zaman tüneli
türbanlı bir kızla sevgili olunur mu sorunsalı
olunur .mesele başörtüsü, yada herhangi bir bez parçası değil bir-birini anlayamamak yada uyuşmazlık, aranızda ciddi fikir ayrılıkları varsa tekrar düşünmeniz tavsiye edilir.
devamını gör...
bıyık
bir bıyık bin ayıbı örter.*
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
calexico - the guns of brixton
devamını gör...
fikre ihtiyacım var
#3930558
chp bunun için kuruldu zaten
chp bunun için kuruldu zaten
devamını gör...
türbanlı bir kızla sevgili olunur mu sorunsalı
millet uzaya üs kuruyor, biz hala çul çaputla uğraşıyoruz. yoruldum ya.
devamını gör...
sigarayla poz veren insan iticiliği
doğal halini resimleyen insanı sadece ''kutlamak'' gerek. ne o öyle ''iticilik'' ve benzeri nitelemeler...
devamını gör...
what is that
" hayat her şeyin tersini görebilecek kadar uzundur... "
constantin pilavios tarafından yönetilen 2007 yapımlı yunanistan çıkışlı kısa film; bu bir baba, oğul ve serçenin hikâyesi bu, olaylar ise what is that? sorusu üzerine şekil alıyor.

evlerinin bahçesinde oturmakta ve güneşlenmekte olan bir baba ile oğlu sanki yıllar önceki bir anıyı yeniden yaşıyorlar, bu sefer taraflar değişmiş, baba soru soruyor, oğlu cevap vermek durumunda kalıyor, tıpkı yıllar önce, çocukluğunda, onun sorduğu ve babasının cevapladığı gibi...
derken yanlarındaki bitkilere, çiçeklere bir serçe konuyor, babasının sorduğu tek bir soru var; what is that? (bu nedir?)
oğlu defalarca onun bir serçe olduğunu söylüyor, gazete okurken konsantrasyonu bir serçe yüzünden bölünmüş, babasının hep aynı soruyu sormasından dolayı öfke duyduğu belli oluyor ve babasına bağırıyor.
babası ise kırılmış bir biçimde eve gidip günlüğünü getiriyor, açtığı sayfayı oğlunun sesli olarak okumasını istiyor, okuyor...
" oğlum bana bugün bir serçeyi sordu,
21 kez serçe olduğunu söyledim...
her cevapta oğluma sarıldım... "
satırlar sonrasında duygusal anlar yaşanıyor ve filmimizin sonlarına doğru geliyoruz.
iyi ebeveyn olmanın önemini ve iyi evlat olmanın gerekliliğini vurgulayan, hatırlatan, etkileyen bir kısa filmdi.
görsel açıdan beğendiğim bir kısa film oldu,
babanın duygusal oyunculuğu da bence etkileyiciydi.
ana fikir ise benim için şöyleydi;
hayatlarımız her şeyin tersini görebilecek kadar uzundur, sen çocukken anne babana sorular sorar, büyüdüğünde ise onlar alzheimer olurlar ve bu kez de onlar sana soru sorarlar, sen bıkarsın belki cevap vermekten ama onlar sana çocukken özenle bakmış, büyütmüş, bir gün of dememişlerdir.
anne babamızın kıymetini bilmek zorundayız.
bir gün hayattan gittiklerinde feleğimiz şaşar ve bayramlar dahi onlar olmadan gelip geçer, ölüm artık onlara hediye almamızı imkansızlıştıracak kadar acımasız davranmıştır, davranabilir, bu yüzden anne ve babanızın kıymetini yaşarken bilmelisiniz.
ne toprak aldığını geri verir, ne de zamanı geri alabilirsin.
keşke hayatta olaydı da sırtımda taşıyaydım dersiniz.
dünyanın en zengin insanı elon musk değildir, annesi, babası, eşi, çocukları, sevdikleri hayatta olanlardır benim için.
çünkü paha biçilemez bir zenginliktir ailenin, sevdiklerinin hayatta olması...
dünya acımasız bir yerdir,
what is that?
izlemek için
constantin pilavios tarafından yönetilen 2007 yapımlı yunanistan çıkışlı kısa film; bu bir baba, oğul ve serçenin hikâyesi bu, olaylar ise what is that? sorusu üzerine şekil alıyor.

evlerinin bahçesinde oturmakta ve güneşlenmekte olan bir baba ile oğlu sanki yıllar önceki bir anıyı yeniden yaşıyorlar, bu sefer taraflar değişmiş, baba soru soruyor, oğlu cevap vermek durumunda kalıyor, tıpkı yıllar önce, çocukluğunda, onun sorduğu ve babasının cevapladığı gibi...
derken yanlarındaki bitkilere, çiçeklere bir serçe konuyor, babasının sorduğu tek bir soru var; what is that? (bu nedir?)
oğlu defalarca onun bir serçe olduğunu söylüyor, gazete okurken konsantrasyonu bir serçe yüzünden bölünmüş, babasının hep aynı soruyu sormasından dolayı öfke duyduğu belli oluyor ve babasına bağırıyor.
babası ise kırılmış bir biçimde eve gidip günlüğünü getiriyor, açtığı sayfayı oğlunun sesli olarak okumasını istiyor, okuyor...
" oğlum bana bugün bir serçeyi sordu,
21 kez serçe olduğunu söyledim...
her cevapta oğluma sarıldım... "
satırlar sonrasında duygusal anlar yaşanıyor ve filmimizin sonlarına doğru geliyoruz.
iyi ebeveyn olmanın önemini ve iyi evlat olmanın gerekliliğini vurgulayan, hatırlatan, etkileyen bir kısa filmdi.
görsel açıdan beğendiğim bir kısa film oldu,
babanın duygusal oyunculuğu da bence etkileyiciydi.
ana fikir ise benim için şöyleydi;
hayatlarımız her şeyin tersini görebilecek kadar uzundur, sen çocukken anne babana sorular sorar, büyüdüğünde ise onlar alzheimer olurlar ve bu kez de onlar sana soru sorarlar, sen bıkarsın belki cevap vermekten ama onlar sana çocukken özenle bakmış, büyütmüş, bir gün of dememişlerdir.
anne babamızın kıymetini bilmek zorundayız.
bir gün hayattan gittiklerinde feleğimiz şaşar ve bayramlar dahi onlar olmadan gelip geçer, ölüm artık onlara hediye almamızı imkansızlıştıracak kadar acımasız davranmıştır, davranabilir, bu yüzden anne ve babanızın kıymetini yaşarken bilmelisiniz.
ne toprak aldığını geri verir, ne de zamanı geri alabilirsin.
keşke hayatta olaydı da sırtımda taşıyaydım dersiniz.
dünyanın en zengin insanı elon musk değildir, annesi, babası, eşi, çocukları, sevdikleri hayatta olanlardır benim için.
çünkü paha biçilemez bir zenginliktir ailenin, sevdiklerinin hayatta olması...
dünya acımasız bir yerdir,
what is that?
izlemek için
devamını gör...
diko
seviyoruz seni abimm.*
devamını gör...
dışlanmak
işte buna çok içlendim. hemen dışlanmam lazım. dikkat edelim de içimiz dışımıza çıkmasın.
*
*
devamını gör...
fikre ihtiyacım var
sorum şu;
"dünyadaki bütün insanlar en büyük dertlerini küçük kağıtlara yazıp fanusa koyacak, fanustan rastgele bir tane kağıdı seçip kendi derdin ile değiştirir miydin?"
benim cevabım "hayır" niye durup dururken thailand'daki ladyboy'un derdini alayım, yani otur kendi derdine ağla daha mantıklı, tamam belki fosforlu pembe stanley termosu olmayan abd'li veledin derdi de olabilir ama değiştirmezdim yine.
"dünyadaki bütün insanlar en büyük dertlerini küçük kağıtlara yazıp fanusa koyacak, fanustan rastgele bir tane kağıdı seçip kendi derdin ile değiştirir miydin?"
benim cevabım "hayır" niye durup dururken thailand'daki ladyboy'un derdini alayım, yani otur kendi derdine ağla daha mantıklı, tamam belki fosforlu pembe stanley termosu olmayan abd'li veledin derdi de olabilir ama değiştirmezdim yine.
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
davulcunun işi olunca kasnağa vururmuş hesabı keh keh gülüyor. keyfi yerinde. ne diyeyim allah bozmasın diyelim mi?
devamını gör...
bıyıklı erkek çekiciliği
bazı erkeklere çok yaşıyor. kadir inanır mesela.
devamını gör...
elektrikli araba
en iyi yatirimdir. yalnız biraz paraya kiymak lazimdir. biraz ucuzuna kaçınca onlar halıda iyi gitmiyo, parkede falan kullanmak lazım
devamını gör...
bıyıklı erkek çekiciliği
öyle böyle bir çekicilik değildir. ama kesersen kelaynak kuşu gibi kalırsın. sigara bile kaçmak ister.*
devamını gör...
elektrikli araba
akaryakıt zamlarını gördükçe aldığıma şükrettiğim harika oyuncak.
150 tl.lik elektirikle iki haftadır işimi gücümü görüyom. yakıt alsaydın 2000 tl. gitmişti şimdiden.
not:evde şarj ünitesi olması şart bence. şarj istasyonu hiç kullanmayacaksanız konforlu ve mutlu eden bir araç bu elektirikli araba.
150 tl.lik elektirikle iki haftadır işimi gücümü görüyom. yakıt alsaydın 2000 tl. gitmişti şimdiden.
not:evde şarj ünitesi olması şart bence. şarj istasyonu hiç kullanmayacaksanız konforlu ve mutlu eden bir araç bu elektirikli araba.
devamını gör...
sigarayla poz veren insan iticiliği
yakışana yakışıyor ya. ben içmiyorum ama hoşuma gidiyor bu pozlar.
devamını gör...
cem yılmaz'ın sürekli şaka yapması
anlam veremedigim bi husus. iki gosterisini izliyim dedim, ne guzel ambiyans var, siyah sahne, siyah tisort falan. dedim herhalde ciddi bi seyler anlatacak. surekli saka yapiyor, guluyor, taklitler falan yapiyor. hayatimda gordugum en dangalak karakter ha bu. bizim serenay sarikaya'nin eski sevgilisi adam olmus, nuktedan nuktedan takiliyor. evet.
devamını gör...
sigarayla poz veren insan iticiliği
poz verdiği sigara bıyıklarını sarartmasın diye bıyıklarını da keser bunlar *
devamını gör...
gece yatmaz sabah kalkmaz
şu sanat eseri her şeyi açıklıyor.
devamını gör...
allah diyen ateist
bazı anlarda çok şükür diyerek (bkz: tövbe estağfurullah) diyerek seslenen kişi.
duydu bu kulaklar.
bir de allah aşkına diye bir veryansın da olabilir bazen.
insan bazen inanmak ister tabi haklıdır.
duydu bu kulaklar.
bir de allah aşkına diye bir veryansın da olabilir bazen.
insan bazen inanmak ister tabi haklıdır.
devamını gör...