zaman tüneli
matematiksel x'in tarihçesi
şey'in endülüs emevileri ile ispanya üzerinde avrupaya x olarak geçtiğini biliyordum ama öncesinin ömer hayyama uzandığını yeni öğrendim. belki onu da biliyordum ama unutmuş da olabilirim.
devamını gör...
özünde iyi bir insan
(bkz: geldim şu alemi ıslah edeyim)
devamını gör...
çıplaklığa çıplak çarpınca çıkan ses
güzel ingiliz hatuna çırılçıplak sarılınca çıkan güzel ses.
devamını gör...
yerleşik türk imgesine uymamak
yurt dışında çok karşılaşılan sorunsal hedesi şahsen...
aaa sen türk müsün, ben seni fransız sandım!!!
ortak olanı baştan yadsıyan bu manyaklık, kültürlerarasi etkileşimin kapılarına dakkada kilitler koyar evlâdım demişti rahmetli muşlettin amca.
aaa sen türk müsün, ben seni fransız sandım!!!
ortak olanı baştan yadsıyan bu manyaklık, kültürlerarasi etkileşimin kapılarına dakkada kilitler koyar evlâdım demişti rahmetli muşlettin amca.
devamını gör...
armand duplantis
son tamımımı gireli neredeyse 1 sene olmuş olan başlık.
10 gün önce duplantis, rekorunu 6.31 m'ye çıkarmış. bu, kendisinin 15. dünya rekoruymuş; yani kendi dünya rekorunu 14 kere daha geliştirmiş. sergey bubka'nın 14 kere üst üste rekor kırmasını da geçmiş, bu 15'lik serisiyle yani. toplam rekor kırma sayısında bubka önde bu arada. üst üste kendi rekorunu geliştirmede liderliği duplantis aldı. ayrıca 2023'ün ağustos ayından itibaren katıldığı son 38 turnuvanın hepsinde şampiyon olmuş kendisi. yani kelimenin tam manasıyla akılalmaz bir sporcu, duplantis.
bu sondan bir önceki rekoru - açık hava:
işte bu da şimdilik son rekoru - salon:
daha da geliştirecek gibi duruyor. yani yaşı bunun için hala müsait. yani cidden adamın rakibi falan yok ya. yanına yaklaşabilen bile yok. sam kendricks, ernest john obiena veya kc lightfoot mesela en yakınları, günümüzde. ama bunların arasında 6.10 bile atlayabilen yok diye biliyorum. duplantis'ten sonraki—kronolojik olarak önceki—en iyi derece renaud lavillenie'ye ait(ti). kendisi bubka'nın "geçilemez" denen 6.14 veya 6.15'ini (tam hatırlayamadım, veya biri salon diğeri de açık hava rekoru olabilir) 6.16 ile geçerek—o halde bubka'nınki 6.15'tir herhalde—büyük iş yapmıştı ama duplantis gelince cidden bir uzaylı dünyaya inmiş gibi oldu. haha. zaten lavillenie de yaşı gereği duplantis'e bir rakip olabilme evresinden çoktan çıktı.
10 gün önce duplantis, rekorunu 6.31 m'ye çıkarmış. bu, kendisinin 15. dünya rekoruymuş; yani kendi dünya rekorunu 14 kere daha geliştirmiş. sergey bubka'nın 14 kere üst üste rekor kırmasını da geçmiş, bu 15'lik serisiyle yani. toplam rekor kırma sayısında bubka önde bu arada. üst üste kendi rekorunu geliştirmede liderliği duplantis aldı. ayrıca 2023'ün ağustos ayından itibaren katıldığı son 38 turnuvanın hepsinde şampiyon olmuş kendisi. yani kelimenin tam manasıyla akılalmaz bir sporcu, duplantis.
bu sondan bir önceki rekoru - açık hava:
işte bu da şimdilik son rekoru - salon:
daha da geliştirecek gibi duruyor. yani yaşı bunun için hala müsait. yani cidden adamın rakibi falan yok ya. yanına yaklaşabilen bile yok. sam kendricks, ernest john obiena veya kc lightfoot mesela en yakınları, günümüzde. ama bunların arasında 6.10 bile atlayabilen yok diye biliyorum. duplantis'ten sonraki—kronolojik olarak önceki—en iyi derece renaud lavillenie'ye ait(ti). kendisi bubka'nın "geçilemez" denen 6.14 veya 6.15'ini (tam hatırlayamadım, veya biri salon diğeri de açık hava rekoru olabilir) 6.16 ile geçerek—o halde bubka'nınki 6.15'tir herhalde—büyük iş yapmıştı ama duplantis gelince cidden bir uzaylı dünyaya inmiş gibi oldu. haha. zaten lavillenie de yaşı gereği duplantis'e bir rakip olabilme evresinden çoktan çıktı.
devamını gör...
matematiksel x'in tarihçesi
matematiğin gizemli "x"i
matematik ödevlerinden karmaşık mühendislik hesaplarına kadar her gün karşımıza çıkan o meşhur "x", aslında sadece rastgele seçilmiş bir harf değil; aksine diller ve kültürler arasında yüzyıllarca süren bir bayrak yarışının son durağı. çoğumuz onu soğuk bir sembol sansak da ardında, orta çağ islam dünyasından modern avrupa’ya uzanan büyüleyici bir hikaye yatıyor.
hikayenin başrolünde, 11. yüzyılın dahi ismi ömer hayyam var. hayyam, cebir üzerine kafa yorarken bugünkü gibi sembollerle değil, kelimelerle düşünüyordu. o dönemde "bilinmeyen" bir sayıdan bahsetmek istediğinde, arapçada bildiğimiz "şey" kelimesini kullanıyordu. yani bir denklem kurarken "x nedir?" diye sormuyor, "o şey nedir?" diyordu. o günlerde matematik, bugünkü gibi soyut işaretlerden ziyade, doğrudan hayatın içinden kavramlarla, yani sözcüklerle ifade ediliyordu.
peki, "şey" nasıl oldu da "x"e dönüştü?
işin püf noktası, bu bilginin endülüs üzerinden avrupa’ya taşınma sürecinde gizli. arapça eserler ispanyolcaya çevrilirken mütercimler bir ses bariyerine çarptılar: arapçadaki "ş" sesinin ispanyolcada tam bir karşılığı yoktu. bu yüzden "şey" kelimesini, o dönemde benzer bir sesi karşılayan "xay" şeklinde not etmeye başladılar. zamanla bu yazım sadeleşti, kelimenin sonu düştü ve geriye sadece o meşhur "x" kaldı.
latinceden modern dünya dillerine yayılan bu küçük harf, aslında hayyam’ın hiç kullanmadığı ama temellerini attığı bir mirasın sembolü. hayyam bir kağıda asla "x" yazmadı belki ama bilinmeyeni sistemli bir şekilde "bir şey" olarak tanımlayarak matematiksel düşünceyi kökten değiştirdi.
bugün bir denklemin başında o "x"i bulmaya çalışırken aslında sadece bir sayıyı aramıyoruz; aynı zamanda kadim bir kelimenin kıtalar arası yolculuğuna ve bilimin ortak diline şahitlik ediyoruz. her "x", içinde koca bir tarih taşıyor.
matematik ödevlerinden karmaşık mühendislik hesaplarına kadar her gün karşımıza çıkan o meşhur "x", aslında sadece rastgele seçilmiş bir harf değil; aksine diller ve kültürler arasında yüzyıllarca süren bir bayrak yarışının son durağı. çoğumuz onu soğuk bir sembol sansak da ardında, orta çağ islam dünyasından modern avrupa’ya uzanan büyüleyici bir hikaye yatıyor.
hikayenin başrolünde, 11. yüzyılın dahi ismi ömer hayyam var. hayyam, cebir üzerine kafa yorarken bugünkü gibi sembollerle değil, kelimelerle düşünüyordu. o dönemde "bilinmeyen" bir sayıdan bahsetmek istediğinde, arapçada bildiğimiz "şey" kelimesini kullanıyordu. yani bir denklem kurarken "x nedir?" diye sormuyor, "o şey nedir?" diyordu. o günlerde matematik, bugünkü gibi soyut işaretlerden ziyade, doğrudan hayatın içinden kavramlarla, yani sözcüklerle ifade ediliyordu.
peki, "şey" nasıl oldu da "x"e dönüştü?
işin püf noktası, bu bilginin endülüs üzerinden avrupa’ya taşınma sürecinde gizli. arapça eserler ispanyolcaya çevrilirken mütercimler bir ses bariyerine çarptılar: arapçadaki "ş" sesinin ispanyolcada tam bir karşılığı yoktu. bu yüzden "şey" kelimesini, o dönemde benzer bir sesi karşılayan "xay" şeklinde not etmeye başladılar. zamanla bu yazım sadeleşti, kelimenin sonu düştü ve geriye sadece o meşhur "x" kaldı.
latinceden modern dünya dillerine yayılan bu küçük harf, aslında hayyam’ın hiç kullanmadığı ama temellerini attığı bir mirasın sembolü. hayyam bir kağıda asla "x" yazmadı belki ama bilinmeyeni sistemli bir şekilde "bir şey" olarak tanımlayarak matematiksel düşünceyi kökten değiştirdi.
bugün bir denklemin başında o "x"i bulmaya çalışırken aslında sadece bir sayıyı aramıyoruz; aynı zamanda kadim bir kelimenin kıtalar arası yolculuğuna ve bilimin ortak diline şahitlik ediyoruz. her "x", içinde koca bir tarih taşıyor.
devamını gör...
regl izni
- 8 gün oldu kızım niye gelmiyosun?
+ tam beyaza dönmedi.
+ tam beyaza dönmedi.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
naptın, halletin mi bayramı ?
devamını gör...
memur
kariyeri boyunca sadece 2 sene çalışırlar. o da kpss hazırlık.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
bu akşam çok sıkıcısın. nerdedir senin yazarların, çok mu yormuş bayram onları..?
kendine gel sözlük. bu kadar uzun susmak sana yakışmıyor. azıcık silkin ya, iki laf at, üç başlık karıştır. çok da ara verme ha, sen sustukça biz de içimize kapanıyoruz. oysa biraz gürültü, biraz fikir, biraz da tatlı tartışma iyi geliyordu hepimize.
kendine gel sözlük. bu kadar uzun susmak sana yakışmıyor. azıcık silkin ya, iki laf at, üç başlık karıştır. çok da ara verme ha, sen sustukça biz de içimize kapanıyoruz. oysa biraz gürültü, biraz fikir, biraz da tatlı tartışma iyi geliyordu hepimize.
devamını gör...
youtube'da katıl üyesi olanlarla olmayanların hiyerarşisi
kendini pıreminyum pılas hissetmek için x'te mavi tık alan kekolar gibi hiyerarşiye bakmam ben.
üç beş yararlı borsa kanalı vs var onlara üye olup üyelere özel yayınları sinsice izler çıkarım. öyle chat mhat bize göre değil.
ha yine kendi bildiğimi yapıp zarar ediyor muyum ? evet. o ayrı.
üç beş yararlı borsa kanalı vs var onlara üye olup üyelere özel yayınları sinsice izler çıkarım. öyle chat mhat bize göre değil.
ha yine kendi bildiğimi yapıp zarar ediyor muyum ? evet. o ayrı.
devamını gör...
x
erişim engeli gelene kadar oraya musallat olacağım, biraz da phd tayfanın ilahlarıyla dövüşeceğiz. mesihe işkence, mehdiye tehdit, musa’ya sopa, la şeytan zaten senin içinde, beni öldürsen başka yerden yine çıkar gelirim, size peker ve çakıcıyla beraber devlet terbiyesi öğreteceğiz. ümitimiz ve yılanların öcü de var, şimdi görelim ağır abiler kimdeymiş, şiir nasıl okunurmuş erzincanlı serdaaarımızzz…
devamını gör...
aşk kaç beden giyer
kaç beden giyer bilmiyorum ama benim bedenime uymadığı kesin. ya küçük geliyor ya büyük..
devamını gör...
yazarların favori müzikal filmi
genelde sevmezdim ben çizgi filmlerde özellikle şarkı söylenmesini bütün süresini tüketiyo bölümün diye..
animasyon olarak en çok mulan , south park bigger longer and uncut , interstella 5555: the 5tory of the 5ecret 5tar 5ystem
film olarak da müzikal olarak pek sayılmasa da fully monty filmidir. ancak ondan uyarlanmış tiyatrosu gayet müzikaldir.
evet müzikal film sevmiyorum başka film adam gibi aklıma pek başka gelen olmadı umarım bu başlıkta joker 2 veya high school musical yazanı görmeyiz ha... *
animasyon olarak en çok mulan , south park bigger longer and uncut , interstella 5555: the 5tory of the 5ecret 5tar 5ystem
film olarak da müzikal olarak pek sayılmasa da fully monty filmidir. ancak ondan uyarlanmış tiyatrosu gayet müzikaldir.
evet müzikal film sevmiyorum başka film adam gibi aklıma pek başka gelen olmadı umarım bu başlıkta joker 2 veya high school musical yazanı görmeyiz ha... *
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
bana her gün bayram olması ''mutlu'' ediyor beni.
devamını gör...
kentsel dönüşüm
kadıköy fikirtepe'deki akıllara zarar olandır. e-5'ten şöyle bir bakınca sanki binalar jenga taşları gibi yıkılacakmış gibi geliyor insana. arada yolum bu tarafa düşüyor sokaklar caddeler hep çamur hep tümsek inşaatlardan dolayı. bir yanda keko getto kültürü bir yanda yeni taşınan sonradan görme zengin tipler bir arada. sanki jurassic park.
devamını gör...
michael jackson'ın oğlunu çok beğendim demesi
yani, bakis acisina gore degisecek bi hadise. soyle ki siz mj'yi cok seviyorsunuz ve hakkindaki menfur iddialara siddetle karsisinizdir. hakkindaki oglanci iddialarinin yanlis olduguna inanmaktasiniz. oglunuzla mj'nin neverland parkina gidersiniz, mj oglunuzla zaman gecirir... ve oglunuzu almaya geldiginizde, mj'nin ince dudaklarindan o vurucu sozcukler dokulur;
+oglunu cok begendim...
-hass... dogruymus...!!!!
evet.
+oglunu cok begendim...
-hass... dogruymus...!!!!
evet.
devamını gör...
toshiro (yazar)
ikinci nesil yazar adayı. hoş geldiniz.
keyifli sözlükler.
keyifli sözlükler.
devamını gör...

