zaman tüneli

karar dönemindeyim. almam gereken bir sürü karar birikti. şahsen geçiştirebileceğim durumlar değil. bugün almadığım her karar yarın bana eksi yazabilir. ve bu da ciddi pişmanlıklara sebebiyet verebilir.

alacağım kararlarda duygularım mantığımı çok tırmalıyor. ciddi zaman kaybediyorum. her zaman mantıklı haraket etmek istesem de bir yerde duygular müdahil oluyor olaylara. bazen karar alırken çok düşünmemek, çok kaşımamak gerekiyor orayı. keşke fevri bir insan olsaydım. bam bam bam giderdim dümdüz. sonuçlarına da her türlü katlanırdım. neyse.
devamını gör...

daha mantıklı çok az sebep gördüm.
devamını gör...

hayatın içinde çok fazla yeri olan bir durum. belirsizliğe insanın katlanması oldukça zor, evet ama hayatta kalabilmek için bir noktada da bu belirsizliği kabul edebilmek gerekiyor. terapistimin bana söylediği bir söz vardı "esnemeyen her şey, kırılır." belirsizliği kabul etmek ve kendini ona bırakmak da aslında esneyebilmenin çok önemli bir parçası, hayatta çoğu şeyi kontrol edemediğimizi kabul etmek ve belirsizlikle savaşmayı bırakmak gerekiyor ki belirsizlik bizi her seferinde tekrardan kırmasın.
devamını gör...

bahanenin de böylesi..
devamını gör...

tecelli edecek size yemin ediyorum, bu sürüye önce atatürk sonra da tanrı öğreteceğizzz. faşizm ve ırkçılık bir akıl hastalığıdır, bunlara devlet terbiyesi öğreteceğiz ama anladıkları dilden. 6 şubat 2023 kızılay vs siyasi zırvalıklar bu memleketin utanç kaynağıdır. zamanı var biz sabır ehliyiz, keşke küfür serbest olsaydı.
devamını gör...

hep geçmişte yaşıyoruz pata.

ne olurdu hatırlamasak ve sadece 'an'da kalabilsek
devamını gör...

bir hezeyan..
çünkü o ülkeleri bok çukuru haline getiren sizin emperyalist sömürü düzeniniz ve açgözlülüğünüzdü.. iyice sömürüp güzelliklerini yağmaladığınız insanları görmek istemeyince yok edemiyorsunuz, ne yazık..! demek ki yeterince usta bir sihirbaz değilsiniz. leş kargaları sizi..!!
devamını gör...

bütün gün kocaman bir boşluk içindeydim sanki. hayat vardı akıyordu dahildim ama orada değildim gibi… sanki biri benim yerime yaşıyordu.. ben kendim olarak yaşamıyor da seyrediyorum gibi..

anlatsam bu şekilde anlaşılmayacağıma eminim ama tam olarak böyle bir gün yaşadım… sanki uyanmamıştım da yaşadığım her şey bir rüyanın parçasıydı.. bütün gün bunu böyle söyledim şahitlerim var..

sonra neler oluyor diye sordum..kötü bir şey olacak sanki gibi dedi o his.. ne alakaydı ama.. oldu işte..

his de geçti.. tam olarak kendi gerçeğimdeyim şu an..

bugünü unutmayacağım. o enerjiinin hissini de.

seni görüyorum ve tanıyorum artık…
devamını gör...

sözlükte iki yazarın birbirine girmesi kadar metabolizmayı sabote eden başka bir şey yok. bilimsel olarak kanıtlanmamış olabilir ama kişisel deneyimlerim net: ne zaman bir kavga kokusu alsam hemen mutfağa yönelip kuruyemiş kasesini kapıyorum.

olay şöyle gelişiyor; önce "bi bakayım ne olmuş" diye masum bir tık. sonra entry’ler sertleşiyor, ton yükseliyor, ben de refleks olarak çekirdeği zulamdan çıkarıp başlıyorum beklemeye. çünkü boş boş kavga izlenmez. bir süre sonra bakıyorum çekirdek bitmiş, olay hâlâ hararetli. bu noktada devreye patlamış mısır giriyor. biz maykıl cekson abimizden böyle gördük.

diyet dediğin şey sakin bir hayat ister, huzur ister. burada ise yazarlar hiç rahat durmuyor. biri laf soktuğu anda, diğeri altına paragraf paragraf döşemeye başlıyor. ben de "son bir entry daha okuyup bırakacağım" diye diye kendimi ikinci kaseyi yaparken buluyorum. sonra tabii suçluluk: "ya ben aslında aç bile değildim, iki lüzumsuz bomboş bir şey için saatlerce kavga edince 3000 kalori bana girdi durduk yere."

özetle benim irademle sözlük dramaları arasında doğrudan bir korelasyon var. kavga arttıkça kalori alımı artıyor. çözüm basit aslında: ya sözlükte herkes medeni tartışacak ya da ben diyeti bırakıp bu işi profesyonel izleyici olarak sürdüreceğim. orta yolu yok. son bir ihtimal var, o da kavgaları hiç takip etmemek ama ben henüz o olgunluğa erişemedim.
devamını gör...

bence bunun sonu yok hemen hemen her zaman.
devamını gör...

gözün önüne direkt bu reklam gelir.. şaka bir yana kasiyer kız dünya tatlısı gerçekten..

devamını gör...

markette kasiyere 116 lira yerine 16 lira verip bön bön baktım. 3 saat önce.
devamını gör...

çelik bi şarkı yapsın ya ne bu tabiat boşluk kaldırmaz.
ah kasiyer kııııız, prim mirim için ürün satıncaağaa
sen kendiniiiğğğ bişey miii saandın.
devamını gör...

yakini görememe
bel agrisi
romatizma.
devamını gör...

komik erkek her zaman 1-0 öndedir.
devamını gör...

aynı şey değildir. hatta hiç iyi espri yapamayan biri daha komik de olabilir çok iyi espri yapabilen birinden. çok iyi espri yapabilen biri de pek komik olmayabilir. yani bazı esprileri zekice buluruz ama gülmeyiz.

ben mesela oğlum yerine "oqlim" yazıldığında bile gülebiliyorum. yani espri bile sayılmaz ama "sen ne diyon lan oqlim" gibi bir yazı görmüştüm bir zamanlar ve acayip komiğime gitmişti. haha.
devamını gör...

(bkz: bir delinin hatıra defteri)
yazan; sir receb tayyib erduvan
devamını gör...

merhamet, anlayış, didaktik söylevler..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazen yapıyorum bunu.. emekçi, asgari ücretli gençler nihayetinde..
belki prim alacaktır sattığı ürün başına diyerekten alıyorum, kıyamıyorum.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim