zaman tüneli
esnemek
bu bana son zamanlarda biri bir şey anlatırken oluyor. kendi başıma esnesem anlarım uykum var ama, bu genelde birileriyle konuşurken oluyor. karşı taraf içinde kötü bir izlenim; beni umursamıyor, sıkılıyor diyebilir. durumu geçiştirmeye çalışıyorum. en son birine sen de ağırlık var dedim mesela * ne yapayım? ben gittikçe değişmeye başladım ya çok yorgunda değilim halbuki.. umarım sadece bir kaç günlük durumdur..
devamını gör...
dar don üzerine dar pantolon giyebilen erkek
nasıl rahat edebildiklerini asla anlayamayacağım...
oturup kalkarken, olmaz olsun böyle don... demiyorlar mı?
bir erkek olarak kesinlikle bol don, bol pantolondan yana tercihim.
ve normali bu bence.
oturup kalkarken, olmaz olsun böyle don... demiyorlar mı?
bir erkek olarak kesinlikle bol don, bol pantolondan yana tercihim.
ve normali bu bence.
devamını gör...
severus snape
tabiri caizse gına geldi. normal insanların hem içeride hem globalde azınlık, lgbt güzelleme ve pohpohlama görevlisiymiş gibi birilerinin bunları sürekli eylemesine katlanmak zorunda olması gerçekten inanılmaz.
ne zaman ki martin luther king i leonardo di caprio oynar ve yadırganmaz, bu da aynı.
ne zaman ki martin luther king i leonardo di caprio oynar ve yadırganmaz, bu da aynı.
devamını gör...
sosyal medya
insanda selektif dikkat yeteneğini geliştiren platformlar.
artık çoğu şeye bakıyorum ama görmüyorum, umursamıyorum, merak etmiyorum, odak noktam çok düştü. faydalı olabilecek içerikler bile tiksinti uyandırıyor. benim açımdan en büyük trick noktası, yerini doldurduğu dopamin ihtiyacı, zira üzerine oynanan ve yenmenin zor olduğu kısım bu diye düşünüyorum. eskiye göre daha iyi bir mesafedeyim bence ama halen bir şeyleri daha değiştirmem gerekiyor kendi adıma.
işte bunlar hep büyük resim. *
artık çoğu şeye bakıyorum ama görmüyorum, umursamıyorum, merak etmiyorum, odak noktam çok düştü. faydalı olabilecek içerikler bile tiksinti uyandırıyor. benim açımdan en büyük trick noktası, yerini doldurduğu dopamin ihtiyacı, zira üzerine oynanan ve yenmenin zor olduğu kısım bu diye düşünüyorum. eskiye göre daha iyi bir mesafedeyim bence ama halen bir şeyleri daha değiştirmem gerekiyor kendi adıma.
işte bunlar hep büyük resim. *
devamını gör...
ekg çekilirken gülme krizine girmek
insan bedeninin en ciddi anlarda bile kendini sabote etme konusundaki üstün başarısının canlı kanıtıdır. düpedüz acemiliktir. ne olmuş yani buz gibi elektrotlar memenin etrafında hüp diye tutunmaya çalışıyorsa...
fekat başaramıyorum işte. gıdıklanıyorum. ortamın sterilizasyonu, hemşirenin ciddiyeti, kabloların ürkütücü uzantıları falan vız geliyor o elektrot buz gibi gelip de göğsümün etrafında tutunmaya çalışırken. "ayıp olur" diye ilk etapta gülmemi bastırmaya da çalışıyorum ama benim bir kusurum da bunu yapmaya çalışırken daha çok gülmem zira aklıma bir sürü espri geliyor o sira. gıdıklanmam geçse bile onlara gülme isteği geliyor. bastirmaya çalışırken ağzımı çemçuk yapiyorum. sonra bu görüntümü hayal edip "hayatınıza böyle girsem ne yapabilirsiniz ki?" diye aklımdan geçirip bir daha gülüyorum. iki yılda bir maruz kaldığım şey, yani sürpriz de değil ki... niye hâlâ gıdıklandığım hakkında fikrim yok. tıbbın karşısında dikilmiş içsel bir palyaço hâli cereyan ediyor. zaten gülmek için en yanlış ortamlar neyse ben tam olarak o ortamlarda gülüp akışı sabote ederim, buna çoğu zaman engel olamam. bir de ilki olmadı deyip ikincisini istemezler mi? ya sabır.
öyle böyle buz gibi emcüklendim sabah sabah. yarin ılık nefesi de değil ki "yiaa yapmasana" diye cilvelenesin...
rapora "kalp ritmi stabil, ciddiyet yok, fingir fingir" yazmazlar inşallah. sahil sıhhiye'de rezil kepaze olmayalım.
fekat başaramıyorum işte. gıdıklanıyorum. ortamın sterilizasyonu, hemşirenin ciddiyeti, kabloların ürkütücü uzantıları falan vız geliyor o elektrot buz gibi gelip de göğsümün etrafında tutunmaya çalışırken. "ayıp olur" diye ilk etapta gülmemi bastırmaya da çalışıyorum ama benim bir kusurum da bunu yapmaya çalışırken daha çok gülmem zira aklıma bir sürü espri geliyor o sira. gıdıklanmam geçse bile onlara gülme isteği geliyor. bastirmaya çalışırken ağzımı çemçuk yapiyorum. sonra bu görüntümü hayal edip "hayatınıza böyle girsem ne yapabilirsiniz ki?" diye aklımdan geçirip bir daha gülüyorum. iki yılda bir maruz kaldığım şey, yani sürpriz de değil ki... niye hâlâ gıdıklandığım hakkında fikrim yok. tıbbın karşısında dikilmiş içsel bir palyaço hâli cereyan ediyor. zaten gülmek için en yanlış ortamlar neyse ben tam olarak o ortamlarda gülüp akışı sabote ederim, buna çoğu zaman engel olamam. bir de ilki olmadı deyip ikincisini istemezler mi? ya sabır.
öyle böyle buz gibi emcüklendim sabah sabah. yarin ılık nefesi de değil ki "yiaa yapmasana" diye cilvelenesin...
rapora "kalp ritmi stabil, ciddiyet yok, fingir fingir" yazmazlar inşallah. sahil sıhhiye'de rezil kepaze olmayalım.
devamını gör...
emre_1974tr
cemre demirel'in michael sikkofield blogunda onerdigi 3 blogdan birinin sahibi oldugunu daha yeni gordugum yazar. evet.
devamını gör...
günler boşa geçiyor hissi
huzursuzluk veren bir his…bazen sadece rutinin bir getirisi, günlerin birbirinin kopyası olması gibi.
bazen daha derin.. 'ben neyi boşa harcıyorum, nerede yanlış yapıyorum?' sorgulaması.
her türlü olumsuzluğu içinde barındıran, yeterli olmadığını hissettiğin, beklentilerinin bir türlü karşılık bulmadığı bir eksiklik halinin duygusu bu..
bu his geldiğinde öyle çabukta gönderemiyorsun.. baş etmesi de zor..
bazen daha derin.. 'ben neyi boşa harcıyorum, nerede yanlış yapıyorum?' sorgulaması.
her türlü olumsuzluğu içinde barındıran, yeterli olmadığını hissettiğin, beklentilerinin bir türlü karşılık bulmadığı bir eksiklik halinin duygusu bu..
bu his geldiğinde öyle çabukta gönderemiyorsun.. baş etmesi de zor..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
devamını gör...
mor gün
mor gün; küresel çapta, epilepsiye farkındalık yaratma amacıyla her yılın 26 mart günü anılan bir gündür.
küçük yaşta epilepsiyle tanışan cassidy megan toplum içinde yaşadığı zorlukları farkındalığa dönüştürmek amacıyla huzuru ve sakinliği simgeleyen lavanta rengini dünya çapında bir simge haline getirdi. bu sebeple her yıl 26 mart gününde, dünyanın dört bir yanındaki tüm insanlardan; mor giymeleri, evlerini ve iş yerlerini mor renkle süslemeleri ve sosyal medyada mor gün görselleri paylaşmaları istenmektedir.
(bkz: purple day)
(bkz: epilepsi farkındalık günü)
küçük yaşta epilepsiyle tanışan cassidy megan toplum içinde yaşadığı zorlukları farkındalığa dönüştürmek amacıyla huzuru ve sakinliği simgeleyen lavanta rengini dünya çapında bir simge haline getirdi. bu sebeple her yıl 26 mart gününde, dünyanın dört bir yanındaki tüm insanlardan; mor giymeleri, evlerini ve iş yerlerini mor renkle süslemeleri ve sosyal medyada mor gün görselleri paylaşmaları istenmektedir.
(bkz: purple day)
(bkz: epilepsi farkındalık günü)
devamını gör...
ebüssüreyya sami
kendisi hakkında çok detyalı bilgi bulunmayan türk yazar. gazeteci olduğunu sanılıyor. bir kaç mizah dergisinde çalışmış, amanvermez avni serisi, abdülhamidin kaygıları ve sonbahar bilinen kitapları.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
devamını gör...
amanvermez avni
ebüssüreyya sami tarafından yazılmış bir roman serisidir.
yerli sherlock holmes olarak da bilinir. o zamanın istabulunu tanımak açısında bile okunması gereken bir seridir.
yerli sherlock holmes olarak da bilinir. o zamanın istabulunu tanımak açısında bile okunması gereken bir seridir.
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
memleketimin hocasının filmi var, mlsf..
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
atatürk bize çıktı.
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
40 yapar.*
devamını gör...
26 mart 2026 karadeniz'de türk gemisine saldırı
ülke savaşa çekilmek isteniyor. tahriklere dikkat etmek gerek.
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
hititliyim diyorum kızım.
devamını gör...
kitap okumak
herkesin zevkine uygun bir sürü kitap var, sadece hangisini ben seviyorum kısmını halletmek.. sonrası geliyor..
deneyin..
deneyin..
devamını gör...
sözlük yazarlarının gittikleri ilk yabancı ülke
esenyurt efendim.
devamını gör...
