekler. eh, bunlar da genellikle erkekler tarafından yapılan işler.
kadının sosyalleşmesi ise erkeğin olmadığı mahrem alanda gerçekleşir.
ve bu sosyal ilişkinin temel işlevi dayanışmadır.
köyde tarhana yapmak, yün dövmek yani bir şekilde ev içi üretimdeki yükü dayanışmayla azaltmak için bir araya gelir. bu ilişki biçimi zamanla altın günlerine dönüşmüş.
yani ileride bir kahvehane var. bir kadın gidip çay içse kimse kovmaz herhalde. ama neden gitsin? alt caddede üçüncü dalga kahveci var zaten.
işlevi ise "vakit öldürmek"
geleneksel sosyal ilişki modelimizde dışarıda olan erkektir. erkek sabah kalkar, dükkanını açar ya da çalışmaya gider. vakit öldürmek için kahvehaneye gider. işsiz kalan erkek de bütün gün evde oturup kafayı yememek için kahvehaneye gider. yani kahvehane işlev olarak "erkek" bir mekandır.
tabii, merkezi bir fonksiyonu da vardır.
diyelim ki bir köye gittik, birini arıyoruz, aklımıza gelen ilk yer kahvehane olur. boyacısı, sıvacısı, badanacısı da kahvede müşteri bekler. eh, bunlar da genellikle erkekler tarafından yapılan işler.
kadının sosyalleşmesi ise erkeğin olmadığı mahrem alanda gerçekleşir.
ve bu sosyal ilişkinin temel işlevi dayanışmadır.
köyde tarhana yapmak, yün dövmek yani bir şekilde ev içi üretimdeki yükü dayanışmayla azaltmak için bir araya gelir. bu ilişki biçimi zamanla altın günlerine dönüşmüş.
yani ileride bir kahvehane var. bir kadın gidip çay içse kimse kovmaz herhalde. ama neden gitsin? alt caddede üçüncü dalga kahveci var zaten.
devamını gör...
volkswagen polo
bebeğim olur kendileri.
devamını gör...
bir kızdan alınan en güzel iltifat
“abla sen anlıyorsun bu işlerden” dir. iş diyince de aklınıza bi şey gelmesin çooocum.
devamını gör...
trafikte en çok küfredilen hareket
çakarlı araçlar başta olmak üzere, emniyet şeridinden gidenler, itfaiye ve ambulansa yol vermeyenler, büyük araçların sağından iblis gibi geçip kör noktada olanlar, yırtık dondan çıkar gibi savrula savura giden motorcular, sinyal vermeyenler ve dönüşü kaçırdığı anda anı fren yapıp sapanlar, yeşil ışık yanmadan kornaya abanan hıyarlar, hız limitlerine uymayanlar, ota boka korna çalan lavuklar, kendini ve başkalarını tehlikeye atanlar, zikzak çizenler, yayaya yol vermeyenler ve yayaya yol verenlere korna çalanlar, kuralsızlığı ilah edip tapınanlar, sahilde gezintiye çıkmış ve yarınlar yokmuşçasına otobanda düşük hızda gidenler, direksiyona oturunca evrim geçirenler...
skala geniş. küfür yelpazem de geniş.
insan gibi araba kullanın, medeniyet trafikte belli olur. adamlık efendilik iyidir, kötü mahsul çocuğu olmayın.
skala geniş. küfür yelpazem de geniş.
insan gibi araba kullanın, medeniyet trafikte belli olur. adamlık efendilik iyidir, kötü mahsul çocuğu olmayın.
devamını gör...
afyon ekmeği
bi maraş çöreği değildir. *
devamını gör...
bir kızdan alınan en güzel iltifat
idolüm.
bunu kardeşim gibi sevdiğim can arkadaşım söyledi.
bunu kardeşim gibi sevdiğim can arkadaşım söyledi.
devamını gör...
trafikte en çok küfredilen hareket
zor anket. hepsine çok sövüyorum ama hangisine daha çok sövüyorum? mesela kaynakçılara sağlam söverim ama baktım yabancı plaka ve gerçekten istanbul cahili gibi sürüyor ona sövmem bilmeden yapmış olma ihtimali var kendinden başka kimse yokmuş gibi güneş parlaklığında far takan pazarlamacılar var her seferinde ilgilenmiyorum validenizle diye bağırırım yanlarından geçerken istemiyorum zorla mı koynuma sokacaksın ananı falan derim. sinyal yakarım şerit değiştireceğim arkadakini düşünerek yapıyorum bunu zira o araya girerim zaten sinyalsiz girsem sövme hakkı var yahu nasıl sihirli bir tuş ise ben kendi arabamda sinyal yakınca önüne manevra yapılacak arabanın gazına basmış oluyorum. inanmayan denesin bir katılım noktasında sinyalli ve sinyalsiz deneyin dediğimi anlarsınız. bence paranormal bir olay. mulder ve scully'nin gelip çözmesi gerek. ben sinyal yakıyorum arkadaki araç hızlanıyor. başka... kendi yolu tıkalı ışıklardan en fazla 2 metre gidecek ben o yolu dik kesip trafiksiz yere gideceğim benim yeşilimi de yiyen cahillere de söverim ama çok sövmem zekalarına trafik okumalarına falan söverim aynı durumda kaldığım zaman hareket etmediğim için arkada kornaya basanlara da söverim. senin için üç santim çok büyük bir rakam olabilir belki onunla mutlu oluyorsun ama bende öyle takıntılar yok bebeyim. yüksek sesle müzik dinleyenler. onlara da sövüyorum ama başkalarının ağzından söverim yani ananıza sövüldüğünü biliyorsunuz değil mi falan derim. iyi hala hayattayım el yumruğu da yedik kendimizinki balyoz değil anladık ama işte duramıyorum. geçen yayayım olayla hiç alakam yok ters yönden gelip tüm trafiği kitleyen adama sövdüm adam şaşırdı sen ne alaka diyor bir an düşündüm evet ben ne alaka ama bu durum senin cinsel tercihinin hemcinsinde yoğunlaştığı hakikatini değiştirmiyor. neyse hatırlayınca bile sinirlendim.
listeleyelim:
1-bilinçli kaynak (mezardakilere bile sövülüyor)
2- trafikten kaçmak için ters yöne girmek
3- geliş gidiş yollarda şeridini tutturamayıp karşıdan gelenin üstüne sürmek
4- trafiğin akışını takip etmemek
5- döner kavşak (kavşak içindeki kardeşim bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp kavşak içindekine yol verilir)
makasçıları sesçileri falan yazmıyorum. onlara zaten paket olarak günde 1 milyon kişi tarafından sövülüyor onların da hoşuna gidiyor demek ki belki de sövseniz yüzüne hemen sizi eve götürecek hadi annemle alakalı dediğin şeyleri yap ben de seyredeyim falan diyecek yazarken yaşadım ve tiksindim. öyle bir trafik işte istanbul trafiği akla gelince bile eliniz ayağınız titriyor.
listeleyelim:
1-bilinçli kaynak (mezardakilere bile sövülüyor)
2- trafikten kaçmak için ters yöne girmek
3- geliş gidiş yollarda şeridini tutturamayıp karşıdan gelenin üstüne sürmek
4- trafiğin akışını takip etmemek
5- döner kavşak (kavşak içindeki kardeşim bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp kavşak içindekine yol verilir)
makasçıları sesçileri falan yazmıyorum. onlara zaten paket olarak günde 1 milyon kişi tarafından sövülüyor onların da hoşuna gidiyor demek ki belki de sövseniz yüzüne hemen sizi eve götürecek hadi annemle alakalı dediğin şeyleri yap ben de seyredeyim falan diyecek yazarken yaşadım ve tiksindim. öyle bir trafik işte istanbul trafiği akla gelince bile eliniz ayağınız titriyor.
devamını gör...
günaydın sözlük
oğluş videodan ders dinliyor ben okul yıllarına yeniden döndüm sanki.. köşegenler, kesişmeler, üçgenler, kareler... beynimin içinde matematik çınlıyor sabahtan bu yana. ve matematik sayılarla oynanan en güzel oyundur sözü..
sen de aklına mukayyet ol sözlük, günaydınlar..
sen de aklına mukayyet ol sözlük, günaydınlar..
devamını gör...
18 mart 1915 çanakkale zaferi
çanakkale, sadece bir savaşın adı değil, bir milletin kalbinin attığı, gözyasının toprağa karıştığı, umudun imkansızlığa kafa tuttuğu yerdir. bugün biz rahatca nefes alabiliyorsak, özgürce konuşabiliyorsak, bir bayrağın altında gururla yaşayabiliyorsak, o gün toprağa düşenlerin sayesinde.
onlar geri dönmeyi değil, vatanı düşündüler.
biz de unutmayı değil, hatırlamayı seçmeliyiz.
çanakkale geçilmedi, geçilmez. tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
onlar geri dönmeyi değil, vatanı düşündüler.
biz de unutmayı değil, hatırlamayı seçmeliyiz.
çanakkale geçilmedi, geçilmez. tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
devamını gör...
en çok neyi yapamıyorsun sorusu
düzenli olmayı herhalde
devamını gör...
pısu
hay poşa'ların turkler için kullandığı kelime. dinsiz demekmiş.
devamını gör...
bir kızdan alınan en güzel iltifat
anne
devamını gör...
feminist kadınlardaki ben kendimi korurum safsatası
bunu bir bacının yazması ilginç olmuş bacım..
bir kadının kendini koruyabilmesi, onun her şeyi tek başına halletmesi gerektiği anlamına gelmez. ama kendini koruyamayacağı bir dünyada yaşamak zorunda bırakılması da kabul edilebilir değil. bu yüzden ben kendimi korurum diyen bir kadını küçümsemek yerine, bunu neden söylemek zorunda kaldığını sorguluyorum.
açık konuşmak gerekirse, bu toplumda kadınlar için riskler olduğu bir gerçek. sokakta yürürken, toplu taşımada, sosyal ortamlarda kadınların ekstra dikkatli olması gerektiği bir düzen var. böyle bir ortamda sen kendini korumayı düşünme demek bana sorumsuzluk gibi geliyor. çünkü gerçeklik değişmeden ideal söylemlerle hareket etmek, kadını daha da savunmasız bırakır.
ben bunu bir safsata değil, bir hayatta kalma refleksi olarak görüyorum. kadının kendini korumayı öğrenmesi, fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak sınırlarını bilmesi, gerektiğinde tepki verebilmesi önemli. bu, sistemin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ama bireyin de tamamen edilgen olmasını gerektirmez.
yani bacım, kadınlar elbette güvenli bir toplumda yaşamalı ve kendilerini korumak zorunda bırakılmamalı. ama mevcut gerçeklikte, bir kadının kendini koruma bilincine sahip olması bir “safsata” değil, aksine oldukça gerekli ve rasyonel bir duruş..
bir kadının kendini koruyabilmesi, onun her şeyi tek başına halletmesi gerektiği anlamına gelmez. ama kendini koruyamayacağı bir dünyada yaşamak zorunda bırakılması da kabul edilebilir değil. bu yüzden ben kendimi korurum diyen bir kadını küçümsemek yerine, bunu neden söylemek zorunda kaldığını sorguluyorum.
açık konuşmak gerekirse, bu toplumda kadınlar için riskler olduğu bir gerçek. sokakta yürürken, toplu taşımada, sosyal ortamlarda kadınların ekstra dikkatli olması gerektiği bir düzen var. böyle bir ortamda sen kendini korumayı düşünme demek bana sorumsuzluk gibi geliyor. çünkü gerçeklik değişmeden ideal söylemlerle hareket etmek, kadını daha da savunmasız bırakır.
ben bunu bir safsata değil, bir hayatta kalma refleksi olarak görüyorum. kadının kendini korumayı öğrenmesi, fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak sınırlarını bilmesi, gerektiğinde tepki verebilmesi önemli. bu, sistemin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ama bireyin de tamamen edilgen olmasını gerektirmez.
yani bacım, kadınlar elbette güvenli bir toplumda yaşamalı ve kendilerini korumak zorunda bırakılmamalı. ama mevcut gerçeklikte, bir kadının kendini koruma bilincine sahip olması bir “safsata” değil, aksine oldukça gerekli ve rasyonel bir duruş..
devamını gör...

