zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

canımı yoluna koyduğum mimoza çiçeğimsin
kanatlanıp göğe uçma, uçma sevdiceğim
avcın degilim ki senin, yapma sevdiğim...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kurtlar vadisindeki kirkor derki:

devamını gör...

gel de anlat...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

murda - hay allah editine hasta olduğum adam.

liverpoollu, kaliteli forvet.
devamını gör...

zamanı gelmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nesiller boyu tekrar eden hikaye..
benim başıma gelen olay, eğer filme çekilse kimse gülmezdi. çünkü herkes “aynısı bana oldu” derdi.
nüfus müdürlüğüne gittim. konu basitti aslında, adres değişikliği bildirimi… e-devlet’ten yapamadım çünkü sistem “taşınma tarihiniz ile kira sözleşmesi tarihi uyuşmuyor” dedi. ben taşınırken zamanı büktüm sanki.. yani sistem öyle hissetmiş.
kapıdan girdim, güvenlik sordu:
“randevunuz var mıydı?”
“var” dedim.
baktı.
“bu randevu yarın için”
gösterdim. bugünün tarihi yazıyor.
“ekran geç açılıyor” dedi.
içeri aldılar. daha filmin müziği başlamadı herhalde.
sıra geldi. memur adres değişikliğini açtı.
“kira kontratı” dedi.
verdim.
“ee ıslak imza yok”
kontrat e-devlet’ten alınmış. devletin verdiği belgeye devlet “ıslak değil” dedi. yaşar olsa burada gözlerini kırpmazdı sözlük ama ben kırptım.
“ev sahibiniz imzalayacak” dedi.
“ev sahibi almanya’da” dedim.
“ıslak imza şart”
ben de “almanya’ya mı gideyim yani?” diye baktım. cevap vermedi. bilgisayarına döndü. bu ülkede cevapsız kalan sorular resmî olarak sorulmamış sayılır öğren bunları..
çıktım, notere gittim. noter baktı:
“ev sahibi gelmeden olmaz”
devlet dairesine geri döndüm. başka bir memur denk geldi.
“e-devlet’ten tekrar deneyin” dedi.
“az önce sistem izin vermedi”
“bazen veriyor”
bazen. türkiye’de bürokrasinin en net zaman tanımı..
tekrar denedim. bu sefer sistem açıldı. memur sevindi. ben sevindim. tam onaylarken sistem dondu. ekranda “lütfen bekleyiniz” yazıyor. o yazı var ya, türkiye’de nesiller boyu aktarılmıştır sanırım.
“çıkış yapalım” dedi memur.
çıktı.
sistem kapandı..
“öğle arasına giriyoruz” dedi.
saat 11.52.
ben bankta otururken düşündüm.. yaşar şimdi olsa kimlik cebinde mi diye kontrol ederdi. ben ettim. kimlik yok. muhtemelen x-ray bandında kaldı. güvenliğe gittim.
“kimliğim yok” dedim.
“kimlik olmadan içeri giremezsiniz”
“kimlik içeride” dedim.
“dilekçe yazın”
dilekçeyi kimliksiz yazdım. altına imza attım. kime ait olduğu belirsiz bir imza.
kimliği buldular. saat 15.40. tekrar sıraya girdim. aynı memur.
“bu işlemi sabah başlattık” dedim.
“yeni bir başvuru açmam lazım” dedi.
“sabahkini..?”
“sistem kapandı.”
o an anladım: ben adresimi değil, kendimi taşıyamamıştım.
işlem bitti. çıkışta memur:
“adres değişikliğiniz hayırlı olsun” dedi.
dışarı çıktım. aynı sokak, aynı bina, aynı ben... sadece devlet kayıtlarında biraz daha az varım.
yaşar ne yaşar ne yaşamaz filminde adam vardı ama yoktu.
benim yaşadığım da aynıydı. adresim vardı ama sistemde yoktu.. kimliğim vardı ama cebimde değildi.. gün vardı ama bana ait değildi..
eve döndüm. kapıyı açtım. oturdum. adresim belliydi ama devlet hariç herkes biliyordu.
film burada biter sözlükcüm.
çünkü devamı zaten her gün tekrar oynuyor..
devamını gör...

“hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin” demişti, birinci ve ikinci inönü savaşlarının muzaffer serdarı.
devamını gör...

belarus şimdilik 3 kez
iran devrim öncesi.
kıbrıs çok abicim ya
rusya 1 kez de buna edit gelir kesin.
tayland 1 defa gittim bi daha almam ya anasının nikahında.

yaş 57 filan ne işe yarayacaksa artık
devamını gör...

bakele ya şampiyonlar liginde adam gibi oynayacakmışız. hayır bunu diyenin de takımı avrupada yok. bu maça gelene kadar iki kere yendiğimiz takım liverpool. sadece kendi evinde daha sert oynadı ve hakem buna çanak tuttu. şampiyonlar ligi seviyesine gelip öyle konuşun.

konate de dötün tekidir.
devamını gör...

leatherman.
eril diliniz batsın djhdhdhbd.
devamını gör...

liverpool'da oynayan sözde forvet.
fernando torres'lerden kimlere kaldı forvet işi. biz çocukken herkes torres forması giyerdi, bunun adını bağırarak gol atmaya çalışan çocuk yoktur herhalde. şişik ingiliz piyasasının buna 100 milyon yazması zaten akıl tutulması.

galatasaray'ı 10-0 yenebilirdik demiş, yenseydin birader. seni kim tuttu. kalecinin kurtardıkları muhabbeti yapılacaksa kaleci de galatasaray oyuncusu değil mi. stoper gününde olmayıp kötü oynayınca normal, kaleci iyi oynayınca anormal.
biz onları orda döverdik de muhabbetine benziyor bu iş.
liverpool'un galatasaray'a karşı 7 maçta 10 golü anca var biri şuna söylesin.
devamını gör...

büyük resmi gören çomarları şoka sokmuştur.
devamını gör...

kocaya kaçtı diyolardı, geri mi dönmüş ?*
devamını gör...

üzülmemi durduramıyorum ya. üzülmeyi durduramıyorum.
üzülmeyi durduramamak nasıl bir his biliyor musunuz? böyle en diplerinize kadar canınızın acıdığını düşünün, müthiş bir sancı, hadi birazcık geçsin de nefes alayım dersiniz ama geçmiyor. bir saniye bile nefes aldırmıyor.

dün bayramdı, bilmiyorum hissetmedim, hissetmedik. aslında normal bir bayram sabahına uyandık ama hayat gerçekten bok gibi. o kadar yaşanılası gelmiyor ki artık sürekli acı, haksızlık, kötü haberler vs anasını hiçbir şey iyiye gitmiyor.

şunu anladım ki bana ne olursa olsun ben yıkılmıyorum ama sevdiğim insanlara bir şey olunca ben ölüyorum ve buna engel olamıyorum.
hayat işte. insan elinde olan derdi bile sevmeli sen tikim tonik bir şeye kendini kahredersen allah da sana okkalı bir dert gönderir al dert neymiş gör.
acı neymiş gör. gördük allahım sakin.
devamını gör...

tatilde hava niye böyle bozuk a.k.
devamını gör...

ırkçıların başına üşüştüğü mağdur futbolcu.

ulan daha 1 ay olmadı beşiktaş maçında sane'nin kristjan asllani'nin bileğine dalmasına laf etmeyen, kart görmeli bile diyemeyenler bu adamın maçtaki vücudunu kullandığı pozisyonlardan ötürü laf ediyor. hepimiz biliyoruz asıl amacı, siz 60 dakika yata yata anfield'de kazanmayı bekliyordunuz, ama orada maçlar tempolu geçiyor. gerçekten bu adama yapılan ırkçılık utanç verici. başka bir şey değil.

anfield değil mesele, şampiyonlar liginde oynayacaksanız adam gibi çıkıp oynayacaksınız yata yata değil. hakemden tut, salah'a, arne slottan tut tüm dünyaya kadar herkes güldü kendinizi en ufak temasta yere atmanıza.

adam gibi oynamadınız ve kaybettiniz. ötesi yok. napsın konate? yerinize geçip kendi kalesine gol mü atsın?

edit1: daha osimhen'in ersin'e yaptığını söylemiyorum bile. belki üşenir bakmazsınız diye direkt görselini atayım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

özetle, kendinize yapılınca kek börek, başkasına yaptığınızda çörek bekleyemezsiniz.
devamını gör...

atletizm, fizik gücü ve bitiricilik açısından muhtemelen total açıdan dünya üzerine gelmiş çok istisna futbolculardan biriydi drogba... fiziksel üstünlükle ezebileceğiniz bir oyuncu değildi. kuvveti, hızı, zekası, bitiriciliği eşsiz benzersiz kılıyor bu adamı....

kanote'nin fizik kuvveti sökmezdi yani drogba'ya. hangi sertlikle gelirse o kadar sertlikle karşılaşırdı.

evet osimhen de başka bir seviye ama drogba deyince ben osimhen ile kıyaslamam bile...

durdurulamaz tabiri drogba için çok uygun...

bazen osimhen durdurulabilir ama drogba gibi adamları durduramazsınız. öyle bir formül icat edilemedi...
devamını gör...

hoş geldin, yanlış görmedim di mi :)
devamını gör...

top sesleri ile geldiği belli olan ordudan dolayı paniğe kapılmıştı. "gelenler bulgar" dedi.

sanki o an orada gibi anlatmıştı rahmetli muşlettin amca kahvede. boru mu adam bilgiliydi, okumuştu.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim