zaman tüneli
gram altın
kurtlar vadisindeki kirkor derki:
devamını gör...
hugo ekitike
devamını gör...
yaşar ne yaşar ne yaşamaz
nesiller boyu tekrar eden hikaye..
benim başıma gelen olay, eğer filme çekilse kimse gülmezdi. çünkü herkes “aynısı bana oldu” derdi.
nüfus müdürlüğüne gittim. konu basitti aslında, adres değişikliği bildirimi… e-devlet’ten yapamadım çünkü sistem “taşınma tarihiniz ile kira sözleşmesi tarihi uyuşmuyor” dedi. ben taşınırken zamanı büktüm sanki.. yani sistem öyle hissetmiş.
kapıdan girdim, güvenlik sordu:
“randevunuz var mıydı?”
“var” dedim.
baktı.
“bu randevu yarın için”
gösterdim. bugünün tarihi yazıyor.
“ekran geç açılıyor” dedi.
içeri aldılar. daha filmin müziği başlamadı herhalde.
sıra geldi. memur adres değişikliğini açtı.
“kira kontratı” dedi.
verdim.
“ee ıslak imza yok”
kontrat e-devlet’ten alınmış. devletin verdiği belgeye devlet “ıslak değil” dedi. yaşar olsa burada gözlerini kırpmazdı sözlük ama ben kırptım.
“ev sahibiniz imzalayacak” dedi.
“ev sahibi almanya’da” dedim.
“ıslak imza şart”
ben de “almanya’ya mı gideyim yani?” diye baktım. cevap vermedi. bilgisayarına döndü. bu ülkede cevapsız kalan sorular resmî olarak sorulmamış sayılır öğren bunları..
çıktım, notere gittim. noter baktı:
“ev sahibi gelmeden olmaz”
devlet dairesine geri döndüm. başka bir memur denk geldi.
“e-devlet’ten tekrar deneyin” dedi.
“az önce sistem izin vermedi”
“bazen veriyor”
bazen. türkiye’de bürokrasinin en net zaman tanımı..
tekrar denedim. bu sefer sistem açıldı. memur sevindi. ben sevindim. tam onaylarken sistem dondu. ekranda “lütfen bekleyiniz” yazıyor. o yazı var ya, türkiye’de nesiller boyu aktarılmıştır sanırım.
“çıkış yapalım” dedi memur.
çıktı.
sistem kapandı..
“öğle arasına giriyoruz” dedi.
saat 11.52.
ben bankta otururken düşündüm.. yaşar şimdi olsa kimlik cebinde mi diye kontrol ederdi. ben ettim. kimlik yok. muhtemelen x-ray bandında kaldı. güvenliğe gittim.
“kimliğim yok” dedim.
“kimlik olmadan içeri giremezsiniz”
“kimlik içeride” dedim.
“dilekçe yazın”
dilekçeyi kimliksiz yazdım. altına imza attım. kime ait olduğu belirsiz bir imza.
kimliği buldular. saat 15.40. tekrar sıraya girdim. aynı memur.
“bu işlemi sabah başlattık” dedim.
“yeni bir başvuru açmam lazım” dedi.
“sabahkini..?”
“sistem kapandı.”
o an anladım: ben adresimi değil, kendimi taşıyamamıştım.
işlem bitti. çıkışta memur:
“adres değişikliğiniz hayırlı olsun” dedi.
dışarı çıktım. aynı sokak, aynı bina, aynı ben... sadece devlet kayıtlarında biraz daha az varım.
yaşar ne yaşar ne yaşamaz filminde adam vardı ama yoktu.
benim yaşadığım da aynıydı. adresim vardı ama sistemde yoktu.. kimliğim vardı ama cebimde değildi.. gün vardı ama bana ait değildi..
eve döndüm. kapıyı açtım. oturdum. adresim belliydi ama devlet hariç herkes biliyordu.
film burada biter sözlükcüm.
çünkü devamı zaten her gün tekrar oynuyor..
benim başıma gelen olay, eğer filme çekilse kimse gülmezdi. çünkü herkes “aynısı bana oldu” derdi.
nüfus müdürlüğüne gittim. konu basitti aslında, adres değişikliği bildirimi… e-devlet’ten yapamadım çünkü sistem “taşınma tarihiniz ile kira sözleşmesi tarihi uyuşmuyor” dedi. ben taşınırken zamanı büktüm sanki.. yani sistem öyle hissetmiş.
kapıdan girdim, güvenlik sordu:
“randevunuz var mıydı?”
“var” dedim.
baktı.
“bu randevu yarın için”
gösterdim. bugünün tarihi yazıyor.
“ekran geç açılıyor” dedi.
içeri aldılar. daha filmin müziği başlamadı herhalde.
sıra geldi. memur adres değişikliğini açtı.
“kira kontratı” dedi.
verdim.
“ee ıslak imza yok”
kontrat e-devlet’ten alınmış. devletin verdiği belgeye devlet “ıslak değil” dedi. yaşar olsa burada gözlerini kırpmazdı sözlük ama ben kırptım.
“ev sahibiniz imzalayacak” dedi.
“ev sahibi almanya’da” dedim.
“ıslak imza şart”
ben de “almanya’ya mı gideyim yani?” diye baktım. cevap vermedi. bilgisayarına döndü. bu ülkede cevapsız kalan sorular resmî olarak sorulmamış sayılır öğren bunları..
çıktım, notere gittim. noter baktı:
“ev sahibi gelmeden olmaz”
devlet dairesine geri döndüm. başka bir memur denk geldi.
“e-devlet’ten tekrar deneyin” dedi.
“az önce sistem izin vermedi”
“bazen veriyor”
bazen. türkiye’de bürokrasinin en net zaman tanımı..
tekrar denedim. bu sefer sistem açıldı. memur sevindi. ben sevindim. tam onaylarken sistem dondu. ekranda “lütfen bekleyiniz” yazıyor. o yazı var ya, türkiye’de nesiller boyu aktarılmıştır sanırım.
“çıkış yapalım” dedi memur.
çıktı.
sistem kapandı..
“öğle arasına giriyoruz” dedi.
saat 11.52.
ben bankta otururken düşündüm.. yaşar şimdi olsa kimlik cebinde mi diye kontrol ederdi. ben ettim. kimlik yok. muhtemelen x-ray bandında kaldı. güvenliğe gittim.
“kimliğim yok” dedim.
“kimlik olmadan içeri giremezsiniz”
“kimlik içeride” dedim.
“dilekçe yazın”
dilekçeyi kimliksiz yazdım. altına imza attım. kime ait olduğu belirsiz bir imza.
kimliği buldular. saat 15.40. tekrar sıraya girdim. aynı memur.
“bu işlemi sabah başlattık” dedim.
“yeni bir başvuru açmam lazım” dedi.
“sabahkini..?”
“sistem kapandı.”
o an anladım: ben adresimi değil, kendimi taşıyamamıştım.
işlem bitti. çıkışta memur:
“adres değişikliğiniz hayırlı olsun” dedi.
dışarı çıktım. aynı sokak, aynı bina, aynı ben... sadece devlet kayıtlarında biraz daha az varım.
yaşar ne yaşar ne yaşamaz filminde adam vardı ama yoktu.
benim yaşadığım da aynıydı. adresim vardı ama sistemde yoktu.. kimliğim vardı ama cebimde değildi.. gün vardı ama bana ait değildi..
eve döndüm. kapıyı açtım. oturdum. adresim belliydi ama devlet hariç herkes biliyordu.
film burada biter sözlükcüm.
çünkü devamı zaten her gün tekrar oynuyor..
devamını gör...
vatana ihanet
“hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin” demişti, birinci ve ikinci inönü savaşlarının muzaffer serdarı.
devamını gör...
ibrahima konate
bakele ya şampiyonlar liginde adam gibi oynayacakmışız. hayır bunu diyenin de takımı avrupada yok. bu maça gelene kadar iki kere yendiğimiz takım liverpool. sadece kendi evinde daha sert oynadı ve hakem buna çanak tuttu. şampiyonlar ligi seviyesine gelip öyle konuşun.
konate de dötün tekidir.
konate de dötün tekidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
leatherman.
eril diliniz batsın djhdhdhbd.
eril diliniz batsın djhdhdhbd.
devamını gör...
hugo ekitike
liverpool'da oynayan sözde forvet.
fernando torres'lerden kimlere kaldı forvet işi. biz çocukken herkes torres forması giyerdi, bunun adını bağırarak gol atmaya çalışan çocuk yoktur herhalde. şişik ingiliz piyasasının buna 100 milyon yazması zaten akıl tutulması.
galatasaray'ı 10-0 yenebilirdik demiş, yenseydin birader. seni kim tuttu. kalecinin kurtardıkları muhabbeti yapılacaksa kaleci de galatasaray oyuncusu değil mi. stoper gününde olmayıp kötü oynayınca normal, kaleci iyi oynayınca anormal.
biz onları orda döverdik de muhabbetine benziyor bu iş.
liverpool'un galatasaray'a karşı 7 maçta 10 golü anca var biri şuna söylesin.
fernando torres'lerden kimlere kaldı forvet işi. biz çocukken herkes torres forması giyerdi, bunun adını bağırarak gol atmaya çalışan çocuk yoktur herhalde. şişik ingiliz piyasasının buna 100 milyon yazması zaten akıl tutulması.
galatasaray'ı 10-0 yenebilirdik demiş, yenseydin birader. seni kim tuttu. kalecinin kurtardıkları muhabbeti yapılacaksa kaleci de galatasaray oyuncusu değil mi. stoper gününde olmayıp kötü oynayınca normal, kaleci iyi oynayınca anormal.
biz onları orda döverdik de muhabbetine benziyor bu iş.
liverpool'un galatasaray'a karşı 7 maçta 10 golü anca var biri şuna söylesin.
devamını gör...
gram altın
büyük resmi gören çomarları şoka sokmuştur.
devamını gör...
i am melting lannn melting
kocaya kaçtı diyolardı, geri mi dönmüş ?*
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
üzülmemi durduramıyorum ya. üzülmeyi durduramıyorum.
üzülmeyi durduramamak nasıl bir his biliyor musunuz? böyle en diplerinize kadar canınızın acıdığını düşünün, müthiş bir sancı, hadi birazcık geçsin de nefes alayım dersiniz ama geçmiyor. bir saniye bile nefes aldırmıyor.
dün bayramdı, bilmiyorum hissetmedim, hissetmedik. aslında normal bir bayram sabahına uyandık ama hayat gerçekten bok gibi. o kadar yaşanılası gelmiyor ki artık sürekli acı, haksızlık, kötü haberler vs anasını hiçbir şey iyiye gitmiyor.
şunu anladım ki bana ne olursa olsun ben yıkılmıyorum ama sevdiğim insanlara bir şey olunca ben ölüyorum ve buna engel olamıyorum.
hayat işte. insan elinde olan derdi bile sevmeli sen tikim tonik bir şeye kendini kahredersen allah da sana okkalı bir dert gönderir al dert neymiş gör.
acı neymiş gör. gördük allahım sakin.
üzülmeyi durduramamak nasıl bir his biliyor musunuz? böyle en diplerinize kadar canınızın acıdığını düşünün, müthiş bir sancı, hadi birazcık geçsin de nefes alayım dersiniz ama geçmiyor. bir saniye bile nefes aldırmıyor.
dün bayramdı, bilmiyorum hissetmedim, hissetmedik. aslında normal bir bayram sabahına uyandık ama hayat gerçekten bok gibi. o kadar yaşanılası gelmiyor ki artık sürekli acı, haksızlık, kötü haberler vs anasını hiçbir şey iyiye gitmiyor.
şunu anladım ki bana ne olursa olsun ben yıkılmıyorum ama sevdiğim insanlara bir şey olunca ben ölüyorum ve buna engel olamıyorum.
hayat işte. insan elinde olan derdi bile sevmeli sen tikim tonik bir şeye kendini kahredersen allah da sana okkalı bir dert gönderir al dert neymiş gör.
acı neymiş gör. gördük allahım sakin.
devamını gör...
sonra döndüm ve dedim ki
tatilde hava niye böyle bozuk a.k.
devamını gör...
ibrahima konate
ırkçıların başına üşüştüğü mağdur futbolcu.
ulan daha 1 ay olmadı beşiktaş maçında sane'nin kristjan asllani'nin bileğine dalmasına laf etmeyen, kart görmeli bile diyemeyenler bu adamın maçtaki vücudunu kullandığı pozisyonlardan ötürü laf ediyor. hepimiz biliyoruz asıl amacı, siz 60 dakika yata yata anfield'de kazanmayı bekliyordunuz, ama orada maçlar tempolu geçiyor. gerçekten bu adama yapılan ırkçılık utanç verici. başka bir şey değil.
anfield değil mesele, şampiyonlar liginde oynayacaksanız adam gibi çıkıp oynayacaksınız yata yata değil. hakemden tut, salah'a, arne slottan tut tüm dünyaya kadar herkes güldü kendinizi en ufak temasta yere atmanıza.
adam gibi oynamadınız ve kaybettiniz. ötesi yok. napsın konate? yerinize geçip kendi kalesine gol mü atsın?
edit1: daha osimhen'in ersin'e yaptığını söylemiyorum bile. belki üşenir bakmazsınız diye direkt görselini atayım.
özetle, kendinize yapılınca kek börek, başkasına yaptığınızda çörek bekleyemezsiniz.
ulan daha 1 ay olmadı beşiktaş maçında sane'nin kristjan asllani'nin bileğine dalmasına laf etmeyen, kart görmeli bile diyemeyenler bu adamın maçtaki vücudunu kullandığı pozisyonlardan ötürü laf ediyor. hepimiz biliyoruz asıl amacı, siz 60 dakika yata yata anfield'de kazanmayı bekliyordunuz, ama orada maçlar tempolu geçiyor. gerçekten bu adama yapılan ırkçılık utanç verici. başka bir şey değil.
anfield değil mesele, şampiyonlar liginde oynayacaksanız adam gibi çıkıp oynayacaksınız yata yata değil. hakemden tut, salah'a, arne slottan tut tüm dünyaya kadar herkes güldü kendinizi en ufak temasta yere atmanıza.
adam gibi oynamadınız ve kaybettiniz. ötesi yok. napsın konate? yerinize geçip kendi kalesine gol mü atsın?
edit1: daha osimhen'in ersin'e yaptığını söylemiyorum bile. belki üşenir bakmazsınız diye direkt görselini atayım.

özetle, kendinize yapılınca kek börek, başkasına yaptığınızda çörek bekleyemezsiniz.
devamını gör...
ibrahima konate vs drogba
atletizm, fizik gücü ve bitiricilik açısından muhtemelen total açıdan dünya üzerine gelmiş çok istisna futbolculardan biriydi drogba... fiziksel üstünlükle ezebileceğiniz bir oyuncu değildi. kuvveti, hızı, zekası, bitiriciliği eşsiz benzersiz kılıyor bu adamı....
kanote'nin fizik kuvveti sökmezdi yani drogba'ya. hangi sertlikle gelirse o kadar sertlikle karşılaşırdı.
evet osimhen de başka bir seviye ama drogba deyince ben osimhen ile kıyaslamam bile...
durdurulamaz tabiri drogba için çok uygun...
bazen osimhen durdurulabilir ama drogba gibi adamları durduramazsınız. öyle bir formül icat edilemedi...
kanote'nin fizik kuvveti sökmezdi yani drogba'ya. hangi sertlikle gelirse o kadar sertlikle karşılaşırdı.
evet osimhen de başka bir seviye ama drogba deyince ben osimhen ile kıyaslamam bile...
durdurulamaz tabiri drogba için çok uygun...
bazen osimhen durdurulabilir ama drogba gibi adamları durduramazsınız. öyle bir formül icat edilemedi...
devamını gör...
i am melting lannn melting
hoş geldin, yanlış görmedim di mi :)
devamını gör...
abdülhamit'in hareket ordusuna bulgar demesi
top sesleri ile geldiği belli olan ordudan dolayı paniğe kapılmıştı. "gelenler bulgar" dedi.
sanki o an orada gibi anlatmıştı rahmetli muşlettin amca kahvede. boru mu adam bilgiliydi, okumuştu.
sanki o an orada gibi anlatmıştı rahmetli muşlettin amca kahvede. boru mu adam bilgiliydi, okumuştu.
devamını gör...



