zaman tüneli
bu kullanıcı sizi engellediği için mesaj gönderemezsiniz
belki bu durumu kişisel algılamamalısınız sayın yazarlar. ben de komple mesaja kapattım ve engellendiniz mesajı alıyorsanız şahsi değildir durum bilin isterim. sözlüğün bu fasilitesini kullanmak istemiyorum. ancak kullananlara da saygı duyuyorum, iyi sözlükler..
devamını gör...
çocukluk
çocukluk güzeldir, çocuklarla etkileşime girmek ayrı güzel. bugün yine rutin yürüyüşümü yapıyordum parkın çevresinde. birkaç küçük kız çocuğu dizmişler bankın üstüne eşyalarını. valla, ilk aklıma gelen şey onları satmak istedikleri oldu. kendi küçüklük anılarım geldi aklıma; biz de böyle muhteşem girişimcilik uygulamaları yapardık.
neyse, işte ben bunların yanından her geçişimde özellikle müziğin sesini kısıyorum falan, belki bana da bir şey satmak isterler diye. ahhahha. bir de her geçişimde bakıyorum yani çocuklara.
neyse, bir noktada bir çocuk yanıma geldi, böyle ne olduğu belli olmayan bir figür gibi bir şey verdi; ister misin abla? dedi. ben de elime alıp inceliyorum falan. en sonunda dayanamadım ve sordum; bunları satıyor musunuz? çocuk da yok dedi. biraz daha figüre baktım, bu ne? falan diye sordum; çocuk da çörek demesin mi…
ben bir gülmüşüm, yani öyle böyle değil ama içimden çocuk üzülür diye de korkuyorum. neyse ki çocuk da benim mal gibi gülmeme gülmeye başladı. karşılıklı birbirimize güldük öyle. sonra tabii ben çöreğin tadına falan baktım, çok güzelmiş, teşekkür ederim deyip yoluma devam ettim. uzun bir süre de aptal aptal sırıttım. çok saçma ama çok tatlıydı.
neyse, işte ben bunların yanından her geçişimde özellikle müziğin sesini kısıyorum falan, belki bana da bir şey satmak isterler diye. ahhahha. bir de her geçişimde bakıyorum yani çocuklara.
neyse, bir noktada bir çocuk yanıma geldi, böyle ne olduğu belli olmayan bir figür gibi bir şey verdi; ister misin abla? dedi. ben de elime alıp inceliyorum falan. en sonunda dayanamadım ve sordum; bunları satıyor musunuz? çocuk da yok dedi. biraz daha figüre baktım, bu ne? falan diye sordum; çocuk da çörek demesin mi…
ben bir gülmüşüm, yani öyle böyle değil ama içimden çocuk üzülür diye de korkuyorum. neyse ki çocuk da benim mal gibi gülmeme gülmeye başladı. karşılıklı birbirimize güldük öyle. sonra tabii ben çöreğin tadına falan baktım, çok güzelmiş, teşekkür ederim deyip yoluma devam ettim. uzun bir süre de aptal aptal sırıttım. çok saçma ama çok tatlıydı.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
orda bunda şundadır, şunda bunda ondadır.
devamını gör...
kedinin haklı olması
halıya işeme konusunda ise o konuda haklıyken haksız konuma düşüyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
sesini merak ettiğim yazarlar var.
1- diko dayı
2- erkeksi bayan buse
3- fani torunu
4- sirma
5- gerektiğinde muhalif
6- coffee break
7- flavius belisarius
1- diko dayı
2- erkeksi bayan buse
3- fani torunu
4- sirma
5- gerektiğinde muhalif
6- coffee break
7- flavius belisarius
devamını gör...
güne atatürk resmi bırak
советский словарь'da güne stalin ya da güne lenin resmi bırak gibi başlık. bir rahat bırakın la paşayı. mustafa kemal enver'den çekmedi kemalistlerden çektiği kadar. bu arada başlık resim paylaş demiş çoğunluk fotoğraf paylaşmış; zeka mühim.
devamını gör...
erkek yazarların son yaptığı yemek
kısır yapmıştım 7 yıl önce.
devamını gör...
kablonet
kendim turkcell superonline teknik çalışanı olarak, aktif bir şekilde kullandığım internet servis sağlayıcısıdır.
binamda turkcell fiber altyapısı olmadığı için mecburiyetten geçmiştim 2 ay önce. ne hikmettir ki, binamda sadece kablonet var. dedim bir deneyeyim, nasıl olsa bu da fiber, yani gpon. dedim ne kadar kötü olabilir.
bu servisi satın alana kadar hakkında o kadar çok kötü yorum okudum ki, bir an acaba ''aboneliği iptal mi ettirsek lan'' dedim. sonra tekrardan dedim ki, 'amaan, gpon teknolojisi ne kadar kötü olabilir''. gün geldi çattı, teknik ekip beni aradı ''şu zaman gelip bağlayacağız'' diye. dedim tamam. bunların geliş anı da tam tamına benim çalıştığım zamanlara denk geliyor. hatta o sırada ben de turkcell superonline müşterisine kurulum yapıyorum. çok garip bir andı gerçekten.
neyse işte bir şekilde boşluk bulup direkt eve geldim. adamlar beni kapının önünde bekliyordu. aynı bizim turkcell müşterilerini kurulum için kapıda beklediğimiz gibi. neyse dedim, kardeşim hoşgeldiniz, geçin, buyrun falan filan. önce bi ölçüp biçtiler. binada şaft var. bu da demek oluyor ki, benim dairede boat da vardır. nitekim öyle de oldu, adamlar direkt benim daireye boat yaptılar. boat denilen şey de şu, mesela bir dairede beli başlı kablo kanalları bulunur. bu kanallardan elektrik, telefon, internet kabloları falan filan geçer. ve bu hatlar dairenin belirli kısımlarında varlığını gösterir. genellikle de odalarda sonlanır. bu kanalların başlangıç noktası da şaftlar olur. tabi bu kanallar her zaman kullanılamıyor. dairede boat bulunsa bile, hattan geçen kabloyu bulamadıktan (oynatamadıkttan) sonra yapmak neredeyse imkansız. en azından 6 aylık superonline teknik tecrübelerime dayanarak ben bu kanıya vardım.
neyse işte çok uzattım, herifler daireye kablo çekmeye başladı. size yemin ediyorum o kadar iyi bir iş çıkarttılar ki, ağzım açık izledim lan resmen. ekşi'de, orada burada kablonet'e etmedikleri küfür kalmamışken, garip bir şekilde ben inanılmaz şekilde memnun kaldım. çok çok temiz iş yaptılar. fiber sinyalini de muazzam seviyede aldılar, kuılandıkları modem de gerçekten bir teknoloji harikası. bu modem kendinden ont'li bir şey ve hiç bir şekilde sorun çıkartmıyor. zte'nin aklıma gelmeyen herhangi bir modeli. ama kablonet'e özel bir wifi 6 moodem işte. böyle bir şey görmedim arkadaş! bizim superonline'da da var bu tarz modem, ama üzerine tükürsen ''neden tükürmedin, ben tükrülmeyi hakettim'' diyecek kadar iğrenç bir model. o sebeple bir her zaman modemle beraber biz de ont kullanırız. o da eziyetten başka bir şey değil.
yani işin özet kısmı, hem teknik ekipten, hem de servis sağlayıcısından aşırı memnun kaldım. ve bu akşam itibariyle kullandığım 100 mpbs hızı, 1000'e yükselttirdim. eminim ki bu hızları da muazzam seviyede sağlayacaktır kablonet. modemim fişek gibi. gpon hizmeti ise kusursuz. çağrı merkezine saniyesinde bağlanabiliyorsunuz. arıza mı? onu da direkt ben hallederim zaten boşuna mı gpon işi yapıyoruz?
yani tekrar kısaca, bu tanı tüm kablonet'i linçleyenlere gelsin. tabii ki gpon dahilinde. millete fiber internet diye yutturdukları s**indirik lnb anten kablosuyla iğrenç internet servislerini bir kenara bırakıyorum. belki de bu linci sırf bu sebeple yiyorlardır bunu bilemem ama, işin ehline sahip olanlar son derece memnun kalacaklardır bu iss'dan.
binamda turkcell fiber altyapısı olmadığı için mecburiyetten geçmiştim 2 ay önce. ne hikmettir ki, binamda sadece kablonet var. dedim bir deneyeyim, nasıl olsa bu da fiber, yani gpon. dedim ne kadar kötü olabilir.
bu servisi satın alana kadar hakkında o kadar çok kötü yorum okudum ki, bir an acaba ''aboneliği iptal mi ettirsek lan'' dedim. sonra tekrardan dedim ki, 'amaan, gpon teknolojisi ne kadar kötü olabilir''. gün geldi çattı, teknik ekip beni aradı ''şu zaman gelip bağlayacağız'' diye. dedim tamam. bunların geliş anı da tam tamına benim çalıştığım zamanlara denk geliyor. hatta o sırada ben de turkcell superonline müşterisine kurulum yapıyorum. çok garip bir andı gerçekten.
neyse işte bir şekilde boşluk bulup direkt eve geldim. adamlar beni kapının önünde bekliyordu. aynı bizim turkcell müşterilerini kurulum için kapıda beklediğimiz gibi. neyse dedim, kardeşim hoşgeldiniz, geçin, buyrun falan filan. önce bi ölçüp biçtiler. binada şaft var. bu da demek oluyor ki, benim dairede boat da vardır. nitekim öyle de oldu, adamlar direkt benim daireye boat yaptılar. boat denilen şey de şu, mesela bir dairede beli başlı kablo kanalları bulunur. bu kanallardan elektrik, telefon, internet kabloları falan filan geçer. ve bu hatlar dairenin belirli kısımlarında varlığını gösterir. genellikle de odalarda sonlanır. bu kanalların başlangıç noktası da şaftlar olur. tabi bu kanallar her zaman kullanılamıyor. dairede boat bulunsa bile, hattan geçen kabloyu bulamadıktan (oynatamadıkttan) sonra yapmak neredeyse imkansız. en azından 6 aylık superonline teknik tecrübelerime dayanarak ben bu kanıya vardım.
neyse işte çok uzattım, herifler daireye kablo çekmeye başladı. size yemin ediyorum o kadar iyi bir iş çıkarttılar ki, ağzım açık izledim lan resmen. ekşi'de, orada burada kablonet'e etmedikleri küfür kalmamışken, garip bir şekilde ben inanılmaz şekilde memnun kaldım. çok çok temiz iş yaptılar. fiber sinyalini de muazzam seviyede aldılar, kuılandıkları modem de gerçekten bir teknoloji harikası. bu modem kendinden ont'li bir şey ve hiç bir şekilde sorun çıkartmıyor. zte'nin aklıma gelmeyen herhangi bir modeli. ama kablonet'e özel bir wifi 6 moodem işte. böyle bir şey görmedim arkadaş! bizim superonline'da da var bu tarz modem, ama üzerine tükürsen ''neden tükürmedin, ben tükrülmeyi hakettim'' diyecek kadar iğrenç bir model. o sebeple bir her zaman modemle beraber biz de ont kullanırız. o da eziyetten başka bir şey değil.
yani işin özet kısmı, hem teknik ekipten, hem de servis sağlayıcısından aşırı memnun kaldım. ve bu akşam itibariyle kullandığım 100 mpbs hızı, 1000'e yükselttirdim. eminim ki bu hızları da muazzam seviyede sağlayacaktır kablonet. modemim fişek gibi. gpon hizmeti ise kusursuz. çağrı merkezine saniyesinde bağlanabiliyorsunuz. arıza mı? onu da direkt ben hallederim zaten boşuna mı gpon işi yapıyoruz?
yani tekrar kısaca, bu tanı tüm kablonet'i linçleyenlere gelsin. tabii ki gpon dahilinde. millete fiber internet diye yutturdukları s**indirik lnb anten kablosuyla iğrenç internet servislerini bir kenara bırakıyorum. belki de bu linci sırf bu sebeple yiyorlardır bunu bilemem ama, işin ehline sahip olanlar son derece memnun kalacaklardır bu iss'dan.
devamını gör...
yazarların psikolojik durumları
stabil..
devamını gör...
kedinin haklı olması
(bkz: di mi yav)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
sesini kaydedip şiir okuyan mı dersin, aforizma kasan mı dersin, atanamamış trt spikeri olmaya çalışan mı dersin; maşallah hepsinden var. bir kişi de çıkıp açık açık seks dememiş be kardeşim.
devamını gör...
paşabahçe
beykoz'dan hemen önce gelen ve 15p * iett otobüs hattındaki p harfinin kaynağı olan sakin boğaz semti. aynı isimli cam ürünleri markası da bu semtte kurulmuş ve ismini bu semtten almaktadır. şu anki fabrikası ise tuzla'dadır.
ayrıca: (bkz: paşabahçe vapuru)
ayrıca: (bkz: paşabahçe vapuru)
devamını gör...
bir şehri sevmemek için sebepler
yaşanan anılar en başlıca sebebi bence. kötü anılar yaşadıktan sonra şehir ne kadar güzel olursa olsun. orada tanınan insanlar da önemli bir etken. ve de kültürel uyum. nüfusun yoğun olduğu, öğrencilerin çok olduğu yerleri sevmiyorum. sessiz sakin, doğanın içinde, insanların kibar olduğu yerleri seviyorum.
devamını gör...
geçinmek için aylık ortalama kazanç
şehrine göre değişir. kira, faturalar, gıda ve ulaşım etkiler bütçeyi..
küçük bir şehirde 100 bin tl yetebilirken büyükşehirde 200 bin tl ihtiyaçları ancak karşılar diye düşünüyorum.
küçük bir şehirde 100 bin tl yetebilirken büyükşehirde 200 bin tl ihtiyaçları ancak karşılar diye düşünüyorum.
devamını gör...
kedinin haklı olması
gel pisi pisi diyerek yanına çağırıp hiçbir şey vermezsen haklı olur tabi umarım küfür etmeyi de biliyorlardır çünkü hakettin. bir şey vermeyecekseniz meşgul etmeyin hayvanı.
devamını gör...
simge sağın'ın en güzel şarkısı
hepimiz prens hepimiz prensesiz.
devamını gör...



