zaman tüneli
sizin sevgi diliniz
hissettirilen…
herkese göre değişen sevgi dilini bir kenara bırakarak söylemek isterim ki ben sevildiğimi hissedemiyorsam sevilmiyorumdur.
söylemek bazen yalan göstermek bazen samimiyetsiz gelebilir kolaydır ki hatta çok kolaylaşmış bazı şeyler.. ki şimdi düşündüm de hissettirildikçe de o sevgi baya baya sonrasında insan bir türlü sevilmediği zamanlarda da ikna olamıyor sevilmediğine..
her şey çok saçma.
herkese göre değişen sevgi dilini bir kenara bırakarak söylemek isterim ki ben sevildiğimi hissedemiyorsam sevilmiyorumdur.
söylemek bazen yalan göstermek bazen samimiyetsiz gelebilir kolaydır ki hatta çok kolaylaşmış bazı şeyler.. ki şimdi düşündüm de hissettirildikçe de o sevgi baya baya sonrasında insan bir türlü sevilmediği zamanlarda da ikna olamıyor sevilmediğine..
her şey çok saçma.
devamını gör...
yazar ne yazar ne yazamaz sorunsalı
azizim demişken de “yaşar ne yaşar ne yaşamaz” ın yazarı aziz nesin’i de hasretle analım.
devamını gör...
instela
gecenin bir saatinde kendini özleten eski bir sözlük. sanal ortamda en eğlendiğim yer olabilir, onlarca insan tanıdım. belki kapandığı için bu kadar sevdim, son zamanlara doğru iyice bozmuştu.
selam olsun.
selam olsun.
devamını gör...
sizin sevgi diliniz
yalamak
devamını gör...
yazar ne yazar ne yazamaz sorunsalı
mesela bir normal sözlük yazarı burada küfürlü yazamaz. yazarsa da uçurulabilir. ama zaten hepimiz kuşlar gibi uçabilmek istemiyor muyuz, azizim?
(bkz: yaşar ne yaşar ne yaşamaz)
(bkz: yaşar ne yaşar ne yaşamaz)
devamını gör...
çaylak olduğu halde tanım girmek
çaylaklık etmektir. yani yazar olmak isteyen yazar eylemidir. aylaklık ederse ve tanım girmezse yazar olamaz zaten. (bkz: yazar ne yazar ne yazamaz sorunsalı)
devamını gör...
çaylak olduğu halde tanım girmek
bu sözlükte çaylak olmayı nasıl becerebildiniz acaba? nefes alanı sözlüğe alıyorlar.
devamını gör...
iletişim kurmanın önündeki engeller
karşınızdaki kişinin manipülasyon yeteneğinin getirisi olarak kendinizi güvenli bir alanda hissetmiyor olmanız.
daha ez cümle. anlaşılmaktan ziyade her şeye bir sorun gibi yaklaşılması, tartışmacı, kavgacı olarak itham edilme ihtimaliniz olması mesela.
maalesef. bazı susuşlar susuş olmamalı, o kapı pencere cam çerçeve gerekirse yere indirilmeliymiş.
daha ez cümle. anlaşılmaktan ziyade her şeye bir sorun gibi yaklaşılması, tartışmacı, kavgacı olarak itham edilme ihtimaliniz olması mesela.
maalesef. bazı susuşlar susuş olmamalı, o kapı pencere cam çerçeve gerekirse yere indirilmeliymiş.
devamını gör...
mehmet ali erbil'in dedesinin peygamber sülalesinden gelmesi
mehmet ali erbil kim lan demeyi çok isterdim. ama ne yazık ki tüm ülke olarak hepimiz tanıyoruz bu tipi!
devamını gör...
funeral for a friend
elton john'un ikonik (bkz: goodbye yellow brick road) albümünün enstrümantal açılış parçasıdır. oradan da (bkz: love lies bleeding) şarkısıyla birleşir. konserlerde elton john sıkça söylerdi. potborinin son kısımları iyice gaza getiricidir. metallica da bu şarkıya zannedersem takıntılı olup, konserlerinde çalıyorlardı.
devamını gör...
futboldaki en enteresan anlar
devamını gör...
father mother sister brother
yönetmen koltuğunda jim jarmuch bulunan, 2025 yılında vizyona girmiş, jim jarmusch'un ''eski'' filmlerine benzer bir şeyler yapma isteğiyle çekildiğini düşündüğüm ama yer yer beni hayal kırıklığına uğratmış bir film father mother sister brother... filmi anlatmaya konusundan başlayalım önce biraz, ne dersiniz?
bu filmin konusu kopuk aile bağları diyerek kısa kestirip atabilirim elbette ama bir tık açmam gerektiğini düşünüyorum. amerika, dublin ve paris'te geçen 3 hikayeyi izliyoruz filmde. baba kısmı, baba ve oğul arasındaki yabancılık, iletişimsizlik, aynı ortamda bulunmalarına rağmen hiç orada olamamalarını anlatan ve genel olarak türk baba-oğul ilişkilerine de benzeyen bir senaryoya sahip. teke tek kavgada tekme tokat dövebileceğime inandığım adam driver gayet güzel bir oyunculuk sergilemiş.
2. kısım anne...
bu beni biraz daha çarpan bir senaryo ve oyunculuğa sahip. özellikle anne'nin çektiği zorluklar, yaptığı tercihler, geçmişle yüzleşmesi, pişmanlıkları ve yer yer öfkesini resmen kendi içimde yaşadım diyebilirim. bu kısmı uzun uzun anlatmaya kalkarsam yer yer spoiler vermiş olacağım o yüzden susmak istiyorum ama inanılmaz başarılı senaryo ve oyunculukla yürüyen bir kısım oldu.
gelelim son kısma, kardeşler.
bir kız ve erkek kardeşin paris'te yaşadıklarını izliyoruz burada. yer yer eski filmleri gibi bir şey çıkarmak istese de çok uzaklaşmış diyor insan ister istemez, kardeşlerin çok yakın olduklarını düşünmelerine rağmen konuşmadıkları, gizledikleri, söylemek istedikleri, aralarındaki bağı daha iyi bir yöne çekmek isterken nasıl daha da kötü hale getirdiklerini bize adım adım yansıtmak istemiş ama becerebilmiş mi, bir süre düşünmek gerekiyor.
konusunu bitirdiğimize göre gelelim görüntülerine. beni en çok hayal kırıklığına uğratan şey çok canlı, orada burada uçuşan dronelarla çekilen sahneler... yahu sen zamanında çamur gibi görüntülerle bile harika sinematografi yansıtabiliş adamsın, instagram'a dağ-taş videosu çeken, bir sucuk ekmek yapabilmek için 4 saat ateş yakmaya uğraşıp bıçak reklamı yapmaya çalışan beyaz yaka olmana ne gerek var?
filmin birçok noktası kopuk. diyaloglar çok dengesiz, bazıları çok yerinde olduğu gibi bazıları o kadar uzak ki anlatamam... birçok kısım sessizlikle geçiyor, bunu da bir kenara bırakıyorum, gerçekten en sinir bozucu şeylerden bir tanesi komedi sosu katmak istediği kısımlar, olmamış. bu adam bir dönemin asi ruhlu yönetmeniyken, şimdilerde ny tiyatro camiasıyla takıla takıla o tayfanın ruhtan uzak espri anlayışını benimsemiş biraz, yapma jim... vallahi döverim, ağzını burnunu kırarım senin.
tamam, film yavaş diyorum lakin jim jarmusch daima yavaş filmler yapan bir insandı ama o filmlerin sessiz, yavaş ilerleyen kısımlarında bir gizem, bir merak hatta tehdit içeren unsurlar vardı.
bakın night on earth'e, down by law'a, mystery train'e... bunlar tam anlamıyla anlatmak istediğimi kare kare bize anlatan filmler.
eski karakterler çok garipti ama hepsi yaşıyordu. hissediyordun. geriliyordun, gizemlerini merak unsuruna efsanevi biçimde dönüştürüyorlardı. bunda o yok, karakterler yaşamıyor gibi... hiçbir patlama yok, karakterler hep yüzeysel konuşuyor, hiç ikonik replik yok. eski jim jarmusch kirliydi, düzensizdi, asiydi, tuhaflığı doğal olarak anlatırdı ama bunda o yok. karakterler yüzeysel, görüntüler aşırı estetik olmak için fazla zorlanmış, ya birader sen bozma bari... sen bozma jim, yapma gözünü seveyim.
yine çok seviyoruz diye 4 verdik, umarım kendine gelir de takıldığın camiayla aranı bozar, adem sürücü ile bir daha yan yana gelip film çekmezsin. paterson hariç ama, o güzel filmdi.
bu filmin konusu kopuk aile bağları diyerek kısa kestirip atabilirim elbette ama bir tık açmam gerektiğini düşünüyorum. amerika, dublin ve paris'te geçen 3 hikayeyi izliyoruz filmde. baba kısmı, baba ve oğul arasındaki yabancılık, iletişimsizlik, aynı ortamda bulunmalarına rağmen hiç orada olamamalarını anlatan ve genel olarak türk baba-oğul ilişkilerine de benzeyen bir senaryoya sahip. teke tek kavgada tekme tokat dövebileceğime inandığım adam driver gayet güzel bir oyunculuk sergilemiş.
2. kısım anne...
bu beni biraz daha çarpan bir senaryo ve oyunculuğa sahip. özellikle anne'nin çektiği zorluklar, yaptığı tercihler, geçmişle yüzleşmesi, pişmanlıkları ve yer yer öfkesini resmen kendi içimde yaşadım diyebilirim. bu kısmı uzun uzun anlatmaya kalkarsam yer yer spoiler vermiş olacağım o yüzden susmak istiyorum ama inanılmaz başarılı senaryo ve oyunculukla yürüyen bir kısım oldu.
gelelim son kısma, kardeşler.
bir kız ve erkek kardeşin paris'te yaşadıklarını izliyoruz burada. yer yer eski filmleri gibi bir şey çıkarmak istese de çok uzaklaşmış diyor insan ister istemez, kardeşlerin çok yakın olduklarını düşünmelerine rağmen konuşmadıkları, gizledikleri, söylemek istedikleri, aralarındaki bağı daha iyi bir yöne çekmek isterken nasıl daha da kötü hale getirdiklerini bize adım adım yansıtmak istemiş ama becerebilmiş mi, bir süre düşünmek gerekiyor.
konusunu bitirdiğimize göre gelelim görüntülerine. beni en çok hayal kırıklığına uğratan şey çok canlı, orada burada uçuşan dronelarla çekilen sahneler... yahu sen zamanında çamur gibi görüntülerle bile harika sinematografi yansıtabiliş adamsın, instagram'a dağ-taş videosu çeken, bir sucuk ekmek yapabilmek için 4 saat ateş yakmaya uğraşıp bıçak reklamı yapmaya çalışan beyaz yaka olmana ne gerek var?
filmin birçok noktası kopuk. diyaloglar çok dengesiz, bazıları çok yerinde olduğu gibi bazıları o kadar uzak ki anlatamam... birçok kısım sessizlikle geçiyor, bunu da bir kenara bırakıyorum, gerçekten en sinir bozucu şeylerden bir tanesi komedi sosu katmak istediği kısımlar, olmamış. bu adam bir dönemin asi ruhlu yönetmeniyken, şimdilerde ny tiyatro camiasıyla takıla takıla o tayfanın ruhtan uzak espri anlayışını benimsemiş biraz, yapma jim... vallahi döverim, ağzını burnunu kırarım senin.
tamam, film yavaş diyorum lakin jim jarmusch daima yavaş filmler yapan bir insandı ama o filmlerin sessiz, yavaş ilerleyen kısımlarında bir gizem, bir merak hatta tehdit içeren unsurlar vardı.
bakın night on earth'e, down by law'a, mystery train'e... bunlar tam anlamıyla anlatmak istediğimi kare kare bize anlatan filmler.
eski karakterler çok garipti ama hepsi yaşıyordu. hissediyordun. geriliyordun, gizemlerini merak unsuruna efsanevi biçimde dönüştürüyorlardı. bunda o yok, karakterler yaşamıyor gibi... hiçbir patlama yok, karakterler hep yüzeysel konuşuyor, hiç ikonik replik yok. eski jim jarmusch kirliydi, düzensizdi, asiydi, tuhaflığı doğal olarak anlatırdı ama bunda o yok. karakterler yüzeysel, görüntüler aşırı estetik olmak için fazla zorlanmış, ya birader sen bozma bari... sen bozma jim, yapma gözünü seveyim.
yine çok seviyoruz diye 4 verdik, umarım kendine gelir de takıldığın camiayla aranı bozar, adem sürücü ile bir daha yan yana gelip film çekmezsin. paterson hariç ama, o güzel filmdi.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
bir doktor arkadaşım merdiven çıkmanın hiçbir işe yaramadığını söylemişti. hatta zararlı demişti.
devamını gör...
futboldaki en enteresan anlar
şu demin x'te önüme çıktı. brezilya'da bir takım topla hiç buluşmadan 1-0 öne geçiyor. aslkdjlaksjdlakjdlkajdlkadj.
x.com/pusholder/status/2034...
x.com/pusholder/status/2034...
devamını gör...
sözlük yazarlarının aynı gün doğduğu ünlüler
meraktan baktım da slash ile aynı gün doğmuşuz! oha, çok iyi bilgi bu. ben bunu her ortamda anlatırım artık.
devamını gör...
mehmet ali erbil'in dedesinin peygamber sülalesinden gelmesi
bence kral hareket tarikat kursa peşinden dünya kadar insan gider.
buradan
buradan
devamını gör...
iyi bayramlar
devamını gör...
iyi bayramlar sözlük
#3929486
mübarek ramazan bayramınızı en içten duygularım ve dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk, dualarınızın kabul olmasını ve şeker tadında bir bayram dilerim.
mübarek ramazan bayramınızı en içten duygularım ve dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk, dualarınızın kabul olmasını ve şeker tadında bir bayram dilerim.
devamını gör...
20 mart 2026 normal sözlük bayramlaşması
iyi bayramlar sözlük.
devamını gör...
